Bir Dürüstlük Örneği Olarak Hazret-i Peygamber (s.a.v)
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 23-06-2009, 08:53 #1

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS

Bir Dürüstlük Örneği Olarak Hazret-i Peygamber (s.a.v)



Bir Dürüstlük Örneği Olarak Hazret-i Peygamber
Toplumda güvenilir kişi olmanın ilk ve en önemli şartı dürüst olmaktır. Sözünde yalan, işinde hile, hal ve gidişatın*da riya bulunmayan insanı herkes sever; sevmese de takdir eder. Canlı varlık acıdan kaçar, zarardan sakınır. İnsanoğlu nekadar kötülüğe batmış olursa olsun yine de aldatılmaktan hoşlanmaz. Bir güven ortamında yaşamak ister.
Bir İngiliz Lordu, "İnsanlar dehâya hayrandırlar, ama ka*rakterin arkasından giderler" diyordu. Halk kitlelerini pe*şinden sürükleyecek kişilerin üstün zekâ sahibi dâhiler olma*yıp, karakter sahibi liderler olduğunu vurguluyordu.
Dostluklar güven üzerine kurulur. Ortaklıklar güven üze*rine kurulur. Evlilik de öyledir. Bunlar güvenin varlığına bağlı olarak yaşarlar. Güvenin bittiği yerde sona ererler.
Çocuk belli bir güven ortamı içinde dünyaya gelir. Ancak toplumda güvenilir bir kişi olabilmesi için uzun yıllar ge*rekir ve çok ekmek yemesi lâzım gelir. Kimseyi aldatmadan, yalan söylemeden, hile yapmadan, yalan vaatte bulunmadan, ver*diği sözden caymadan yaşanan bir ömrün sonlarına doğru an*cak o insan güvenilir biri olabilir. Toplumda güvenilir kişi olabilmek insanın kendi elindedir ve bu uğurda gösterdiği dikkat ve çabaya bağlıdır. Yüce ahlâk değerlerinin son derece yıpranmış olduğu, hemen her konuda yalan ve dolanın geçerli bulunduğu ortamlarda, kör kalabalığın gidişine uymadan bu yüce değerlere bağlı kalarak yaşamak büyük kahramanlık sayılır. Gerçek anlamda yiğit ve kahraman kişiler işte bunlardır.
Hz, Muhammed (a.s.) yirmibeş yaşlarına geldiği zaman Mek*ke şehrinde onun dürüst ve namuslu bir genç olduğunu artık herkes biliyordu. Şehirde zengin ve dul bir kadın vardı; adı Hatice idi. Hemşehrileri, kendisine temiz ve tüccar ka*dın anlamına gelen "et-Tâciretüt-Tâhire" diyorlardı. İki defa evlenmiş ve her evliliğinden birer çocuğu olmuş olma*sına rağmen hâlâ genç sayılırdı. Güzelliğinin şöhreti zengin*liğinden daha az değildi. Mekke'nin ileri gelenleri tarafından defalarca evlilik teklifi almış olmasına rağmen hepsini geri çevirmişti.
İlk vahyin heyecanından çok etkilenen ve dönüp evine geldiği zaman bile titremesi devem eden Hz. Peygamber, uykudan uyanıp kendine geldiği zaman, gördüğü şeyin kendisi için bir uğur ve beşaret mi, yoksa bir uğursuzluk mu olduğuna bir türlü karar ve*remezken, Hz. Hatice, ona"Korkma, Allah seni asla fenalığa terketmez. Olsa olsa sana iyilik eder. Çünkü hısım akrabana yardım edersin, aileni korursun, herkese doğru yolu gösterir, yetimleri kayırırsın. Sözün doğrusunu söylersin, emânete hıyanet etmezsin, felâkete uğrayanların yardımına koşar, fakir fukaraya iyilik edersin ve herkese karşı nazik ve saygılı davranırsın"dedi. Böylece bu hadisenin sevgili eşi için mutlaka bir hayır ve uğur olduğuna olan inancını dile getirdi.
Kaba kuvvetin ve zorbalığın simgesi sayılan Ebu Cehil bile birgün ona karşı şöyle bir itirafta bulunmak zorunda kaldı ve dedi ki: "Ey Mu*hammed, biz seni küçük yaştan beri yakından tanıyoruz. Şimdiye kadar hiçbir konuda yanlış yaptığını ve yalan söylediğini işitmedik. Dürüst ve iffetli biri olduğun için biz sana Mu*hammed'ül-Emîn adını verdik. Ayet diye okuduğun şeyler hakkın*da da senin yalan söylemediğini ve bu konuda samimi olduğunu biliyoruz. Fakat sana vahiy getirdiğini söylediğin o melek mi*dir, nedir, o var ya işte o seni kandırıyor. Sakın ona al*danma, bu işten vazgeç!"
Bunun üzerine inen âyette "İşte görüyorsun ya, onlar sana, yalancısın diyemiyorlar, fakat o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar" (En'âm 6/33) buyuruluyor ve onun inkâr edilemez dürüstlüğü vurgulanıyordu.
Peygamberlerde bulunması gerekli olan "sıdk, emânet, tebliğ, fetanet ve ismet" diye bilinen beş önemli özelliğin birincisi doğru sözlülük, ikincisi de ona bağlı olan güvenilirliktir. Doğru sözlülük ve güvenilirlik, her müslümanda hattâ her in*sanda bulunması gereken temel özelliklerdir. Hz. Peygamber, müslümanı tarif ederken "Müslüman, dilinden ve elinden diğer müslümanların güvende olduğu kişidir" buyuruyor. Eliyle ve diliyle başkalarına zarar verenlerin gerçek müslüman olmadıklarına işa*ret etmiş oluyor. Müslümanlık tek kelimeyle doğruluk demektir.

Dinimizde kılınması emredilen beş vakit namaz, aslında doğruluk amacına yönelik bir ibadettir. Çünkü namazın her rek'atında okunan Fatiha Sûresi'nde Allah'dan istenen bir tek dua vardır, o da doğruluktan ayrılmamak demek olan "İhdinessırata'l-müstekîm" dileğidir. Her müslüman günde en az kırk defa bu duayı yapmakta ve Allah'dan ısrarla doğruluk ve dürüstlük istemektedir. Dıştan ve içten gelen baskılara kapılmadan, şaşırmadan ve sapıklığa düşmeden doğru yolda yürümek için Allah'ın yardımını dilemektedir. Çünkü "Namaz müminin miracıdır" ve miraç, Allah ile buluşmak ve O'nunla yüz yüze gelmek demektir. Kur'ân, bize, Allah'dan, doğru yoldan ayrılmamak için yardım istememiz gerek*tiğini öğütlerken, Allah'ın da doğru yolda olduğunu Haber ve*riyor ve "Benim Rabbim, kesinlikle doğru yol üzeredir" (Hûd 11/65) buyuruyor. Ayrıca Peygamber'in de "Doğru yolda olduğunu" (Yâsin 36/4) bildiriyor.
Bu şu demektir: Ben Rabbiniz olarak doğru yoldayım, izinden gitmeniz gereken Peygamber de doğru yoldadır. Siz doğruluktan ayrılır bir milim yoldan saparsanız Peygamber'in yolundan çık*mış olursunuz. O yoldan çıktığınız takdirde beni ebediyyen bu*lamazsınız, rızamı kazanamazsınız!
Sonuç olarak diyebiliriz ki:
Hem dünya hayatının düzen ve mutluluğ, hem ebedî hayat olan âhiretin düzen ve mutluluğu doğruluk ve dürüstlük temeline dayalıdır. İşte kıldan ince kılıçtan keskin olduğu bildirilen "Sırat Köprüsü" esas itibariyle budur. Yani, erginlik çağından itibaren ölünceye kadar, bütün nefsanî isteklere ve dünya nimetlerinin câzibesine kendisini kaptırmadan, insanoğlunun doğruluktan ayrılmadan yaşamaya çalışmasıdır. Her türlü engele rağmen bu yolda yürümeye azimli olmasıdır.
Ancak bu sayede Allah'a lâyık kul, Peygamber'e lâyık ümmet olunur.
Sözü burada keselim.
Güvende olmak isteyen,
Nur ile dolmak isteyen,
Allah'ı bulmak isteyen
Doğruluktan ayrılmasın,
Doğruluktan ayrılmasın!



Benzer Konular

Görüntüleme:1596, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:06 .