İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.'
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 03-08-2010, 11:31 #1

Slam_Jam

Birbaşkabaharabelki

İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.'



'İyi bil[elim] kiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.'

Senai Demirci
Bu yazının başlığındaki haber yeni. Sanmayın ki eski. Sanmayın kiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' eskidi. Hemen şimdi ve buranın gerçeği. Bu sırrı anladığımızda daİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' artık hep aramızda olacak Allah'ın Elçisi [asm]. "Bundan böyle aramızda Allah Resulü olacak!" Heyecan uyandırmalı bizde bu haber ama nasıl? Tatlı bir bahar heyecanı gibi gül kokularına boğmalı her yanımızı. Evimize odamızaİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' şehrimize yöremize bir Medine havası sunmalı... Hicretin vuslat ucundaİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' elleri göğsündeİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' heyecanlı çocuklar gibiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' neşeli şarkılar söyleyen delikanlılar gibi bizi bir Muhammedî beklenti içine sokmalı. Üzerimize ay doğmalı... Ama nasıl?
Hucûrat Suresi'nin Yedinci Ayetinin bu cümlesi diri ve diriltici Kur'ân'ın içinde hâlâ daha nefes alıp veriyorİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' hayatlarımıza nabız pompalayan bir kalp olarak kasılıp gevşiyor. "V'alemû enne fîkum Resul" Mealen: "Bilin kiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' aranızda Allah Resulü var."
Hucûrat Sûresi'nde hemen verilmiyor bu haber. Yedinci ayet gelene kadar "iman edenler" hazırlanıyor. Allah Resûlü'nü aralarında görecekleri bir bakış kazanmaları için adım adım eğitiliyorlar. Biz de bu vesileyle kalbimizi değdirelim Hucûrat'ın ayetlerine kiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın Elçisini ağırlayacak o duruşu edinelimİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' dünyalarımızın başköşesinde Elçi'yi bir yer ayıralım.
Hucûratİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' 1: Siz ey iman edenlerİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın ve Elçisi'nin önüne kendinizi koymayınİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Çünkü Allahİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kuşkusuz her şeyi işitenİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' her şeyi bilendir.
"Ey iman edenler" diye başlayan ayetlerİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "iman etme"nin şartlarını ortaya koyar. Buna göreİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' iman etmekİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah ve Elçisi'nin önüne kendimizi geçirmemektir. Yaniİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendimiziİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendi bildiğimiziİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendi hevesimiziİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendi çıkarımızıİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın ve Elçisi'nin bildiğininİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' bildirdiğininİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' emrettiğininİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yap dediğininİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yaptığınınİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' önüne koymayacağız. "iman etmek" Allah'ı ve Elçisi'ni kendi önüne koymaktır. Ya da Allah'ı önceleyen Elçisi'ni hayatımızın önceliği haline getirmektir. İşte o zamanİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "takva" gerçekleşmiş olur. Yani "Allah'la yaşama" duyarlılığı kazanırız. Allah'la yaşamanın yolu iseİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Elçisi'nin izini izlemektir; adımlarımızı O'nun adımlarına ayar etmektir. Ayet "İşitir ve Bilir" esmâlarıyla mühürlendiğine göreİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "iman etmek"İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "Allah'a göre yaşamak" iseİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "Allah'ın işitmesine göre konuşmak" ve "Allah'ın bilmesine göre yaşamak" olmalıdır. Allah işitmesine göre konuşmak şu anımızın duyarlılığıdır. Allah'ın bilmesine göre davranmakİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "şimdi burada" olan herkesin sorumluluğudur.
Demek kiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın Elçisiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' önüne geçmeyeceğimiz kadar önümüzdedirİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' diridirİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' dirilticidir. Allah'ın Elçisiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ı önüne ve önümüze koyduğu için en acil önceliğimizdir.
Hucûratİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' 2: Siz ey iman edenlerİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sesinizi Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyinİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla konuşmayınİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yoksa bütün amellerinizİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' siz farkında olmadan boşa gitmiş olur.
Hiç de sürpriz değildir Semi'İyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yani "İşiten" Allah'la tanıştırılmamızın ardındanİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' bir "ses kontrolü"ne çağırılmamız. Eğer bu uyarıyıİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' ağır işitmesi nedeniyle Nebi'nin önünde ister istemez yüksek sesle konuştuğu için kendini bu ayetin gelişiyle eve hapseden bir sahabe gibi "indiği ortamın bir gerçeği" ve "teknik bir ölçü" olarak algılıyorsakİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Nebi'nin [asm] durumu fark edip o sahabeye yaptığı uyarıyı hepimiz hak ederiz. Özetleİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "konu bu değildir" demeye getirmiştir Nebi [asm]. Sesini Peygamberin sesinden fazla yükseltmemekİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Peygamberin konuşmadığı yerde konuşmamakİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sus dediği yerde susmak anlamına gelir. Peygamberin gıybet endişesiyle sustuğu yerde gıybet etmeyi sürdüren sesini Peygamberin sesinden daha fazla yükseltir. Söz yalan olacaksa susmamızı emreden ve hep susmuş bir Nebi'nin bu sünneti varkenİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yalan ve boş söz konuşmaya devam edenİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sesini Nebi'nin sesini bastıracak denli yükseltmektedir. Aynı şekilde Nebi'nin konuştuğu yerde susan bileİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sesini çıkarmasa bile sesini Nebi'nin sesinin üstüne çıkarmış olabilir.
"Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi O'nunla konuşmayın" uyarısı iseİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' bana öyle geliyor kiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' ses kontrolünün "karşı açısı"nı belirlerİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' yani dinlemeyi: Nebi'nin işitmesini istemediğiniz sözlerle seslenmeyin birbirinize. Nebi'nin işitmek istemediğiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' işitmenizi istemediği sözleri dinletmeyin birbirinize. Yoksaİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Nebi'yi "takma"dığınız içinİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' üstelik takmadığınızın bile farkında olmadan amellerinizi heba edersinizİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' boşa çıkarırsınız. Çünkü Nebi'nin ardı sıraİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' adımlarını izleyerek yürümektir amellerimizi sahih ve sahici eyleyen.
Nebiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' sesimizi kendisine göre sürekli ayar etmemizi gerektirecek denli dudağımıza yakınİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kulağımıza yakındır. Sözümüze kulak kesilecek kadar sıcacık bir Nebi. Kulak verdiğimizi dert edinecek denli şimdi ve buradadır Nebi.
Hucûratİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' 3: Bakınİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' Allah'ın Elçisi'nin huzurunda seslerini kısanlar var yaİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' işte onlar kalpleriİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendisine karşı sorumluluk bilinci ile [doldurularak] Allah tarafından sınananlardır; onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

İşte bizeİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' susarak da "Allah'ı zikretme"nin kapısı aralanıyor. Seslerini Allah'ın Elçisi'nin hatırı için kısanlarİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kalplerinin kapısını Allah'a açarlar. Allah'ın Elçisi'nin hatırını kırmamak için ağızlarını boş söz ve yalanla doldurmayanların kalbine Allah kendi varlığını dokundururİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kendi yakınlığını doldurur. Sözünü Nebi'nin hatırı için kesenlerin susmalarıİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kalplerini konuştururİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' kalplerine söz verir. Hz. Ali [ra] hatırlattığı gibiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' "Onların kalbi dillerinin önündedir; dili kalplerinin önünde değildir." Kalbi dilinin önünde olan kalbine sormadan konuşmaz. Dili kalbinin önünde olan ise hep konuşurİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' hep konuşur ama kalbine danışmaz. Dilini geri çekip kalbini öne koyanlar Nebi'nin hatırını kendi heveslerinden önde tuttukları için mağfiret ve ecirleİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' bağışlanma ve büyük bir mükâfatla karşılanırlar.
Nebiİyi bil[elim] ki, Allah'ın Elçisi ara[m]ızda.' hatırına susulacak kadar huzurumuzdadır. Sesimizi yanında kısacak kadar yakınımızdadır. Nefesimizin hemen yanı başında; hecelerimizin hemen arasında durur Nebi'nin hatırı.



Benzer Konular

Görüntüleme:487, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:42 .