Kuru dereye köprü
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 27-06-2009, 18:07 #1

़ Mahra ਂ

-SNVB-

Kuru dereye köprü


Padişah hazretlerinin canı pek sıkkındı.
Hükmettiği kullarına öyle bir hizmet getirecekti ki, dünya durdukça unutulmayacak, evladiyelik bir hizmet olsun istiyordu.
Vezirleriyle birlikte av partisinden dönerken, kuru derenin kenarında durdu. Kuru dere, şehri iki yakaya bölüyordu. Yaz aylarında bir damla su akmazdı o dereden. Uzun uzun düşündü ve her zaman olduğu gibi vezirine gürledi:
-Tiz bu derenin üstüne şaşaalı bir köprü yapıla, kullarımın işe gidiş istikametine, köprünün başına lüzumu sayıda paralı turnike koyula. İltimas edulmeyüp, her geçen kuldan para tahsil edile!!! En kısa zamanda bu köprü yapılıp hizmete açılmazsa, alimallah beden üste duran kelle size fazla gelür, böyle biline!!!
Padişah bu, kim onun ağzından çıkan kanunlara karşı gelebilirdi? Kim padişahın emri karşısında uyku yüzü görebilird ki? Hiç şakası yok; kelle gider mi giderdi. Önceki vezirin kellesi de ’lale soğanını taşırken düşürdü’ diye bir kılıç darbesiyle yeri boylamıştı.
Ülkenin dört bir yanından köprü ustaları derhal ’mevcutlu olarak’ getirdildi. Köprü inşaatı gece gündüz devam edip, mucize sayılabilecek bir sürede hizmete açıldı.

Padişah, bir süre gidişatı izledi. Ses seda yoktu. Veziri çağırdı:
-Söyle vezir, kullarım nasıl buluyor yeni hizmeti? Turnikeden geçerken para ödüyorlar. Tamam, ama hiç itiraz eden oluyor mu? Onlar, turnike görevlilerine geçiş ücreti öderken, yüzlerine bakıyor musunuz? Yani suratları asık mıdır, güleç midir?

Vezir, padişahın eteğini üc kez üst üste öptükten sonra:
-Haşmetlim, kullarınız size her daim duacıdırlar. Gayet isabetli olarak, kuru dere üstüne yapmasını emir buyurduğunuz köprüden kullarınız ziyadesiyle memnun. Seve seve geçiş ücretini ödüyorlar. Malum-uBu sayede tamtakır olar hazinemiz çok şükür para yüzü gördü. İç borçları bir müddet erteleyip, dış borçlarımızı ödeme başladık. Emr-i ikbalin yüce, kılıcın keskin olsun padişahım.

İnsanların şuursuzca para ödemeleri ve tepki göstermemeleri padışahı huzursuz etmişti ama vezire bunu sezdirmedi. Yine gürledi:
-Köprünün gidişine turnikelere ilave yapın, hatta dönüşe de bir o kadar turnike koyun. Dönüşde paralı olsun!!!

Padışahın o dedikleri de yapıldı.

İnsanlar, kuzu kuzu para ödeyerek geçiyor ve hiç bir ters tepki vermiyorlardı. Vezir, ikinci görüşmede bu hususu padışaha iletmişti. Padişah, sakallarını eliyle kavrayıp, düşündü.
-Köprünün orta yerine de turnike koyun. O turnikelere gürbüz adamları vazifeli olarak koyun. İş dönüşü kullarımı bir güzel rahatlatsınlar da belkim akılları başlarına gelir!!!

Öyle de yapıldı. Yine tepki yoktu.

Padişah, kullarıyla yüzyüze konuşmak istiyordu.
-Tiz bütün kullarımı yarın sabah sarayın bahçesine toplayın. Onlarla konuşacaklarım var!!!

Tellalar, davul çalarak, kapıları tek tek dolaştılar. İnsanlara padişahın toplantı yapma haberi iletildi. Sabah olduğunda, sarayın bahçesi tıklım tıklım dolmuş, insanlar bahçeye sığmayınca, duvarın dışında, ara sokaklarda toplanmış, padişahın ne konuşacağını merak ediyor ve kendi aralarında dedi kodu bile yapabiliyorlardı...

Sarayın balkonunda, bütün haşmetiyle padişah belirdi:
-Ey kullarım! Size hizmet, hazineye destek olsun diye, kuru derenin üstüne görkemli bir köprü yaptım. Geliş ve gidişlere paralı turnikeler koydum. Dış borçlarımızı bu sayede ödedik. Şimdi sıra iç borçların ödemesinde. Onu da başarırız evel Allah. Birde sizi iş dönüşü rahatlatsınlar diye memleketin en gürbüz ve yağız delikanlılarını köprünün orta yerindeki turnikelere yerleştirdik. Onlar da size hizmet veriyorlar. Peki, şimdi soruyorum: BU HİZMETLERDEN MEMNUN MUSUNUZ?

Kalabalık hep birlikte bağırdı:
-Padişahım çok yaşa! Padişahım çok yaşa!

Padişah, bu anlamsız yatırıma tepki gösteren bir tek insan bulsa rahatlayacak, ama yok...

-Yahu, hiç mi bir derdi olan kimse yok aranızda? Diye bağırdı.

Kalabalığın en arka tarafında, bir el ürkek ürkek yukarı çıkıp iniyordu.

Padişah, ’oh be, nihayet!’ diye içinden konuştu. Muhalif kuluyla sohbet etmek istiyordu.

-Getirin o kulumu yanıma!!! Diye gürledi.

Saray görevlileri hemen adamı apar topar padişahın huzuruna çıkardılar.
Padişah sordu:
-Anlaşılan memnun değilsin. Söyle bakalım, itirazın neyedir?

Adam sıkıla sıka:
-Padişahım Allah ömrünü uzun etsin. Yaptığınız o nadide hizmete itiraz etmek haşa ne haddime?Böyle bir hizmet her memlekete nasip olmaz. Ziyadesiyle memnunuz.
Benim maruzatım, köprünün orta yerine koyduğunuz işbitirici vazifelilerin sayısı az, sıra bekliyor ve eve geç kalıyoruz. Mümkünse onların sayısını artırsak... Diyorum.





Benzer Konular

Görüntüleme:626, Cevaplar:4

İlginizi Çekebilir >
Alt 28-06-2009, 05:03 #2

Alaz

mother's daughter


Saol bitanem





Alt 29-06-2009, 12:08 #3

़ Mahra ਂ

-SNVB-


saol üstadım benm





Alt 29-06-2009, 12:27 #4

Casper_hayalet

Aktif Üye


tesekkurler





Alt 30-06-2009, 15:49 #5

●๒lยєฬ๏гl๔●

ÖZEL ÜYE


teşekkürler paylaşım için...





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:52 .