şehit

#1
Aynı köyde büyüyen iki asker, Tendürek Dağları'ndaki mevzilerinde sohbet ediyorlardı. Uzun boylu olanı, elindeki dürbünle teröristlerin sığınabileceği yerleri kontrol ettikten sonra, arkadaşına yanaşarak:

- Şu rüyanı bir daha anlatır mısın?, diye fısıldadı. Geçen sefer iyi dinlememiştim

Diğer asker, bir gün önce gördüğü rüyayı en az on kere anlatmasına rağmen hiç itiraz etmedi. Ve gözlerini, zirvedeki bulutlara çevirerek:
- Rüyamda şehit olmuşum, dedi. Allah (c.c) beni Cennet'ine almış ve beş tane de huri vermiş.
- Cennet ha!... diye iç geçirdi arkadaşı. Hemde beş tane huriyle birlikte.

Rüyayı gören asker, daha öncekiler gibi uzun uzun konuşmaya başladı. Köydeki derelerinden de berrak akan Cennet ırmaklarından, onun kenarında sohbet eden peygamber ve evliyalardan, aralarında aynı birlikten yakın arkadaşlarının da bulunduğu şehitlerden ve her biri başlı başına bir cennet olan hurilerinden bahsederken dalıp dalıp gidiyor ve bulundukları yamaca doğru açılmaya yüz tutan bulutların üzerine çıkmış gibi oluyordu. Yanındaki asker, rüyanın sonuna doğru ona iyice sokuldu ve yapacağı teklifin sıkıntısıyla biraz kıvrandıktan sonra:

- Rüyanı bana satar mısın? Diye sordu. Ne istersen veririm.
- Rüya da satılır mıymış? Diye gülümsedi diğeri. Cennetin güzellikleri senin de aklını aldı herhalde.

Arkadaşı:
- Olsun, dedi. Sen yinede sat. Karşılığında postalları değişiriz. Seninkisi ayağına biraz dardı biliyorsun.
Rüyayı anlatan asker, kavurucu güneşin tesiriyle biraz daha küçülen postallarına baktıktan sonra, sıcak bir tebessümle:

Peki ya!... dedi. Sattım gitti. Ver bakayım postalları.

Rüya ile birlikte postalların sahibi de değişti.

Ve biraz sonraki çatışmada, Erzurum'un ücra bir köyündeki ailesine, rüyayı satın alan askerin şehit olduğu haberi ulaştı. Yanı başlarına düşen bir roketatar mermisi, birbirinden ayrılmayan iki arkadaştan birine hiç dokunmazken, ötekini hasret duyduğu bir diyara uçurmuştu.
Rüyanın ilk sahibi, onun kanlı vücudunu kucaklarken:

- Muradına erdin işte, diye tekrarlayıp duruyordu. Kavuştun mu bari hurilerine?
Yerdeki askerin yüzünde nurani bir tebessüm vardı. Arkadaşı, onun elindeki silahı almak için eğilirken, şehidin sağ avucu kendiliğinden açıldı. Ve "beş" işareti yaptı.

Tendürek Dağları'ndaki bulutlar, beş hurili Cennet yolcusunu kucaklamak için şimdi yere inmişti.


İlginizi Çekebilir


#2
gslmişşş=)




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:57 .