Allah ve Resûlü’nü Sevmek
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 11-12-2013, 00:46 #1

ŞevaTari

Bizden Biri

Allah ve Resûlü’nü Sevmek



Allah ve Resûlü’nü Sevmek

Allah (c.c) ve Resûlü’nü Sevmek


Bir insan için en başta gelen vazife. Allah (c.c) ve Resûlünü sevmektir. Ne kadar kemal ehli insan görürseniz hep bu sevginin kanatlarıyla yücelmişlerdir. Her iki cihan izzetinin ve kemâlinin yolu budur.

“Kim Allah için sever, Allah için buğz eder, Allah için verir ve Allah için (bir şeyi vermeye) mani olursa muhakkak îmanını kemâle erdirmiş olur”

İnsan Allah’ı (c.c) sever, Allah (c.c) o kimseyi severse yerde beşer, gökte melek ve sair varlıklar da onu sever. Bu sevgi, kalplerde Allah’ın (c.c) yarattığı bir duygu olduğu için, sönmez. Hayat boyunca devam ettiği gibi, ölümden sonra da yaşar. Resulullah Efendimiz (s.a.v) buyurur ki:

“Yüce Allah bir kulunu severse “Cebrâile Allah Teâlâ falanı seviyor, sen de onu sev” buyurur. Bunun üzerine Cebrâil de onu sever. Semâ arasında şöyle seslenir (Ey melekler) Allah (c.c) falanı seviyor sizde onu seviniz, der. Bu ilan üzerine semâ halkı da o kimseyi sever. Sonra onun sevgisinin kabulü yerdekilerin kalplerine konulur”

Hangi müslümana Allah (c.c) ve Resûlünü sever misiniz? diye sorarsanız, derhal size “evet” diye cevap verir. Dini inançları kuvvetli olan bir kimse bu suali anlamız bularak Allah ve Resûlü sevilmez mi? Bu ne biçim sual? Diye mukabele eder.

Allah (c.c) ve Resûlünü sevmek için bir takım şartlar ve vazifeler vardır. Bunları yerine getiren insan, Allah ve Resûlünü sevmiş olur.

Allah (c.c) ve Resûlünü sevmenin ilk ve son şartı itaattır. Zira seven sevdiğine itaat eder. Allah’ı (c.c) sevdiğini iddia edip yasaklarından sakınmayan kimse sözüne sadık değildir.

Allah (c.c) ve Resûlünü seven kimsenin muhabbeti ciddi ve içten gelmekte ise cefa ile azalmaz, sefa ile artar. Ne yoklukta ne de hastalıkta bu sevgi sarsılmaz. Allah yolunun aşıkları cefa ile sefayı, hil’ate kefeni, gül ile dikeni farksız görürler.

“Allah’ı sevmenin alâmeti, Allah’ı anmayı sevmektir. Allah’a buğzun alâmeti, Aziz ve Celil olan Allah’ın zikrine düşman olmaktır.

Allah ve Resûlüne muhabbet onları canından ve malından üstün tutmak, gizli ve açık her zaman emir ve tavsiyelerine muvafık harekette bulunmaktır.

Allah’a (c.c) sevgi Rasulallah’a sevgidir. İkisi birbirinden ayrı değildir. Kelime-i Tevhid de böyledir. Şehadeteyn’dir. Cenâb-ı Hakk buyurmaktadır ki:

“Habibim de ki; Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah (c.c) da sizi sevsin ve suçlarınızı örtsün. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyendir.”

Sünneti Resulallah’a ittiba eden ashabın madde ve manadaki kemâli bize örnek olmalıdır. Onlar Peygamber Efendimizin sünnetine son derece bağlı oldukları için kemalin zirvesine ulaşmışlardır. Onlar Resulallah’ın yoluna her şeylerini kurban etmişler ki; “Bu yolda aklı Resulallah’ın ayaklarının altına kurban etmek lazımdır.” Abdullah b. Ömerr (r.a) bu husustaki davranışlardan bir örnek vermek istiyorum; Mekke ve Medine arasında bir ağaç vardı. İbni Ömer hazretleri ne zaman oradan geçse bineğinden iner ve o ağacın altında biraz dinlenir, sonra yoluna devam ederdi.

Bu hareketinin sebebi sorulduğunda “Allah Resûlü de böyle yapardı” demiştir.

Yine sahabelerden Hz. Ebubekir Sıddık (r.a) bir gün yeni bir cübbe alıyor ve evde cübbenin yenlerini yırtıyor. Hz. Ebubekir (r.a)’ın oğlu Hz. Abdullah (r.a) “Ey babacığım yırtmasan da terziye yaptırsak daha iyi olmaz mı? diye sorduğunda babası; “Ey oğlum Allah Resûlü de böyle yaptı” buyuruyor.

İşte o sahabe ki Allah Resûlünün aşıkları olup onun yoluna akıllarını kurban etmişler. Bizler de eğer Allah Resûlünü seviyoruz diyorsak sahabeler gibi aklımızı kurban etmemiz lazım, O’na tam bir sadâkatla, teslimiyetle bağlanmamız lazımdır.

“Allah’a andolsun ki, Allah sevdiğini ateşe atmaz”

Her müslüman îmanlarını yaşamasıyla ortaya koyar, îmanını Allah’a sevgiyle kuvvetlendirir. Buhari ve Müslim’in enes (r.a)’dan rivâyet ettiği bir hadîste şöyle buyurulmaktadır:

“Kimde üç huy bulunursa o îmanın tadını bulur: Allah ve Resûlünü kendisine başkalarından daha sevimli olmak bir kimseyi severse ancak Allah için sevmek, Allah kendisini kurtardıktan sonra küfre dönmekten ateşe atılacakmış”

Allah Resûlünün sevgisi felaket denizinde boğulmaktan korunmak için emin bir gemidir. Oraya sığınan her korkudan emin olur, saadet ve selâmeti bulur. Cenâb-ı Hakk bizleri Allah ve Resûlünü, sahabeler gibi sevmeyi; onlar gibi deli divane olmayı, akıllarımızı onun ayağının altına kurban etmeyi bizlere nasip ve müyesser eylesin.

Allah ve Resûlü’nü Sevmek
Ali Hayramend



Benzer Konular

Görüntüleme:1365, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:37 .