Yarım Kalan Aşk

#1
Yağmurlu bir ağustos sabahıydı.ılık yaz yağmuru altında,yağmurun bütün damlalarını vucudumda hissederek usulca yürüyordum.tam olarak ne düşündüğümü bilemiyordum ama hayatımda çok şeyin değişeceğini hissediyordum.öyle dalmışımki adımımı atarken ayağım taşa takılıp tökezlidim.hemen kafamı kaldırıp etrafıma baktım bir gören oldu mu diye.oanda seni gördüm karşıdan gülümseyerek bana doğru geliyordun.yanıma geldiğinde düz yolda bile yüreyemiyorsun diye dalga geçtiydin.yağmur dinmişti yerini kavurucu bir sıcaklık almıştı ve üstümdeki kıyafetler neredeyse kurumuştu.bana nereye gidiyorsun diye sorduğunda ne bileyim diyordum yürüyorum işte.ve bana eşlik etmek istedin.onu seviyordum ama bir türlü cesaret edipte ona söyleyemiyordum.

Ona tanıştığımız ilk günü sorduğumda “eylülün onbiriydi mahalleye taşınalı onbeş gün olmuştu.sen eski kömürlüğün orada tek başına vakit geçirmeye çalışıyordun.ben kardeşinle yanına gelmiştik işte ozaman tanıştık ve bu günlere geldik.”açıkçası biraz şaşırmıştım aradan bunca yıl geçmesine rağmen bunları hatırlaması beni gerçekten şaşırtmıştı ve de sevindirmişti.elimi tutmaya çalıştı ama utangaçlığımdan elimi geri çektim. Sonra elini omzuma koydu ve ben tekrar elini indirdim. Onu çok seviyordum ama bir türlü cesaret edipte ona söyleyemiyordum.
Bayağı yol katletmiştik geri dönmeye karar verdiğimizde bana sevgilim olup olmadığını sordune diteceğimi bilemiyordum.hemen erkeklik gururum ortaya çıktı ve evet dedim çok güzel bir kız olduğunu söyledim.bana kim olduğunu sorduğunda “sana senden daha yakın diye birisi”dedim. Bu benim en yakın itirafımdı ama anlamıştı ve hemen olayı dalgaya vurdu.evin önüne geldiğimizde bütün cesaretimi toplayıp ona yarın öğlenleyin okulun karşısında buluşmayı teklif ettim.gözlerinin içi parlayarak kabul etti ve yanağıma sıcak bir öpücük kondurarak evine girdi. içim içime sığmıyordu çünkü bu ona ilk çıkma teklifimdi ve beni ilkkez öpmüştü. Belkide dostça bir öpücüktü ama olsun diyordum. Yinede beni öptü diyordum.onu çok seviyordum ama bir türlü cesaret edipte ona söyleyemiyordum.
Ve ertesi gün öğlen olduğunda pastanedeydim ve senin gelmeni büyük bir sabırsızlıkla bekliyordum. Ve karşıdan geldiğini gördüğümde hemen cafenin kapısını çıkıp senin süzülerek ve bana gülümseyerek gelişini seyrediyordum. Ve aniden bir fren sesi çınladı kulaklarıma kanlar içinde yerde yatıyordun delirmiştim ne yaptığımı bilemiyordum. Yıllardır söyleyemediğimi sen yerde can çekişrken söyledim. Seni seviyordum ama bir türlü cesaret edipte söylelyemiyordum.ama şimdi söylüyorum. Seni seviyorum. Zaten ondan sonra bir şey anımsamıyorum.en son hatırladığım annemle hasteneden çıkışımdı.kaç gün yada kaç ay olduğunu bilmiyordum ama bayağı uzun zaman geçtiğini hissediyordum çünkü yüzüm çökmüştü ve gülüşlerim kaybolmuştu. Anneme onu sorduğumda bakışlarını yer doğru çevirdiğinde ağladığını gördüm.ve bana bir kağıt uzattı kazada onun cebindeymiş onun annesi bana ait olduğunU söylerek bana vermesini istemiş. Kağıtta yazılanlar hayatımın en büyük hatasını yaptığımı hatırlattı. Kağıtta!
“hadi kızım cesaret onu seviyorsun ama bir türlü cesaret edipte söyleyemiyorsun. ama bugün söyleyeceksin çünkü onu seviyorsun...

İlginizi Çekebilir


#2
Çokk gsl yhaa pylaŞm İÇİn saol=)


#3
tşkler gsldi


#4
emeğine sağlık ..




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:23 .