Yuce Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'den saygi ve sevgi ornekleri...
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 05-06-2009, 17:51 #1

яσ¢кη

« Figen »

Yuce Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'den saygi ve sevgi ornekleri...



Baskalarinin kutsalina saygi gosterme terbiyesinden mahrum kimseler, cizdikleri karikaturleriyle Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'i insana saygi, sevgi gostermeyen, hep vurup kirmayi ogutleyen biri olarak gostermeye yeltenmisler... Halbuki âlemlere rahmet olarak gonderilen Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), insana saygi ve sevgi gosterme hususunda da tum insanliga ornek olacak talim ve telkinlerde bulunmus, en carpici ornekleri hem de bizzat yasayarak vermistir. Bu konudaki misaller sayilamayacak kadar coktur. Bu vesile ile bir tanesini tefekkurlerinize takdim etmek istiyorum bugun. Bakalim Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), insana saygi sevgi ornegini bizzat nasil vermis, Efendimiz'i (sallallahu aleyhi ve sellem) ornek alan sahabeleri de ayni saygi, sevgiyi nasil uygulamislar bir daha gorelim...

Once saygi, sevgi timsali Efendimiz'den (sallallahu aleyhi ve sellem) bir ornek : Yemen'in Beciyle kabilesi ileri gelenlerinden olan Cerir, bir gun Medine'ye gelir, Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) huzuruna girer. Kalabaligin icinde arkalarda oturmaya yer ararken mihraptan kendisini goren Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) saygi dolu davetine soyle muhatap olur : "Ya Cerir! Kapinin arkasinda kilma, buraya gel, yanima buyur!.." Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Cerir'e yaninda yer gosterme saygisiyla da kalmaz, ayrica sirtindaki cubbesini cikarip Cerir'in, oturacagi yere serme sevgisini de gosterir.

Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) gosterdigi bu saygi, sevgi orneginden fevkalade etkilenen Cerir, mahcubiyetle mihraba dogru ilerler, kendisi icin serilen cubbeyi buyuk bir sevgi ile alir, ust uste katlar, sonra da : "Bu cubbe, yere serilip de minder gibi uzerine oturulacak cubbe degil, basa konup tac gibi basta tasinacak cubbedir, diyerek cubbeyi basinin uzerine koyar ve ciplak yere buyuk bir saygi ile oturur."

Bundan sonra Efendimiz'den (sallallahu aleyhi ve sellem) oradakilere, onlarin sahislarinda tum insanliga su saygi ve sevgi talim ve telkini gelir : "Bir kavmin ileri gelenleri size gelince saygi ile yer gosterin, sevgi ile muhatap olun. " Sozlerine sunu da ekler : "Zaten mumin, baskalarina saygi gosterir, saygi gosterdiklerinden de saygi gorur!.."
Saygi gostermediginden dolayi saygi gormeyen muminde hayir yoktur!.. Iste bizim yegane ornegimiz Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) cevresine saygi ve sevgi talim ve telkini. Hem de bizzat sirtindaki cubbesini yere sererek ornek olmus, sahabeleri de onun talim ve telkinine uyarak ayni saygi, sevgiyi kendi aralarinda bizzat yasamislardir. Isterseniz bir de O'nun egitiminden gecen sahabe efendilerimizden misal verelim.

Zeyd bin Sabit (radiyallahu anh) , Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) vahiy katiplerinden biridir. Abdullah bin Abbas (radiyallahu anh) da Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) amcasinin ogludur. Yani her ikisi de sevgi ve saygi anlayislarini, gorgu ve terbiye egitimlerini Efendimiz'den almislar (sallallahu aleyhi ve sellem), O'nun talim ve telkiniyle sosyal davranislara sahip olmuslardir. Iste bunlardan Zeyd bin Sabit (radiyallahu anh) bir gun, yolun kenarina atini cekmis, binmek uzeredir. Uzaklardan durumu goren Abdullah bin Abbas (radiyallahu anh) kosarak gelir, bir hizmetci gibi Zeyd'in atinin ozengisini saygi ile tutarak binmesine yardim eder. Bu saygiyi goren vahiy katibi mahcubiyetle seslenir : "Ne yapiyorsun ey Rasûlullah'in amcasinin oglu?".. Cevapta tereddut yoktur : "Biz Rasûlullah'tan buyuklerimize saygi gostermekle emrolunduk."

Mahcubiyeti daha da artan Zeyd bin Sabit : "Uzengi tutan eline bakayim ey Abdullah!" der. Abdullah'in yukari kaldirdigi eline hemen sarilan vahiy katibi, uc defa opup basina koyarak der ki : "Biz de, uzengi tutan eli boyle sevgi ile opmekle emrolunduk!.."

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in bize talim ve telkini boyle iken, hayatini boyle fazilet orneklerinden mahrum yasayanlar, elbette bizim saygi, sevgi timsalimizi anlamayacak, vurup kirma telkincisi olarak gosterme cehaletine duseceklerdir. Bize dusen, onlarin, hayal bile edemedikleri bu fazilet numunelerimizi dusunce dunyalarina duyurmak, karanlik âlemlerine bilgi kandilleri asarak ufuklarini aydinlatmak...

Ancak bizler kandil mi yakiyoruz, yoksa karanlik mi zemmediyoruz; bunu da iyi dusunmek gerekir.



Benzer Konular

Görüntüleme:1535, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:33 .