YAŞARKEN KAÇIRDIKLARIM...

#1
YAŞARKEN KAÇIRDIKLARIM



“Küsmekten korkuyorum” dedi Katelin.

Şenis gülümsedi. Çünkü bilirdi Şenis, tebessüm gözlerine pek yaraşırdı. Yeniden;

“Küsmekten korkuyorum” dedi Katelin.

Şenis tebessümün pek yaraştığı gözleriyle baktı. “Korkularımızla yaşamayı öğrenmek mi daha zor, yoksa korkularımızı yenmek mi” diye sordu.

Oysa Katelin korku kelimesidnen çok “küsmek” üzerinde yoğunlaşmıştı. “Küsmek” ona tehlikeli görünüyordu. “Ölmek” kelimesi gibi çok kapılı girift bir duruş. “Korkmak” ise sonradan kazanılmışlardan biriydi sadece. Seçilebilirdi. Kabul edilebilir, unutulabilir, hatta durdurulabilirdi.

“Ben” dedi Katelin. “Ben küsmekten korkuyorum.”

Şenis dingin tavrını mavi sulara akıtıp, güneşe dokunur gibi hafif kıpırdandı. “Korkuya küssen” dedi.

O an Katelin mavi sulara akıp, güneşe dokunmak hissini yakaladı içinde. Bir dörtlük mırıldanıyordu bu his, duydu Katelin: “Ben avlunun içinde / Avlu gözlerimde / Dönüyoruz / Avlu bana, ben avluya”



İçimi acıtan şarkılar söylüyorlardı,

dinliyordum acıya acıya.

İki damla ile başlayan gözyaşı eşliğinde,

arınmak üzerine kazaklar örüyordum üstelik.

Tarifi imkansız bulutlar geçiyordu gökyüzümden,

“nereye böyle” soruma ilgisiz.

Ya sesleri ulaşmıyordu bana

ya seslerle araları iyi değildi

ya da bulut, buluttu işte annemin dediği gibi;

konuştuğu nerede görülmüştü ki.



Şerefe’den yükselen o çağrı her vakit yüreğimi davet ediyordu,

çağrıyı duyuyordum, kulağımda birçok delik.

“Şerh et” diyordum kendime usturuplu bir dille,

kokuyu, rengi, bitimi.

Susmak adına tebessümler kondurmuştum dudak uçlarıma epeydir,

yalnızlığımın bana kattığı en nadide duruşu kağıtlara akıtmadaydım üstelik.

Dün sana uğradım şehrim, yine çok güzeldin,

“ya ben” sorusu ile bir cebimde anılar özlemlerimi dizginledim.

Çocuk çağımda dağa, duta, duvara, dolunaya;

bir de bilip bilmediğime yüzümü döküp küserdim, korkmadan.

Farkında bile değillerdi küslüğümün, annemin dediği gibi

oyun nedir bilmezlerdi ki.



Şenis “Beni, yaşarken kaçırdıklarım düşündürüyor”

derken Katelin korkmak ve küsmek arasında mekikliyordu.

“Çünkü” diye ekledi Şenis “küsmek kaçırmaktır çok şeyi.”

Naz FERNİBA

İlginizi Çekebilir
  • Yaşarken ölmek.....
    İçler acısı durum.. Hayattan zevk, tad alamamak.. Ruh gibi yaşamak.....

  • Nev--Yaşarken doğmak...
    Ummaktan vazgeçtim sözlerin tükendiği gün Çığlık çığlığaydı gözlerim bakıp da duymadın A...

  • Bİz YaŞarken ÖlÜm Yok Mu?...
    BİZ YAŞARKEN ‘ÖLÜM’ YOK MU? “Kenan’ın babası Rüştü Bey vefat etmiş ve onu...

  • Yaşarken neredeydik?...
    Yaşarken neredeydik? İZMİR'in "unutulmayacak" Belediye Başkanı Ahmet Piriştina sevgiyle ...

  • YAŞARKEN ÖLMEK...
    Ölmek. Kalbin durup ta bedenin hareketsiz kalması mı?Görmemek mi,duymamak mı,konuşamayıp hissetmemek...



#2
SaoL.


#3
sende saol


#4
ölüm_meleği, eline sağlık


#5
seninde gözlerine sağlık crazy emre


#6
ölüm_meleği, Eline saglik


#7
saol ayşe


#8
ölüm_meleği, eline saglik


#9
okuyan gözlerine sağlık tatlixperi




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:35 .