Şafak İstanbul ..

#1
Karla kaplı vücudumun titreyen sıcaklığıyla sarılırken boynuna… Sürüklerken nefesimi gözlerini kırptığın anlarda, oradan oraya… Ve susamış yüreğime dokundururken mutluluktan uçuşan dudaklarını, bir kıvılcım edasıyla… Ne olur hiç durma!”

Bugün günlerden uzak, senin yanımda olmadığın her günkü gibi upuzun bir yol, geçmiyor… Kalabalık koğuşun sisli izmarit kokularında yazıyorum sana bu satırları, her şeyin yasak olduğu bir mekândan, fakat esas duruştan uzak, en berduş halimle uzanmışken ranzama. Seni düşünüyorum… Hasretinden süzülerek donan gözyaşlarım, bütünleşiyor soğuk bedenimle… Ve sivri bir ok gibi dönüşüyor sarkıtlara… Saplanıyor sensizliğe, acıtıyor damlaları.

Az önce, Nişantaşı sokaklarında kol kola gezerken hayal ettim bizi… Sana hanım abla diyen çiçekçi kızdan aldığım o gülü koklarken düşledim seni. Ne çok gülmüştün ama. Kırmızı bereni hatırlıyorum, komandolar gibi hafif yana yatırışını, buzlu kaldırımlarda sallanarak yürüyüşünü hatırlıyorum, güzelliğinden ödün vermemek uğruna çıkarmadığın çizmelerini. O günü, yaşanılan her saniyenin büyük bir iz bırakacağını bilirmişçesine kazımışım beynime.

Ben de geçen gün senin kılığındaydım bir bakıma, bordo berem ve on gündür çıkarmadığım botlarımla. Hava aynı, gökyüzü farklı, kaldırımların yerini kayalar almış, ellerim ellerindeki gibi sımsıkı namluda. Islak nefesinin yanaklarıma dokunuşunu hissettim, başımı sıyıran kurşunla. Seni seviyorum diyerek fısıldayışın çınlıyor sadece, havan topundan sağır olan kulaklarımda.

Sana söz verdiğim gibi, döndüm hayata.

Ve o güne dair, hem de kaç gecedir aynı rüyayı gördüm uyurken dağlarda. Hani o caddenin hemen önünde, şehrin ışıklarının dans ettiği o büyülü kaldırımda, soğuktan kuruyan ellerinle saçımı düzeltişini, gözlerini gözlerime gömüşünü ve çatlak dudaklarının dudaklarıma ilk değişini…

Çatışmadan çıkarsan yaz demiştin ya bana, o günü yaşadık diye bağlandım hayata ve şimdi seninle sarılacağız yarınlara. Şafak 34, omzumdan çıkardığım tüfeğimin yerine, başını yaslayacaksın çok yakında… İşte o zaman, ne olur aşkım, hiç durma!

İlginizi Çekebilir




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:45 .