SÖZ DİLİ DEĞİL, HAL DİLİ (Konuşmaktan çok Yaşamak)

#1
Günaydınlar ☀ sevgili Hikaye ve Öykü sever Arkadaşlar...

ALLAH'ın RAHMETİ VE MERHAMETİ CÜMLEMİZİN ÜZERİNE OLSUN İNŞALLAH, ÂMİN

Evet sevgili arkadaşlar, "gerçek anlamda" Müslümanlık nedir? İslâm nedir?

Bilmek isteyenlere, işte bu iki sorunun cevapları!


Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Endonezya’ya gitti, oraya yerleşti. İşini orada devam ettirdi. Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi.

Bir gün geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir kâr elde etmişti sattığı mallardan. Merak etti, sordu:
– Hangi kumaştan sattın?
-Şu kumaştan efendim.
-Metresini kaça verdin?
-On akçeye.
-Nasıl olur?” diye hayret etti,
-Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu?

Eleman gitti, müşteriyi buldu, getirdi. Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez, helâllik istedi ve fazla parayı müşteriye uzattı. Müşteri şaşırmıştı. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordu.
-Ne demekti hakkını helâl et?

Olay kısa sürede dilden dile dolaştı. Çok geçmeden kralın kulağına kadar vardı. Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Kral sordu:
-Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı nedir?
-Ben, dedi tüccar, bir Müslüman’ım. İslâm dini böyle emreder. Müşterinin bana hakkı geçmişti. Dolayısıyla kazancıma haram girmişti. Ben sadece bir yanlışı düzelttim.

Kral,
-İslâm nedir, Müslümanlık nedir? gibi peş peşe sorular sordu. Birer birer sorularını cevapladı. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla zaman geçirmeden İslâm’ı kabul etti. Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.

250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya’nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır sadece beş akçelik kumaştı. Yapılan tek şey vardı sadece: İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle paylaşmaktı. Efendimizin (S.A.V.) müjdesi herkese açık: “Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve şehitlerle beraberdir."

Yani, asıl etkili olan söz dili değil, hal diliydi. Konuşmaktan çok yaşamaktı. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesiydi.

LÜTFEN PAYLAŞALIM HERKES OKUSUN

Bana ayırdığınız değerli zamanınız için çok teşekkür ederim!

Selam ve Dua ile
Mehmet A.

İlginizi Çekebilir


#2
ÇOK ETKİLEYİCİ BİR HİKAYE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM MEHMET BEY


#3
Alıntı: elifnaz´isimli üyeden Alıntı
ÇOK ETKİLEYİCİ BİR HİKAYE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM MEHMET BEY
RİCA EDERİM HANIMEFENDİ

SÖZ DİLİ DEĞİL, HAL DİLİ (Konuşmaktan çok Yaşamak)

Sevgi dolu Selamlarımla
Mehmet


#4
Bunu yapanlardan olmamızı Rabbim nasip etsin cümlemize,gönülde giderken bir güzellik varsa Rabbim ona bakacak suratımıza değil,Allah razı olsun adaşım kardeşim,selam ve dua ile.


#5
Alıntı: mehmetaluc´isimli üyeden Alıntı
Bunu yapanlardan olmamızı Rabbim nasip etsin cümlemize,gönülde giderken bir güzellik varsa Rabbim ona bakacak suratımıza değil,Allah razı olsun adaşım kardeşim,selam ve dua ile.
ÂMİN... ÂMİN... ÂMİN...

Maalesef İnsanlığın manevi filizlerini, maddi krizlerce soldurdular Mehmet ağabeyim!

Oysa....;"Beni güzel bilirsen, öyle bulursun karşında!"
Diyor MEVLAM.. lakin kul hakkı, kampanya dışında!..

En az senin kadar değerli yorumun için çok teşekkür ederim sevgili ağabeyim!

Sevgi ve saygılarımla
Kardeşin ve adaşın Mehmet




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:22 .