Ölümün Kıyısı Acılar ve Aşk
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 06-10-2009, 21:51 #1

izмiяiηciѕi

вα∂є & ρєѕтσ

Ölümün Kıyısı Acılar ve Aşk


Gördüklerimde hiçbir insanın görmek istemediği büyüklükte bir acı ve izlemekten kendini alamayacağı bir güzellik vardı. Bir hayal vardı sanki.
Zıtlıklar inanılmaz bir uyumla buluşmuştu. Gördüğüm , yaşadığım en inanılmaz şeydi ve tek gerçek anımdı o an. Ne mi gördüm? Anlatacağım.
Öyle bir anlatacağım ki sizin gözleriniz, Kalbiniz olacağım.

Gözlerimi açtığımda yüksek bir vadideydim. Etraf griydi,çimler sadece koyu gri görüntüydü. Belki de çim yoktu. Hatırlayamıyorum, grinin o kadar bol
olduğu bir yer göremezsiniz. Her tonu var grinin, siyahlar gecenin bile olamadığı kadar siyah, beyazlar hiçbir beyaz elbisenin kirlenemediği kadar
kirli. Gökyüzü açık gri, güneş anlamsızca uçan bir kaya parçası gibi. güneşin ışık saçmadığı bir dünya burası. Etrafı görebilmemizi sağlayan
hayalleriniz var, düşünceleriniz gözlerinizi anlamlı kılıyor.

Ayağa kalktım. Yürümeye başladım . ne bulacağımı ve ne bulmak istediğimi bilmeden yürüdüm.
Bacaklarım nereye götürürse oraya gidecektim. Düşüncelerimi kafamdan uzaklaştırdım. Çünkü burada düşünmenin hiçbir faydası yok. Akıl almayacak
bir yer burası. DAha önce ne gördünüz ne de duydunuz böyle bir yer. Belki hayal etmiş olabilirsiniz. Belki burada olmamın nedeni sizsiniz, belki de
yalnızca sensin. Hayallerin benim hayallerim olmuş. Bu yazıyı yazıyorum çünkü sen bunu hayal ediyorsun. Hayal değil mi, hepsi bir hayal. Gerçeği gerçek
yapan nedir? Hayal olmaması mı?

Kayalar vardı yürüdüğüm yerlerde. İrili ufaklı , bazıları kocaman kayalar. Çok büyüklerinin etrafından dolaştım, diğerlerini genellikle tırmandım. İstemsiz
olduğumu söylediğim hareketlerim beni o yüksek olduğunu düşündüğüm vadinin daha da yukarılarına götürüyordu.Neden daha yukarı çıkıyordum? Aşağı inmek daha
mantıklı değil miydi? Yüksekteysen aşağı inersin, hele ki gittiğin yeri bilmiyorsan. Ama ben tırmandım. İnanır mısınız
Nedenini ne o zaman sorguladım ne de şimdi sorguluyorum. Çünkü tek yaptığım düşünmeden hareket etmekti. İnsan bunu hayattayken başaramaz. Düşünmeme
gibi bir seçeneğimiz yok hayatta. Bu beni bir ölü mü yapar, düşünmemek sadece ölülere ait bir güzellik midir? Bilmiyorum, ama hayatta değildim buna
eminim. Ama o zaman hayatta değilsem şimdi de olmamam gerekir. Öte yandan siz bu yazıyı okuyorsanız hayatta olmam gerekir ya da sizin hayatta olmamanız.
Yazımda siz diye hitap etsemde aslında siz tek kişisiniz,sensin hitap ettiğim, tam da hayal ettiğim kişisin.ama Alışkanlık işte. yazarken hep siz derim.

Sen varsan ben de varım. Şuan için tek düşüncem bu. "Sen varsan ben de varım." Felsefe gibi görünen bir söz ama aksine şuan benim tek gerçeğim .

Yürüye yürüye epey bir yol aşmış olmalıydım. Sonunda bir ufuk gördüm. Yükseltilerin sonuna geldiğimi düşündüm. Ama biraz yaklaşınca gördüğümün ufuk olmadığını
anladım. Grilik burada bitiyordu. Toprak bitmişti, bir uçuruma gelmiştim. Uçurumun kenarında bir siyahlık gördüm. Yaklaştıkça görüntü belirginleşti. Ama
tek belirginleşen görüntü o değildi. Yerler cesetlerle kaplıydı. Ölü insanlar vardı. Yüzlerce, binlerce .. Boylamasına gördüğüm ufuk sandığım şey uçurumdu
ama enlemesine baktığımda iki taraf ufuk olmalıydı. hatta sonsuzluk hissi veriyordu bana ve yerler sonsuzluğa kadar cesetlerle kaplıydı. Ölü erkekler, ölü
kadınlar, ölü çocuklar. Binlerce değil milyonlarcası vardı. Cesetler vardı ama kan yoktu etrafta.

Bazı yüzler masumdu, bazıları kötüydü. İçlerinde sevgili olanlar vardı, katil olanlar, sadistler, çocuk tecavüzcüleri, hayatı zehir olmuş yetişkinler,
oğlunu döven anneler, onları sevenler.. aklınıza gelebilecek her türlü insan vardı. Yüzlerine baktığınızda ne olduklarını anlıyorsunuz. Hayalinizde
canlanıyor, bu yüzler dünyada ne kadar çok şey gizlemiş olurlarsa olsunlar burada hiçbirşey gizleyemiyorlar. Simsiyah saçları ve bembeyaz yüzü olan bir kadın
gözüme ilisti. simsiyah ölü gözleriyle bana bakıyordu. Aslında bakmıyordu sadece gösteriyordu. Beyaz seramik parkelerle kaplı bir banyoya girmişti henüz , kapıyı çarpıp
kilitledi. Ağlıyordu tüm sesiyle hıçkırıyordu. Sakinleşene kadar bekledi. Ağladığına dair tek işaret yanaklarında kuruyan gözyaşları olana kadar bekledi.
Ne kadar beklediğini bilemiyorum. Burada zamanı hissedemiyorsunuz. Nefes alışı da düzene girince Çekmeceye uzandı ve el
yordamıyla bir şişe çıkardı. Bir yandan aynadan kendine bakıyordu. Bakışları kararlı olmasına rağmen elleri titriyordu. Az önce ağlamasının etkisi sürüyor
olmalıydı. Şişeyi kaldırdı ve aynaya sertçe fırlattı. Etrafa saçılan cam ve ayna parçalarından biri sol gözünün altını hafifçe çizdi. Kız kırılan aynaya
yaklaştı. Gençliğinin verdiği prüzsüz teni paramparça olmuş aynada bölüm bölüm bembeyazlıklar olarak görünüyordu. Eline ancak sığabilecek kadar bir ayna
parçası aldı. Yüzüne baktı , bakışları elveda bakışlarıydı; herşeye rağmen bu yüzü , bu bakışları, bu canlılığı seviyorum diyor gibiydi. Ama çaresizlerdi
aynı zamanda. aynayı gezdirerek Son bir özlemle yüzüne baktı. Sonra sağ elinin avucuyla aynayı sıkıca kavradı. Elinden büyük bir hızla kanlar
akıyordu, önceleri çok koyu sonra yavaşça açılan renklenme içindeydi dökülen kanlar. Zavallı kız cesaretini topladı ve aynayı sol el bileğine sapladı.
Kısa olması gereken bir süre sonra bembeyaz elbisesinin üzerine yığılıverdi. Artık gözleri buradaki gibi ölüydü. Siyah gözbebekleri daha siyah ve daha
büyüktü.

Bir başka bakış ilişti yine gözlerime. Bu bakışlar nefret dolu bakışlardı. Başta kendine nefret duyan birini gördüm bu ölü siyah gözlerde . Ve izlemeye başladım.
On dört , on beş yaşlarında olmalıydı bu genç kız. Kahverengi, sarı saçları dümdüzdü. Gözleri gençliğin verdiği yaşam umuduyla parlıyordu. Yatağına uzanmış
düşüncelere dalmıştı. Kimbilir aklından neler geçiyordu, neler hayal ediyordu. Kapının tıklatılmasıyla gözleri kapıya döndü. İçeri giren babasını
gören kız hemen fırladı ve babasına sarıldı. Belli ki babası bir süredir evinden ayrıydı. Kızın neşesi, şirin kahkahaları, yanaklarından süzülen mutluluk
gözyaşları.. benim asla yaşamadığım sadece hayal edebildiğim güzelliklerdendir. O saf, o masum, o hayata bağlılık gerçekten görülmeye değerdi. baba
kızın kulağına bişeyler fısıldadı: "Sana bir sürprizim var hayatım." Kız sevinçten öyle bir çığlık attı ki sanarsınız bütün dünya onun oldu. Ne yazık bu sevinç
çığlıklarının acı ve sonra ölüm çığlıklarına dönüşecek olması. Baba kızına bi kez daha baktı ve arkasını dönüp kapıyı kilitledi. "Böyle zevkli, böyle büyük
bir sürpriz hayatında yaşamadın" dedi. Ve üzerindeki tişörtü çıkardı. Kızın gözlerinde şaşkınlık vardı. Adam pantolonunu da çıkardı. Gözlerdeki şaşknlığın
yerini korku aldı. Gerisini anlatmasam da olur. Siz zaten anladınız. Sadece acı dolu çığlıklar, inanılmayacak kadar gözyaşı ve hıçkırık, devamında kin,
nefret vardı diyebilirim. Ve kız perişan halde odada yüzü koyun yatarken babası odadan çıktı. Kız bir süre hareket etmeden bekledi. Sonra yavaşça pencereye
yaklaştı ve kendini boşluğa bıraktı.

Ben yürümeye devam ettim.Baktığım ceset yüzleri de ölü gözleriyle kendi hikayelerini anlatmaya devam etti. Anlayamadığım şey neden sadece intihar eden
ölüler vardı orada ve ben neden buradayım.

Hani ilk gördüğüm karartıyı hatırlıyor musunuz ? İyice yaklaştım ona, uçurumun tam kenarında duruyordu. Siyah tuvaletli siyah-kahve saçlı beyaz bir kızdı bu.
Tahminen on dokuz yirmi yaşlarında olmalıydı, belki on sekiz ama aşağısı değil.

Ben yürümeyi kestiğimde o da durdu.İki eliyle siyah bir gül tutuyordu. Siyah bir gül ilk defa görmüştüm, şaşkınlığımın yanında büyülenmişlik de vardı.
Kız yüzünü bana çevirdi. Gözlerime baktı. Oradakilerin
aksine bu gözler capcanlıydı. Yeşildi ve hayatımda gördüğüm en güzel gözlerdi. Bana gülümsedi. Bu gülümsemede mutluluk, aşk vardı ama aynı zamanda bir
kurtuluş, bir zafer gülümemesiydi bu . Dizlerinin üstüne çöktü. Tualeti etrafına daire biçiminde yayıldı. Kız birkez daha bana baktı ve yine önüne döndü.
Anlayamadığım birşeyler fısıldadı. titreyen elleriyle gülü vücudundan uzaklaştırdı ve sertçe göğsüne sapladı. Gülün sapı, siyah tuvaleti kan içinde bırakarak
deldi ve kızın kalbine girdi. Kalbinden akan kan elbisesinin göğüs bölümünü hızla sardı. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra da kız yere yığıldı.

O an Ölümü ,yaşamı , aşkı, hepsinden çok da kalbime saplanan gülü hissettim; kendime saplanmış gibi hissettim o acıyı.

Kızın yanına gittim. Artık kız demek zor geliyor bana. Çünkü o benim için alelade bir kız değil. O benim aşkım, anlamım. Gözlerine baktım,
diğerlerinin aksine ölü değillerdi o gözler. Canlılardı, yeşillerdi, benimlerdi. Yerde yatan aşkımın önünde diz çöküp ağlamaya başladım. O kadar ağladım ki gökyüzündeki
kaya parçası bir taraftan diğer tarafa geçmişti ağlamayı kesene kadar. hiçbirşey düşünmeden aşkımın kalbinden gülü çıkardım. Ve gerisin geri geldiğim
yere yürümeye başladım. ve işte burdayım geldiğim yerdeyim. Hiçlikteyim. Etrafta karanlık kayalar ve gri bir çöl dışında hiçbirşey yok.

Şİmdi merak etmişsinizdir ben bu yazıyı nasıl yazıyorum? Elimdeki gülün sapıyla, yerden bulduğum bir taşın üzerine ve bileğimden akan kanı kullanarak.
Şuan beni görseniz hiç hayal ettiğiniz gibi gelmez gözünüze heralde. gücüm kalmadığı için yerde iki büklüm yatmış haldeyim. Bütün gücüm yazı yazdığım
sağ kolumda . aciz bedenimde hareket eden tek şey de bu kolum.

Nihayetinde anlatacaklarımı bitirebildim. Ama kafamda ve muhtemelen sizin kafanızda bir iki
soru vardır? Kimdi bu kız? Açıkçası ben de bilmiyorum. Ancak ona bir isim verebilirim. Benim aşkım, benim meleğim o ve adı da Özge. Neden intihar ettiği
konusuna gelince belki de intihar eden o değil sadece benim. Ancak onu kaybetmeye gücüm olmadığı için hayalini yanımda getirdim, benle birlikte intihar
ettirdim. Mümkün olan tek ihtimal bu. Akıl almayan bi yerde olduğum düşünülürse olasılıksızlık çok saçma geliyor kulağa aslında ama insanım işte saçmalıklarla
yaşadım saçmalıklarla ölüyorum.

Neyse; Artık veda etsem iyi olacak çünkü etraf daha da kararmaya başladı. Özgeciğimle biz sonsuzluğa gidiyoruz. Elveda

------
Çağdaş Sonat
04.12.09



Benzer Konular

Görüntüleme:524, Cevaplar:4

İlginizi Çekebilir >
Alt 06-10-2009, 23:53 #2

TaM{1}Manyak

Mutsuz.


BaYaa uZun Ve güzL TşKLeR..





Alt 09-10-2009, 22:33 #3

Ay$enuR

Foruma Alışıyor


Çok güzeldi.





Alt 11-10-2009, 03:09 #4

Sαнil

&.


GüzeLdi.
SağoL.





Alt 29-06-2011, 06:32 #5

K.O

Foruma Alışıyor

Ellerine sağlık





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:35 .