Kalbi Kalpte Yasamak

#1
Genç kiz feci bir hastaligin pençesinde kivraniyordu. Yarali kalbi artik bu dünyaya

daha fazla dayanamamaya baslamisti. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere,

kalp nakli için ilân vermislerdi... Canini feda edecek birini ariyorlardi...

Genç kiz ise her gün hastane odasinda biraz daha solmaktaydi.



Yine yalnizdi odasinda, gözü yasli, boynu bükük ölümü bekliyordu...

Gözlerini kapadi, bu küçük odada gözyasi dökmekten bikmisti... Yine de

engel olamadi pinar gibi çaglayan gözyaslarina. Sevdigi geldi aklina,

fakir ama onu seven sevgilisi... Her gün ayni seyleri düsünüyor,

anilari bir film seridi gibi gözünün önünden geçiyordu...



"Param yok ama sana verebilecegim sevgi dolu bir kalbim var" demisti

delikanli... Genç kizda zaten baska bir sey istemiyordu... Sevgiye muhtaç biri,

sevdiginin sevgisinden baska ne isteyebilirdi ki... Ama olmamisti iste,

dünyalar kadar olan sevgilerinin arasina, o lanet olasica para girmeyi bilmis,

onlari ayirmisti... Iste paranin geçmedigi zamanlara gelmislerdi...

Ne önemi vardi artik? Su son günlerinde, sevdigi yaninda olsa yeterdi...



Ayriliklarindan bu yana bes bitmeyen, çile dolu yil geçmisti... Her günü zehir,

her günü hüsran... Ama genç kiz hep sevgisini yüreginde tasimis, kalbini

kimseyle paylasmamisti. Sevdigini düsündü iste o an.. Acaba o neler yapmisti

bu kadar sene boyunca.. Kim bilir kiminle evlenmis, çoluk çocuga karismisti...

Gözlerinden bir damla yas daha damladi kurumus, bitmis ellerine. Ellerine bakti,

bir zamanlar ellerinin, elerini tuttugunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini

seyrederdi... En çok da saçlarinin dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdigi öpmüs,

koklamisti onlari. Her bir tanesi koptugunda, kalbine bir ok daha saplaniyordu.

Kalbi yine sizlamaya baslamisti. Belki sevdigi yaninda olsa,

kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yasama... Zaten artik ölüm umurunda

degildi genç kizin. Sevdiginden ayri yasamanin ölümden ne farki vardi ki...



Tekrar o geldi aklina... Keske keske yanimda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa

yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artik...

Gözleri pinar gibi çaglamaya basladi. Sevdigini son bir kez göremeden ölmek

istemiyordu.. Ufak da olsa ondan bi hatirasini almadan bu dünyadan göçmek

istemiyordu... Sevdigi, kim bilir kiminle beraberdi? Kendi, sevgi dolu kalbini kimseyle

paylasmayi düsünmemisti bile ama acaba o paylasmis miydi? Onun sevgisini

silmis atmis miydi acaba kalbinden? Içi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir

agirlik çöktü. Onu düsündükçe her dakikasinin zehir olmasi artik çok daha

agir geliyordu genç kiza... Ölmek istedi, artik yasamak istemiyordu bu dünyada...

Ama sevdiginden bir hatira almadan ölmeyecegine and içmisti.



Tekrar gözlerini açti. Kim bilir belki de sevdigi onu unutmustu… Bu düsünceler

içinde daldi... Birden babasi girdi odaya, kizina kalp nakli için bir gönüllü

bulduklarini müjdeleyecekti. Fakat genç kiz çoktan uykuya dalmisti...

Bir melegi andiran masum yüzü, sevdiginin özleminden sirilsiklamdi...



O gece biri gözlerini dünyaya kapadi, genç kiz ameliyata alindi. Tekleyen ve

görevini yerine getirmeyen kalbi degistirilmisti. Bir hafta sonra tekrar gözlerini

açti dünyaya genç kiz. Ama dünya daha farkli geldi ona. Sanki bir seyler eksikti...



Aradan aylar geçmis genç kiz artik iyice iyilesmisti. Ama içindeki buruklugu bir

türlü atamiyordu. Sevdigi aklina gelince kalbi eskisinden daha çok sizliyordu...

Bir kere, bir kere görebilsem diye mirildandi... Kalbi yine sizlamaya baslamisti.

Yeni kalbi onu iyilestirmisti ama nedense her gece aniden hizlaniyor, onu

uykusundan uyandiriyor ve sanki yerinden çikacakmis gibi atmaya basliyordu...

Genç kiz bir anlam veremedigi bu durumu doktora anlatmisti ama

ameliyati kolay degildi, bir aya kalmadan geçer demisti doktor.



Aylar geçmisti ama hâlâ ayniydi durum. Çiçeklerinin yanina gitti. Her gün

onlarla saatlerce dertlesiyor, zaman zaman agliyordu onlara.. En çok kan

kirmizisi gülünü seviyordu. Çünkü kirmizi gülün onun için yeri apayri idi.

O da genç kizla beraber gülüyor, onunla beraber agliyordu. Onu sevdigi gibi

görüyordu genç kiz. Ve gülünü sevdigini ilk gördügünde ona hediye edecegine

dair yemin etmisti. Baska türlü paylasamazdi gülünü kimseyle...



Kapi çaldi aniden. Kapiyi açti ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilisti.

Yavasça egilip zarfi yerden aldi. Birden kalbi deli gibi atmaya basladi. Ne

oldugunu anlayamiyordu. Zarfin üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardi.

Zarfi açti, içinden beyaz bir kâgida yazilmis bir mektup çikti. Kalbi daha hizli

atmaya basladi. Onun kokusu vardi kâgitta. Evet, onun kokusu vardi.

Yillar yili özlemini çektigi, yaninda olabilmek için canini bile verebilecegi

sevdiginin kokusu vardi mektupta... Basi dönmeye basladi. Koltuguna geçip

oturdu yavasça... Kâgidi açti ve elleri titreyerek okumaya basladi.



"Sevgilim, senden ayrildiktan sonra, bir kalbe iki sevginin sigmayacagini

bildigimden dolayi, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim... Her

günüm digerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin daha da artiyordu...



Sana kitaplari dolduracak kadar siirler yazdim. Her biri digerinden daha da

hüzünlüydü. Yazdim, okudum, agladim... Her gün yazdim, her gün okudum, senelerce

agladim... Her gece seni düsündüm sabahlara kadar, her gece senin yaninda

olmayi istedim. Ve her gece sensizlige lanet ettim, uykulari haram ettim kendime,

sensiz olmanin acisini gözlerimden çikardim... Ve bir gün her seyi degistirecek

bir firsat çikti önüme. Bunu firsati degerlendirmeyip, kendime haksizlik edemezdim.

Ve degerlendirdim... Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum diye...

Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artik...



Senden çok uzaklardayim belki ama yine de seni görmek için uzaklardan

gelebiliyorum. Hem de her gece...Seni seviyor, seyrediyor ve egilip sen uyurken

yanagina bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açip bakiyorsun, geldigimi

bildigini saniyorum ama yine o tatli uykuna geri dönüyorsun. Yarin birbirimizi

sevmemizin altinci senesi... Hep ben geldim simdiye kadar senin yanina, yarin da

sen gel olur mu sevgilim… Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettigim, kalbime iyi bak

olur mu? Çünkü gözyaslarimla, adini yazdim ona... Seni senden bile çok seven bir

sevgi var kalbinin içinde unutma. Kirmizi gülü de unutma olur mu?

Seni Seviyorum, Yanima Gelinceye Kadar da Sevecegim...



SEVGILIN…

İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:41 .