Torca ile Leyla

#1
Vitesi beşe aldım..Biraz daha yüklendim gaza..Teybin sesini açtım..Sezen aksu söylüyor..Beni unutma..Nedendir bilinmez çok severim bu parçasını..Birde o Tükeneceğiz.. Hani hangi eşe dosta söylesem..Söyle bakalım..Kimi hatırlatıyor bunlar sana... Derler muzip muzip..Yok vallahi yok Desemde inandıramam....Etraf çamlık..Çamlık içerisinden giden uzun ince bir yol..Pencereyi açtım hafif..ohh..mis gibi çam kokusu..Yaklaşmıştım bişey kalmamıştı...Gözüm yolda..Aklımda binbir düşünce..Açtım torpido gözünü..bir sigara yaktım.. Çektim derin derin..12 yıl..dile kolay..on iki yıl olmuştu köyümden uzak kalalı..Onca yıldan sonra ilk defa görecektim köyümü..dayımı..Canım dayım..Tüm çocukluğum köyde geçmişti.. Topaç çevirdiğim,gülle oynadığım,elma yolduğum,hedik çaldığım günler geldi gözümün önüne..Anlamsız bir tebessüm belirdi yüzümde..hayatımın en güzel yıllarıydı..sonra..sonra onlar geldi bir an...Onlar...Bir burukluk çöktü üstüme..İçim ezildi sanki...
Ağır ağır yaklaşıyordum artık...Tünel işareti vardı..Yaktım farları...Gözlüğümü taktım.. Evet girdim tünele..Şaşırdım..Tünel 12 yıl önceki tüneldi..Hani tünel tüneldir...Ne değişecek..ama oniki yıl öncede böyle karanlıkböyle güvensiz ve tehlikeliydi..Orta çizgi bile belli olmuyordu..Karambole gidiyorduk işte..Hele aydınlıktan birden karanlığa girince bayağı zorluyordu insanı..Göksun'a yaklaşıyordum artık..Yokuş çıkmaya başlamıştım..Vitesi üçe düşürdüm...Göksun deyince..Bozhüyük köyünü hatırlattı bana..Göksun'a sadece 8 km idi..Evet olabilirdi..Neden olmasın sanki..Uğrayabilirdim bir yanına..Bir on dakika görebilirdim..Evet Göksun gözükmüştü artık..Hava da değişir gibi olmuştu..Eee Ekim ayı ve Göksun..Oldukça serindi..Tertemiz bir havası vardı..Göksun'a girdim..Dönmeyip köyümün yoluna Bozhüyüke kırdım direksiyonu..10 dakika sonra ordaydım...Yağmur yağmış galiba birgün öncesi..Yollar çamur...Asfaltı geçtimdoğru dürüst toprak yolu bile yoktu..Sağda solda koşuşturan çocuklar..Bıraktılar oyunu beni görünce..herkes bana bakıyordu..arabayla usul usul yol almaya başladım köyün içinde..Yanımdan büyükbaş hayvanlar geçiyor,balkondan kızlar dikkatli bir şekilde beni süzüyordu..Bir köy kahvesi..Yaklaştım.. durdum..İnmeme gerek kalmadan orta yaşlı bir amca yaklaştı..
-Buyur yeğenim..dedi..
-Amca ilköğretim okulunu soracaktım nerde diye..dedim..yaklaşmışım zaten bişey kalmamış..bahçe duvarıköhne bir kapı..girdim okul bahçesine..öğrencinin birisine sondum;
-Canım... Leyla öğretmen burada mı görev yapıyor..
-Evet amca..ama derste şimdi...
-Tamam..dedim...Yürümeye başladım..Pantolonum çamur olmaması için gayret ediyordum ama baktım yok mümkünü..bıraktım haline..
Hademe karşıladı..Leyla öğretmen ile görüşmek istediğimi söyledim..derste olduğunu..15-20 dakikaya kadar çıkacağını..Öğretmenler odasında bekleyebileceğimi söyledi..Geçtim beklemeye başladım..aklım gitti yıllar öncesine...
Torca ile Leyla...Ne güzeldi onlar..Leyla uzun saçlı kara kaşlı iri kara gözlü selvi boylu Torca dal gibi uzun ince bıyıklı..yufka yürekli iyi huylu..ne tatlı bir köy aşkıydı yaşadıkları...Ne derindi birbirlerine bakışları...daha on iki yaşlarında başlamıştı onların sevdaları...Köy yeri işte..Her evde çeşme ne gezer Leyla..kollarında iki satır...Su çekerdi akşama kadar..Torca çeşme üstündeki yolda..Ağzında bir sigara..haa..birde kırmızı iri bir tesbih çeker...O yoldan gelip geçerdi..gelip geçerdi sabahtan akşama..Ne güzel bakışırlardı...
Ben.;
Ben dokuz yaşındaydım o zamanlar...mektuplarını getirir götürürdüm..elçilik ederdim..Kimse şüphelenmezdi benden.Tam beş yıl sürdürmüştüm bu işi...Yalnız ayıptır söylemesi kötü bir huyum vardı..Mektuplarını getirip götürmeden ...mutlak bir kez okurdum..Torca abi anlamıştı bir kere...kızar diye korkuyordum ama..yok..Gülmüştü gözlerime bakıp şöyle bir..Sonra kafa sallamıştı..Sonbahar gelip,ekinler biçilince istetti Torca Leylayı babası vermedi bilinmez..Vardı kendine göre bir hesabı..bir iki üç beş..sonra Torcanın babası da istemez oldu hatırladığım kadarıyla.....Torcayla Leyla..Bakışıp ağladılar..Buluşup ağladılar...Konuşup ağladılar...Sevişip ağladılar...Kaçalım dedi Torca son mektubunda...olmaz sabır...dedi Leyla...bir gece içti kederinden Torca... evine geldi Leylanın gece yarısında...Babası görmüş ahşap merdüvende...Yaka paça birbirine girmişler..Tüfek sıkmış kaçarken ardından Torcaya...değmemiş şükür..amma...İmkansız olmuştu bu sevda..kara sevda olmuştu artık...
O zamanlardı..babamın işi dolayısı ile çok uzaklara gitmek zorunda kalmıştık... Sonradan duyduklarıma göre Leyla o sene bitirmiş liseyi..Antalya'da eğitim Fatkültesini kazanmış..Torca da köye yakın bir fabrikaya girmiş..Ekmek kapısı etmiş kendisine..ama ayrılmamışlar...Çocukların bile diline düşmüş sevdaları... duydum dört yıl o okutmuş fakültede Leylayı..Ve duydum yıllar sonra...
Olmamış...Başaramamışlar...
Leylanın tayini memleketine yakın bir köye..Bozhüyük'e çıkmış..evlenmiş sonunda başka birisiyle..ardından Torca..oda yitirince umudunu,evlenmiş başkasıyla..
İrkiliverdim Derin düşüncelerden hademenin sesi ile..
-Buyurun bir çayımızı için beklerken...demesi ile kendime geldim.. Çayımı karıştırdım..içmeye başladım..Acaba tanırmıydı beni..Tanısa ne derdi...Ne işim vardı...Ben neyiydim ki..Ayıp olurmuydu...Süzüle süzüle birisi girdi içeri..evet oydu o...kapıya dikildi..gözlerini bana dikti....baktı... baktı...baktı...
-Sen.. Dedi...hızlı adımlarla geldi boynuma sarıldı...Aptallaştım..Ne diyeceğimi bilemedim...Ağlıyordu...Omzuna dokundum...
-Görmek istedim...diye bir çift kelime döküldü dudaklarımdan... ağladı.. Ağladı..ağladı...
Kendine gelir gibi oldu bir süre sonra.Oturduk sonra karşılıklı...Bir çayda ona geldi...Anlamsız konulardan konuştuk biraz...Sonra baktım gözlerine...
-Nasılsın...dedim... durdu...Masanın üzerindeki vazoya yöneldi elleri...İçinden bir karanfil çıkardı...Bana uzattı...
-Nasıl...dedi..güzel kokuyormu...aldım..Anlamsız gözlerle ona baktım...
-Evet dedim..çok güzel..Aldı elimden tekrar..Burnuna götürdü hafif..
-Ben...dedi..durdu...
-Ben dedi ben hiçbir koku almıyorum...sustum... sustuk... anlamıştım..içim ezilmişti.. Biraz daha anlattı ondan bundan..hayat yormuş sanki..erken yaşlanmıştı.bir kızı olmuş adı gonca...gonca...Torca..
Bir süre daha oturduktan sonra ayrıldım yanından.Kapıya kadar geldi beni geçirmeye..Dikiz aynasından takip ediyordum da, ardımdan bakıyordu hala...Ama hayır..Bana bakmıyordu...Suretimde başkasına bakıyordu...Ağır ağır düştüm tekrardan yola...Arabanın her tarafı çamur olmuştu..Köyümün yolunu tuttum..Teybi açtım usul usul...Yine Sezen Aksu..Evet... Tükeneceğiz...Bayılıyordum bu parçaya...yarım saat kadar sonra köyüme giriyordum...Bir dağın eteklerine kurulu...içerisinden küçük bir Akarsunun geçtiği yemyeşil bir köydü benim köyüm... dar köprünün üzerinden geçtim usulca..Merkepler Keçiler...insanlar...araçlar..hep aynı yolu kullanıyordu...Ama yollar daha iyiydi..Çamur yoktu hiç değilse...Geldim dayımlara...Canım dayım..Ne çok özlemişim...Gece yarılarına kadar eski günlerden bahsettik...Öyle de güzel bir uyku çekmişim ki....
Diğersi gün saat dokuzdu uyandığımda...Kahvaltıdan sonra çıktım köyün içerisine...Yürümeye başladım...Bir çoğu tanımıyordu beni...Hepsi yabancı gözüyle bakıyor,iyice süzüyorlardı beni...Ya ben buralıyım...Bu köy benim köyüm diye bağırmak geliyordu bazen içimden...Karşıdan gelen uzun boylu,ince bıyıklı adam...Evet beni süzüyordu...Yaklaştı...Yaklaştı...Evet bu Torca idi...Torca...Geldi yanıma...Baktı Baktı Baktı....tanımıştı...
-Sen..dedi..hoşbeş etti...Koluma girdi.Zorla götürdü evine.İzzet ikram...Alaka...Gözlerime bakıyordu..Ha bire beni süzüyordu... Biliyordum.. Bana bakmıyordu..Baksa da beni görmüyordu...suretimde başkasını görüyordu...Bir sessizlik oldu sonra...
-Nasılsın..deyince gözlerine bakıp; Dolu dolu oldu gözleri..Ağlamayı yediremedi erkekliğine..Sustu..Yavanım..dedi..Tuzsuz ayran,şekersiz çay işte..eksiğim hep yarım...anla işte...anlamıştım...o ağlayamıyordu ben her an ağlayabilirdim...Sessizliği 4 yaşında dünyalar tatlısı bir kız çocuğu bozdu...
-Baba..babacığım...baba..
-Baba bu adam kim..Sorular..Ardı arkası kesilmiyordu...
-Kızın mı dedim...
-Evet..dedi Torca..
-Gel bakalım buraya sen ne şekersin böyle...dedim..hiç yabancılık çekmedi...geldi oturdu dizime...
-Adın ne senin bakim..
-Ayla...dedi...
Torca'ya baktım...
-Evet..dedi Ayla..
Leylayla Torca...Aylayla Gonca...
Ne güzel aşıktı onlar.Ne çok sevmişlerdi...Ne güzel bir sevdaydı Onlarınki... Ne de yakışırlardı birbirlerine...Ama şimdi renksiz.. Kokusuz..Siyah beyaz olmuş onlara dünya...Hep yarım yaşıyorlardı...Bu sevdanın en büyük (belki en küçük) şahidi bendim...Mutluluklarını paylaşmıştım hep...Şimdi acılarını da paylaşıyordum...

İlginizi Çekebilir
  • Kays / LeyLa...
    Git iş işten geçmeden, çok geç o...

  • Leyla ile Mecnun...
    :gul: candan önce canan diyen, geçmiş yılların ve günümüzün en büyük aşıkları ......... :gul:...

  • LEYLÂ ile MECNÛN...
    LEYLÂ ile MECNÛN :agla: Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı...

  • Leyla ile Mecnun...
    LEYLÂ ile MECNÛN Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğl...

  • LEYLA ILE MECNUN........
    Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur. Okulda bir başka ...





Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:11 .