Âh Mecnûn Bir Bilsen…
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 29-10-2009, 19:33 #1

Łeпα

Forumun Tiryakisi

Âh Mecnûn Bir Bilsen…


Bende Mecnûndan füzûn aşıklık isti’dâdı var
Âşık-ı sâdık benim Mecnûn’un ancak adı var
Fuzûlî
I
Ah Kays!
Sana niçin Mecnûn diyorlar?
Nereden bilsinler, asıl cinnetin Leyla’sız kalmak olduğunu!
Nereden bilsinler Leyla’nın adını bile anmanın sana yettiğini…

Günlerden bir gün Mecnûn'a rastlayan bir gönül ehli, onun halini bilen bir yolcu, bütün içtenliğiyle sordu:
“Leyla hakkında ne biliyorsun? Bana Leyla'dan haber ver!”
Mecnûn, o anda baş aşağı yıkıldı, yola serilip kaldı. Sonra inler gibi mırıldandı:
“Bir kere daha Leyla de! Eğer Leyla'yı bilmek istiyorsan bir kere daha Leyla de. Yoksa benden bir şeyler sorup durman beyhûde. Madem Leyla diyorsun, sualine cevap olarak Leyla adı kâfi değil mi? Ne kadar mânâ incisi delinse, yine de Leyla adı kadar değerli değildir. Leyla'nın adını andın mı, cihan içinde cihanlarca sır söyledin demektir. Leyla adı hatırımda dururken başka bir adı bir an bile ansam küfürdür bu.”
Bunu duyan o gönül ehli, daha sonraki zamanlarda şu şiiri okuyup durdu:

Mecnûn ki "La ilahe illa!" der idi
Teklif-i visal eyleseler la der idi
Şol mertebe meftûn idi Leyla'sına kim
Mevlâ diyecek mahalde Leyla der idi

II
Ah Kays!
Sana niçin Mecnûn diyorlar?
Nereden bilsinler, asıl cinnetin onu unutmak olduğunu…
Nereden bilsinler, asıl aşkın Leyla’yı bulmak değil, durmadan aramak olduğunu…

Mecnûn bunun üzerine toparlanıp oturdu. Toprağı karıştırmaya başladı. Sanki orada bir şey arıyor, eşeliyordu. Adam dedi ki:
“A biçâre ne arıyorsun?”
Mecnûn bir âh edip cevap verdi:
“Elbette Leyla’yı arıyorum.”
İyi ama Leyla yerde ne gezer; öylesine berrak bir incinin yol toprağında ne işi var?”
“Elbette o melek yaratılışlı yerde, toprakta olmaz, ama ben onu nerede olursa ararım. Belki bir an gelir, bir yerde buluveririm.

III
Âh Mecnûn!
“Bahtı karaymış” diyorlar senin için.
Leyla’sı olan bir Mecnûn’un bahtı niçin kara olsun ki…
Sen ki Leyla’nın öldüğü haberini aldığında bile “Allah’a hamd olsun” demiş..
Hamd edişinin nedenini soranlara:
“Ben o ay yüzlüden bir fayda elde edemedim. Bari başkaları da bir şey elde edemesin!” diyebilmişsin…

IV
Ah Kays!
Niçin sadece sana Mecnûn diyorlar?
Ya aşkınla yanıp tutuşan Leyla’nın yaşadığı nedir?
O da cinnetten cinnete düşmedi mi senin için?
Onun sevdası da senin aşkın kadar büyük değil miydi?

Leyla'ya sormuşlardı hani bir gün,
"Sen mi Kays'ı daha çok sevdin; yoksa o mu seni?"diye.
"Elbette ben onu daha çok sevdim!" demişti Leyla,
Kays adını duyar duymaz gözünden yaşlar boşanarak, "Elbette ben onu daha çok sevdim!" demişti…
"Nedir delilin, nasıl ispat edersin onu daha çok sevdiğini, üstelik o senin için çılgınlığa varmış, aklını yitirmiş mecnun olmuşken?" O vakit Leyla ağlayarak:
"Dostlar!.."demişti, "sırdır ki gizli gerektir, sevgilinin adını dile düşürmek hakikatte ayıptır. Kays bir dağ delisi gibi davrandı, gitti sahralarda çöllerde aşkımız ona buna anlattı, ben kimseciklerle paylaşmadım onun sevgisini, içimde büyüttüm, büyüttüm, büyüttüm... Budur ki benim onu daha çok sevdiğime delildir.“
- Mecnun kime anlattı ki aşkını?
-Kurtlara, kuşlara, anlattı, yalnızca ağzı var dili yok kurtlara kuşlara. Buna rağmen sırlarına halel geldi, sevdaları dillere düştü, şiirlere nakış oldu.
Sevgi dediğin, aşk dediğin mahremdir, dile getirmek mahremine halel getirmektir.

V
Ah Kays!
Sana niçin Mecnûn diyorlar ki?
Kalbi hiçbir Leyla’ya değmeyenler neden akıllı sanıyorlar kendilerini?

VI
Ne mutlu sana Kays, ne mutlu sana…
Hasretini çekecek bir Leyla’n…
Bahtını karartacak bir sevdan…
Mecnûn dedirtecek bir derdin varmış…

VII
Âh Kays!
Âh Mecnûn!
Âh bahtı kara!
Ya Leyla’sı olmayanlar ne yapsın!



Benzer Konular

Görüntüleme:1283, Cevaplar:2

İlginizi Çekebilir >
Alt 30-10-2009, 01:20 #2

"E-K"

"Küçük Meleğim"


çok anlamlı
teşekkürler





Alt 11-05-2010, 01:01 #3

abadimabadi

Yeni Üye

Alıntı:
• iζmir Ķıζı •´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bende Mecnûndan füzûn aşıklık isti’dâdı var
Âşık-ı sâdık benim Mecnûn’un ancak adı var
Fuzûlî
I
Ah Kays!
Sana niçin Mecnûn diyorlar?
Nereden bilsinler, asıl cinnetin Leyla’sız kalmak olduğunu!
Nereden bilsinler Leyla’nın adını bile anmanın sana yettiğini…

Günlerden bir gün Mecnûn'a rastlayan bir gönül ehli, onun halini bilen bir yolcu, bütün içtenliğiyle sordu:
“Leyla hakkında ne biliyorsun? Bana Leyla'dan haber ver!”
Mecnûn, o anda baş aşağı yıkıldı, yola serilip kaldı. Sonra inler gibi mırıldandı:
“Bir kere daha Leyla de! Eğer Leyla'yı bilmek istiyorsan bir kere daha Leyla de. Yoksa benden bir şeyler sorup durman beyhûde. Madem Leyla diyorsun, sualine cevap olarak Leyla adı kâfi değil mi? Ne kadar mânâ incisi delinse, yine de Leyla adı kadar değerli değildir. Leyla'nın adını andın mı, cihan içinde cihanlarca sır söyledin demektir. Leyla adı hatırımda dururken başka bir adı bir an bile ansam küfürdür bu.”
Bunu duyan o gönül ehli, daha sonraki zamanlarda şu şiiri okuyup durdu:

Mecnûn ki "La ilahe illa!" der idi
Teklif-i visal eyleseler la der idi
Şol mertebe meftûn idi Leyla'sına kim
Mevlâ diyecek mahalde Leyla der idi

II
Ah Kays!
Sana niçin Mecnûn diyorlar?
Nereden bilsinler, asıl cinnetin onu unutmak olduğunu…
Nereden bilsinler, asıl aşkın Leyla’yı bulmak değil, durmadan aramak olduğunu…

Mecnûn bunun üzerine toparlanıp oturdu. Toprağı karıştırmaya başladı. Sanki orada bir şey arıyor, eşeliyordu. Adam dedi ki:
“A biçâre ne arıyorsun?”
Mecnûn bir âh edip cevap verdi:
“Elbette Leyla’yı arıyorum.”
İyi ama Leyla yerde ne gezer; öylesine berrak bir incinin yol toprağında ne işi var?”
“Elbette o melek yaratılışlı yerde, toprakta olmaz, ama ben onu nerede olursa ararım. Belki bir an gelir, bir yerde buluveririm.

III
Âh Mecnûn!
“Bahtı karaymış” diyorlar senin için.
Leyla’sı olan bir Mecnûn’un bahtı niçin kara olsun ki…
Sen ki Leyla’nın öldüğü haberini aldığında bile “Allah’a hamd olsun” demiş..
Hamd edişinin nedenini soranlara:
“Ben o ay yüzlüden bir fayda elde edemedim. Bari başkaları da bir şey elde edemesin!” diyebilmişsin…

IV
Ah Kays!
Niçin sadece sana Mecnûn diyorlar?
Ya aşkınla yanıp tutuşan Leyla’nın yaşadığı nedir?
O da cinnetten cinnete düşmedi mi senin için?
Onun sevdası da senin aşkın kadar büyük değil miydi?

Leyla'ya sormuşlardı hani bir gün,
"Sen mi Kays'ı daha çok sevdin; yoksa o mu seni?"diye.
"Elbette ben onu daha çok sevdim!" demişti Leyla,
Kays adını duyar duymaz gözünden yaşlar boşanarak, "Elbette ben onu daha çok sevdim!" demişti…
"Nedir delilin, nasıl ispat edersin onu daha çok sevdiğini, üstelik o senin için çılgınlığa varmış, aklını yitirmiş mecnun olmuşken?" O vakit Leyla ağlayarak:
"Dostlar!.."demişti, "sırdır ki gizli gerektir, sevgilinin adını dile düşürmek hakikatte ayıptır. Kays bir dağ delisi gibi davrandı, gitti sahralarda çöllerde aşkımız ona buna anlattı, ben kimseciklerle paylaşmadım onun sevgisini, içimde büyüttüm, büyüttüm, büyüttüm... Budur ki benim onu daha çok sevdiğime delildir.“
- Mecnun kime anlattı ki aşkını?
-Kurtlara, kuşlara, anlattı, yalnızca ağzı var dili yok kurtlara kuşlara. Buna rağmen sırlarına halel geldi, sevdaları dillere düştü, şiirlere nakış oldu.
Sevgi dediğin, aşk dediğin mahremdir, dile getirmek mahremine halel getirmektir.

V
Ah Kays!
Sana niçin Mecnûn diyorlar ki?
Kalbi hiçbir Leyla’ya değmeyenler neden akıllı sanıyorlar kendilerini?

VI
Ne mutlu sana Kays, ne mutlu sana…
Hasretini çekecek bir Leyla’n…
Bahtını karartacak bir sevdan…
Mecnûn dedirtecek bir derdin varmış…

VII
Âh Kays!
Âh Mecnûn!
Âh bahtı kara!
Ya Leyla’sı olmayanlar ne yapsın!
Emeğinize sağlık. Bu yazıyı daha önce yazarının sitesinden okumuştum. burada da karşıma çıkınca hatırladım.
Âh Kays!
Âh Mecnûn!
Âh bahtı kara!
Ya Leyla’sı olmayanlar ne yapsın!
Âh Mecnûn Bir Bilsen?
Emeğinize sağlık!





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:24 .