Sincaba iyi bakılsın, gitti mi gelmez.
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 29-08-2018, 12:45 #1

Amour.

Her şeye Fransız.

Sincaba iyi bakılsın, gitti mi gelmez.



-Tatilden notlar-

Bir süredir köydeydim.
Ve çok da mutluydum.
Bizim köy de hayat bir survivor gibi.
Tuvalet evin içinde değil dışarıda ve böceklere, akreplere, kertenkellere açık bir ortam yani.
Doğal gaz yok, haliyle sıcak su yok.
Aslında su bile yok.
Sabah kalktığımızda suyumuz gitmiş olurdu, öğlene doğru canı isterse gelir akşama yeniden giderdi ve geceleri gelirdi. Bazense öğlen bile gelmezdi.
Maalesef sistemler bu açıdan eksik ve saçma.
Anneannemlerin evi biraz tepededir bu yüzden de aşağı köyden birileri suyu çok fazla kullanırsa yukarı su çıkmazdı. Biz de bunun sefaletini çekiyorduk maalesef.

Her neyse ben her şeye rağmen orayı çok seviyorum.
Benim için hep başka bir anlamı olmuştur ve özel bir sığınak gibidir.
Çok uzun zamandır da gitmiyordum biraz özlemişim.
Tabii köyün tadı yok, kimseler kalmamış. Herkes ya ilçeye ya da ile taşınmışlar.
Bomboş gibiydi.
Ama yine de bilen bilir köy dedikoduları tadından yenmez.
Bizim de birkaç malzememiz vardı.
En güzel anlar geceleri ve sabahları olurdu.
Dediğim gibi ev biraz tepededir. Yani evin önü doğuya bakar ve boş bir alan gibi durur, evler vardır ama aşağı da oldukları için bizi kapatmazlar, evin kuzeyi bütün o evlere bakar evin güneyi ve batısı ise sadece dağlara bakar. Bu dağlardan biri de Erciyestir. -tabii o çok uzaktan görünür -
Müthiş!
Yani evimizin çevresinde pek ışık da yok haliyle. Bu yüzden geceleri yıldızlar izlemek harika bir şey.
Bu gidişim de büyük bir uzay meraklısı olarak gittiğim için, yıldızları çözmeye çalıştım. Ama şimdi eve gelip araştırınca pek de çözemediğimi görüyorum. İnternet orada olsaydı daha iyi bilirdim her şeyi sanırım.
Öncelikle birkaç kez ayın doğuşunu izledik. Bu kanlı aydan birkaç gün sonraki günlerdi. Kanlı ayı kaçırdık maalesef. Çünkü o gece tam olarak yoldaydık. Halbuki onu izlemek müthiş olabilirdi.
Neyse saf ay'da paha biçilemez.
Daha sonra güneş hemen battıktan sonra batıda beliren parlak bir yıldız vardı. Ben oradayken bunu hep bir yıldız varsaydım ama sanıyorum bir gezegen olabilirmiş. Bilhassa Venüs. Göz de kırpmıyordu sadece parlıyordu gezegen olma ihtimali çok yüksek, umarım bir gün gerçekten öğrenebilirim.
Güneş battıktan bir süre sonra doğuda da bir yıldız doğuyordu. Bu da göz kırpmıyordu ve parlak sarı-turuncu bir renkteydi. O da -belki- Jüpiter olabilirmiş. Umarım yine bir gün öğrenebilirim.
Büyük ayı ve küçük ayı. Teyzemin sayesinde onları da gördüm ve çok güzellerdi yine.
Ve merak ettiğim bir yıldız takımız vardı yedi kız kardeş, aslında tam olarak neye benzediklerini unutmuşum ama isimleri her daim aklımdaydı. Ve işte güney tarafta her zaman beliren ok görünümünde yıldız takımları vardı. Bu ok olayını bir yerlerden gördüğümü bilirdim hep ama onu başka yıldızlar sanıyordum ama sanırım onlar da yedi kız kardeşmiş. Bunu o zamanlar bilip inceleyememek de ayrıca kötü oldu.
Ve tabii ki samanyolu, onu ancak etrafta ay olmadığı zamanlarda çok net görebiliyorduk. Çünkü eğer ay ortalardaysa o müthiş ışığı ile bütün yıldızları söndürüyordu ve tabii samanyolu falan da kalmıyordu.
Kayan yıldızlardan bahsetmiyorum bile. Çok fazla gördüm. Hele bir tanesi samanyoluna çok yakın gerçekleşmişti ve epey uzun bir kuyruk bırakmıştı. Çok çok güzeldi.
Bir keresinde de gece 3 gibi falan uyanmıştım uyku tutmamıştı perdeyi açmıştım ve resmen bütün o yıldızlar odamızdaydı ve sonrasında kayan yıldızları sayarak uykuya daldım.
Yani nasıl anlatayım bilmiyorum harika şeylerdi ya.
İşte köy bu keşiflerim için muhteşem bir yer.
Keşke bir de teleskobumuz olsaymış kim bilir daha neler olurdu.

Ve sabahları...
Birkaç kez de güneşin doğuşunu izledim.
Harikaydı.


Ve daha birçok anı biriktirdim.
Çok da eğlendim.
Bir daha köye ne zaman gidebilirim bilmiyorum ama umarım giderim.

Yeni günlük, merhaba.





Benzer Konular

Görüntüleme:197, Cevaplar:4

İlginizi Çekebilir >
Alt 25-09-2018, 15:18 #2

Amour.

Her şeye Fransız.


Bilgisayarda şu an iki tane kitap açık.
Bir tanesi Sherlock Holmes serisinden bir kitap bir diğeri de çok sevdiğim bir yazar olan Vi Keeland'ın bir kitabı.
Sherlock'u hiç zorlanmadan anlayabiliyorken Vi'yi anlayamıyorum. Hakikaten farklı seviyelerdeki kitaplar nasıl bu kadar bambaşka olabiliyorlar.
Çıldırmak üzereyim.
Vi'yi okuyup anlamayı çok ama çok istiyorum. Ama maalesef her şey tam oturmuyor zihnimde bilmediğim çok fazla kelime var. (Ah kitaplar İngilizce evet.) Kadının çevirilmiş 3 kitabı var. Bir kitabını da daha okuyamadım çünkü pdf'si yok. Çevirilmemiş ise bir sürü kitabı var. Ah!
Dediğim gibi bir sabah uyansan ve artık şu dil mevzusunu halletmiş olsam.
Kitap aşkı bana neler yaptırıyor ya Rab!




Fee. Bunu beğendi.

Alt 23-10-2018, 15:49 #3

Amour.

Her şeye Fransız.


Babam bahçemize iki köpek getirmiş.
Bir tanesi büyük ve hamile. Hiç de sokak köpeği tipi yok, bacakları dalmaçyalılar gibi. Çok tatlı. Ve bebekler muhtemelen melez olacak. Çünkü oradaki muhtemel bir golden ile çiftleşmiş. Merakla bekliyoruz hamilemizi. Bir hamilemiz daha var ama o sokakta kalıyor. Dün gördüm, o kadar şişmiş ki, yürürken zorlanıyor falan. Kapının önüne oturdu, oflar puflar gibi bir hali vardı. İki hamilemizi de merakla bekliyoruz.
Bir diğer bahçe köpeğimiz ise, bir kangal ve yavru.
Ellerimi yalayıp durdu, sinir oldum.
Çok yaramaz, öyle böyle değil. Hop orda hop burda.
Ve bi tek babamın sözünü dinliyor.
Adi!!
Ama çoook tatlı o da.
Umarım bugün yine gidip göreceğim.




♪Soluk Bir Mavi♪ ve Fee. Bunu beğendi.

Alt 30-10-2018, 21:09 #4

Amour.

Her şeye Fransız.


Bugün de birkaç iş başvurusunda bulunup günlük dozumu aldım.
Umutsuzluğa devam.
Pes etmeye ise asla.





Alt 10-11-2018, 13:20 #5

Amour.

Her şeye Fransız.


Pazartesi bir görüşme var.
Hayırlısı olur inşallah.




Yönetici ve Fee. Bunu beğendi.

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:59 .