Zehra`nın Elleri

#1
Son günlerde hep olduğu gibi farkında olmadan düşüncelere dalmıştım yine.Teyzemin bana seslenmesiyle geldim kendime."Saydın mı iyice,var mı eksilen?"diye sordu teyzem gülümseyerek.Baştan anlamadım ama bir anlık duraksamadan sonra anladım parmaklarımı kast ettiğini.Farkında olmadan sürekli ellerime bakıyormuşum düşünürken.
Üniversite birinci sınıftaydım.Yaz tatilin-
deydik.Teyzem de bizde kalıyordu,birkaç gün olmuş-
tu geleli."Ne düşünüyordun?"diye sordu."Unuttum."
dedim.Öyle birden sorunca unutuveriyor insan nelere aklının takıldığını.
Ben unutmamıştım aslında.Daha doğrusu ,tey-
zem ellerimle ilgili şakalar yapınca hatırlamıştım ama üzerinde durmak istemedim,kapat-tım öylece.Biraz sonra o örgüsüne daldı,ben de yi-ne...
Taa ilkokul günlerime gitmişti aklım.Dördün-cü sınıfa kadar okuduğum köy ilkokulundaki günle-rime.Aslında öyle çok zaman geçti ki üzerinden,ba-zı şeyleri bu kadar net hatırlayabilmeme şaşırıyo-rum.
Üç sınıf vardı okulda.Üç de öğretmen olurdu.
Birinci sınıflar ayrı,iki ve üçüncü sınıflarla dört ve beşinci sınıflar birlikte okutulurdu.
İlkbahar geldiğinde her yer yemyeşil olur,o-kulun etrafında binbir renkte çiçekler açardı.Biz her karne günümüzde bu çiçeklerden birer demet toplayıp verirdik öğretmenlerimize.Bütün okul,anlaşmış gibi,okulun bulunduğu tepenin etek-
lerine dağılır,neşe içinde en güzel çiçeklerden birer demet yapardık.Hatta aramızda sözle yansı-
tılmayan bir yarış bile olurdu en güzel çiçekleri bulma hususunda.Öğretmenlerimiz o çiçekleri sığdı-ramazlardı kucaklarına ama yine de birini bile geri çevirmezlerdi.
Daha o kadar çok güzel anım var ki o günler-den kalan,bana bazen bir masalda yaşamışım gibi
geliyor.Hem mutlu oluyorum öyle güzel günler yaşadığım için hem de özlüyorum,içim burkuluyor hatırlayınca.
Özlemin dışında beni hüzünlendiren başka anılar geldi aklıma o gün.O günlerden arkadaşım olan Zehra`yla ilgili anılar...
Köyde herkesin evi hemen hemen aynıydı.Her-kes hemen hemen aynı şekilde giyinirdi,sanki her- kes eşitti ama onların evi biraz daha eski,biraz daha küçüktü sanki.Herkesin evi renkli ya da be-
yaz boyalıydı.Onlarınki ise toprak rengindeydi.
Pencereleri de çok küçüktü.Çok yaşlı bir babası vardı.Zaten erkenden öldü adamcağız.O kadar çok kamburu çıkmıştı ki yürürken burnu yere değecekti neredeyse.
Biz annesini hiç sevmezdik arkadaşlarımla.Ne
zaman Zehra`yı oyun oynamak için çağırsak hep azarlardı bizi çünkü.Hem de nasıl...Ama şimdi onun o öfkesini de anlıyorum...
Bir gün yine birkaç arkadaşımla onun evinin önüne gitmiştik onu da oyuna çağırmak için."Oyna-
yamam,anam kızar ama siz yanımda oturursanız ben de işim var biraz onu yaparım,o zaman kızmaz."de-di.Canı çok sıkılıyormuş,biz de "peki" dedik.Bir süre sonra hepimiz hayretle gözlerimizi dikmiş onu izliyorduk.Eline kocaman bir bıçak almış,ufa-cık elleriyle sebzeleri bir bir doğruyordu.Hiçbi-
rimiz daha önce elimize bıçak alıp elma bile soy-
mamıştık.Bir gün gelecek biz de böyle işler yapa-
cak,yemekler bile yapacaktık ama daha çok küçük-
tük...
Zehra`nın yaptığı tek iş bu değildi.O,köyde
yetişkin bir kadının yaptığı tüm işleri yapar,hat-ta mahareti dilden dile dolaşırdı.Üstelik bizim gibi,yaşıtları gibi değil, o gelinler,yetişkin kadınlar gibi giyinirdi.Halbuki yaşı en fazla ondu...
Bir gün sırada yanyana oturmuş konuşuyorduk.
Ben uzun yıllar bırakamadığım alışkanlığım gere-
ği defterimin kenarlarıyla oynuyordum."Elif,senin
ellerin ne güzel."dedi.Ellerime baktım,sıradan geldi,herkesin elleri gibiydiler işte."Güzellik neresinde?"diye düşünürken onun o sırada kendi ellerine baktığını fark ettim.Yüzünde bir keder vardı.Ellerinin üzeri çatlamış,kararmıştı.Parmak uçlarında çizgiler halinde küçük kesikler vardı.
Tırnakları da sanki aşınmışlardı.Sertti ve yıpran-
mıştı elleri.Çok üzülmüştüm onun haline.Aynı yaş-
taydık sözde ama o yıllar yıllar ötesine götürülmüştü adeta.
İlkokul biter bitmez köyden biriyle nişanlan-mış diye duymuştum.Ee marifetli kız,kaçırırlar mı
her ne kadar daha oniki yaşında da olsa...Ama sonra nişanı bozmuşlar,hem de sokakta "çocuklar-
la" ip atladığı için.Ne büyük ayıp...
Sonra birkaç yılhiç haber almadım ondan.Yine bir ziyaret için köye gittiğimizde onun da İstan-
bul`dan gelmiş olduğunu öğrendim.Hemen evine git-tim.Tabii o evliydi artık.Gittiğimde evin önünde komşu kadınlarla otururken gördüm onu.Çok sevin-
miştim.Hava güneşliydi.Hemen yanına oturdum,uzun
uzun konuştuk,tabii eski günlerden...Bir ara nerden geldiyse aklına,iki elini birden bana doğru uzattı ve " Elif bak,artık benim ellerim de
seninkiler gibi,güzel artık." dedi.İçim öyle bir sızladı ki...
İstanbul`da yaşıyor ya artık,hayvanlarla,bah-
çeyle,tarlayla uğraşmıyor.Belki çamaşır makinesi de vardır...O yüzden artık eskisi kadar yıpranmı-yor elleri...Ve bu onun için öyle büyük bir mutluluk ki...Ah be güzelim,ellerin de,yüreğinde öyle güzel ki senin..


İlginizi Çekebilir
  • Zehra gecelerde...
    Dört yıl aradan sonra yeniden sahneye çıka...

  • Zehra genç kız oldu...
    Zehra genç kız oldu Hülya Avşar ile Kaya Çilingiroğlu'nun 13 yaşındaki kızları Zehra Çilingiro...

  • Faitimatu Zehra...
    Fatıma-i Zehra (r.anha), Peygamber Efendimiz s.a.v'in en küçük kızlarıdır. Peygamber Efendimiz s.a.v'...

  • Zehra Kosova ( 1910)...
    Zehra Kosova ( 1910) -------------------------------------------------------------------------------- ...

  • ZEHRA NIN HAYATI......
    adı:ZEHRA yazar:nabizade NAZIM Olay 1890 yılında istanbul da geçer tüccar şevket efendi kızı zehra y...



#2
emeğine sağlık.


#3
rica ederim


#4
değişik ve güzel bi hikayeydi


#5
emeqine saqlık tatlm saol..


#6
rica beğenmenize sevındım




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:04 .