'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.'
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 26-07-2010, 13:50 #1

Slam_Jam

Birbaşkabaharabelki

'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.'



'İyi bil[elim] ki'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.'

Senai Demirci
Bu yazının başlığındaki haber yeni. Sanmayın ki eski. Sanmayın ki'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' eskidi. Hemen şimdi ve buranın gerçeği. Bu sırrı anladığımızda da'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' artık hep aramızda olacak Allah'ın Elçisi [asm]. "Bundan böyle aramızda Allah Resulü olacak!" Heyecan uyandırmalı bizde bu haber ama nasıl? Tatlı bir bahar heyecanı gibi gül kokularına boğmalı her yanımızı. Evimize odamıza'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' şehrimize yöremize bir Medine havası sunmalı... Hicretin vuslat ucunda'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' elleri göğsünde'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' heyecanlı çocuklar gibi'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' neşeli şarkılar söyleyen delikanlılar gibi bizi bir Muhammedî beklenti içine sokmalı. Üzerimize ay doğmalı... Ama nasıl?
Hucûrat Suresi'nin Yedinci Ayetinin bu cümlesi diri ve diriltici Kur'ân'ın içinde hâlâ daha nefes alıp veriyor'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' hayatlarımıza nabız pompalayan bir kalp olarak kasılıp gevşiyor. "V'alemû enne fîkum Resul" Mealen: "Bilin ki'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' aranızda Allah Resulü var."
Hucûrat Sûresi'nde hemen verilmiyor bu haber. Yedinci ayet gelene kadar "iman edenler" hazırlanıyor. Allah Resûlü'nü aralarında görecekleri bir bakış kazanmaları için adım adım eğitiliyorlar. Biz de bu vesileyle kalbimizi değdirelim Hucûrat'ın ayetlerine ki'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın Elçisini ağırlayacak o duruşu edinelim'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' dünyalarımızın başköşesinde Elçi'yi bir yer ayıralım.
Hucûrat'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' 1: Siz ey iman edenler'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın ve Elçisi'nin önüne kendinizi koymayın'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Çünkü Allah'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kuşkusuz her şeyi işiten'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' her şeyi bilendir.
"Ey iman edenler" diye başlayan ayetler'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "iman etme"nin şartlarını ortaya koyar. Buna göre'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' iman etmek'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah ve Elçisi'nin önüne kendimizi geçirmemektir. Yani'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendimizi'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendi bildiğimizi'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendi hevesimizi'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendi çıkarımızı'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın ve Elçisi'nin bildiğinin'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' bildirdiğinin'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' emrettiğinin'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yap dediğinin'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yaptığının'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' önüne koymayacağız. "iman etmek" Allah'ı ve Elçisi'ni kendi önüne koymaktır. Ya da Allah'ı önceleyen Elçisi'ni hayatımızın önceliği haline getirmektir. İşte o zaman'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "takva" gerçekleşmiş olur. Yani "Allah'la yaşama" duyarlılığı kazanırız. Allah'la yaşamanın yolu ise'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Elçisi'nin izini izlemektir; adımlarımızı O'nun adımlarına ayar etmektir. Ayet "İşitir ve Bilir" esmâlarıyla mühürlendiğine göre'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "iman etmek"'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "Allah'a göre yaşamak" ise'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "Allah'ın işitmesine göre konuşmak" ve "Allah'ın bilmesine göre yaşamak" olmalıdır. Allah işitmesine göre konuşmak şu anımızın duyarlılığıdır. Allah'ın bilmesine göre davranmak'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "şimdi burada" olan herkesin sorumluluğudur.
Demek ki'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın Elçisi'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' önüne geçmeyeceğimiz kadar önümüzdedir'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' diridir'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' dirilticidir. Allah'ın Elçisi'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ı önüne ve önümüze koyduğu için en acil önceliğimizdir.
Hucûrat'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' 2: Siz ey iman edenler'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sesinizi Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla konuşmayın'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yoksa bütün amelleriniz'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' siz farkında olmadan boşa gitmiş olur.
Hiç de sürpriz değildir Semi''İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yani "İşiten" Allah'la tanıştırılmamızın ardından'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' bir "ses kontrolü"ne çağırılmamız. Eğer bu uyarıyı'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' ağır işitmesi nedeniyle Nebi'nin önünde ister istemez yüksek sesle konuştuğu için kendini bu ayetin gelişiyle eve hapseden bir sahabe gibi "indiği ortamın bir gerçeği" ve "teknik bir ölçü" olarak algılıyorsak'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Nebi'nin [asm] durumu fark edip o sahabeye yaptığı uyarıyı hepimiz hak ederiz. Özetle'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "konu bu değildir" demeye getirmiştir Nebi [asm]. Sesini Peygamberin sesinden fazla yükseltmemek'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Peygamberin konuşmadığı yerde konuşmamak'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sus dediği yerde susmak anlamına gelir. Peygamberin gıybet endişesiyle sustuğu yerde gıybet etmeyi sürdüren sesini Peygamberin sesinden daha fazla yükseltir. Söz yalan olacaksa susmamızı emreden ve hep susmuş bir Nebi'nin bu sünneti varken'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yalan ve boş söz konuşmaya devam eden'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sesini Nebi'nin sesini bastıracak denli yükseltmektedir. Aynı şekilde Nebi'nin konuştuğu yerde susan bile'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sesini çıkarmasa bile sesini Nebi'nin sesinin üstüne çıkarmış olabilir.
önündedir; dili kalplerinin önünde değildir." Kalbi dilinin önünde olan kalbine sormadan konuşmaz. Dili kalbinin önünde olan ise hep konuşur'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' hep konuşur ama kalbine danışmaz. Dilini geri çekip kalbini öne koyanlar Nebi'nin hatırını kendi heveslerinden önde tuttukları için mağfiret ve ecirle'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' bağışlanma ve büyük bir



Benzer Konular

Görüntüleme:516, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:21 .