Sponsorlu Bağlantılar:
  539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Lahana Çorbası Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree10Beğeniler
Konu Kapatılmıştır
Seçenekler
Alt 13-02-2016, 01:09 #1

Impossible.

Nothing lasts forever.

539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım


539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım
Merhaba arkadaşlar.
Bir haftayı daha geride bıraktık.
Bu haftanın üyesi '' Serdar Yıldırım '' nicki ile tanıdığımız arkadaşımız olmuştur.
Kendisini tebrik eder, başarılarının devamını dileriz. 539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım

539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım

539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım

539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım

Görüntüleme:4502, Cevaplar:11

Alt 13-02-2016, 12:43 #2

Yönetici

Foruma Isınan Üye

Tebrik ederim

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Alt 13-02-2016, 18:40 #3

Muhammed

Foruma Isınan Üye

Tebrikler

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Alt 13-02-2016, 20:19 #4

Jennifer

make-up artist

Aaa tebrikler.

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Alt 13-02-2016, 22:33 #5

amelie.

Deneyimli

tebrikler

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Alt 14-02-2016, 13:07 #6

Musty_92

Poser :)

Tebrikler

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Alt 16-02-2016, 09:27 #7

Serdar Yıldırım

Foruma Alışıyor

Selamlar.

Mesaj yazmak nezaketini gösteren ve tebrik eden arkadaşlara en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Bu güzel forumun güzel insanları: Hayatta hedefi hep 12'den vurmanızı temenni ediyorum. Sevgiyle kalın.


SERDAR YILDIRIM'IN HAYAT HİKAYESİ

1959 yılında İnegölde doğdum. İlk, orta ve lise 2’yi İnegölde okudum. Lise 1 e giderken okulda düzenlenen şiir yarışmasında ilk 10 a giremedim, ama edebiyat dünyasına giriş yapmış oldum. Şiir yazmaya devam ettim. Yazarların şiirlerini inceledim. Kelime dağarcığım gelişsin diye sözlük ve imla kılavuzu kitaplarını okudum. 1975 yılında Bursa’ya taşındık. Lise 3 ü Bursa Atatürk Lisesi’nde okudum.

Liseden sonra, İstanbul Mühendislik Mimarlık Fakültesi’ni kazandım. 1978 yılı çok olaylar oluyordu. Evden gidersen, para göndermeyiz, dediler. 1980 yılı eylül ayında ben askerdeydim.

Askerden geldikten sonra Bursa'ya bağlı Demirtaş Kasaba'sı yolunda Yeyma Çiftliği vardı. Ben orada tek tekerlekli el arabasıyla kütük taşırdım. Daha sonra bir yılı aşkın bir süre iş aradım ve 1982 yılı mart ayında kırtasiye dükkanı açtım.

Aradan bir yıl geçmişti. Bir gün dükkanıma mal almak için, Dünya Dağıtım'a gitmiştim. Dünya Dağıtım'ın üst katı çeşitli kırtasiye malzemeleriyle doluydu. Buradan kutuyla silgiler, kalemler, boyalar aldım. Daha sonra alt kattaki kitap bölümüne indim. Sağa bakındım, sola bakındım, her yer kitap doluydu. Yeni taşındığım dükkanda hangi kitapların satışı daha uygun olur diye düşünüyor ve bir türlü karar veremiyordum. Dünya Dağıtım'ın dört ortağı vardı. Bu ortaklardan birisi, üstü kitaplarla dolu bir masanın yanındaki sandalyede oturuyordu. Ben yanından geçerken: Serdar, biraz gelir misin? dedi. Ben yanına gidince ayağa kalktı ve masanın üstünden bir takım kitaplar seçmeye başladı. Daha sonra bana verdiği dört kitap şunlardı:

Linç ( Roman ) Kerim Korcan
Başlayan Kavga ( Roman ) Hasan Kıyafet
Radar ( Hikaye ) Hasan Kıyafet
Köydeki Keklikler ( Hikaye ) Nusret Ertürk

O adam, şu unutulmaz sözleri de söyledi:
" Bak Serdar, bu kitapları sana parasız veriyorum. Bunlarda yazılanları iyice oku, öğren. Hem sana hem de başkalarına çok faydası olacaktır. "

Ben Linç romanını yıllar içinde tam dokuz kere okudum. Diğerlerini dörder kere okudum. Kitaplar bende on sekiz yıl kaldıktan sonra ilköğretim son sınıfa giden Gökhan'a hediye ettim. Bir yıl sonra 2002 yılında ben oradaki dükkandan taşındım. Gökhan'ın benim anlattıklarıma o kitaplardan öğreneceklerini de ekleyip iyi bir yazar olacağına inanıyorum.

Çocukluğumda bizim evin oldukça büyük bahçesinde tek katlı bir evimiz daha vardı. Bu evin bir odası ve yanında odunluk vardı. O odadaki dolabın içinde tahtadan bir sandık vardı. Bu sandıkta çocuklar için, eskiden kalmış hikaye ve masal kitapları bulunuyordu. Bazılarının isimlerini şimdi bile hatırlıyorum. Para Buldum Yaşasın, Sinema Dağıldı, Akkavak Kızı. Ayrıca Pedagoji kitabı vardı.

Ben o pedagoji kitabını sekiz yaşımdan on altı yaşıma, biz Bursa'ya taşınana kadar, pek çok defa okudum.

1984 yılında kendimi anlattığım Simitçi Çocuk isimli ilk hikayemi yazdım. Daha sonraki 4 yıl sadece şiir yazdım. Aslında hikaye yazmak istiyordum ama pek çok defa denememe karşın, bu mümkün olmadı. Önünde kağıt, elinde kalem 1 saat, 2 saat öylece beklemek ve hiç birşey yazamamak korkunç zordur. 1988 yılında gerçek anlamda hikayeler ve masallar yazmaya başladım. O yıl ağustos ayında Korkak Tavşan' ı yazdım. Sonra Ot Yiyen Kaplan, Zavallı Çoban, Keloğlan İle Nasreddin Hoca.

1994-95-96 yıllarında İstanbul'a gittim. Yayınevleriyle konuştum. Hikayelerimi okudular. Çok beğenenler çıktı. Yayınevleri benim üste para verdiğim hikayeleri kaderine terk ettiler.

1997 yılında Ayla ile evlendim. İki yıl sonra oğlum Serkan dünyaya geldi. Radyo Presste 1.5 yıl ve Radyo Sözde 4 ay Mini Mini Büyüklere isimli çocuk programını hazırlayıp sundum. Söz Gazetesinde çocuk sayfası hazırladım.

14 Haziran 2006 tarihinde İnternette hikaye, masal ve şiirlerim okunmaya başladı.
Spor, olmazsa olmazlarımdandır. Uzun yıllardır sürdürdüğüm sporu hiç aksatmadım. Haftada 1-2 defa 6 km. lik koşulara çıkarım. Arada bir ağırlık çalışırım. Her gün muntazam jimnastik yaparım. Sporun insan vücudunu ve beynini zinde tuttuğuna inanırım. Kilo sorunum hiçbir zaman olmadı. Bu yazıyı okuyan herkese spora başlamalarını tavsiye ederim. Geçen yılların sizi yaşlandırmak için, zorlanacağını fark edeceksiniz. Sağlıklı ve mutlu kalın.

25 yıl kırtasiyecilik yaptım. Hep çocuklarla beraberdim. Onları her zaman kendine özel, değerli birer varlık olarak kabul ettim. Ben çocukları başıma taç yaptıkça, onlar beni baştacı yaptılar. Ekmek paramı çocuklardan kazandım. Her biri birer cevher olan sevgili çocuklar için, bir şeyler yapmak, faydalı olmak istedim. Bunun bir yolu olmalıydı. O yolu aradım ve sonunda buldum. Onlar için, iyilikleri anlatan, maceralı hikaye ve masallar yazmak istedim ve yazdım da. Yazdıklarımı, çocuklar kadar büyükler de çok beğendiler.

Bu forumun Hikayeler & Öyküler
bölümünde bulunan çalışmalarımı okuyabilirsiniz.


Alt 16-02-2016, 10:06 #8

Gökçe.

Forumun Tiryakisi
tebrikler

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Alt 16-02-2016, 10:09 #9

efsunkar

16102016• SSY. <3

Tebrikleer

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Alt 16-02-2016, 18:44 #10

Serzeniş.

Deneyimli

tebrikler.

Serdar Y?ld?r?m Bunu beğendi.

Konu Kapatılmıştır


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



539.Haftanın Üyesi -- Serdar Yıldırım Konusuna Benzer Konular

Serdar Yıldırım Fabl Hikayeleri


ŞANSSIZ KÖYLÜNÜN ŞANSI Köylünün birinin hiç şansı yokmuş. Doğuştan şanssızmış. Bütün işleri ters gidermiş. Günlerce uğraşmış, tarlasını kazmış,...

Dev Hamsi - Serdar Yıldırım


Yavru hamsi annesi ile birlikte Karadeniz’de yaşıyormuş. Onlar sık sık deniz yüzeyine çıkıp etrafı seyrediyorlarmış. Yavru hamsi annesini sorduğu...

Boksör Kanguru Das - Serdar Yıldırım


Avustralya Kıtası’nda pek çok kanguru yaşarmış. Bazı zamanlar kanguruların sayısının dört milyonu bulduğu olurmuş. Ormanda, dağda, bayırda, çölde...

Zavallı Çoban - Serdar Yıldırım


Bundan yıllarca önce, köyün birinde yetim bir çoban yaşarmış. Anası, babası, kimi kimsesi yokmuş. Sabahları gün ağarırken kalkar, ekmeğini, soğanını,...

Serdar Yıldırım


9 Nisan 1959 tarihinde İnegöl’de doğdu. İlk, orta ve liseyi İnegöl’de okudu. Lise 1’e giderken okulda düzenlenen şiir yarışmasında ilk 10’a giremedi,...




Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:19 .