BABALARIN GİZLİ TÖRENİ
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 11-09-2007, 08:50 #1

●[яαρυηzєl]●

Yasaklı Üye

BABALARIN GİZLİ TÖRENİ


Biraz daha fazla kazanabilmek uğruna kalınan mesailerin bitiş düdüğü yankılandı fabrikada.Tornasının temizliğini henüz bitiren Ahmet Usta lavabolara doğru yöneldi. İşbaşılarını çıkarıp temizlenmeye başladı.Ellerini yıkarken bir ara gözü aynadaki aksine takıldı.Yorgun bedeninin izleri yavaş yavaş yüzünde ve saçlarında kendini göstermeye başlamıştı.Uykusuz gözleri kanlanmış,saçlarındaki aklar sanki birden çoğalmıştı.



Kızlar diye iç geçirdi birden.Uyumuşlar mıdır acaba? Kaç gecedir eve geldiğinde bütün direnmelerine karşın uykuya yenik düşmüş oluyorlardı.Nasıl da özlemişti onları...

Özlemin yüreğindeki çarpıntılarıyla hızlanıp,giyinip evin yolunu tuttu.

Bahçe kapısından içeri girdiğinde ikinci katın camlarındaki tüllerin hızla kapandığını gördü.

Gülümsedi.Kızlar uyanıktı.Onlar için saatin geç olduğunu bilmesine rağmen,uyanık olmalarına sevindi.

-Babaaa hoş geldin!

-Bak şu keratalara,daha uyumadınız mı siz?

-Ablam neredeyse uyuyacaktı ama ben uyumadım onu da uyutmadım.

-Hiç te,ben uyumuyordum bir kere,asıl ben seni uyutmadım.

-Yalan söylüyor baba esas ben…

-Tamam kesin!Gelir gelmez ne bağırışıyorsunuz gecenin bir vakti.Ölüyorum yorgunluktan zaten!

Küçük kız biraz da ürkerek ablasına daha bir sokuldu.Gözlerinden azarlanmış olmanın hayal kırıklığı okunuyordu.Ablası sadece 3 yaş büyüktü ama sanki daha korkusuzdu babasına karşı.Yada o küçücük dünyasında öyle bir yere yerleştirmişti ablasını.Ablası elini tuttuğunda hala titriyordu.Ayşe Hanım eşine sert bir bakış atarak yumuşacık sesiyle:

-Kızlar hadi bakalım masaya, babanız acıkmıştır.Sonra sohbet edersiniz.

Kızlar önceden yemiş olmalarına rağmen masadaki yerlerini aldılar.Çünkü annelerinin mümkün olan akşamlarda bütün aileyle masaya oturulması gibi kuralları vardı.Tokta olunsa masaya ailecek oturulacaktı.

Yemekte ortamın biraz yumuşaması kızları yeniden konuşturmaya başlamıştı.Aslında biliyorlardı yemek yerken çok konuşunca babaları gene kızacak.Ama çocuktular.Kendilerince bir dünyada iki kardeş kıkırdayıp duruyordu . Ta ki ikinci azar faslı gelene kadar.

-Kaç kere uyardım sizi yemek masasında oyun oynamayın diye!

Babalarının gür sesiyle korkan kızlar hemen susuverdi.Abla annesine dönüp;

-Yatabilir miyiz anne çok uykumuz geldi.

-Tabi kızım çok geç oldu zaten,iyi geceler deyip yatın.

-İyi geceler baba…

-Size de



Abladan hiç ses yoktu.Korkmasına rağmen kızdığı babasına iyi geceler dilemeden yattı.

-Babam gene çok kızdı değil mi abla?

-Evet

-Bağırdığı zaman ben çok korkuyorum ya sen?

-Hayır korkmuyorum.

-Yalan söyleme

-Söylemiyorum,kimseden korkmam ben…

-İyi o zaman babam gelince ben hep yanında durabilir miyim,ben korkuyorum?

-Tamam,hadi iyi geceler.



Kardeşinin hemen uyumasına karşılık ranzasında tavana dikili kaldı ufacık gözleri.

Ağlamayacaktı işte.Yalan söylemişti kardeşine.Nasıl korkuyordu babasından hem de.

Ama korktuğunu söylerse kardeşi daha fazla korkacaktı,biliyordu.Neden hep bağırıyordu babası onlara? Hiç sevmiyor muydu onları? Neden hiç kucağına alıp sevmiyordu,ya da onlarla hiç oyun oynamıyordu?

Küçücük yüreğinde cevaplayamadığı o kadar çok soruları vardı ki.Hırsla çekti yorganı başına.Ağlayacaktı ve kardeşi duymamalıydı.



Bir süre sonra koridorun ışığı yandı.Babasının terliklerinin sesini duydu.İşte geliyordu babası. Hemen gözlerini silip,yüzünü duvara dönüp uyuyor numarası yaptı.Babasının içeri girdiğini duydu.Işığı yakmamıştı .

Ahmet Usta küçük kızının yorganını düzeltip üstünü örttü.Anneleri ikisine de bir örnek dikmişti geceliklerini.Bir örnek giyinmelerini çok seviyordu kızlarının.Saçlarını okşarken,onları üzdüğü için üzgündü.

Kendi çocukluğunu düşündü.Öyle görmüştü o da.Çocuk kısmı öyle şımartılmaz.

Bir kişiden korkmalı çocuk.Yoksa baş edemezsin.Kendince yanlış olduğunu bile bile gene yapıyordu.Beni de babam hiç kucağına almadı ama gene de hep sevdim babamı diye düşündü.

Eşinin ısrarla uyarmalarına karşı birinde denese sonra gene içindeki baba modeli ortaya çıkıyordu.O kadar çok seviyordu ki kızlarını aslında.Eşinin acaba bir daha denesek oğlan olur mu sorularına hep aynı cevabı veriyordu.

-Hayır.Ben kızlarımdan memnunum,büyüyüp evlendiklerinde iki de hazır oğlumuz olur işte…



Ranzanın merdivenlerini çıktığında daha bir sıkı yumdu gözlerini abla.Babası onun da yorganını düzeltti.Kestirmesine izin vermediği o uzun saçlarını okşamaya başladı.

Babasının gizli töreniydi bu.Her gece gelir kızlarını uykusunda severdi.yatağın bir kenarına ilişir,üzerlerini örter,saçlarını okşardı.Bazen bir şeyler fısıldardı.Babasını duyabilmek için bütün dikkatini toplardı.Kızgınlıkla dolu yüreği karmaşık duygularla dolardı.

Neden biz uyanıkken de yapmıyor böyle sanki?

Ahmet Usta uykularında sever,nasihat ederdi sanki kızlarına.Hayatın çok ağır ve taşıması zor yükünün altında,kendi yaralı yüreğini sanki uykularında açardı kızlarına.

Babalarının gizli töreniydi bu ve sadece o biliyordu.Ne annesine ne de kardeşine bahsetmişti bundan.Zaten küçüktü kardeşi anlayamazdı belki.Babasının bilmelerini istemediği şeyi bilmenin gururunu taşıyordu minik yüreği kendince.Her akşam bu gizli törenin varlığını yaşamanın ve aslında sevildiklerini bilmenin tadıyla babası odadan çıktıktan sonra koridora doğru uzatıp başını içinden seslenirdi babasına:

-Ben de seni seviyorum baba, iyi geceler…



Benzer Konular

Görüntüleme:401, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:47 .