Sponsorlu Bağlantılar:
  Caner Almaz'ın Kırgın Anlatıcı'sı
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 09-07-2017, 09:12 #1

Günce

16-24 Ekim•

Caner Almaz'ın Kırgın Anlatıcı'sı


Kırgın Anlatıcı, yazarın ilk kitabı...

Caner Almaz'ın Kırgın Anlatıcı'sı

1986 yılında İstanbul’da doğan Almaz’ın daha önce farklı edebiyat dergilerinde öyküleri yayımlandı. Bu yönüyle edebiyatseverlerin yabancı olmadığı genç ve üretken bir isim. İlk kitabını yayımlayan genç yazar Caner Almaz, Kırgın Anlatıcı'yla okurları selamlıyor.
Geçtiğimiz günlerde elime ilk kitabı ulaştı. Yazarın 113 sayfadan oluşan eseri birbirinden güzel hikâyelerden oluşuyor. İlk kitabı olmasına rağmen başarılı bir iş ortaya koyduğunu içtenlikle söyleyebilirim.

9 AYRI HİKÂYE

Kitap, her okurun kendisinden bir şeyler bulabileceğini düşündüğüm sıcacık hikâyelerin derlemesi gibi. Kitabın sayfalarını çevirdiğinizde sizi ‘Fikret Cemal’in Ölümü’ adlı öykü karşılıyor.

Bunları sırasıyla;
- Kadıköy Boğa’da Bir Kadın Bir Adamı Bekliyor, Bekliyor
- Sabri Aklıdinç’in unuttukları
- Mutsuzluğun Süregelen Tarihi
- Kırgın Anlatıcı
- Bedenimin İlk Ölümü
- Yakup’un İç Sesi
- Zalim Her Zaman Kaybeder
- Varolma Lokali

EDEBİ LEZZET

Günlük yaşantımızda bizzat tanık olduğumuz ya da yaşadığımız kimi olaylar için “Bunları yazsam roman olur.” deriz ya... Caner Almaz, aslında bir çoğumuzun yaşadığı bu anları edebi bir dille, kurgu ve gerçeği iç içe geçirerek hikayeleştirmiş. "Okumaya değer mi?" sorusuna; -naçizane fikrim- "Kesinlikle." cevabı verdirebilecek bir kitap.
Hikâyelerin hepsi güzel ama beni en çok etkileyen ‘Zalim her Zaman Kaybeder’ ve ‘Kadıköy’de Boğa’da bir Kadın Bir Adamı Bekliyor, Bekliyor’ adlı öyküleri oldu.

"ERKEK DEĞİL MİSİNİZ, HEPİNİZ AYNISINIZ"

Kadıköy'deki bu çiftimizden biraz bahsedeyim...
Bir büfede hayatını kazanmaya çalışan Hikmet ve bir akşam yoğun saatlerde büfeye gelen ve alışveriş yapıp giden yeşil gözlü, kısa saçlı, beyaz tenli, boyu çok da uzun olmayan 30'lu yaşlarında bir kadının hikayesidir.
Hikmet ilk görüşte vurulur, ancak bu gizemli kadın uzun zaman dükkana tekrar adım atmaz. Geldiğindeyse dünyalar Hikmet'in olur. Görür görmez karanlık dünyasını aydınlatan kadına utana sıkıla da olsa derdini açar. Kadıköy'deki Boğa Heykeli önünde buluşmak için sözleşirler.
Konuştukları saatte kadın buluşma yerine gider. Ancak Hikmet’in başına gelen dramatik olay buluşmaya gitmesini engeller. Olaydan habersiz randevusuna gelmeyen Hikmet’i beklemekten sıkılan kadının dudaklarından o bilindik cümle dökülür. Hani şu kadın-erkek ilişkilerinde üzen taraf erkek olduğunda, bütün kadınların ortak söylemi olan: "Erkek değil misiniz, hepiniz aynısınız."
Hikmet’in hikâyesini okurken gerçekten bütün erkekler aynı mı diye düşünmeye başladım.

KONU ÇEŞİTLİLİĞİ

Yazarın akıcı üslubu, sağlam cümle yapısı, karakterleri yerli yerine oturtması okuyucunun bir an olsun bile dikkatini dağıtmasına fırsat vermiyor. Bunun yanında kitapta farklı konuların işlenmesi kitabı okuyanlar için bir zenginlik kaynağı. Sayfaları çevirirken kitabın bitmesini istemediğimi fark ettim. Edebiyatseverler okurlarımız da bu nefis hikâyeleri okurken umarım beni de yâd ederler. Okuyucusu olarak kendisine başarılar diliyoruz. Umarım yeni kitaplarla yine karşımıza çıkar.




Benzer Konular

Görüntüleme:101, Cevaplar:0

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:56 .