***SeSsizLiK***
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 24-06-2007, 10:36 #1

●[яαρυηzєl]●

Yasaklı Üye

***SeSsizLiK***


Bir gün uyanırsınız, ve hayatın monoton esintisi yüzünüze çarpar.O günün diğerlerinden ne farkı olduğunu kavramaya çalışsanızda,beceremezsiniz.Farklıdır işte.Güneş,haziranın ortasında olmanıza rağmen hiç parlak değildir.Her zaman sizi neşeyle uyandıran kuşların sesi bile,tuhaf bir gıcırtıya bürünmüştür.Aynı yatak, ve yatakta 20 senedir aynı yerde uyuyan aynı adam (bir zamanlar aşkı için delirmiş olduğunuza inanamamazsınız.)O gün farketmekten kaçındığınız tüm sıkıcı monotonluk,yılların intikamını alırcasına karşınızdadır.(Lanet tuvalet bile hep aynı,lanet yatak odasının tam karşısında.)İçinizde sizinle yıllardır konuşup duran, ve hep muhalefet olan ses bile söyleyecek birşey bulamadığından,ukalalığını bir kenara bırakmıştır o gün.

Ayda'da o sabah öyle bir güne uyandı.Aynı yatağın, aynı sağ tarafından kalktı.Kahvenin tüm tonlarının kullanıldığı,demode yatak odası takımı, her zamankindende iç sıkıcıydı.Havada, tuhaf bir koku dolanıyordu.Boğucu, ve vıcık vıcık nem dolu bir koku.Dahada tuhaf olan bir şey vardı.Ama ne olduğunu anlayamıyordu bir türlü.Bir şeyler eksikti.Çok büyük bir eksiklik.Hatta nasıl farkedemediğinize şaşıp kalacak kadar.

Elli dört yaşında ki bir kadın için oldukça
düzgün olan vücudunu saran saten gecelik,terden sırılsıklam olmuştu.Ve Ayda banyoya doğru ilerlerken,görünmeyen birşeylere takılıyormuş gibi,yamuk yumuk salınıyordu.

Banyonun ışığını yakarken,o tuhaf eksiklik duygusu birkez daha içini sarmak için yeltendi,fakat çabuk dağıldı.Lisedeykende bir kere böyle hissetmişti.Kimilerinin bayıldığı beden eğitimi dersi, onun için tam bir kabustu.Şimdi ki düzgün vücudunun,sütun gibi bacaklarının biçimli ve ince belinin aksine,lise yıllarında tam bir dev anasıydı.Kilosu yaşıtlarını neredeyse ikiye katlayacak kadardı.Kendi çaplarında popüler olan,düzgün vücutlu kızlar,beden eğitimi dersinde,hatlarını belli edecek daracık eşofmanlarla, kıkırdayarak soyunma odasından çıkarken,o,bu gün ne mazeret uydursam diye düşünürken bulurdu kendini çoğu kez.Yine bir beden dersi sonunda,diğer kızların eşofmanlarının aksine,bol ve dev bilardo toplarını andıran kalçalarını kapatacak kadar uzun eşofmanlarını çıkarmış,matematik dersine girmek üzereyken hissetmişti o tuhaf duyguyu işte.Eksiklik duygusu.Kayıp ve unutulmuş birşeylerin,anlamsızlaşan ve çözülemeyen boşluğu.Ertesi gün,ebatlarına göre oldukça incecik bir sese sahip okul müdürünün odasına gidene kadarda, o duygu içini sarıp durmuştu.Müdür,elinde sallayıp durduğu spor ayakkabıları,neredeyse burnunu çarpacak kadar yüzüne sokup, "Bunlar senin mi" diye sormuştu."Soyunma odasında unutmuşsun."

Ne tuhaf! Bu sıkıcı günde,sıkıcı banyosunun önünde durmuş,sıkıcı oğlu sıkıcı lise anılarını düşünüyordu 35 yıl sonra.Ve musluğa doğru ilerlerken,içini sıkıcı ve anlamsız bir korkunun sarışına şaşırıyordu."Musluktan mı korkuyorsun cicim?" ooo,merhaba bayan ukala.Bu gün karşılaşacağımızı hiç sanmıyordum.Ukala iç sesler hiç tatil yapmaz mı.Bunalım günlerinde bile mesaiyemi kalırsınız siz.Ama Ayda'nın iç sesi bayan ukala haklıydı bu kez.Gerçektende musluktan
korkuyordu.Sebebini anlayamadığı bir şey,ona suyu açmaması gerektiğini fısıldıyordu.İşin korkuncu,bu fısıltı,bayan ukaladan gelmiyordu bu kez.Daha önce hiç duymadığı,benliğinin çok derinlerinde saklı kalmış ikinci bir iç sesin yabancı sesiydi fısıldayan.

"Bu abuk sabuk korkular da ne şimdi. Hadi ödlek,git ve yıka şu nemrut yüzünü." tamam,tamam yıkıyorum işte.Elini ,yavaş çekim bir film karesindeymiş gibi,ağır ağır musluğa uzattı.Ve musluğu açtı.Beklediği gibi bir patlama,alevler veya hollywood filmlerinde ki efektlere benzer şeyler olmadı.Berrak soğuk su,kendine akma özgürlüğünü tanıyan bu kadına teşekkür edercesine süzüldü musluktan.Ama o tuhaf eksiklik duygusu hiç olmadığı kadar şiddetliydi artık.Ve beyni, tuhaflığı idrak etmeye başladığı anda,yeni tanıştığı ikinci iç ses bay fısıltının,ona yolladığı korku had safhadaydı." Ses yok" demek istedi,ama yalnızca dudakları kıpırdandığı halde,cümleyi onaylayan bir sessizlik sardı her yanı.İkinci denemesi,bir cümle değil korku dolu bir çığlıktı.Ama oda, korkunç sessizliğin arasında, duyulmadan yitip gitti.Eksik olan şeyi keşfetmişliği ona rahatlık ve huzur vermeliydi.Lisede ki ayakkabı olayında olduğu gibi.Oysa parkta annesini kaybetmiş bir çocuk kadar huzurdan uzaktı.Ne kalktığında kuş cıvıltıları vardı,ne yataktan kalkarken geceliğinin çarşafa sürtündüğünü anlatması gereken hışırtı.Şimdiyse musluğun başında,suyun korkunç sessiz akışını seyrediyordu.Bir kez daha konuşmayı denedi.Kelimeler boğazına takılıp kaldı yine.Heyecanla, lavabonun yanında ki tahta dolaba vurdu.Yine ses yok.Bir daha, bir daha vurdu.Eli tuhaf,mor bir renk aldı.Ama dolaptan çıkması gereken patırtının yerinde yeller esiyordu.

Mutfağa koştu.Çatal bıçak çekmecesini çıkartarak yere fırlattı.Gümüş rengi çatal bıçaklar mutfak kalebodurunun üzerine sessizce yayıldılar."Sağır oldum" diye düşündü."Tanrım bir daha asla duyamayacağım." Bir şey yapmalıydı.Kocasını aramayı düşündü.Ama telefonda sesini duymadığı biriyle nasıl konuşabilirdi.İki odalı evinin en kasvetli odasına geri dönerek alel acele giyindi.Ve kendini sokağa attı.

Kapıdan çıkar çıkmaz,duyduğu dehşet,ikiye,hayır ona katlandı.Şehir merkezine yakın,dar bir sokakta bulunan evinin,tüm komşuları sokaklardaydı.Ve herkes aynı şaşkın korkmuş ifadelerle birbirine bakınıyordu.Bir çoğu ise yere çökmüş,sessiz çığlıklar atmaktaydı.Çıktığı hızın iki katı(hayır on katı) bir hızla, eve geri döndü.İçeri adım atar atmaz,kapının karşısında duran, ve kocasıyla, cumartesi akşamları dans yarışmaları seyrettikleri televizyonla gözgöze geldi.Mutlaka haberlerde tüm sokağın,hatta belki tüm şehrin sağır olmasıyla ilgili birşeyler olmalıydı.Musluğa yaklaşırken hissettiği korkuyu andıran,ama çok daha şiddetli bir huzursuzlukla televizyonu açtı.Karşısına çıkan görüntüye nedense hiç şaşırmadı.Korkunç derecede beklenilebilir birşeydi çünkü....


Televizyonda,büyük harflerle yazılmış bir yazı vardı.Ve hangi kanalı açarsanız açın,aynı yazıyı okuyacağınızı biliyordunuz.Korkudan titreyen dizleri,artık onu taşıyamayarak,yere yığıldı.Sessizce göz yaşlarına boğulurken,televizyonda ki yazıyı okuyordu.....


SAYIN İZLEYENLER;

BU SABAH,TÜM DÜNYA,KORKUNÇ BİR SESSİZLİĞE UYANDI.HİÇ BİRİMİZ NE OLDUĞUNU ANLAYAMIYORDUK.SANKİ DÜNYADAKİ TÜM SESLER,DEV BİR

YARATIK TARAFINDAN EMİLMİŞTİ.ŞAŞKINLIĞIMIZ HENÜZ TAZEYDİ Kİ,YETKİLİ BİLİM ADAMLARI BİR AÇIKLAMAYLA KARŞIMIZA GELDİ.

ŞİMDİ OLDUKÇA AÇIK ANLATMAYA ÇALIŞACAĞIM.HEMEN HERKESİN BİLDİĞİ GİBİ,DÜNYADAKİ TÜM SESLER,KAYBOLMADAN ATMOSFERE YAYILIR.VE

SONSUZA KADAR ORADA ASILI KALIRLAR.ANCAK, ARTIK ATMOSFERDE BU SESLERİ BARINDIRACAK YER KALMAMIŞTIR.YANİ ANLAYACAĞINIZ,İNSAN

OĞLU,DÜNYASINA SAHİP ÇIKAMADIĞI GİBİ,EVRENİNEDE SAHİP ÇIKAMAMIŞ DURUMDADIR.BUNDAN BÖYLE NE OLUR,ŞİMDİLİK BİLEN YOK.AMA ŞUNU

RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM Kİ; UZUUUN BİR SESSİZLİK,BİZİ BEKLİYOR.KİM BİLİR,BELKİ DE,KIYAMET BUDUR



Benzer Konular
  • Sessizlik...
    Şu an evimin, duvarlarımın, eşyalarımın olduğu gibi bedeniminde sensiz olmasının bana verdiği ceza SESSİZLİK ...

  • SeSsİzLiK......
    ......

  • Sessizlik...
    sana yansımıyor bizdeki depremler biliyorsun alışkanlıklar da rutinleşiyor ....şehrin gürültüsüne karışıyor...

  • ...Sessizlik, Ah Sessizlik......
    Kahredici vakitler silsilesi, acıtıcı yoklu...

  • SESSİZLİK &......
    AKŞAMIN SESSİZLİGİ YANSIYOR GÜNEŞE, GÜNLER,AYLAR,YILLAR SESSİZ GEÇİYOR. KARANFİLLER AÇMADAN SOLUYOR, AR...


Görüntüleme:754, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:40 .