AŞK-I MUHAMMEDÎ
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 07-07-2010, 17:18 #21

CehenneD.peRiiSii

Bizden Biri


Ellerine saglik
cok güzel





Alt 07-07-2010, 17:45 #22

pennant

Azimli Üye


kardeşim ALLAH razı olsun paylaşımlar için





Alt 07-07-2010, 17:59 #23

makes

Foruma Alışıyor


Bu önünde bulunduğum yerin cehennem olduğu söyleniyor ve benim buradan geçmem emrediliyordu. Ben şaşkın bir vaziyette iken acaba buradan nasıl geçebilirim diye düşünmeye başlamıştımki bana ''Allahümme ecirna min en'nar'' de ve yürü dendi. Ben adımımı atacaktımki önümde yuvarlak halinde parlak nurlar belirdi. Bu nurlar aralıklar halinde diziliyordu. Öyleki ben koşar adımlarla ulaşabileceğim bir aralıklardaydı. Ben ''Allahümme ecirna min en'nar'' diyor ve koşar adımlarla zıplayarak önümde beliren nurlar üzerine basarak gidiyordum. Aslında ben öyle çetin bir yerdeydimki korku ve endişe içerisinde olmam gerekirken aksine çok sakin ama şaşkın bir vaziyette fakat yalnızca nurlara bakarak ilerliyordum. Böyle olağan üstü bir durumla karşılaşmama rağmen Allah tarafından aklıma son zamanlarda hep benim zihnimi meşkul eden ve bir türlü yaşamadan hakkıyle anlayamayacağım mesele hakkındaki soru kendi kendime sorduruluyordu. Şöyleki; o an kendi kendime dedimki: ''acaba ben bu olağan üstü durumu zahirenmi yoksa batinenmi yaşıyorum?''. Ben böyle sorduğum anda birden benim vücudumun yarısı normal etten ve kemiktenken diğer yarısı saydam bir hal aldı. Bu yaşadığım olayı hem zahiren ve hem batınen yaşadığım söylendi. Ben bu halde koşar bir vaziyette nurlar üzerinde yürümeye devam ederken bu yaşadığım hale hayretler içerisinde kalıyordum. Anladımki ben bu olayı hem ruhen ve hemde bedenen yaşıyordum. Bir müddet sonra bu hal sona ermişti. AllahüEkber Allahım sen çok büyüksün!!! Bu yaşadığım olaydan sonra beni meşkül eden durumlardan biri de cehennemin zift şeklinde olup olmadığı idi. Cehennem hakkında çok şey okumuş ve çok şey duymyştum fakat zift halinde olduğunu hiç hatırlamıyordum. Bu durumu hadis kitaplarında araştırmaya başladım. Nihayet Ebu Hureyre (ra)'den gelen nakille şu hadis rivayetini buldum: Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizin şu şekilde buyurduğu rivayet olunmuştur; -''İnsanların yakmış olduğu ateş cehennem ateşinin yetmiş parçasından bir parçadır. Sahabe: -''YaRasülallah dünya ateşi (cezalandırmak için) kafi gelir'' dediler. Rasülullah sallallahü aleyhi ve sellem de: -''Cehennem ateşi dünya ateşinden altmışdokuz derece daha şiddetli kılındı'' -''Siz cehennem ateşini bu ateşiniz gibi kırmızımı sanıyorsunuz? O zift gibi simsiyahtır'' buyurdu. (Muvatta) Rivayet edilen bu hadisi de okuduktan sonra yaşadığım bu olayı çok daha iyi anlıyordum. Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Akşam namazını kıldıktan sonrahiç kimseyle konuşmadan yedi kere Allahümme ecirna minennnar de!Çünkü bunu deyip deo gece ölürsen mutlaka cehennemden kurtulursun. Sabah namazından sonra da aynı şeyi söyle! Zira o gün ölürsenateşten kurtulmana karar verilir (MüslimEbu Davud.(ra)) ''Allahümme ecirna min en'nar'' (Allahım bizleri cehennem ateşinden koru)





Alt 07-07-2010, 18:05 #24

makes

Foruma Alışıyor


Alıntı:
CehenneD.peRiiSii´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ellerine saglik
cok güzel
İlgin için tşkürler





Alt 07-07-2010, 18:07 #25

makes

Foruma Alışıyor


Alıntı:
pennant´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kardeşim ALLAH razı olsun paylaşımlar için
ilgin için tşkler..Allah azze ve celle senden de razı olsun..ecmain inşallah kardeşim





Alt 13-07-2010, 22:57 #26

makes

Foruma Alışıyor


AŞK-I MUHAMMEDÎ
(sallallahü aleyhi ve sellem)


Bendeki Kabe ve Efendimizi Ravzasında ziyaret etme özleminin had safaya çıktığı o yılın Hacc zamanını sabırsızlıkla bekliyor ve gidebilmemin bana nasip olması için de Rabbime hep dua ediyordum. Nihayet tüm hazırlıklarımı yapıp gidebilmiştim. Gerek Beytullahta gerekse Mescid-i Nebevi de çok duygusal anlar yaşandı.
Öyleki, Hacc ibadetini yapıp ziyaretler bittikten sonra geri dönmek bana çok zor geliyordu. Fakat ağlaya ağlaya ayrılmak zorunda kaldım. Sanki öz yurdumdan koparılmış gibiydim. Aslında dönüşüm Almanyaya idi fakat bu Hacc yolculuğunu organize eden kardeşler güzel bir teklifte bulundular.
Türkiyeye sıla-i rahim yapmak istersem hemen uçuş proğramında bir değişiklik yapıp İstanbul havaalanında inebileceğimi ve almanyaya hangi tarihte dönmek istersem ona göre ayarlayabileceklerini söylediler.
Bu benim için çifte bayram olacağı için hemen kabül ettim (Allah azze ve celle kendilerinden razı olsun). Anne ve Babamı da Hacc dönüşünde görecektim. Kutsal topraklardan çok buruk ayrılmam akabinde Anne ve Babamı ziyaretim, bu üzüntümü hiç olmassa birazcık hafifletmişti.
Babamlarda kaldığım gece teheccüdte iken sabah namazına yakın biraz dalmışım. Yani biraz uyuklamışım.
Birden hafif bir sarsıntıyla kendime gelmem sağlandı. Birden semayı seyreder halde buldum kendimi. Gördüklerim karşısında şaşkına dönmüştüm. Bembeyaz elbiseler giyili parlak ve nurani yüzlü insanlar yeryüzünden gök yüzüne yükseliyorlardı. Ve herbirinin ellerinde birer beyaz kağıt vardı. Hayretler içerisinde kaldığım bir başka şey ise babam da onların arasındaydı. Ben hayretler içerisinde hem de gıptayla onları seyrederken ''acaba bunlar kimler ve nereye doğru yükseliyorlar, hem de ellerinde birer kağıtla'' diye kendi kendime soruyordum.
Bana ''onlar sadık ve salih kimselerdir ve her seherde berzaha yükselirler'' dendi. ''O salih ve sadık kimselerin ellerindeki kağıtlar nedir acaba'' diye tekrar sordum. ''Onlar her seherde Rabblerine günlük iltica dilekçelerini sunarlar'' dendi. Bir müddet onları seyrettikten sonra dünya haline geri dönmüş oldum.
Bu durumu yaşadıktan sonra Rabbime hamd ile:
'' Çok şükür ailemizden birisi tüm ailemiz için Allah (azze ve celle)'a ailemiz için arzu hal dilekçesi ile münacaatta bulunuyor'' dedim.

Sabah olduktan sonra babama kısa ve öz bir ricada bulundum, acaba hangi ibadetle bu makama erişti diye, ama o sadece bana tebessüm etti...


Rabbim senin şânın ne yücedir.

.
*Özel mesajla, bu konumuzla ilgili özel bilgi isteyen kardeşlerim; malesef yeterli mesaj limitine ulaşamadığımdan kendilerine istedikleri bilgiler hakkında bir bilgilendirme yapamıyorum...
Delail'ül Hayrat kitabı çeşitli ebatlarda kitapçılarda bulunmaktadır. Ayrıca internetten sesli ve yazılı olarakta bulmak mümkün...
inşallah dualarınızda benide unutmayınız.
selam ve dua ile





Alt 22-08-2010, 01:59 #27

makes

Foruma Alışıyor


.

selamün aleyküm

kardeşlerim sizlerle bu güzle sitemizde tekrar buluşturan Rabbime sonsuz şükürler olsun.
Bu yaz dönemi türkiyeye sıla-i rahim için geldiğim bir sırada, maneviyatı yüksek bir kardeşimle görüşme fırsatı oldu.
Kendisini pazartesi günleri salavat okumaya davet etmiştim.
Büyük bir heyecanla bu daveti kabül etti. Ve görmüş olduğu bir rüyasını bu vesileyle anlatmaya başladı:

''Kardeşim sen yıllar önce rüyamda, bana elinde beyaz bir kağıtla geldin. Elideki beyaz kağıdı bana uzattın. Ben o beyaz kağıdı elime aldığımda üzerinde Salavat-ı Şerifeler yazılı olduğunu gördüm.

Bana dedinki:
-''Bu Salavat-ı Şerifeleri oku ve bana da dua et olurmu'' dedin.
O an o mahalde sen ve sayısını bilmediğim kadar insanlar halka olup oturdunuz ve salavat okuyordunuz.
Kardeşim bu zamana kadar neredeydin ve bunca yıl bu halkadan beni neden mahrum bıraktın'' diyordu...
Ben bu hususu öğrenince Rabbime şükrettim.



.





Alt 26-12-2010, 23:49 #28

makes

Foruma Alışıyor


Ey ilahi aşk yolunun yolcusu

Nasılki, toprağa tohum saçılır yağmur yağması ve gün bu tarlanın üzerine doğması ve güneşin üzerine nüfuz etmesiyle tohum filizlenirse,

sen de gönül tarlan olan kalbine ilahi aşk tohumlarını saç ve bekle, göreceksinki bir gün istidat ve kabiliyetince, o gönül tarlandaki ilahi aşk tohumun üzerine Yüce Rahman (azze ve celle)'ın NUR güneşi doğacak, rahmeti sağnak sağnak yağacaktır...


yolunuz NUR, yüreğiniz pür-NUR olsun efendim..

muhabbetlerimle...




♂kyanus Bunu beğendi.

Alt 20-03-2011, 05:36 #29

makes

Foruma Alışıyor



Kapattım gözlerimi tüm ışıklara
Tek bir ışık süzülsün göz kapaklarımın ardına
Zamanın durduğu,
Mekanın dahi vehimden başka bir şey olmadığı
Bir alemde,
Dönsün kâinat kendi seyrinde...
Eğer bir çorak topraksa sularım,
Gönlümde sağnak sağnak yağan
Sevgi yağmurlarımla...
Varlık âleminde
Uğultuyla yankılanan ruhların sesi,
Perdesiz duyu organlarıma çarpsada,
İnsan bilincini yörüngeden çıkartacak
Anlar yaşansada,
Yüreğimdeki o ulvî aşk
Gözlerimdeki O eşsiz nûrun
Tüm vehimleri kökünden yıkmaktadır.
"ALÎM" ile feyizler aktığında,
Ya da yüreğime bir güneş gibi doğduğunda,
Bilinç ötesi bilinçler doğduğunu anlarım.
Bâzen hüzün bastığında gönlümü,
Bürünür ayrılık mâtemine ruhum.
Duygulardaki ağır basan özlemim,
Karabasanın çöküşü gibi,
Baskınlar yerim yüreğimde.
Aşk nağmelerini duyarken,
Semâzenlerin döndüğü semâ da
Ruhum uçsun isterim,
Zaman ötesi mekâna.


---makes---





Alt 08-11-2013, 00:03 #30

makes

Foruma Alışıyor




Aşkın sırrı

cehennemden korkmamak ve cenneti arzulamamaktır.
Aşkın sırrı

Rahmanî nefesin parçası olmaktır.
Aşkın sırrı

asıl vatana dönmektir.
Aşkın sırrı

Hâlık-ı Zü’l-celâl’imizin her zerre ve hücreyi ihata eden sınırsız Kudreti karşısında acziyet ve muhtaciyeti ilân etmektir!
Aşkın sırrı

saf tevazu hazinesidir.
Aşkın sırrı

açlık kapısını çalmaktır.
Aşkın sırrı

âlemlere Rahmet olan Sultânımız Efendimiz’in

(sallallahü aleyhi ve sellem)

güzelliğini görmek ve hissetmektir.




Allah azze ve cellialanın Rahmeti, Bereketi, Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.




.






Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:28 .