Sponsorlu Bağlantılar:
  Время.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree8Beğeniler
  • 2 Yazan - Rυsłαηα.
  • 5 Yazan - Rυsłαηα.
  • 1 Yazan - Rυsłαηα.
Cevapla
Seçenekler
Alt 29-12-2017, 02:50 #1

- Rυsłαηα.

Forumun Tiryakisi

Время.

başkalarının deneyip de yapamadığı ve bizim de yapamayacağımızı söyledikleri şeyi kendimiz denemeden yapamayacağımıza ikna olmuyoruz. olmamalıyız da zaten. yanımızda biri bir kavanozun kapağını açmaya çalışıp açamadığında "ver bir de ben deneyeyim" deyip bizim de beceremememiz ve akabinde sanki yanımızdaki kişi açılmadığını bilmiyormuşçasına "açılmıyor" dememiz gibi, illa ki bizler de beceremediğimizi görünce ikna oluyoruz yapamayacağımıza, olmayacağına...

iki binli yılların son iki basamağındaki rakamlar ne kadar değişirse değişsin, suretimiz de bununla beraber değişse bile özümüzde aynı kalacağımızı kabullenemiyoruz mesela, ya da nereye gidersek gidelim gerçeklerden kaçamayacağımızı başkaları söylese asla ve kat'a anlamıyoruz, kendimiz deniyoruz kaçmayı ve gerçekler acımasız inzibatlar gibi dikiliyorlar karşımıza birer birer. ancak o zaman anlıyoruz: kaçış yokmuş meğer.

hayaletten korkan çocuğun yorganın altına girip gözlerini kapatması gibi, nereye kadar direnebilirsin gerçeğe, görmezden gelerek gerçeği? ne kadar savunabilirsin kendini gözlerini kapatıp yok sayarak gölgesinden hayaletin?

hadi bırakayım gerçeklerin yakasını ve sana geleyim 2017, sen de bize sevdiklerimizi getirmedin seleflerin gibi. onlar ki bizden sadece aldılar, birer birer kalan ömrümüzden aldılar, önce çocukluğumuzu sonra gençliğimizi aldılar, sevdiklerimizi aldılar, yaşama sevincimizi aldılar, en sonunda da bir şeylerin düzeleceğine olan inancımızı almaya başladılar. yine de çoğul konuşmayayım, belki bizden aldıklarını başkalarına götürmüşlerdir... belki bizim derin sularda kaybettiklerimiz, başkalarının kıyılarına vurmuşlardır da orada can bulup, orada hayata tutunmuşlardır. onları oradan söküp almaya hakkımız var mı şimdi bizim?

ben o geminin geleceğini söyleyen insanları dinlemekten de sıkıldım zaten, denize dökmek istiyorum onları da gelmek bilmeyen gemilerini de, bitmek bilmeyen geyiklerini de. hem bundan yıllar önce ben de gelmiştim, ama onu bulamamıştım bıraktığım yerde. sonra ben devraldım bekleme nöbetini...

Biliyorum, bizden gidenler de, geldiklerinde bulamayacaklar bizi kederimize terk ettikleri cehennemlerde.

Görüntüleme:234, Cevaplar:3

Alt 29-12-2017, 23:44 #2

- Rυsłαηα.

Forumun Tiryakisi

Alıntı:
- Ruslana.´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


bizden gidenler de, geldiklerinde bulamayacaklar bizi kederimize terk ettikleri cehennemlerde.

dün "kaderimize" yazacakken "kederimize" yazmışım, yeni fark ettim ve şimdi düşündüm de "kaderine terk etmek" çok arabeskmiş meğer, "kederine terk etmek" duruma çok daha fazla uymuş, anlamca yanlış olsa da.

bir kelimenin yanlış yazılışı ancak bu kadar doğru bir anlam ihtiva edebilirdi.



*hiçbir kederin baki olmadığı gerçeğini de unutmamak lazım tabi, o yüzden kapınıza bırakılmış kimsesiz çocuk gibi başınıza kalan kederinizin büyüdükçe yuvadan uçacağı günün yaklaştığını unutmayın, rahatlayın. ne zaman bilmem ama, bir gün beraberindekileri de alıp gidecek göğüs kafesinizden adına keder denen o ağır misafir.


Alt 06-01-2018, 00:24 #3

- Rυsłαηα.

Forumun Tiryakisi

05.01.95


Время.

-


Alt 13-01-2018, 02:30 #4

- Rυsłαηα.

Forumun Tiryakisi

İnsanları değil, o insanların bize hissettirdiklerini özlüyormuşuz meğer, anladım. İyi hissettiğimiz anları arıyoruz sadece, insanlar bahane.

Kendimizi de inandırıyoruz özlem yalanlarına, tıpkı önümüze konan palavraları afiyetle yediğimiz gibi. En son ne zaman ölen biri salt "öldüğü" için ağladık? Ölene de üzülürüz tabi ama daha çok o kişiyi bir daha göremeyeceğiz diye ağlarız, isteyen inkar edebilir ama ne yazık ki bu böyledir. Hepimiz biraz benciliz.

Hayatımızdan gidenler de ölenler gibi işte, o kişilere değil, o hislere veda ettiğimiz için ağlıyoruz yukarda da dediğim gibi. Hiç değmeyecek ilişkiler için karşılıklı zaman harcıyoruz, zaman=ömür bilmem söylememe gerek var mıydı? İki güzel gün göreyim diye kaç gece sabahı zor ediyoruz, bir tebessüm görmek için ne düşüncesizliklere, ne zalimliklere katlanıyoruz. Halbuki aynı hisler, aynı güneşli günler daha cana yakın, daha vicdanlı insanlarla da yaşanamaz mıydı?

Hem en güzel çiçekler mezarlıkta yetişir dememiş mi şair? Mezarlıklar ki her şeyin bittiği yerlerdir, belki bizim de soğuk mezarlar gibi olmamız gerekir ki çiçekler açabilsin göğsümüzde. Bir mezarlık gibi içimizdekilerin (hislerin) tamamı ölmüş olmalıdır, en azından "onlar"a karşı olan hislerimizin katli vaciptir hal böyleyse eğer.

Belki restore etmek değil de yıkıp yenisini yapmak gerekiyordur kim bilir?

Kalben Bunu beğendi.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Время. Konusuna Benzer Konular

#русские песни..(Rusça şarkılar)


gPSGjZQt9NM Юрий Шатунов - А лето цвета... :gul: Жаркий июнь нам возвращает радость ушедших лет. Как хорошо мне с тобою бывает, и пусть для...

`` тσряαк ςαgιямαđαи gєł


G E R İ D Ö N . Gidişine karışamadım bu defa. "Gitme" diyemedim. Sus! dedi yüreğim. Bırak gitsin . . Bu kez de sustum. Sana >Gtme<...

тυиα тαвυ-вίя яеѕмίи вίĿе Чоκ [в.α]


Kim sevecek söyle Benin gibi delice Kim ağlar ki böyle Sonsuz bir bilinmeze Gözlerimden umut Seninle berabergitti




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:35 .