Kağıt Gemi

#1
Yere düşen kağıdı aldı. Boyunun yetmediği masada ayağa kalkıp ikiye katladıKağıt Gemi sonra dörde. Kırdıkça kağıdıKağıt Gemi bir küçük gemiye dönüştü./

Çözülen büyükler çocuktur.Çocukla büyük arası mihenk dayanıklılık mı oluyor? Küçük yaşlarımdan beri mutsuzdum.O kadar kardeşin arasında kim görürdü ve kim gördü ki beni.Hep ağlayarak istedim; çünkü ağlamazsam beni dinlemediler. Çoğun balkon demirlerinde gezdim. Bir keresinde kız kardeşlerimin kurduğu salıncağa asılmış ‘Vermeyeceğim!’ diye diretirken arka üstü düşmüştüm. Her yer kan. Herkes sabırla beklerKağıt Gemi ben ağzımı açar ağlardım. Susmayı bilmeyen aç bir yavru kuş gibi. Ama çevremdekilerin beni karga olarak gördüğü kesindi. İlk okulu zar zor bitirdim.Babam sürekli iş bulmam için baskı yapıyordu. ‘Erkek evladısınKağıt Gemi aç kalırsın aç!’

Henüz aklımda bir meslek yoktu. Acil tecil bir pastaneye verdiler beni. ‘Ama tatil!..’ Dinlemediler. Çocuk adamdan sayılmaz ya. Hiç adam olabilecek miydim ki. İş çıkışı kardeşlerim geliyor onlara tatlı tuzlu pastalar ikram ediyordum. Yeni öğrendiğim tarifleri evde uyguluyordum. El ayamı kapatıyordu ya aldığım paraKağıt Gemi adam mı oluyordum. Para mıydı adam eden.

/Bu kağıt yüzmeye dayanamayacak kadar küçük ve güçsüz değil miKağıt Gemi dedi. Ama herkes böyle yapıyordu gemiyi sonra suya koyuyordu. Koştu bahçedeki havuza. Bir çırpıda bıraktı suya .Gözlerini kapadı ve geminin ardından bir dilek düştü suya./

O dehşetli sabahın yedisi . Yine imalathanede pasta yaparken ustam ardımdan yaklaşıp bana sürtünmeye başladı. Ne yapacağımı şaşırmışken hızla sıyrıldım tezgahla ustamın arasından. Korku dolu gözlerimi okuyamamış olacak ki tekrar üzerime yürüdü. Henüz 10’lu yaşlar ne diyebilirim. ‘Yapma usta!’ haykırışlarımı duymuş olacaklar ki ayak sesleri hızlandı. ‘Defol git lan!’ dedi en son.

Ağlayarak eve gittim. Annemin koynunda dinlendim saatlerce. Kardeşlerimden utandım. Ama babam yoktu. Yine o malum seferlerinden birindeydi. Unutuldu. Ben hiçbir şey yapamadım.

/Gemi suyun üzerinde ilerledi.Havuzun ortasına geldiğinde güneşin ayinleriyle öyle kutsal görünüyordu. Işıklı gözleri gemiye değdiKağıt Gemi gemi hafiflediKağıt Gemi sanki suya değmedi. Duasını yineledi./

Kaderin insanlarca yazıldığını söyleyenler bu kitabı okuyacaksın denildiğinde başka kitaba geçmenin imkansızlığını bilmiyorlar mıydı? Belki okumayı beceremiyordukKağıt Gemi belki başkalarını okumaya çalışırken anlamsızlaşıyorduk. Ağzımda kabaran cümleler her yerde suspusa dönüşüyordu.Başıma gelenleri her şeyin sahibine havale ediyordum. Artık ağlamayı da unutmuştum sokaklarda çelik çomak oynuyordum.

Nihayet babam döndüğünde bana bir meslek edindirmek gerektiğini düşündü. Beni hatırlamıştıKağıt Gemi önemsemişti. O anki mutluluğumu anlatamam size. Bilgisayarlı rotbalans yapacaktım artık. Bu seferki ustam dürüst bir adamdı. Bana elinden gelenin en güzelini öğretti.Kimin duasıydı bu. Alışmıştım galiba satırlarıma. Kabullenince gelirdi en büyük mutluluklar.

/Gemi saatlerce yüzdü durgun suda. Eliyle dalgalar yaptıKağıt Gemidalgaları beslediKağıt Gemi büyüttü. Batmadı gemi. En nihayet başucuna geldiğinde kaptığı gibi koştu babasına. Baba duru sular gibiydi. ‘Ne oldu oğlum?’ derken bir öpücük kondurdu alnına. ‘Baba batmadı gemiKağıt Gemi yeminleKağıt Gemi saatlerdir havuzda ve batmadı!’/

Herkesin hamuru kağıttandı. Batmazdı sığınanKağıt Gemi hafiflerdi. Bunu oğlum kitabını okurken öğrenecekti.


Safiye Korkmaz

İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:36 .