Pelikan

#1
Pelikan


Pelikan, monotipik pelikangiller (Pelecanidae) familyasını ve Pelecanus cinsini oluşturan iri su kuşu türlerinin ortak adı. Uzun gagaları, avlanmak için kullandıkları ve yutmadan önce gagalarıyla topladıkları avın bulunduğu suyu süzmeye yarayan geniş boğaz keseleri en ayırt edici özellikleridir. Kahverengi pelikan ve Peru pelikanı dışındaki türlerinin tüyleri genellikle soluk renklidir. Tüm türlerinin gagaları, keseleri ve yüzlerindeki tüysüz deri, üreme mevsiminden önce parlak renklere kavuşur. Yaşayan sekiz türü dönencelerden ılıman kuşağa kadar olan bölgelerde yaşar ancak Güney Amerika'nın iç kısmında, kutup bölgelerinde ve açık denizde bulunmazlar. Pelikanlara ait fosil kayıtları Fransa'da Oligosen döneminden kalma ve günümüz pelikanlarının gagasına benzeyen fosil buluntularıyla birlikte en az 30 milyon yıl öncesinden itibaren vardır. Uzun süre fregat kuşları, karabataklar, tropik kuşları ve sümsük kuşları ile akraba olduğu düşünülen pelikanlar günümüzde Pelikansılar (Pelecaniformes) takımında sınıflandırılır ve en yakın akrabaları ise pabuç gagalı ve hamerkoptur. Aynı takım içinde yer alan aynaklar, kaşıkçılar ve balıkçıllar ise uzak akrabalarıdır. Genellikle su yüzeyinde ya da yüzeye yakın yakaladıkları balıklarla beslenirler ve kıyılar ile göllerde yaşarlar. Koloniler oluşturarak üreyen pelikanlar sıklıkla toplu olarak avlanır. Beyaz tüylü dört türü yerde yuva yaparken kahverengi ya da gri renkli diğer dört türü ise ağaçlarda yuvalanmayı tercih eder.

Pelikanlarla insanlar arasındaki ilişki sıklıkla çekişmeli olmuştur. Hem ticari hem de zevk amaçlı yapılan balıkçılık için rekabet kaynağı olarak görüldüğünden insanların zulmüne uğramıştır. Yaşam alanı yok olması ve çevre kirliliğinden muzdariptirler. Üç türü korunma durumu açısından önem arz etmektedir. Ayrıca mitoloji, Hristiyanlık ve arma bilimi ikonografisi açısından kültürel öneme sahiptirler.

Etimoloji
Pelecanus cinsi ilk olarak Carl Linnaeus tarafından 1758 yılında Systema Naturae eserinin 10. baskısında tanımlanmıştır. Linnaeus ayırıcı özelliklerini düz ve ucu kıvrık bir gaga, doğrusal burun delikleri, tüysüz yüz ve tamamen perdeli ayaklar olarak belirtmiştir. Bu ilk tanım pelikanların yanı sıra fregat kuşlarını, karabatakları ve sümsük kuşlarını da içermekteydi.Cins adı Eski Yunanca "balta" anlamına gelen, πέλeκuς (pelekys) kelimesinden türeyen πeλeκάv (pelekan) kelimesinden gelir. Antik çağlarda bu kelime hem pelikanlar hem de ağaçkakanlar için kullanılmaktaydı.

Taksonomi
Pelikanlar adlarını zengin bir taksonomik tarihçeye sahip olan Pelikansılar (Pelecaniformes) takımına vermiştir. Bu takımın geleneksel üyeleri olan tropik kuşları, yılanboyunlar, karabataklar, sümsük kuşları ve fregat kuşları tekrar gözden geçirilmiş, tropik kuşu kendi takımı Phaethontiformes içinde, diğerleri de Suliformes takımı içinde yeniden sınıflandırılmışlardır. Onların yerine ise balıkçıllar, aynaklar, kaşıkçılar, hamerkop ve pabuç gagalı Pelecaniformes takımına aktarılmıştır. Moleküler kanıtlar pabuç gagalı ile hamerkopun pelikanlarla kardeş grup oluşturduğunu belirtir ancak bu üç soyun tam akrabalık ilişkileri hakkında bazı şüpheler bulunmaktadır.

Fosil kaydı
Fosil kaydı pelikan soyunun en az 30 milyon yıldır yaşadığını göstermektedir. Bilinen en eski pelikan fosili Fransa'nın güneydoğusunda Luberon'da yer alan Oligosen döneminin başlarından kalma kalıntılardır ve günümüzdeki pelikanlara oldukça benzemektedir. Fosilin gagası hemen hemen tamamen korunmuştur ve morfolojik olarak günümüz pelikanlarının gagası ile birebir aynıdır, dolayısıyla o dönemde beslenme için kullanılan gaga ve boyun kesesinin var olduğu söylenebilir.Miyosen'in başlarından kalma bir fosil, bazı özelliklerinin kendine has olduğu düşünüldüğünden Miopelecanus gracilis olarak adlandırılmış ancak daha sonradan bu farklılıkların Pelecanus cinsinin türleri arasındaki varyasyonların içinde kaldığı düşünülmüştür.Eosen'in son döneminden kalma Protopelicanus cinsi ise pelikanımsı ya da sümsük kuşumsu olabileceği gibi Pelagornithidae familyasından benzer bir su kuşu da olabilir.Geçerli bir tanımlama sağlayacak kadar yeterli fosil kanıtlarına dayanmadan tanımlanmış olan Miyosen döneminden kalma Liptornis cinsi ise nomen dubium olarak değerlendirilir:

Avrupa'da bulunan çok sayıda pelikan fosiline karşın Kuzey Amerika'da daha az sayıda fosil bulunmuştur.Fosil kalıntılarından çeşitli Pelecanus türleri tanımlanmıştır.

Yaşayan türler

Yaşayan sekiz pelikan türü geleneksel olarak iki gruba ayrılmaktadır: Yerde yuvalanan ve asıl olarak erişkinleri beyaz tüylü olan Avustralya pelikanı, tepeli pelikan, ak pelikan ve Amerika ak pelikanı. Ağaçlarda ya da deniz kayalıklarında yuvalanan ve erişkinleri gri ya da kahverengi tüylü olan küçük pelikan, Pelecanus philippensis, kahverengi pelikan ve Peru pelikanı. Daha çok deniz kıyılarında yaşayan ve önceden aynı tür olarak değerlendirilen[17] kahverengi pelikan ile Peru pelikanı bazen diğer türlerden ayrılarak Leptopelicanus alt cinsinde sınıflandırılır.[18] Ancak iki ana evrimsel soy olduğu görünmesine rağmen her iki görünüşe sahip olan ve benzer yuvalanma davranışı gösteren türler her iki evrimsel soyda da bulunmaktadır.

Mitokondriyal ve nükleer DNA dizileme sonucu türler arasında farklı ilişkiler ortaya çıkarılmıştır: Yeni Dünya'da yaşayan Amerika ak pelikanı diğer iki kahverengi pelikan türü ile kardeştir ve üçü ayrı bir soy oluştururken Eski Dünya'da yaşayan beş pelikan türü ayrı bir soy oluşturmaktadır. Tepeli pelikan, küçük pelikan ve Pelecanus philippensis türleri birbirleriyle çok yakından ilişkilidir ve bu üçüne en yakın diğer pelikan türü Avustralya pelikanıdır. Ak pelikan da bu soyda yer alır ama diğer dört türe göre ortak atadan ayrılan ilk türdür. Bu buluşlar pelikanların Eski Dünya'da evrimleştiğini ve daha sonra Amerika kıtasında yayıldığını göstermektedir. Dolayısıyla yerde ya da ağaçta yuvalanma tercihi genetik olmaktan çok boyutsal özelliklere bağlıdır.

Fiziksel özellikler
Pelikanların en önemli ayırt edici özellikleri çok uzun gagaları, kanca şeklinde aşağı kıvrılmış üst gaga ucu ve alt gagaya bağlı büyük boğaz kesesidir. Alt gaganın kafaya bağlandığı kemiği ince olması ve esnek dil kasları, kesenin balık yakalamak ve bazen de yağmur suyu toplamak için sepet gibi kullanılmasına olanak sağlar ancak balıkların yutulmasına engel olmamak için dil çok küçüktür.Boyunları uzun olduğu gibi, geniş, tam perdeli ayakları, kısa ve kalın bacakları vardır. Uçan kuşlar arasında en ağırlarından olan pelikanlar, iskeletlerinde ve derilerinin altında bulunan hava keseleri sayesinde görece hafiftirler.Kuyrukları kısa ve kare şeklindedir. Kanatları uzun ve geniştir, süzülerek uçmak için uygun şekildedir ve 30 ila 35 arasında değişen, çok sayıda ikincil uçuş tüyü barındırır.
Erkekler genellikle dişilerden daha büyüktür ve gagaları da daha uzundur.[En küçük pelikan türü kahverengi pelikandır ve bu türün en küçük bireyleri 2,75 kg ağırlığında, 1,06 m boyunda olup kanat açıklıkları yalnızca 1,83 m'dir. En büyük pelikan türünün ise en büyük bireylerinin 15 kg. ağırlığı, 1,83 m boyu ve 3 m kanat açıklığı ile tepeli pelikan olduğu düşünülmektedir. Avustralya pelikanının gagası büyük erkeklerde 0,5 m'ye kadar erişebilir ki bu kuşlar arasında en uzun gagadır.

Kahverengi pelikan ve Peru pelikanı dışındaki diğer pelikanların tüyleri açık renklidir.Üreme mevsiminden önce tüm türlerin gagaları, boğaz keseleri ve tüysüz yüz derileri daha canlı renklere bürünür.Kahverengi pelikanın Kaliforniya alt türünün boğaz kesesi parlak kırmızı renge bürünür ve yumurtlamadan sonra solarak sararır. Peru pelikanının boğaz kesesi ise mavi renge bürünür. Amerika ak pelikanının erkeğinin gagasında üreme mevsiminden önce oluşan büyük yumru, dişiler yumurtladıktan sonra dökülür.Erişkin olmayan pelikanların tüyleri erişkin pelikanların tüylerinden daha koyu renklidir.Yumurtadan yeni çıkan yavrular tüysüz ve pembe renklidir. 4 ila 14 gün içinde gri ya da siyah renge dönüşürler ve beyaz ya da gri hav tüyler çıkarmaya başlarlar.

Hava keseleri
İki kahverengi pelikanın 1939 yılında yapılan teşrihleri sonucunda pelikanların kemiklerinde bulunan hava keselerinin yanı sıra derilerinin altında ventral kısımda boğaz, göğüs ve kanatlarının altında hava keselerinden oluşan bir ağ daha olduğu ortaya çıkarılmıştır. Hava keseleri soluma sisteminin hava yollarına bağlıdır ve pelikan gırtlak dilini kapatarak hava keselerini şişirilmiş olarak tutabilir ancak nasıl şişirildikleri tam olarak anlaşılamamıştır. Hava keseleri pelikanların su içinde batmamasını sağlar ve balık yakalamak için uçarken dalış yaptığında suya giriş esnasındaki şoku sönümlemeye yardımcı olur.Yüzeysel hava keseleri aynı zamanda gövde konturlarını yuvarlatarak, gövdeyi kaplayan tüylerin daha etkili ısı yalıtımı yapmalarını ve iyi bir aerodinamik yapı sağlamalarını kolaylaştırır.

Dağılımı ve yaşam alanı
Günümüz pelikanları Antarktika hariç tüm kıtalarda bulunurlar. Asıl olarak ılıman bölgelerde yaşasalar da üreme alanları 45° Güney enlemi (Tasmanya'daki Avustralya pelikanları) ile 60° Kuzey enlemi (Kanada'nın batısındaki Amerika ak pelikanları) arasında uzanır. Karadaki su havzalarında ve kıyılarda yaşayan kuşlar olarak kutup bölgelerinde, açık denizde ve Galapagos hariç okyanus adalarında, Güney Amerika'nın içlerinde ve Amazon Nehri'nin ağzından güneye doğru Güney Amerika'nın doğu kıyısında yaşamazlar. Fosil kemik kalıntılarına Yeni Zelanda'nın Güney Adası kadar güneyde rastlandıysa da burada az sayıda bulunmaları ve dağınık olmaları sebebiyle günümüzde olduğu gibi bu kuşların Avustralya'dan konuk olarak gelen pelikanlar olduğu düşünülmektedir.

Davranış ve ekoloji

Süzülerek uçan Avustralya pelikanı
Geniş kanatlarını açarak süzülen Avustralya pelikanı.
Pelikanlar kuvvetli bacakları ve perdeli ayaklarıyla çok iyi yüzücüdürler. Başlarının arkasındaki üropigial bezden aldıkları yağlı salgıyı tüylerine sürerek su geçirmez hâle getirirler.Kanatlarını gövdelerinin kenarında serbest şekilde tutarak gövdelerinin çok az bir kısmı suyun altında kalacak şekilde su üstünde yüzerler.Gagaları açık biçimde boğaz keselerini sallayarak buharlaşmayı artırırlar ve serinlerler.Kıyılarda, kumluklarda ve sığ sularda toplu hâlde tüner ve dolanırlar.

Göğüs kaslarının içinde bulunan bağ dokular kanatları yatay olarak sıkı bir şekilde tutmaya yarar ve havada süzülerek uçmaları kolaylaşır. Termallerden yararlanarak bu şekilde 3.000 m yüksekliğe çıkabilir,süzülerek ve V düzeninde uçarak beslenme alanlarına doğru 150 km'lik mesafe kaydederek uçarlar.Pelikanlar aynı zamanda su yüzeyi üzerinde alçaktan uçarken yer etkisi denen fenomenden yararlanarak sürüklemeyi azaltır ve taşımayı artırırlar. Kanatlar ve su yüzeyi arasından geçen hava daha yüksek yoğunluğa sıkıştığından ötürü yukarı doğru daha büyük bir taşıma kuvveti sağlar. Dolayısıyla bu şekilde uçarken önemli ölçüde enerji tasarruf edilir.
Erişkin pelikanlar iletişim için özellikle kanatların ve gagaların kullanıldığı görsel nümayiş ve davranışlardan yararlanırlar. Agonistik davranışlar rakiplerini gagalamak ve gagaları ile ses çıkartmak, tehditkâr şekilde kanatlarını açıp sallamaktan ibarettir.Erişkin pelikanlar koloni içindeyken homurtu şeklinde ses çıkarırlar ancak üreme mevsimi dışında ve koloni ile birlikte değilken genellikle sessizdirler.Koloniler ise özellikle yavru kuşların çıkardıkları seslerle birlikte oldukça gürültülüdür.

Beslenme
Pelikanlar 30 cm uzunluğa kadar olan balıklarla beslenirler,[47] ayrıca amfibiler, kaplumbağalar, kabuklular ve ara sıra da kuşlarla da beslendikleri görülür.[62][63] Suda yaşayan avlarını genellikle su yüzünden ya da su yüzüne yakın derinliklerden alırlar.[46] Derin sularda ak pelikanlar genellikle yalnız başlarına avlanırlar. Kıyıya yakın yerlerde ise grup hâlinde küçük balık sürülerini çevreleyerek oluşturdukları hat boyunca su yüzünde kanatlarını çırparak sığ sulara sürükler ve burada balıkları avlarlar.[64] Boğaz keselerini genişleterek çok sayıda küçük balık yakalarlar ancak su yüzünde keselerindeki suyu boşalttıktan sonra avlarını yutarlar. Bu işlem bir dakikaya kadar sürdüğü için bu sırada diğer su kuşları pelikanların ağzından balıklarını çalabilirler
Büyük balıkları gagalarının ucuyla yakaladıktan sonra havaya fırlatır ve kafaları önce olmak üzere havada yakalayıp yutarlar. Bazen bir martı pelikanın başında durup gagalayarak dikkatini dağıtır ve açık gagasından balık çalabilir.Pelikanlar da zaman zaman diğer su kuşlarından avlarını çalabilmektedir.

Kahverengi pelikan, balık avlamak için genellikle suya dalış yapar.Asıl olarak balık ile beslenen Avustralya pelikanı aynı zamanda çöplüklerde dolaşarak bulduğu leşlerle birlikte böcekleri, küçük kabukluları, ördekleri ve hatta küçük köpekleri de yiyebilen eklektik ve fırsatçı bir leşçi ve etoburdur.Halk arasındaki inanışın aksine pelikanlar boğaz keselerinde besinlerini saklamazlar.Diğer kuşların pelikanlar tarafından yenmesi nadir de olsa Londra'da ak pelikanların güvercinleri yuttukları gözlemlenmiştir.Güney Afrika'da ak pelikanların Morus capensis türü kuş yavrularıyla birlikte Phalacrocorax capensis, Microcarbo coronatus, türü karabataklarla Larus dominicanus, Thalasseus bergii türü martıları ve Afrika penguenlerini yedikleri gözlemlenmiştir.Kahverengi pelikanların ise Kaliforniya'da Uria aalge türü kuş yavrularını, Meksika'da sığır balıkçılı ve büyük ak balıkçıl yumurtaları ile yavrularını yedikleri bildirilmiştir.

Üreme
Avustralya'da Avustralya pelikanı kolonisi. Bu tür yuvalarını yerde yapar.
Pelikanlar toplu yaşayan kuşlardır ve yuvalarını koloni olarak yaparlar. Çiftler üreme dönemi boyunca tekeşlidir ancak çift bağı yalnızca yuva bölgesindedir, yuvadan uzakta çiftler birbirinden bağımsızdır. Yerde yuvalanan beyaz renkli tüylere sahip olan türlerin karmaşık toplu kur nümayiş davranışları vardır. Bu kur sırasında bir grup erkek tek bir dişiyi havada, karada ve suda takip eder ve bu sırada birbirlerini gagaları ile dürter, iteler ve gagalarını açarlar. Kur nümayişi bir gün sürebilir. Ağaçta yuva yapan türlerin kur nümayişleri daha basittir ve yalnızca ağaçlara tüneyen erkeklerin dişileri çağırmasından ibarettir.Üreme kolonisinin yeri, yeterli miktarda balık kaynağı olmasına bağlıdır ancak pelikanlar beslenmek için termallerden yararlanarak yüzlerce kilometre uzağa süzülerek uçabilir.
Avustralya pelikanının bulundukları çevreye göre değişiklik gösteren iki farklı üreme stratejisi vardır. Onlarca ya da yüzlerce bazen de nadiren binlerce kuştan oluşan koloniler mevsimsel olarak ya da sürekli olarak balık kaynağı olan kıyılarda ya da kıyıya yakın adalarda ürerler. Avustralya'nın kurak iç bölgelerinde, özellikle Eyre Gölü kapalı havzasında düzensiz taşkınlar geçici tuz gölleri oluşturduğunda ve tekrar kurumadan önce yeterli besin kaynağı sağlayabildiğinde pelikanlar 50.000 çifte kadar varabilen büyük koloniler hâlinde üreyebilirler Tüm türlerde çiftleşme yuvalarda olur. Eşleşmeden hemen sonra başlayan çiftleşme, dişi kuş yumurtlayana kadar 3 ila 10 gün kadar sürer. Yuvayı yapmak için gerekli malzemeyi erkek kuş getirir. Yerde yuvalananlar bu malzemeyi boğaz keselerinde taşırken ağaçta yuvalananlar gagaları ile tutarak getirir. Gelen malzeme dişi kuş tarafından basit bir kuş yuvası hâline getirilir.
Yumurtalar oval şekilli, beyaz renkli ve kaba dokuludur.Tüm türler en az iki yumurta yumurtlar, normal yumurta sayısı iki ila üç arasındadır ve nadiren altı yumurtaya kadar çıkar.Hem erkek hem de dişi yumurtaları ayaklarının altında ya da üstünde tutarak değişmeli şekilde kuluçkaya yatabilir. Kuluçka süresi 30 ila 36 gün sürer.Yumurtlama başarısı, rahatsız edilmeyen çiftler için %95'e kadar çıkabilse de yavrular arasındaki rekabet ve kardeş katli nedeniyle yuvada genellikle tek yavru kalır. Hem anne hem de baba yavruları besler. Küçük yavruları beslemek için ebeveynler yedikleri besinleri kusarlar. Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.

Yerde yuvalanan türlerin ebeveynleri bazen biraz büyümüş olan yavrularını beslemeden önce başlarından çekerek sürürler. Bu türlerin yavruları 25 günlükten itibaren 100 kuşa kadar gruplar hâlinde bir araya gelir ve ebeveyn bu grup içinde kendi yavrularını tanıyarak yalnızca onları beslerler. Yavrular 6 ila 8 haftalık olduklarında ortalıkta gezinmeye, yüzmeye ve toplu olarak beslenmeye başlar.Tüm türlerin yavruları 10 ila 12 hafalık iken palazlanırlar. Bundan sonra ebeveynleri ile birlikte kalsalar bile artık ebeveynleri tarafından beslenmezler.Doğal yaşam ortamlarında pelikanlar 15 ila 25 yıl yaşamaktadırlar, esaret altında bir pelikanın 54 yaşına ulaştığı kaydedilmiştir.

Korunma durumu ve tehditler

Popülasyonlar
Küresel olarak pelikan popülasyonları dört ana faktörden kötü olarak etkilenmektedir: Aşırı avlanma ve deniz kirliliği kaynaklı balık popülasyonlarının azalması; yaşam alanı yokolması, üreme kolonilerinin rahatsız edilmesi, avlanma ve itlaf, balık ağlarına takılma gibi insan aktivitelerinden doğrudan etkilenme; DDT ve endrin gibi kirleticilerin varlığı. Türlerin çoğunun popülasyonları görece istikrarlı da olsa üç tür IUCN tarafından risk altında olarak sınıflandırılmıştır. Tüm pelikan türleri hayvanat bahçelerinde üreyebilmektedir ki bu da korunma durumu için potansiyel olarak faydalıdır.
Kahverengi pelikan ile Peru pelikanı popüsyanu 650.000 olarak tahmin edilmektedir ki bunun 250.000 kadarı Amerika Birleşik Devletleri ve Karayipler'de, 400.000 kadarı da Peru'dadır. National Audubon Society, kahverengi pelikanın küresel popülasyonunun 300.000 civarında olduğunu tahmin etmektedir.Kahverengi pelikan popülasyonu özellikle 1950'lerde ve 1960'larda çevresel DDT kirliliği nedeniyle oldukça azalmış ve 1970'te ABD'de bu tür tehdit altında türler arasında sınıflandırılmıştır. ABD'de 1972'den itibaren DDT kullanımına getirilen kısıtlamalar sayesinde popülasyonu tekrar canlanmış ve listeden 2009 yılında çıkarılmıştır.
Peru pelikanının popülasyonu BirdLife International tarafından 500.000 erişkin bireyi geçkin olarak tahmin edilse de geçmişte daha büyük popülasyona sahip olduğu ve popülasyon azaldığı için bu tür neredeyse tehdit altında türler arasında sınıflandırılmıştır. 1998 yılında El Niño nedeniyle popülasyonları oldukça azalmıştır ve gelecekte de benzer olaylarla azalma tehdidi altındadır. Korunma çabaları özellikle El Niño yıllarından sonra sahada düzenli olarak popülasyon trendlerinin incelenmesi; üreme kolonilerine insanların girmesinin engellenmesi ve balık yatakları ile olan ilişkilerinin incelenmesinden ibarettir.
Pelecanus philippensis'in tahmini popülasyonu 13.000 ila 18.000 arasındadır ve IUCN tarafından neredeyse tehdit altında türler arasında sınıflandırılmıştır. Burma'da bulunan üreme kolonilerinin yerleştiği alanlardaki ağaçların yok edilmesi ve beslenme alanlarının ortadan kaybolmasıyla birlikte 20. yüzyılda sayıları önemli ölçüde azalmıştır.Ana tehditler yaşam alanı yokolması ve insan aktiviteleridir ancak Hindistan ve Kamboçya'da artan koruma çabalarından sonra popülasyonları istikrarlı hâle gelmiştir.
Küçük pelikan Sahra altı Afrika'nın çoğuna dağılmış olarak büyük bir popülasyona sahiptir. Önemli tehditlerin olmaması ve yaşadığı bölgelerde popülasyonunun azalmaması nedeniyle korunma durumu asgari endişe olarak belirlenmiştir. Bölgesel tehditler arasında su havzalarının kuruması ve Güney Afrika'da giderek artan karışıklık sayılabilir. Bu tür toksinlerin biyobirikiminden ve üreme bölgelerindeki ağaçların yok edilmesinden etkilenmektedir.
Amerikan ak pelikanlarının sayısı artmış ve 2005 yılında popülasyonu 157.000 olarak tahmin edilmiştir. Kıtanın doğusunda sayıları daha fazladır ancak batısında ise sayıları azalmaktadır.Yaşam alanı yokolması ve göller ile akarsuların insanlar tarafından kullanılmasından da etkilendiği için sayılarının pestisitler yüzünden azalıp azalmadığı belirgin değildir.

Ak pelikanlar Afrika ve Asya'nın güneyinde geniş bir alana dağılmıştır. Genel popülasyon trendi belirsizdir, bölgesel olarak azalan, artan ya da istikrarlı popülasyonları vardır ancak hızlı olarak popülasyonunun azaldığına dair kanıt olmadığı için asgari endişe altında türler arasında sınıflandırılmıştır. Tehditler arasında su havzalarının kuruması, üreme kolonilerinin rahatsız edilmesi, zevk için avlanmaları, pestisitler ve ağır metallerden etkilenmeleri sayılabilir.

Tepeli pelikan 19. ve 20. yüzyıllarda sayılarının aşırı derecede azalmasıyla günümüzde 10.000 ila 20.000 arasında popülasyonu ile en az sayıya sahip pelikan türüdür. Devam eden tehditler arasında özellikle Asya'nın doğusunda avlanmaları, üreme kolonilerinin rahatsız edilmesi, kıyılardaki insan aktivitelerinin artması, güç aktarım hatlarının kabloları ile çarpışmalar ve balık kaynaklarının aşırı tüketilmesi sayılabilir. Popülasyon trendinin azalma yönünde olması ve özellikle Moğolistan'da hemen hemen soyunun tükenmesi nedeniyle IUCN tarafından korunmasız türler arasında listelenmiştir. Yine de Yunanistan'dave Türkiye'de çeşitli kolonilerde popülasyonları 1.000 ila 500 arasında üreyen çift ile artmaktadır.

Avustralya'da yaygın olarak bulunan Avustralya pelikanının popülasyonu 300.000 ila 500.000 arasında tahmin edilmektedir.Su havzalarının durumuna ve kıta çapında kuşların üreme başarısında göre genel popülasyon sayısı değişkenlik göstermektedir. Tür asgari endişe listesi altında sınıflandırılmıştır.

İtlaf ve tacizler
Pelikanların beslendiği balıklarla insanların yakaladığı balıkların çok azı ortak olduğu halde, balık konusundaki rekâbet nedeniyle insanlar tarafından zulüm görmüşlerdir.1880'lerden itibaren Amerika ak pelikanları sopalarla ya da vurularak öldürülmüş, yumurtaları ve yavruları bilerek ortadan kaldırılmış, beslenme ve üreme alanları bilerek uygulanan su alanı düzenlemeleriyle yok edilmiştir.21. yüzyılda bile ABD'de Idaho'da sayıları artan Amerika ak pelikanının yöredeki balık avcılığını tehdit ettiği gerekçesiyle sistematik tacizler ve itlaf hususunda resmî girişimler başlatılmıştır.

Güney Afrika'da 19. yüzyılda guano üreten kuşların yumurtalarını yemeleri nedeniyle guano toplayıcıları tarafından ak pelikanlar itlaf edilmiştir. Yakın geçmişte de pelikanların özellikle karabatakları avlaması ve yumurtaları ile beslenmesi nedeniyle Güney Afrika'da bu kuşların popülasyonları tehdit altına girdiği için koruma amaçlı olarak zarar görmüş kolonilerin yakınındaki pelikan popülasyonunun azaltılması önerilmiştir.

Yaşam alanı yokolmasının ve bilerek yapılan zulmün dışında pelikanlar kuş gözlemcileri, kuş fotoğrafçıları ve diğer meraklı ziyaretçilerin üreme kolonilerindeki tacizlerinden de muzdariptirler. Üreme mevsiminde insanların yalnızca yakınlarda bulunmaları bile kuşların yanlışlıkla yumurtalarını kaybetmelerine ve yok etmelerine neden olabilmekte, yeni doğan yavrular korunmasız kalabilmekte ve hatta tamamen üreme kolonilerinden kuşlar ayrılabilmektedir.

Zehirlenme ve çevre kirliliği
Petrol ile kaplanmış pelikanlar.
2010 yılında meydana gelen Deepwater Horizon petrol sızıntısından sonra petrolle kaplanmış kahverengi pelikanlar
Petrolle kaplı pelikanlar yıkanırken
Petrole kaplanmış pelikanlar kurtarma merkezinde yıkanırken.
DDT kirliliği Kuzey Amerika'da 1950 ve 960'larda kahverengi pelikan popülasyonunun azalmasının ana nedeniydi. Deniz besin ağına giren DDT çeşitli türlerde birikerek besin ağı boyunca ilerlemiştir. DDT'nin metaboliti olan DDE pelikanlarda ve diğer kuşlarda üretim sistemini etkileyen bir zehirli maddedir. Kuş yumurtalarının kabuğunun incelmesine ve zayıflamasına neden olur dolayısıyla yumurtalar kuluçkaya yatan kuşlar tarafından kazayla kolaylıkla kırılır ve üreme şansını oldukça etkiler. ABD'de 1972'den itibaren DDT kullanımına getirilen yasakla birlikte kahverengi pelikanların yumurta kabukları tekrar kalınlaşmış ve popülasyonları biraz artış göstermiştir.

1960'ların sonunda ABD'nin Louisiana eyaletinde kahverengi pelikan sayılarının çok azalması sonucunda Florida'dan 500 pelikan getirilmiş ancak 300 kadarı 1975 yılının Nisan ve Mayıs aylarında bu sefer endrin adlı pestisit zehirlenmesi nedeniyle ölmüştür.1990 yılında Salton Denizi'nden yedikleri balıklar sonucunda aralarında 7.500 kadar Amerika ak pelikanı da bulunan 14.000 kadar pelikan botulizm sonucunda telef olmuştur. Kaliforniya'da 1991'de Pseudo-nitzschia cinsi diyatomelerin ürettiği nörotoksik domoik asit ile kirlenmiş balıkları yiyen kahverengi pelikanlar ve Phalacrocorax penicillatus türü karabataklar arasında aşırı sayıda ölümlere rastlanmıştır.

Balıkla beslenen su kuşları olarak pelikanlar petrol sızıntılarından hem doğrudan petrole bulanma yoluyla hem de dolaylı olarak besin kaynaklarının kirlenmesi yoluyla etkilenirler. Kaliforniya'da 2007 yılında yayınlanan resmî bir rapora göre 20 yıllık bir dönemde Kaliforniya'da petrol sızıntısından etkilenen kahverengi pelikan sayısının 500 ila 1.000 arasında olduğu bildirilmiştir.2011 yılında yayımlanan başka bir rapora göre de 2010 yılı Nisan ayında olan Deepwater Horizon petrol sızıntısından doğrudan petrole kaplanmış 932 kahverengi pelikanın toplandığı ve sızıntının sonucunda bu sayının on katı kadar pelikanın da kötü yönde etkilendiği belirtilmiştir.

Pelikanların balıkçılarla aynı sularda avlandıkları yerlerde özellikle balık ağlarına ve balık oltalarına yakalanmaları da sorun olmaktadır. Balık oltaları yanlışlıkla yutulabildiği gibi boğaz torbasına ya da perdeli ayaklara takılabilmekte; güçlü misinalar gaganın, kanatların ve bacakların etrefına sarılabilmekte ve bunların sonucunda da hayvanlar sakat kalmakta ve açlıktan sıklıkla ölmektedirler. Kuzey Amerika ve Avustralya'da yaralı pelikanları ve diğer hayvanları iyileştirmek için gönüllülük esasına dayanan yerel kurtarma organizasyonları kurulmuştur.
Parazitler ve hastalıklar
Diğer kuş familyalarında olduğu gibi pelikanlar da çeşitli parazitlerden etkilenirler. Yeni Dünya ve Atlantik karabataklarında görülen Piagetella cinsi kuş bitlerine, tüm pelikan türlerinin boğaz keselerinde rastlanır. Kuş sıtması, Culex pipens türü sivrisinekle taşınır ve bu sivrisineklerin çok yoğun bulunduğu yerlerde pelikanlar kolonileri terk etmek durumunda kalır. Sülükler kloaka ve bazen de boğaz keselerine yapışabilir.Amerika ak pelikanı üzerinde yapılan bir araştırmada aralarında şerit solucanları, karaciğer kelebekleri, sinekler, pireler, keneler ve yuvarlak solucanların da bulunduğu 75 farklı parazit türüne rastlanmıştır. Bunların çoğunun zararı çok azdır ancak sinekler özellikle zayıf yavruların ölmesine neden olabilir. Kış kenesi Ornithodoros capensis bazen erişkin kuşların yuvaları terk etmesine neden olur. Pelikanlara özgü bazı parazitlerin dışında çoğu diğer kuş gruplarında da görülür.

Sağlıklı pelikanlar genellikle bitlerle başa çıkabilir ancak hasta kuşlar üzerlerinde yüzlerce bit barındırabilir bu da ölmelerini hızlandırır. Boğaz kesesinde görülen Piagetiella peralis türü bit kesede bulunduğundan kuşlar temizleyerek bunlardan kurtulamaz, bazı kuşların boğaz keselerinin içi tamamen bu bitlerle kaplı olabilir. Çok zararlı olmasa da iltihaplanma ve kanama nedeniyle bitler kuşlara zarar verebilir.Kahverengi pelikanlarda da benzer şekilde çok yaygın parazit bulunur. Contracaecum multipapillatum ve C. mexicanum türü yuvarlak solucanlar ile Ribeiroia ondatrae türü karaciğer kelebeği Porto Riko popülasyonunda hastalığa ve ölümlere neden olmuş ve bu adadaki pelikan popülasyonu tehlikeye düşmüştür.2012 yılı Mayıs ayında yüzlerce Peru pelikanının Peru'da yuvarlak solucanlar ve açlık nedeniyle telef olduğu bildirilmiştir.

Din, mitoloji ve popüler kültür
Mısır tapınağı rölyef detayında pelikanlar
Antik Mısır'ın Beşinci Hanedan dönemine ait Ebu Gurab tapınağında bulunan rölyefteki pelikanlar.
Mısırca Henet adı verilen pelikan, Antik Mısır'da ölüm ve ölümden sonra yaşam ile bağlantılıdır. Mezar duvarlarındaki tasvirlerde ve cenaze metinlerinde yılanlara karşı koruyucu sembolü ile betimlenmiştir. Henet, Eski Krallık döneminden kalma Piramit Metinlerinde "firavunun annesi" olarak geçer ve dolayısıyla da bir tanrıça olarak görülür. Kraliyet dışı cenaze metinlerinin bulunduğu papirüslerde de pelikanın ölmüş birisinin öte dünyaya güvenli bir şekilde geçişi kehanetini verebilecek yeteneğe sahip olduğu belirtilir.

Yahudiliğe göre temiz olmayan hayvan kabul edildiğinden yenilmesi yasak olan hayvanlar arasında diğer deniz kuşları ile birlikte pelikan da vardır.

Avustralya'da Queensland eyaletinde bulunan Murri halkının köken mitolojisinde Avustralya pelikanının tüylerinin nasıl siyah ve beyaz olduğu anlatılır. Bu mite göre önceden kara tüylü bir kuş olan pelikan büyük bir sel sırasında insanları boğulmaktan kurtarmak için bir kano yapar. Kurtardığı bir kadına aşık olur ancak kadın ve arkadaşları onu kandırarak kaçar. Kaçanlarla savaşmak için hazırlanan pelikan beyaz kilden savaş boyası sürer. Ancak daha hazırlığını bitiremeden başka bir pelikan siyahlı beyazlı pelikana saldırır ve gagasıyla öldürür. Ondan sonra artık tüm pelikanlar siyah ve beyaz tüylere sahip olmuştur.

Antik Peru'da yaşamış Moche halkı doğaya tapınırdı ve özellikle hayvanlara önem veren bu halkın sanatında pelikanlar sıklıkla tasvir edilmiştir.

Hristiyanlık

Orta Çağ Avrupa'sında, pelikanların yeterli besin olmadığı zamanlarda kendi göğüslerini kanatarak kanlarıyla yavrularını besleyecek kadar yavrularına düşkün olduğu inancı yaygındı. Sonuç olarak pelikan, İsa'nın yaşamının son on iki saati olan Çilesini ve Efkaristiya'yı sembolize eder hâle gelmiş ve aynı konuyu sembolize eden Hristiyanlık bayrağı taşıyan kuzu sembolü yerine de geçmiştir.Bu mitik özelliğe örnek olarak Aquinalı Thomas'ın Adoro te devote adlı ilahisinin sondan bir önceki mısrasında "göğsünden yavrusunu besleyen sevgili ilahi pelikan" olarak bahsetmesi verilebilir.Bu sembolü benimseyen İngiltere kraliçesi I. Elizabeth kendini "İngiltere Kilisesi'nin annesi" olarak tanımlamıştır. Nicholas Hilliard, I. Elizabeth'in Pelikan Portresi adı verilen resmini 1573 civarında yapmıştır. Kral James İncilinin 1611 yılında yapılan ilk baskının ön sayfasının alt kısmında, oval bir panel içinde yavrularını besleyen bir pelikan tasvir edilmiştir.Benzer pelikan tasvirleri Londra'daki St. Mary Abchurch gibi kiliselerin altar panolarında ve Ess*x'teki Belchamp Walter kilisesindeki duvar resimlerinde kullanılmıştır.

I. Elizabeth'in Pelikan Portresi. Ressam: Nicholas Hilliard (yak.1573). Kraliçenin göğsünde Orta Çağdan kalma pelikan sembolü resmedilmiştir.
Pelikanların yavruları için kendilerini feda etme özellikleri Orta Çağ'da hayvan hikâyelerini anlatan kitaplar sayesinde yaygınlaşmıştır. Kendini yaralayan pelikan sembolü armalarda da kullanılmıştır. Bu mit daha eskiye dayanan bir versiyonunda da İsa'nın ölümü ve tekrar dirilişi inancına paralel olarak, pelikan önce yavrularını öldürür ve daha sonra kendi kanını kullanarak tekrar canlandırır. Benzer şekilde bir Hindistan masalında da yavrularını kötü davranarak öldüren ve daha sonra kendi kanıyla onları tekrar canlandıran bir pelikandan bahsedilir.

Pelikanın kendini yaralaması ve kanı ile yavrularını beslemesi söylenceleri muhtemelen pelikanın kendi gagası ile göğsünü yaralıyor izlenimi vermesinden kaynaklanmaktadır. Aslında pelikan boğaz kesesini tamamen boşaltabilmek için gagasını sıklıkla göğsüne bastırır. Başka bir olası çıkış noktası da pelikanın dinlenirken gagası göğsüne dayalı bir duruşa sahip olmasıdır, ayrıca tepeli pelikanın üreme mevsimi başında boğaz kesesinin kan rengine dönüşmesi de bu söylencenin ortaya çıkmasına yardımcı olmuş olabilir.

Armacılık
Pelikanlar genellikle yavruları için kendini feda etme olarak görülen Hristiyanlık sembolizmi ile armacılıkta yaygın olarak kullanılmıştır. Bu imge "Corpus Christi" adı verilen Katolik yortusu ile bağlantılı hâle gelmiştir. Hem Oxford hem de Cambridge üniversitelerinin bu yortuya atfen Corpus Christi kolejleri vardır ve Cambridge ile Oxford'daki bu kolejlerin armalarında pelikan yer alır.
Prag'da bulunan Karlova Üniversitesi'nin Tıp Fakültesinin amblemi pelikandır. İrlanda Kan Nakli Merkezi'nin sembolü de bir pelikandır ve merkezleri Dublin'de Pelikan Evi'nde bulunmaktaydı.

Günümüzde

Pelikan 1 Arnavut lekinin üzerinde bulunur.
Ak pelikan Romanya'nın ulusal kuşudur. Kahverengi pelikan üç Karayip ülkesinin ulusal kuşudur ve armalarında yer alır: Saint Kitts ve Nevis, Barbados ve Sint Maarten.ABD'nin Louisiana eyaleti de halk arasında "Pelikan Eyaleti" olarak bilinir ve eyalet kuşları pelikandır. Pelikan Louisiana'nın hem bayrağında hem de armasında yer alır.Aynı eyalette bulunan Louisiana Devlet Üniversitesi ile Tulane Üniversitesi'nin armasında da pelikan vardır. ABD Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu takımı New Orleans Pelicans'ın, Tulane ve West Indies üniversitelerinin maskotudur. Portekiz bankası Montepio'nun logosunda bir ak pelikan vardır.1996 yılında çıkarılan 1 Arnavut lekinin üzerinde bir pelikan tasvir edilmiştir. Kitap yayımevi Penguin Books'un markalarından birisi de Pelican Books'tur.

İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:03 .