Klasikler..
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree6Beğeniler
Cevapla
Seçenekler
Alt 25-11-2008, 12:00 #1

EмЯє

кαяαηℓıкℓ

Klasikler..

Klasikler..

Ana Gorki
Gorki

Gorki

(1868-1936) Rus öykü, oyun ve roman yazarı. Serserileri ve toplumdışı insanları anlattığı öyküleriyle tanındı; ardından, Rus toplumunun sosyalist düzene geçiş sürecini yansıtan eserler verdi. 1905 Devrimi’ne büyük etkileri oldu. 1906-1913 arasında sürgüne gönderildi. Lenin ve Stalin dönemlerine tanıklık etti. Önemli eserlerinden bazıları, ilk romanı Foma Gordeyev, otobiyografik üçlemesini oluşturan Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim ile Ana, "Taşralı Oblomov" Matvey Kojemyakin, Artamonovlar ve Klim Sangin’in Hayatı’dır.






Benzer Konular

Görüntüleme:9995, Cevaplar:47

Alt 25-11-2008, 12:01 #2

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Babalar ve Oğullar
Ivan Turgenyev
1859 yılının Mayıs ayında baba Nikolay Petroviç Kirsanov,
üniversiteyi bitirmiş oğlu Arkadiy’in dönüşünü heyecanla beklemektedir.
Oğlunun “değerli arkadaşım” diye tanıştırdığı Bazarov, çiftliğe adımını
atar atmaz gelenekselden derin bir “kopuşun”, bir kuşak çatışmasının
temsilcisi olduğunu belli eder. Sadece doğa bilimlerinin yasalarına
inanan genç Bazarov, kırsal kökenli aristokrasinin kent kökenli aydınlar
ile yaşadığı gerginliği yansıtır. Edebiyatın vazgeçemediği “genel kuşak çatışması”
teması, bu romanda tarihsel bir kesite ve belli bir ülkenin koşullarına
bağlanarak inandırıcı, açıklanabilir, trajik özellikler kazanıyor.

Babalar ve Oğullar: Kaçınılmaz kopuş.


Ivan Turgenyev

(1818-1883) Rus romancı, şair ve oyun yazarı. Berlin’de aldığı eğitimin
de etkisiyle, Rusya’nın kurtuluşunun Batılılaşmaktan geçtiğini savundu.
Avcının Notları’nda yer alan öyküleri basıldıktan hemen sonra tutuklanarak,
hapis cezası aldı. 1909’da, ünlü yönetmen Stanislavski tarafından
sahnelenen Köyde Bir Ay adlı oyunu, Rus tiyatrosunun başyapıtlarından biri oldu.
Tolstoy ve Dostoyevski ile aralarındaki kavgalar ve Rusya’daki edebiyat çevresine yabancılaşması sonucu bir süre Almanya’da, ardından Zola ve Flaubert gibi
ünlü yazarlarla görüştüğü Paris’te yaşadı. Turgenyev’in önemli eserleri arasında,
Babalar ve Oğullar, Duman, Bahar Seli, Rudin ve
Bir Asilzade Yuvası yer alır.







Alt 25-11-2008, 12:02 #3

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Aşk ve Gurur
Jane Austen
Aşk ve Gurur, İngiliz edebiyatında romantizmin sona erip realizmin
başladığı bir dönemin habercisi olarak kabul edilmektedir. Romanda,
oldukça sınırlandırılmış bir çevrede İngiliz aristokrasisinden ve alt
tabakadan insan ilişkileri ince bir mizahla bir aşk öyküsünün fonunda
sunulmaktadır. Yayımlandığı dönemde büyük bir ilgiyle karşılanan bu
romanın İngiliz edebiyatında önemli bir yeri bulunmaktadır.

Aşk ve Gurur: Önyargı ve gururun kıskacı.

Jane Austen

öykü ve romanlar yayımladı. Evlilik kurumunun çeşitli biçimlerini,
taşra insanlarının dar çevrede evlenme telaşlarını ironik bir sosyal
eleştiriyle birleştirdi. Eserlerinden bazıları, Sağduyu ve Duyarlık,
Aşk ve Gurur, Umut Parkı, Northanger Manastırı´dır.






GuLBeRG Bunu beğendi.

Alt 25-11-2008, 12:03 #4

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..



Benim Üniversitelerim
Gorki
Gorki’nin yaşamöyküsünü anlatan üçlemenin bu son kitabı, onun yirmili yaşlarına kadar topladığı hayat deneyimleri üzerine kuruludur. Kunduracı çıraklığından aşçı yamaklığına, kuş avcılığından ikona mağazası tezgâhtarlığına kadar bir tür hayata hazırlanma aşamalarından geçen yazar, hak ettiğini düşündüğü yüksek öğrenime yönelir. Kazan’daki üniversiteye girme imkânı bulamayan Gorki, hayat üniversitesinin içinden geçer. Önceki iki özyaşam öyküsü romanındaki doğal, kırsal dünya, burada yerini kentin izbe, içindeki hayatlar gibi yıkık dökük, ama ayakta duran binalarına bırakır. Yazar bizi, ara sıra yorum kattığı bir belgesel sinema tekniğiyle farklı toplumsal katmanları temsil eden renkli tiplerin, karakterlerin dünyasından geçirirken, “hayat üniversitesinden mezun oluşunun” da ipuçlarını verir. Gorki, kötülüğün, hoşgörüsüzlüğün, tembelliğin ve aptallığın dünyevi ve dinsel kurumların baskısından çok daha belirleyici olduklarını hatırlatır bize; Benim Üniversitelerim, onun bu engellere karşı verdiği mücadelenin üçüncü aşamasını oluşturur.

Benim Üniversitelerim: Hayatın üniversitesi.

Gorki

(1868-1936) Rus öykü, oyun ve roman yazarı. Serserileri ve toplumdışı insanları anlattığı öyküleriyle tanındı; ardından, Rus toplumunun sosyalist düzene geçiş sürecini yansıtan eserler verdi. 1905 Devrimi’ne büyük etkileri oldu. 1906-1913 arasında sürgüne gönderildi. Lenin ve Stalin dönemlerine tanıklık etti. Önemli eserlerinden bazıları, ilk romanı Foma Gordeyev, otobiyografik üçlemesini oluşturan Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim ile Ana, "Taşralı Oblomov" Matvey Kojemyakin, Artamonovlar ve Klim Sangin’in Hayatı’dır.







Alt 25-11-2008, 12:03 #5

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Beyaz Geceler

Dostoyevski
“Bizler, kendi derimiz içinde ebedi yalnızlığa mahkûmuz.” T. Williams’ın ‘Kızgın Damdaki Kedi’ oyununun girişine koyduğu bu epigramı Beyaz Geceler’in girişine de yerleştirebiliriz. Bu uzun öyküde yalnızlık ve çaresizlik karşı konulmaz bir edebi güçle üzerimize çullanır; okurun olduğu kadar yalnızlığı hayalde aşmaya çalışan insanların da.

Beyaz Geceler: Beyazlığın üzerinde yalnızlığın lekesi.

Dostoyevski

(1821-1881) Rus romancı ve öykü yazarı. Çocukluğu sarhoş bir baba ile hasta bir anne yanında geçti. Okulu bitirdikten sonra edebiyatla uğraşmak için askerlikten ayrılan yazar, Çar I. Nikolay’ın baskıcı yönetimine karşı reform hareketlerine katıldı. İdam edilmekten son anda kurtulması, Dostoyevski’nin üzerinde derin izler bıraktı. Vremya ve Epoha adlı iki dergi çıkardı. İnsanın iç dünyasının en gizli köşelerini ustaca anlatan yapıtlarıyla 20. yüzyıl roman anlayışını derinden etkileyen yazarın önemli eserlerinden bazıları; Suç ve Ceza, İnsancıklar, Beyaz Geceler, Ezilenler, Ölüler Evinden Anılar, Kumarbaz, Karamazof Kardeşler ve Budala’dır.







Alt 25-11-2008, 12:04 #6

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Victor Hugo
Hugo, aydınlanmacı hümanizmin geleneğinde, suç ile ceza ilişkisinin insansız bir mıntıkada tartışılmasının anlamsızlığına işaret eder gibidir. Onun kişisi, hayat ile ölüm arasındaki dar sınır çizgisinin üzerinde, geri dönülmez bir noktada durmaktadır. Önünde bütün yolların sonu vardır: İnfaz. Ve bu infazdan kurtulmanın tek ihtimali vardır: Toplum vicdanından ya da yargıçlardan umabileceği merhamet.

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü: Bir toplum, yaşatıcı olduğu kadar öldürücü de olabilir.

Victor Hugo

Daha on yedi yaşında Toulouse Şiir yarışmasında ödül kazanan ve ilk şiir kitabı "Od’lar ve Balad’lar" ile Chateaubriand ve Lamartine başta olmak üzere dönemin önemli şairlerinin dikkatini çeken Victor Hugo, romantikler tarafından romantizmin öncüsü olarak kabul edilir. 1848 yılına kadar kral yanlısı olan Hugo, cumhuriyetçi olduktan sonra ülkesinden sürgün edilmiş, özellikle, sürgün yıllarında yazdığı "Suçlar" (1853) ve "Seyirler" (1856) büyük yankı uyandırmıştır. 83 yıllık uzun yaşamına yüzlerce şiir sığdırmış olan Hugo, arkasında yirminin üzerinde şiir kitabı bırakmıştır.







Alt 25-11-2008, 12:05 #7

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Büyük Umutlar

Charles Dickens
Büyük Umutlar, kırsal kesimden gelen yoksul bir çocuğun sosyal düzlemde yükselme masalıdır. Dickens, David Copperfield’den yaklaşık on yıl sonra, olgunluk ve yaşlılık döneminde, bir kez daha geri dönüp kendi hayatının izdüşümleri üzerinden bir "gelişme romanı" sunuyor bize. Bir üst sosyal düzleme tırmanma çabalarının boşa gittiğini, yanlış hedeflere, gerçekçi olmayan ideallere bağlanan umutların çöktüğünü gören Pip, bu dikenli yolu terk edecektir; çünkü içinde hareket etmeye çalıştığı sosyal kesim, genç bir insanın gelişmesine olanak vermez. Sahtekârlığın, ikiyüzlülük, aldatma, şiddet ve yapmacıklığın ağır bastığı bu üst-sınıf dünyasında aşk ve güvenin yeri yoktur. Dickens’ın bugün çoğu eleştirmenlerce modern romana bir adım olarak kabul edilen bu metni, aynı zamanda sanatsal yönü en güçlü, en olgun, en kusursuz çalışması olarak da görülmektedir.

Charles Dickens

(1812-1870) Victoria döneminin en büyük yazarı kabul edilen İngiliz romancı. Ailesinin 1824’te geçirdiği mali çöküntü, yazarın sanatının ve kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Bu dönemde, işçi sınıfının hayatını yakından tanıma fırsatı buldu. Sanayi devrimi sırasında geniş kitlelerin çektiği acıları ve yoksulluğu gerçekçi bir dille anlattığı romanlarında, yozlaşan toplumsal kurumları eleştirdi ve 19. yüzyıl İngiliz romanının unutulmaz tiplerini yarattı. Dickens, roman yazarlığının yanı sıra gazetecilik de yaptı, politika ve tiyatroyla ilgilendi. Önemli eserlerinden bazıları, Oliver Twist, Antikacı Dükkânı, Noel kitaplarının ilki olan Bir Noel Şarkısı, David Copperfield ve İki Şehrin Hikâyesi’dir







Alt 25-11-2008, 12:06 #8

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Cennet ve Cehennemin Evliliği

William Blake
“Cennet ve Cehennemin Evliliği, William Blake’in, büyük İngiliz mistiğin kehanet kitaplarının en önemlilerindendir. Bu tuhaf yapıtı vaktinde pek çok okurun yadırgadığına inanıyorum. Günümüzde bile anlayan ve seven çok az okur vardır.”
André Gide

Cennet ve Cehennemin Evliliği: Dini ve yasaları arkasına alan toplumun ahlakına bir başkaldırı.

William Blake

İngiliz şair, ressam ve gravürcü. Yoğun bir coşkunun ve göksel esinin egemen olduğu ilk şiirleri 1783 yılında Şiir Taslakları adıyla yayımlanır. Kendi gibi gravürcü olan kardeşinin ölümü (1787) Blake´in ruh ve akıl sağlığını bozar. Düşler dünyasıyla gerçekler dünyasını ayıramaz hale gelir. Ayda bir Ada, Tüm Dinler Birdir, Doğal Din Yoktur (1788), Masumiyet Şarkıları, Thel´in Kitabı (1789), Cennet ve Cehennemin Evliliği, Deneyim Şarkıları, Fransız Devrimi, Cennetin Kapıları, Bir Özgürlük Şarkısı (1790-1792), Urizen Kitabı, Los Kitabı, Ahania Kitabı (1793-1795), Vala, Dört Zoa (1795-1799), Kudüs (1803-1807) ve Sonsuz İncil (1818-1827) sanatçının yapıtlarıdır.







Alt 25-11-2008, 12:07 #9

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Cimri

Molière

Molière kahramanları, hemen hemen istisnasız 17. yüzyıl Fransız burjuvazisinin belli bir öbeğini temsil ederler. Bir kısmı saray aristokrasisi arasındayken, geniş bir bölümü ise ticaret ve manifaktürle uğraşır. İşte bu sınıfın parasını tefecilikle, faizlerle çoğaltan, ama henüz ilerici burjuvaziye özgü bir "ticari kafadan" yoksun bir temsilcisi olan Harpagon, bir bakıma, feodalizm artığı bir para kazanma yolunu izler. Eserlerinde sadece, aristokrasiyi, aristokrat katına yükselme heveslilerini, hatta monarşinin merkeziyetçi devlet yönetimini ve hamisi Kral XIV. Louis’yi bile eleştirisinin hedef tahtası yapan Molière, ilkel bir para biriktirme takıntısına tutsak olmuş Harpagon’u da öteki kişileri gibi, "toplumdışı bir acayiplik" olarak sunar.

Cimri: Aklın takıntıya yenilgisi.

Molière

(1622–1673) Paris’te doğan dünyaca ünlü komedi yazarı Molière’in tiyatro serüveni, Béjart ailesiyle kurduğu tiyatro topluluğuyla başlar. On üç yıl taşrada dolaşan Molière, ilk başarılı temsilini 1658’de Kral XIV. Louis’nin önünde oynar. Molière’in Kadınlar Mektebi, Tartuffe ve Don Juan gibi büyük tepki toplayan oyunlarının yanı sıra Kibarlık Budalası, Gülünç Kibarlar, Hastalık Hastası, Cimri ve Scapin’in Dolapları gibi klasikleşmiş oyunları bulunmaktadır.







Alt 25-11-2008, 12:08 #10

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Ceza Sömürgesi

Franz Kafka

Kafka külliyatından seçilen biri kısa dört öykü, okuru, yazarın metaforlarla döşeli labirentler dünyasında heyecanlı ve alışılmadık bir okuma serüvenine davet ediyor. Okur, gerçek hayat ile Kafka öykülerindeki metaforların, imgelerin arasında yayılmış geniş ve derin uçurumda, her iki yanı birbirine bağlayıp bir anlam kurmaya çalıştıkça okumanın da bir ‘emek’ işi olduğunu fark ediyor. Ödülü büyük bir emek işi.

Ceza Sömürgesi: Köhneleşmiş adalet sistemi.

Franz Kafka

(1883-1924) Prag’da doğdu. Viyana’da Hukuk öğrenimi gördü. Bir İtalyan sigorta şirketinde çalıştı. 1904’te ilk öyküsü Bir Savaşın Tasviri’nin ilk bölümlerini yazdı. Romanlarının yanı sıra, kısa ve uzun öykülerinde ironik, duru bir üslupla, edebiyatta ‘kafkaesk’ denen kendi dünyasını kurdu. Eserlerinden bazıları: Amerika, Dava, Şato, Dönüşüm, Şarkıcı Josefin ve Fare Ulusu.







Alt 25-11-2008, 12:08 #11

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Çocukluğum

Gorki

Yedi yıllık siyasi sürgünden dönen Gorki, 1913 yılında, 1923’te Benim Üniversitelerim’le bitecek üçlemesinin ilki olan Çocukluğum’u kaleme alır. Anlattıklarının kendisine değil, geçmişte ve yaşadığı günlerdeki sıradan Rus halkının hayatına ait korkunç izlenimlerin kasvetli çerçevesinden ibaret olduğunu söyleyen Gorki, hayatının ayrıntılarına, tesadüflerine; tarihinin en büyük dönüşümüne doğru evrilen Rusya’nın gerçekliğini yansıtan temsili bir güç kazandırır.

Çocukluğum: Hayatın dikenli yollarında.

Gorki

(1868-1936) Rus öykü, oyun ve roman yazarı. Serserileri ve toplumdışı insanları anlattığı öyküleriyle tanındı; ardından, Rus toplumunun sosyalist düzene geçiş sürecini yansıtan eserler verdi. 1905 Devrimi’ne büyük etkileri oldu. 1906-1913 arasında sürgüne gönderildi. Lenin ve Stalin dönemlerine tanıklık etti. Önemli eserlerinden bazıları, ilk romanı Foma Gordeyev, otobiyografik üçlemesini oluşturan Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim ile Ana, "Taşralı Oblomov" Matvey Kojemyakin, Artamonovlar ve Klim Sangin’in Hayatı’dır.







Alt 25-11-2008, 12:10 #12

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Daisy Miller

Henry James

Henry James, ayrı sosyal katmanlara ait iki insan arasındaki ürkek, temkinli ilişkinin görünmez, ama sert duvarlara çarpmasını, alt sınıfı hor gören Amerikan aristokrasisinin eleştirisine dönüştürüyor. Sessiz bir eleştiri bu; tıpkı İsviçre’nin sakin gölleri gibi durgun; gürültüsüz bir dünyada ritüellere bağlanmış insan ilişkileri gibi. Bu ortamdan kaçan Daisy Miller Roma’da, Collosium’un sivrisinekleri gibi üzerine üşüşen İtalyan erkeklerinde de aradığı aşkı bulamayacaktır.

Daisy Miller: Aşk ile ölüm arasında.

Henry James

ABD´li romancı, New York´ta doğdu. İlk gençlik yıllarında Cenevre, Paris ve Londra´ya giderek yabancı dil öğrenme fırsatı buldu. Roman türünde ürünler vermeden önce öyküler, kitap eleştirileri ve makaleler yazdı. James, Amerikan edebiyat tarihinin en verimli ve en etkili yazarlarından biri oldu. Eserlerinden bazıları: Amerikalı, Bir Kadının Portresi, Bostonlular, Yürek Burgusu, Büyükelçiler, Güvercin Kanatları, Washington Meydanı.







Alt 25-11-2008, 12:11 #13

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..


Değirmenimden Mektuplar

Alphonse Daudet

19. yüzyılın sonunda Fransız edebiyatı “yüzyıl sonu” atmosferini yansıtır. Anormal, hastalıklı olana eğilim; olağanüstü uyarımlara, algılara kendini açma; kusurlu olana ilgi duyma; kısacası “romantizmin” edebiyatına bir geri dönüş söz konusudur. Fransa’nın sanayileşmiş kuzeyi ile kırsal güneyi arasındaki gerilimde kendine uygun konular arayan, Paris hayatıyla ilgili ahlaksal romanları Balzac ve Zola’nın gölgesinde kalan Daudet, Değirmenimden Mektuplar’da taşra dünyasında “eski yaşam biçiminin yeniye direnen izlerini sürerken”, kalemini bir ressamın fırçası gibi kullanıyor. Bu tablonun konturları yumuşak; sanatçının algıları, en ince ses, renk titreşimlerine ve ruh çalkantılarına duyarlı. Yer yer fabl tekniğinin kullanıldığı, kıssadan hisselerin çıkartıldığı, artık işlevini yitirmiş (sanayiye yenik düşmüş) bir “un değirmeninde üretilmiş” masal tadındaki bu eser, taşranın modernleşme sancıları çektiği ülkemizde ayrı bir önem taşıyor olmalı.

Yakındaki “Uzak.”


Alphonse Daudet

Fransız edebiyatının önemli adlarındandır. E. L’Épine ile birlikte yazdığı ilk oyunu Son İlah 1862’de Paris’teki Odéon Tiyatrosu’nda sahnelendiğinde büyük yankı uyandırdı. 1869’da çıkan romanı Değirmenimden Mektuplar, büyük başarı kazandı. Üç yıl sonra yayımlanan romanı Taraskonlu Tartarin ise hiç ilgi görmedi, ancak romanın kahramanı saflığın simgesi olarak ünlendi ve günümüze kadar ulaştı. 1874’te Fromont Kardeş ve Risler Ağabey adlı romanıyla Académie Française Ödülü’nü aldı. Yaşamı boyunca genç yazarların koruyucusu olmayı sürdüren Daudet’nin diğer önemli eserleri arasında Bir Çocuğun Hayatı, Pazartesi Hikâyeleri, Jack ve Sapho bulunmaktadır







Alt 25-11-2008, 12:12 #14

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Demir Ökçe

Jack London

Günümüzde Jack London, daha çok Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş,
Deniz Kurdu romanları ve macera öyküleriyle hatırlanır. Ancak London’ın,
bir maceracı olmanın yanı sıra, sosyal ve politik olaylarla da yakından
ilgilendiği bilinmektedir. Demir Ökçe, didaktik bir roman. 20. yüzyılın başında,
sosyalizmin kavram ve görüşlerini Platon diyalogları tekniğini hatırlatan bir
yoldan “öğretiyor”. Öte yandan metin, yazılışından yaklaşık 20-30 yıl sonra
Avrupa’da ete-kemiğe bürünen faşizmin de “ayak seslerini” duyuruyor okura.
Sosyalist Ernest Everhard’ın eşi Avis, olayları, geçmişe bakan bir tanık
gözüyle anlatıyor; onun varlığı, ayrıca romanın duygusal boyutunu
da tamamlıyor. Metne ‘sözde’ 2700’lü yıllarda “eklenmiş” dipnotlar,
romanı bilimkurgu türüne de yaklaştırıyor.

Demir Ökçe: Bir dönemin tanıklığı.

Jack London

San Francisco da doğdu. Çocukluğu ve ilk gençlik çağı yoksulluk
içinde geçti. Maceralı bir hayat sürdü, denizcilik yaptı. Gençlik yıllarında
dünya edebiyatının başyapıtlarının neredeyse tamamını okumuştu.
İlk kitabı 1900 de yayımlanan yazar, üç yıl sonra basılan Vahşetin Çağrısı
ile büyük bir ün kazandı. Sosyalist Parti üyesi de olan Jack London
40 yaşında öldü. Eserlerinden bazıları, Beyaz Diş, Deniz Kurdu,
Vahşetin Çağrısı, Yanan Gün Işığı ve Uçurum İnsanlarıdır.






Alt 25-11-2008, 12:14 #15

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Elektra

Sophokles

Klasik Yunan tragedyalarının olduğu gibi “Elektra” tragedyasının
seyircisi de, kraliçe Klytaimnestra’nın, donanmasından rüzgârı esirgeyen
tanrılara öz kızı Iphigenia’yı kurban eden Agememnon’dan korkunç bir
intikam aldığını ve sonrasını bilmekteydi. Çünkü Yunan tragedyası,
toplumsal inancın temeli olan dinsel-mitolojik söylencenin kendine çizdiği
sınırların dışına çıkamaz, yarı tarihsel, yarı mitolojik kahramanların
başına gelenleri ilkece değiştiremezdi. “Şimdi ne olacak?” merakını pek
taşımayan seyirci, “Yazar, hepimizin bildiği bu temayla bize ne demek
istiyor?” sorusuyla antik tiyatronun basamaklarını doldururdu. Mitolojik-tarihsel
kişilikler içindeki psikolojik, insani, gerçekçi boyutu yakalayan Sophokles,
intikamı bir tür adalet uygulaması olarak yorumlayıp Agamemnon ailes
i trajedisine ilginç bir yaklaşım getirir.

Elektra: İntikamlar zinciri.

Sophokles

Yunan tragedya şairi. Atina yakınlarındaki Kolonos´ta doğdu. Bir silah
yapımcısının oğluydu. İyi bir eğitim gördü. İÖ 468´e doğru tiyatroya
başladı. Uzun yaşamının sonuna kadar sahneye bağlılığını sürdürdü ve
parlak başarılar kazandı. Sayıları yüzden fazla olan tragedyalarından
günümüze ancak birkaçı gelebilmiştir. Eserlerinden bazıları şunlardır:
Aias, Antigone, Kral Oidipus, Oidipus Kolonos´ta.







Alt 25-11-2008, 12:15 #16

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Demiryolu Serserileri

Jack London

London, Demiryolu Serserileri’nde serseriliği, başıboşluğu
ve suça yatkınlığı 19. yüzyılın son çeyreğinde Amerika’da
yaşanan ekonomik bunalımın fonunda, Amerikan yaşama tarzının
ince, çarpıcı bir eleştirisine dönüştürüyor. Bu otobiyografik metin,
iş bulma ya da seslerini duyurma kaygısıyla dönemin en modern
ulaşım aracı olan trenleri kullanarak umuda yolculuk yapan insanları
ironik bir üslupla anlatırken, okuru da adeta gerçekliğin
katlanılmazlığından koruyor.

Demiryolu Serserileri: Trenlerin gittiği yere kadar…







Alt 25-11-2008, 12:17 #17

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Deniz Kurdu

Jack London

Jack London’ın roman kişileri, insan ile doğa arasında
bir zamanlarki birlikteliği arar, onun izlerini bulur, içlerindeki
doğaya çarpar, onu yüzeye çıkartabildikleri ölçüde vahşileşir,
insanlıklarından uzaklaşırlar. Bir yanda doğal yanları, vahşilik
çağırır onları, bir yanda da insan yanları. Bu kez doğa denizdir; insan
yanını çoktan yok edip doğanın (denizin) bir parçasına dönmüş olduğunu
sanan kişi de kaptan Larsen. London bize; –Beyaz Balina’nın kaptan
Ahab’ı gibi denizin beyaz ‘ruhuyla’ birlikte sulara karışmayacaksak–
doğayla birlikte olmanın insan yanımızı yok etme şartına dayanmaması
gerektiğini hatırlatıyor.

Deniz Kurdu: Doğaya insan kalarak direnmek.







Alt 25-11-2008, 12:18 #18

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Devlet

Platon

Devlet, Diyaloglar’a bölüştürülmüş Platon felsefesinin bu Diyaloglar’ı
birbirine bağlayan orta ve ana halkasıdır; bu özelliğiyle en başta Platon
felsefesini anlama çabasında bir kilit metin özelliği taşır. Aynı metin, İÖ
4. yüzyılın başında gerileme dönemine girmiş olan Atina devletinin politik, sosyal, kültürel ihtiyaçlarına cevap ve çözüm arayan bir metin olarak yüzünü tamamen pratiğe dönmüştür. Pratik ile felsefi teorinin bu birlikteliği, adaletin ne olduğu, devletin doğuşu, en iyi devlet, en iyi insan, en büyük ‘iyi’, devletin bekçileri, yöneticileri, filozof kral, bilgi biçimleri, İdealar öğretisi, karakter tipi ile devlet biçimleri ilişkisi vb. üzerinden cennet ile cehennem tasvirlerine ayrılmış bir mitosa kadar götürür bizi. İdeal devlet, içinde, toplumun ahlaki birlikteliğinin kurulduğu, felsefe ile politikanın, teori ile pratik hayatın bütünleştiği, ideal bir cemaatin düşünülebilecek en üst biçimidir.

Devlet: Hiçbir yerde gerçekleşmeyen Platon’un "ideal devleti."


Platon

(İÖ 427-348/347) Soylu bir ailenin oğluydu. Sokrates’in ölümüne kadar onun derslerini izledi. Ardından Mısır ve Güney İtalya’yı da kapsayan uzun bir yolculuğa çıktı. İÖ 387’de Atina’ya dönerek Akademia adlı okulu kurdu. Kendisinin olduğu kabul edilen 28 diyalogda, hocası Sokrates’in konuşmalarını bir araya getirir. Bunların en önemlilerinden bazıları şunlardır: Phaidon, Gorgias, Menon, Politikos.







Alt 25-11-2008, 12:19 #19

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Dinamit

B.Traven

B. Traven, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Almanya’da vatan haini suçlamasıyla tutuklanıp ölüme mahkûm edilmek üzereyken son anda kaçıp kurtulur. Bundan sonra İngiltere üzerinden Meksika’ya giden ve adını gizli tutarak yıllarca yerli halkın yaşantısını yansıtan öykü ve romanlar yazan Traven’in oradaki ilk yıllarında kaleme aldığı öyküler Almanya’da dergi ve gazetelerde yayımlandıktan sonra kitap haline gelmiştir. Ölüm Gemisi adlı ünlü romanından önce kaleme alınan bu metinlerin hepsi Meksika’da geçiyor ve dönemin gerçekçi bir panoramasını sunuyor. Geleneğe bağlı, cehalet ve çaresizlik içinde kıvranan bir halkın kara mizah öyküleri, yazarın romantik halk yakınlığıyla birleş bir solukta okunacak hayat mozaikleri çıkıyor.

Dinamit: Uygarlığın cangılda patlaması.


B.Traven

(1890?-1969) Kimliğini saklayan, yaşamına dair bilgi vermeyen Traven, kitaplarında genellikle Meksika’yı anlattı. I. Dünya Savaşı’nın son zamanlarında, cumhuriyet toplantılarına katıldı. 1919’da tutuklandı; son anda ölümden kurtuldu. 1925’te yerleştiği Meksika, yapıtlarının esin kaynağı oldu: Altına Hücum, Asılmışların Ayaklanması, Araba gibi romanlarında devrim öncesi Meksika’da yaşayan yoksul yerlilerin yaşamını anlatan Traven’in diğer önemli yapıtları Dinamit, Kanlı Oyun, Köprü, Hükümet, Gece Ziyaretçisi ve Pamuk İşçileri’dir.







Alt 25-11-2008, 12:21 #20

EмЯє

кαяαηℓıкℓ
Klasikler..

Dorian Gray’in Portresi

Oscar Wilde

İngiliz Estetikçi akımının en önemli temsilcisi olan Oscar Wilde,
kişiliğini romanın üç baş kişisine bölerek zaman-geçicilik ve sanatın
ölümsüzlüğü hususunda felsefi-estetik bir anıt sunuyor. Wilde, 20. yüzyılın
hemen eşiğinde yayımlanan bu metnin yarattığı skandal atmosferinin
rüzgârıyla iki yıllık hapis cezasına çarptırıldı. Mahkûm Oscar Wilde, Londra tren
istasyonunda, hükümlü giysileri içinde, kendisini cezasını çekeceği Reading’e
götürecek treni beklerken, yazarı tanıyanlar istasyonda onu parmaklarıyla
birbirine gösteriyorlardı. Oscar Wilde’ın, Queensberry markisine açtığı davada
Dublin’deki okul yıllarından tanıdığı arkadaşı E. Carson, davalı avukatı
olarak onu köşeye sıkıştıracak ve şöyle diyecekti: "Böyle bir öyküyü
onaylayan birinin, uygunsuz davranışlarından ötürü suçlu görülebileceğini
sanırım kabul edersiniz."

Dorian Gray’in Portresi: Ruhu yansıtan portre.


Oscar Wilde

İrlandalı şair ve oyun yazarı. Eleştirmenlik ve yayın yönetmenliği de yaptı.
Ünlü yapıtlarının çoğunu yaşamının son on yılında yazdı. 1892’de, Lady
Windermere’in Yelpazesi ile tiyatro alanındaki ilk başarısını yakaladı.
Eşcinsellikle suçlandı; iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezasını çektikten
sonra gittiği Fransa’da Reading Hapishanesi Baladı’nı yazdı. Önemli
eserleri arasında Mutlu Prens, Narlı Ev, Dorian Gray’in Portresi,
İşte İnsan ve Ciddi Olmanın Önemi Üzerine yer alır.







Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:57 .