Sponsorlu Bağlantılar:
  Klasikler..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree6Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 25-11-2008, 12:24 #21

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde

R. L. Stevenson

Sadece Hollywood’un değil, Avrupa sinemasının da vazgeçemediği bir kaynak olan Dr. Jekyll ve Mr. Hyde, yirmiden fazla filmin konusu olmuştur. İnsanlığın felsefe, düşünce ve etik tarihi kadar eski olan iyi-kötü çatışması burada bir kez daha karşımıza çıkar. Saygın doktor Jekyll, içtiği ilaç sonucu kötü ruhlu, ürkütücü Mr. Hyde’a dönüşmektedir. Çevresinde iyi, kibar ve kültürlü bir kişi olarak bilinen Dr. Jekyll’ın ikinci kişiliği, toplumun iki yüzlü ahlakına da işaret eder. Victoria çağı orta yaş erkeklerinin Edinburgh ve Londra dünyalarında dolaşan Stevenson, bize yüzeyi parlak bir dünyanın altında fokurdayan bataklığı da göstermek istemiştir.

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde: Ruhun parçalanmışlığı.


R. L. Stevenson

(1850-1894) İskoç şair ve yazar. Hukuk öğrenimi görmesine karşın mesleğini yapmadı. Yazdığı deneme ve incelemeler çeşitli dergilerde yayımlandı; bu yazılar sayesinde adından yazar olarak söz ettirdi. Fransa ve ABD seyahatlerinin ardından yazdığı eserler ün kazanmasını sağladı. Yaşamının geri kalan yıllarını Güney denizlerinde dolaşarak geçiren Stevenson’ın önemli eserleri arasında, Define Adası, Ballantrae’ın Efendisi, Şeytanlı Şişe ve Kaçırılan Çocuk yer alır.








Alt 25-11-2008, 12:25 #22

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Drakula

Bram Stoker

Avrupa’nın sınır bölgelerinden bir yerden gelen Kont Drakula, Viktorya Çağı İngiltere’sinde ortalığa dehşet saçar. Lanetli, denetlenemez olan bir güç, sarsılmaz görünen bir düzenin içine sızmıştır. Cinsiyet ayrımının, sınıflar ayrımı gibi mevcut toplumsal düzenin temel dayanaklarını oluşturduğu, kadının çekirdek ailedeki anne rolünün kutsallaştırıldığı bir kültürel coğrafyada ve dönemde, Bram Stoker, bir aristokratı vampirleştirerek yerleşik anlayış ve ahlak normlarını “dişleyip” durur. Mektuplar, günlükler, notlar biçiminde birinci tekil kişi anlatımlar zincirinden oluşan Drakula romanı, korku türünün en popüler klasiği sayılsa bile, bu türün çok ötesine geçen açılımlarıyla gerçek bir edebiyat klasiği oluyor.

Drakula: Ölümsüzlüğün laneti.


Bram Stoker

(1847-1912) Dublin’de doğdu. Çocukluğunda geçirdiği hastalık nedeniyle yedi yaşına kadar yürüyemedi. Devlet memurluğu yaptı, tiyatro eleştirileri yazdı. Yirmi yedi yıl boyunca, aktör Henry Irving’in menajerliğini de yapan Stoker’ın diğer eserleri arasında, Denizin Gizemi, Yedi Yıldız Mücevheri ve Kefenli Kadın bulunur.







Alt 25-11-2008, 12:26 #23

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Ekmeğimi Kazanırken

Gorki

Maxim Gorki’nin ayrılmaz bir bütün oluşturan üç özyaşamöyküsü romanı, yazarın çocukluk ve gençlik yıllarına olduğu kadar 19. yüzyılın bitiminde Rus küçük burjuva katmanlarının hayatına da alabildiğine nesnel bir ayna tutar. Büyük kentlerin uzağında, dünyaları küçük, hayata yönelik talepleri ve ihtiyaçları sınırlı, basit, dini inanç ile batıl inancın karışımından oluşmuş bir tutuculuğun zemininde ayakta durmak için çalışan bu insanların arasında varolma ve oradan çıkışın öyküsü, Gorki üçlemesinin de kaynağını oluşturur. Ekmeğimi Kazanırken, yazarın henüz bir çocukken dış dünyayı tanımaya ve hayata çok zor şartlarda tutunmaya çalışan insanların mücadelelerine tanık olma sürecini anlatır. Yazarın, ninesinin koruyuculuğu ile dış dünyanın acımasızlığı arasında gidip geldiği bu yıllarda, hayatının ikinci bir sığınağı da uzak akrabalarından bir mimarın yanıdır.

Ekmeğimi Kazanırken: Toplumsal çevrenin dar dünyasından çıkış arayışı.

Gorki

(1868-1936) Rus öykü, oyun ve roman yazarı. Serserileri ve toplumdışı insanları anlattığı öyküleriyle tanındı; ardından, Rus toplumunun sosyalist düzene geçiş sürecini yansıtan eserler verdi. 1905 Devrimi’ne büyük etkileri oldu. 1906-1913 arasında sürgüne gönderildi. Lenin ve Stalin dönemlerine tanıklık etti. Önemli eserlerinden bazıları, ilk romanı Foma Gordeyev, otobiyografik üçlemesini oluşturan Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim ile Ana, "Taşralı Oblomov" Matvey Kojemyakin, Artamonovlar ve Klim Sangin’in Hayatı’dır.







Alt 25-11-2008, 12:29 #24

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Eski Zaman Beyleri

Gogol

Rus edebiyatının en büyük ve en sıra dışı yazarlarından biri olan Nikolay Gogol, Eski Zaman Beyleri’nde eski yaşama biçimlerinin çürümüşlüğünü büyük bir ustalıkla ele alır. Bir başka büyük Rus yazarı Anton Çehov’un öncüsü ve ustası olan Gogol, hikâyelerinde kişilik incelemesi yapmaktan kaçınır, karakterlere olaylar ve onların konuşmaları üzerinden ulaşır ve birkaç çizgiyle olağanüstü kişilikler yaratır.

Eski Zaman Beyleri: Mizahi üslupla sıcak öyküler.

Gogol

(1809-1852) Rus roman ve oyun yazarı. Henüz lisedeyken, yazdığı yazılar ve şiirler ile dikkat çekti. Devlet memurluğu ve öğretmenlik yaptı. İlk hayranları arasında Puşkin de vardı. Başyapıtı Ölü Canlar’da feodal Rusya’nın serflik düzenini ve adaletsizlikleri, Müfettiş’te yozlaşmış bürokrasiyi yansıttı. 10 yılı aşkın bir süre Ölü Canlar’ın devamını yazmakla uğraştı, ama eserini tamamlayamadan yarı çılgın bir şekilde öldü.Yazarın diğer önemli eserleri arasında, Bir Delinin Hatıra Defteri, Burun, Palto, Taras Bulba, Eski Zaman Beyleri ve Araba bulunur.







Alt 25-11-2008, 12:31 #25

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..
Emma

Jane Austen

Emma, Aşk ve Gurur yazarının ölümünden önce kaleme aldığı son romandır. Bu romanda Londra’nın güneybatısında, sınırlı sayıda ailenin bir araya geldiği köy-kasaba arası bir yerleşimde (Highbury), işi gücü bu insanlar arasındaki ilişkileri yönlendirip onları evlendirmek olan bir kızla karşılaşıyoruz. Yapıtlarında dönemin İngilteresi’nin ve kendi sosyal çevresinin dışından hiçbir konuya el atmamış olan Jane Austen, taşradaki bu küçük yerleşim merkezini, insanların girip çıktığı bir tiyatro sahnesi gibi kullanıp özellikle soylular ve burjuvalar arasında kalmış bir sosyal statü olan “centilmenlik” tanımını temsil eden kişilerin üzerinden ironik, acımasız bir toplumsal eleştiri gerçekleştiriyor.

Emma: Yalanın, kendi kendini aldatmanın, ikiyüzlülüğün sarmalında mutluluğa doğru.

Jane Austen

öykü ve romanlar yayımladı. Evlilik kurumunun çeşitli biçimlerini, taşra insanlarının dar çevrede evlenme telaşlarını ironik bir sosyal eleştiriyle birleştirdi. Eserlerinden bazıları, Sağduyu ve Duyarlık, Aşk ve Gurur, Umut Parkı, Northanger Manastırı´dır.






GuLBeRG Bunu beğendi.

Alt 25-11-2008, 12:32 #26

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Eugénie Grandet

Balzac

Ünlü Fransız yazarı Honoré de Balzac’ın “İnsanlık Komedisi” genel başlığı altında topladığı romanlarının en ünlülerinden biri olan Eugénie Grandet’de, Grandet ailesinin topyekûn çöküşü anlatılır. Fransız Devrimi’nin toplumsal ve ekonomik sonuçlarının da ele alındığı roman, Balzac’ın ilk eserlerindendir.

Eugénie Grandet: Toplumsal bir yergi.

Balzac

(1799-1850) Köylü kökenli bir ailedendir. Edebiyatın çeşitli türlerini deneyip romanda karar kıldı. Fransız Devrimi´nin yol açtığı altüst oluşlar karşısında burjuvaziye ve kapitalizme karşı çıktı. Sermaye birikiminin acımasız yıkımları kendi hayatını da etkiledi. Fransız gerçekçiliğinin önde gelen yazarı olarak romana da önemli yenilikler getirdi. Eserlerinden bazıları: Cromwell (1819), Evliliğin Fizyolojisi (1799), Özel Yaşamdan Sahneler (1829-30), Bette Abla (1843), Köylüler (1845).







Alt 25-11-2008, 12:33 #27

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Ezilenler

Dostoyevski

Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından olan Fyodor Dostoyevski, bu eseri sürgünden döndükten sonra St. Petersburg’da yazdı. Romanı anlatan, genç bir yazar olan ve gelecek vaat eden İvan Petroviç’in, yazma yöntemleri ve toplumsal konumu Dostoyevski’nin kendi yaşamından alınmıştır. Kahraman, büyük bir ünden yoksulluğa düşer. Yazarın en güçlü eserlerinden sayılan Ezilenler, yoğun özyaşam öyküsel izler taşır.

Ezilenler: Naif iyimserliğe reddiye.

Dostoyevski

(1821-1881) Rus romancı ve öykü yazarı. Çocukluğu sarhoş bir baba ile hasta bir anne yanında geçti. Okulu bitirdikten sonra edebiyatla uğraşmak için askerlikten ayrılan yazar, Çar I. Nikolay’ın baskıcı yönetimine karşı reform hareketlerine katıldı. İdam edilmekten son anda kurtulması, Dostoyevski’nin üzerinde derin izler bıraktı. Vremya ve Epoha adlı iki dergi çıkardı. İnsanın iç dünyasının en gizli köşelerini ustaca anlatan yapıtlarıyla 20. yüzyıl roman anlayışını derinden etkileyen yazarın önemli eserlerinden bazıları; Suç ve Ceza, İnsancıklar, Beyaz Geceler, Ezilenler, Ölüler Evinden Anılar, Kumarbaz, Karamazof Kardeşler ve Budala’dır.







Alt 25-11-2008, 12:35 #28

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Fakir Çalgıcı

Franz Grillparzer

Yer yer çatlamış eski kemanından, görünürde ekmeğini çıkartmaya çalışan çalgıcı Jakob öteki sokak çalgıcılarından farklıdır. Önünde notalar vardır, ama o, zaman ölçüsünden, melodiden yoksun, sadece kendisi için varolan bir dünyada, sadece kendisinin anladığı, hissettiği bir şeyler çalıp durur; dolayısıyla da önündeki ters çevrilmiş, eprimiş şapkasının içi genellikle boş kalır. Avusturya edebiyatının önemli simalarından Franz Grillparzer, Fakir Çalgıcı’da, 19. yüzyılın vazgeçilmez edebiyat tipi “toplum dışı insanı” karşımıza çıkartır. Kendinden geçmişçesine kemanını “gıygıylayan” bu yaşlı adam, aykırı bir sanatçı, bir karşı tiptir; onun kişiliğinde sanat ile hayatın, sanat ile toplumun ilişkisini sorgulayan küçük bir anlatı buluruz. Sanat, Jakob için estetik-ahlaki bir ideal düzeyine çıkmış hayat demektir.

Fakir Çalgıcı: Müzik hayatı yüceltir.

Franz Grillparzer

(1791-1872) Avusturyalı oyun ve trajedi yazarı. Annesi yetenekli bir müzisyen aileden geliyordu. Eserlerinde huzurlu, çalkantısız bir hayat ile hareketli, kaotik bir yaşama tarzı arasındaki karşıtlığı, özellikle de hayat ile sanat ilişkisinin nasıl kurulması gerektiği sorusunu işledi. Habsburg hanedanlığının 19. yüzyılın sonuna doğru yaşadığı sarsıntılar, oyunlarına ve öteki eserlerine yansımıştır. Öteki eserlerinden bazıları: Kadın Ata, Kastilyalı Blanka, Altın Post, Kral Ottokar´ın Mutluluğu ve Sonu, Rüya Bir Hayat, Yalan Söyleyenin Vay Haline, Toledolu Yahudi Kız.







Alt 25-11-2008, 12:37 #29

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Faust

Goethe

Goethe “Faust” konusuyla 1770-71 yıllarında ilgilenmeye başlamış, 1808’de 1. kitabın ardından, tam 24 yıl sonra 2. kitabı tamamlamış, bu metin ölümünden sonra basılmıştır. Faust’un konusu, 16. yüzyılda Almanya’da yaşamış, büyüye, simyaya düşkün, şarlatanlıklardan geri kalmayan Doktor Faustus’a ve onun Alman efsanelerindeki izdüşümlerine kadar geri gider. 16. yüzyılda ünlü İngiliz ozanı Marlowe’un ele aldığı konu, Goethe’de, “aydınlanma” hareketinin ve bu hareketin Alman burjuva-aristokrat aydını üzerindeki etkisinin bütün yansımalarını kapsar. Almanya’da Fransa’daki gibi, beklenen hızlı dönüşümler yaşanamamış, reform umutlarını aristokrasiye bağlayan aydınlar, “dünyadan” kopup uzaklaşarak içlerine ya da Goethe/Faust gibi saraylara kapanmışlardır: Faust, bir aydın, evrenin nihai nedenlerini öğrenmek isteyen bir bilgi âşığı ve dâhi olarak, hem bu sosyal yenilginin, hem de aydınlanma insanının “aklın sınırlarına” (Kant) boyun eğişinin klasik tragedyasıdır.

Faust: İhlal edilemez sınırlar.


Goethe

(1749-1832) Bir hukukçu olan babasından akılcılığı, annesinden ise duygusallığını ve hayal gücünü almıştı. Goethe her şeyin hafife alındığı rokoko tarzından pietizme, halkçılıktan klasikçiliğe, çeşitli evrelerden geçerken çok sayıda eser verdi. Eserlerinden bazıları: Berlichingenli Götz, Wilhelm Meisters´in Öğrenme Yılları, Batı-Doğu Divanı, Egmont.







Alt 25-11-2008, 12:38 #30

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Fırtınanın Habercisi

Gorki

Fırtınanın Habercisi, Ekim Devrimi öncesi Rusya’sının üzerinde toplanan kara bulutlar ile köpüren deniz arasında kanat çırpıp durur. Gorki fırtına öncesi bir gözlemleme yolculuğuna çıkartır bizi ülkesinde; hapishanelerden kentin izbe bodrumlarına uzanan bu yolculuk, masal üzerinden bizi geçmişe, ülkenin Rus olmayan öteki halklarının geleneklerine götürür. Gözlemlemenin, bakmanın, ayrıntıyı hayatın içinde, gerçekliğin imbiğinde demlemenin büyük ustası, sessizliğini bozmadan "dolaştırır" bizi; yoksunluğu, savrulmuşluğu ve dibe vurmuşluğu ise asıl yaşayanlara yorumlatır. Bizler de hapishanelerde, zindanımsı bodrum katlarında, yoksunlukların alt sınırında yaşayan ve açık seçik bir politik bilinçleri bulunmayan bu insanları ayakta tutan gücün ne olduğunu anlamaya çalışırız. Kimileri için en olumsuz durumda bile biraz ironi, öfke, yaşama dürtüsü, inanç ve kolay anlaşılmaz bir şeylerdir belki hayata destek veren itkiler. Kimileri içinse ufukta beliren fırtına bulutlarının müjdelediği yarınlar.

Fırtınanın Habercisi: Umuda yolculuk.


Gorki

(1868-1936) Rus öykü, oyun ve roman yazarı. Serserileri ve toplumdışı insanları anlattığı öyküleriyle tanındı; ardından, Rus toplumunun sosyalist düzene geçiş sürecini yansıtan eserler verdi. 1905 Devrimi’ne büyük etkileri oldu. 1906-1913 arasında sürgüne gönderildi. Lenin ve Stalin dönemlerine tanıklık etti. Önemli eserlerinden bazıları, ilk romanı Foma Gordeyev, otobiyografik üçlemesini oluşturan Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim ile Ana, "Taşralı Oblomov" Matvey Kojemyakin, Artamonovlar ve Klim Sangin’in Hayatı’dır.







Alt 25-11-2008, 12:39 #31

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Frankenstein ya da Modern Prometheus

Mary Shelley

19. yüzyılın hemen başında yazılmış olan ve gotik roman geleneği içinde kendine özgü yerini yaklaşık iki yüzyıldır koruyan Frankenstein ya da Modern Prometheus romanının doktoru Frankenstein, Zeus’tan yalnızca ateşi çalmakla kalmayıp, kilden yaptığı insana ateşin bir parçasıyla can veren mitolojideki “adaşı gibi”, ölüye “Tanrı’nın yıldırımı”nı kullanarak hayat verir. Günümüzün gen teknolojisi ve klonlama tartışmaları kapsamında, romanın “felsefi” boyutu Shelley’nin klasik metnine ayrı bir derinlik kazandırıyor.

Frankenstein ya da Modern Prometheus: Ancak Tanrı yaratabilir.

Mary Shelley

(1797-1851) Ünlü İngiliz romantik dönemi şairi Percy Bysshe Shelley´nin ikinci eşiydi. Kocasının ölümünden sonra onun şiirlerini önemli açıklamalarla destekleyerek yayımladı. Gençliğinin deneyimlerini anlatan Son Adam ve Perkin Warbeck´in Kaderi en iyi romanları sayılmaktadır. Valperga ya da Lucca Prensi Castruccio´nun Yaşamı, Altı Haftalık Bir Gezinin Tarihi, Almanya ve İtalya´da Geziler öteki eserlerindendir.







Alt 25-11-2008, 12:41 #32

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Genç Werther’in Acıları

Goethe

“Genç Werther’in Acıları” yayınlandığı yıllarda bir intihar salgınına yol açınca, Goethe’nin yaşadığı yıllar içinde en çok baskı yapan ve başta Fransızca olmak üzere sırasıyla İngilizce ve İtalyanca’ya çevrilen bu kitabı farklı tepkilerle karşılanmıştır. Werther’in duygusal, içine kapanık, dış dünyadan yalıtılmış kişiliğinin sonucu olarak anlaşılan intihar ‘çözümü’ne karşı, sonu farklı biten “Werther”ler bile yazılmıştır. “Mektup-roman” türündeki bu metin, kurmaca Werther figürünün genç Goethe ile özdeşleştirilmesi ölçüsünde bizi bir yazarın özgeçmişinin kurmaca metne yansıma ilişkisi üzerinde de düşündürmektedir.

Genç Werther’in Acıları: Aşkı sonsuzlaştırmak…

Goethe

(1749-1832) Bir hukukçu olan babasından akılcılığı, annesinden ise duygusallığını ve hayal gücünü almıştı. Goethe her şeyin hafife alındığı rokoko tarzından pietizme, halkçılıktan klasikçiliğe, çeşitli evrelerden geçerken çok sayıda eser verdi. Eserlerinden bazıları: Berlichingenli Götz, Wilhelm Meisters´in Öğrenme Yılları, Batı-Doğu Divanı, Egmont.





Sokαktαki Mαdαm Bunu beğendi.

Alt 25-11-2008, 12:43 #33

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Goriot Baba

Balzac

Fransız gerçekçiliğinin büyük ustası Balzac, Fransız Devrimi’nin yarattığı büyük altüst oluşun yazarıdır. Burjuva sınıfının sermaye biriktirme süreçlerinde yıktığı değerlerin yarattığı boşlukta hemen bütün toplumsal katmanların “dramını” anlatır. Goriot Baba, mülk ve para edinme süreçleri içinde yalnızlığa giden yolun taşlarını döşer. Kızları ve onların kocaları arasında sıkışıp kalmış “Kral Lear”dir o; büyük bir melodramın da baş aktörü.

Goriot Baba: Yalnızlığın girdabına sürükleniş.

Balzac

(1799-1850) Köylü kökenli bir ailedendir. Edebiyatın çeşitli türlerini deneyip romanda karar kıldı. Fransız Devrimi´nin yol açtığı altüst oluşlar karşısında burjuvaziye ve kapitalizme karşı çıktı. Sermaye birikiminin acımasız yıkımları kendi hayatını da etkiledi. Fransız gerçekçiliğinin önde gelen yazarı olarak romana da önemli yenilikler getirdi. Eserlerinden bazıları: Cromwell (1819), Evliliğin Fizyolojisi (1799), Özel Yaşamdan Sahneler (1829-30), Bette Abla (1843), Köylüler (1845).







Alt 25-11-2008, 12:45 #34

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..
Gülistân

Şirazlı Sa’dî

Eski zamanlarda şairler için sevgili, al al yanaklarıyla, goncamsı ağzıyla ve bahar geldiğinde tomurcuklanan çiçekleriyle bir Gülistân yani bir çiçek bahçesi anlamına gelirdi. Gülleriyle meşhur Şiraz’da doğan ve dünya edebiyatının en zarif ve en güçlü ozanlarından olan Sa’dî, Osmanlı şairleri için de çağlar boyu esin kaynağı olmuştur. Kısa hikâyeciklerden oluşan bu eseri okurken kendinizi usta bir bahçıvan eli değmiş harikulade çiçek tarhları arasında neşeli bir şarkı mırıldanırken bulacaksınız. Bir dostunuz sizi ansızın çiçek kokularıyla dopdolu bir bahçeye küçük bir gezinti yapmaya çağırsa bu nazik daveti reddeder miydiniz? İşte Gülistân, Sa’dî’nin bin yıldır solmayan güllerle bezenmiş bahçesine bir davet mektubudur.

Gülistân: "Gülistân’ı tarife ne hacet, ne kitaptır biliriz."


Şirazlı Sa’dî

(1212?-1291) "Sa’dî" mahlasıyla ünlenen İranlı şairin asıl adı Müşerrefüddin Muslih bin Abdullah’tır. Dönemin aydın ailelerinden birinin çocuğu olan Sa’dî bugünkü İran’ın Şiraz şehrinde dünyaya gelmiştir. On üçüncü yüzyılda Sa’dî’nin yaşadığı coğrafya tam bir kargaşa içindeydi. Buna rağmen ciddi bir eğitim alan Sa’dî, ömrünün büyük kısmını bir seyyah olarak geçirmiştir. Gülistân, başta Latince olmak üzere birçok Batı diline çevrilmiş ve Osmanlı eğitim kurumlarında yüzyıllarca ders kitabı olarak okutulmuştur.







Alt 25-11-2008, 12:46 #35

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Güneş Ülkesi

Tommaso Campanella

Güneş Ülkesi (ya da Güneş Devleti, Güneş Kenti) Thomas More’un Ütopya’sı ve Bacon’ın Yeni Atlantis’i ile birlikte Yeni Çağ’ın daha iyi bir toplum düzeni tasarımlarının ayrılmaz parçasını oluşturur. Platon’un aristokrasi yönetimine dayalı devlet tasarımından farklı olarak papazların egemenliğini savunup bu yönetimin yapısını tasarlayan Campanella’nın “Güneş Devleti”nde, düşünürün her türlü eşitsizliğin kaynağı olarak gördüğü kişisel mülkiyet bulunmaz. Özel mülkiyet tanımını aile ve eş kavramına genişleten Campanella, ayrıca astrolojinin toplumların hayatı ile bağlantısını ciddi ciddi ilahiyatın çerçevesi içinde değerlendirirken de, Yeni Çağ’ın girişinde “bilimselleşmenin” sancılarını dolaylı da olsa
yansıtan anıt bir belge sunmaktadır.

Güneş Ülkesi: Erdemli, eşitlikçi bir toplum projesi.

Tommaso Campanella

(1568-1639) Şair, yazar ve Platoncu İtalyan düşünürüdür. Aristotelesciliğine karşı Skolastik düşünceyi benimsedi. Felsefede deneyimi savundu. Hıristiyanlığa aykırı heretik akımların savunucusu olarak suçlandı. 1590´a doğru toplumda reformun önemini vurguladı; Calabria´da İspanyol egemenliğine karşı ayaklanmayı yönettiği suçlamasıyla 27 yıl hapis yattı. Eserlerinden bazıları: Duyularla Açıklanan Felsefe (1591), Hıristiyan Monarşisi Üzerine (1593), Luthercilere, Kalvincilere ve Öteki Heretiklere Karşı Söyleşi (1595), İlahiyat (1613-14), Galilei´nin Savunması (1616), Metafizik (1638).







Alt 25-11-2008, 12:47 #36

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Hayalet Süvari
Theodor W. Storm
Olayın geçtiği yer, Kuzey Denizi’nin kıyı şeridi. Bir yanda, her zaman son sözü söylemeye inat eden Doğa, öte yanda ise, denizin saldırılarına karşı koymak ve ondan mümkün olduğunca fazla toprak ‘çalmak’ için çaba harcayan yöre insanlarının direnci ve mücadelesi. Doğaya meydan okumanın sembolüne dönüşen bir set inşa etme projesi ve bu projenin arkasındaki ödünsüz, kibirli bir insanın trajediye dönüşen hayatı. Kuzeyin sisli karanlık denizlerine gizlenmiş ürpertici, akıl almaz, doğaüstü güçlerin yuttuğu bir insanın, hayalet olarak geri dönüşü. Fantastik korku edebiyatının olduğu kadar modern bireyin trajedisinin düzyazı biçimindeki bir örneği.

Hayalet Süvari: Akıl ile doğaüstü güçlerin çatışması.

Theodor W. Storm

(1817-1888) Eserlerinde, dönüşüm yaşamakta olan Alman eski burjuva katmanının hayat karşısındaki duruşunu, geçmişte kalmış bir dünya olarak yansıtmıştır. Şiir ve öykülerinde romantik-gotik tarza uygun bir ürpertinin, hayata etkiyen akıldışı, doğaüstü güçlerin havası ağır basar. Şiirler, Koyu Gölgeler, Deniz Gülü, Sarayda, Pole Poppenspaeler, Aquis Supermersus, Üniversitede, Renate.







Alt 25-11-2008, 12:49 #37

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Hikâyeler
O Henry
O Henry öyküleri hayatın içinden anekdotlar gibidir. Seçtiği hayat dilimleri yüzyılın hemen başında New York’ta yaşayan orta sınıfın insan ilişkileridir. Öykülerinde tesadüfler hayatın ayrılmaz parçasıdır. Bizi tıpkı olay kişileri gibi her yolun sonunda bir sürpriz bekler.

Hikâyeler: Rastlantının sürprizlerle dansı.

O Henry

(1862-1910) Gerçek adı William Sydney Porter. Zorlu bir çocukluk dönemi geçirdi. Eczacı çıraklığından veznedarlığa, birçok iş denedi. Dayanağı bulunmayan bir sahtekârlık suçlamasıyla 3 yıl hapis yattı. Öykü kitaplarından bazıları: 4 Milyon, Batı´nın Yüreği, Kentin Sesi, Kader Yolları, İki Kadın, Altılar ve Yediler, Rolling Stones.







Alt 25-11-2008, 12:50 #38

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
August Bebel
Arap-İslâm kültürünü, uygarlaşma sürecinin özellikle Batı dünyası için önemli bir halkası, ilkçağ kültür ve uygarlığı ile Rönesans Avrupası arasında bir köprü olarak değerlendiren Bebel, 19. yüzyıl Avrupası’nın hak-adalet-eşitlik anlayışının 13. yüzyıl Arap-İslâm düzeyinin gerisinde kalışına dikkati çekiyor. Doğu-Batı, İslâm-Hıristiyan karşıtlığının, körüklenen yapay gerginlik ve ikilemlerin sık sık öne çıkarıldığı günümüzde, sadece İslamiyete değil bütün büyük, tarihsel dinlere “bilimsel” bir yöntemle, nesnel, önyargısız bakmanın zorunluğuna alçakgönüllü ama yetkin bir örnek olan bu klasik metin, her yönüyle güncelliğini koruyor.

Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
İlkçağ kültür ve uygarlığının sentezi olarak İslâmiyet…

August Bebel

Alman sosyal demokrat hareketinin en ünlü simalarından biri olan A. Bebel, önce Sosyal Demokrat Parti´yi kurmuş; savaş bütçesine oy vermeyi reddettiği için K. Liebknecht ile birlikte vatana ihanet suçuyla hapis ve sürgün cezasına çarptırılmış, 1875´te Sosyal Demokrat İşçi Partisi´nin kuruluşuna katılmıştır. Bebel ortodoks marksistler ile revizyonistler arasında bir ortayol seçmiştir. Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi çalışması, Kadın ve Sosyalizm başlıklı çalışmasıyla aynı yıl yayınlanmıştır (1883). Bebel´in 1910-1914 yılları arasında kaleme aldığı Hayatımdan, onun otobiyografisidir.







Alt 25-11-2008, 12:51 #39

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

İki Şehrin Hikayesi
Charles Dickens
Dickens, bu eserle Fransız Devrimi’nden yaklaşık yetmiş beş yıl sonra, daha önce bir kez denediği “tarihsel romana” dönüş yapar. İngiltere adasının karşısındaki Fransa’da, 19. yüzyılın hemen öncesinde cehennem bir süreliğine yeryüzünde kurulmuş gibidir. Dickens’a göre devrimi Fransa’ya davet edenler, özellikle imtiyazlarını bencilce değerlendiren, üretimden kopuk, suça batmış, insafsız, asalak Fransız aristokratlarıdır. Tarihe ve devrime bu bakışıyla, İngiltere’deki aristokratların ve muhafazakâr sınıfların büyük tepkisini çeken Dickens, romanın sadece eylemsel çatısını değil, mekânsal dağılımını da zıtlıklar üzerine kuruyor. Ancak roman, iki şehrin hikâyesini, Londra ve Paris’i canlı bir organizma olarak anlatmak ve Devrim’in büyük simalarını sunmak yerine aristokrasiden, orta sınıflardan ve halktan temsili tipleri bir aşk öyküsü ekseninde topluyor.

İki Şehrin Hikâyesi: Tarihle dehşetin buluştuğu an...


Charles Dickens

(1812-1870) Victoria döneminin en büyük yazarı kabul edilen İngiliz romancı. Ailesinin 1824’te geçirdiği mali çöküntü, yazarın sanatının ve kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Bu dönemde, işçi sınıfının hayatını yakından tanıma fırsatı buldu. Sanayi devrimi sırasında geniş kitlelerin çektiği acıları ve yoksulluğu gerçekçi bir dille anlattığı romanlarında, yozlaşan toplumsal kurumları eleştirdi ve 19. yüzyıl İngiliz romanının unutulmaz tiplerini yarattı. Dickens, roman yazarlığının yanı sıra gazetecilik de yaptı, politika ve tiyatroyla ilgilendi. Önemli eserlerinden bazıları, Oliver Twist, Antikacı Dükkânı, Noel kitaplarının ilki olan Bir Noel Şarkısı, David Copperfield ve İki Şehrin Hikâyesi’dir






Sokαktαki Mαdαm Bunu beğendi.


Alt 26-11-2008, 09:16 #40

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


İlk Aşk
Ivan Turgenyev
Turgenyev bu uzun öyküde, görünüşte bir "aşk üçgeni" çıkartıyor karşımıza. Ama aslında bir "aşk-çokgeni" bu; çökmeye yüz tutmuş taşradaki aristokrat bir ailenin genç kızı çevresinde "defile yapan" lüzumsuz entelektüeller, ömrünü doldurmuş, varlık nedenini yitirmiş, cesaretsiz, irade yoksunu bir sosyal katmanın "temsilini" sunuyorlar. Kendinden epey büyük, çok canlı, hareketli ve çekici bu kıza âşık olan kitabın küçük kahramanı, delicesine âşık olduğu kızla babasının ilişkisini öğrendikten sonra olaylar genç kız, baba ve oğul arasında gelişir. Artık genç âşık, sadece masallarda kalmış bir masumiyetin, çoktan yitirilmiş bir saflığın ve temizliğin simgesidir.

İlk Aşk: Kirlenen hayaller.


Ivan Turgenyev

(1818-1883) Rus romancı, şair ve oyun yazarı. Berlin’de aldığı eğitimin de etkisiyle, Rusya’nın kurtuluşunun Batılılaşmaktan geçtiğini savundu. Avcının Notları’nda yer alan öyküleri basıldıktan hemen sonra tutuklanarak, hapis cezası aldı. 1909’da, ünlü yönetmen Stanislavski tarafından sahnelenen Köyde Bir Ay adlı oyunu, Rus tiyatrosunun başyapıtlarından biri oldu. Tolstoy ve Dostoyevski ile aralarındaki kavgalar ve Rusya’daki edebiyat çevresine yabancılaşması sonucu bir süre Almanya’da, ardından Zola ve Flaubert gibi ünlü yazarlarla görüştüğü Paris’te yaşadı. Turgenyev’in önemli eserleri arasında, Babalar ve Oğullar, Duman, Bahar Seli, Rudin ve Bir Asilzade Yuvası yer alır.







Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:16 .