Farkındalık yazı dizisi "Bilincin sistemli yaratma enerjisi: DUA "
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 15-03-2019, 19:21 #1

Ruh-ül Azam

Forum Heveslisi

Farkındalık yazı dizisi "Bilincin sistemli yaratma enerjisi: DUA "



Yapılan araştırmalara göre dua bir çeşit ‘sistemli yaratma enerjisi’dir. Ve bu sadece dinine bağlı kesimin yerine getirmesi gereken bir görev değildir. Evrenin yaradılış sistemi için, modern bilimin araştırma ve bulguları gösteriyor ki, dua bizler tarafından sistemin işleyişine etki edebilecek bir potansiyel taşır.
Newsweek’in anketine göre; insanların %72’si dua ederek hastalıklarından daha çabuk kurtulduklarına, duanın iyileşmeyi hızlandırdığına inanıyor. ABD ve İngiltere’de yapılan araştırmalar, hastalar için dua etmenin, hastaların rahatsızlık belirtilerini azalttığını ve iyileşme sürecini hızlandırdığını sonucunu elde etti.
Kuantsal Boyutta Dileğiniz Gerçekliyor:

Fizik mühendisi Hasan Demir dua ve fiziği birleştiren bir makalesinde şöyle diyor: “Algıladığımız madde alem ve oluşan şekiller, algılayan ya da gözlemleyen olmadığı zaman, sırf dalgalardan ibaret bir oluşum göstermektedir...
Yapılan deneyler elektronun gözlemlemeye çalıştığımız zaman parçacık, gözlem yapmadığımızda da dalga özeliği gösterdiğini ortaya koymuştur.
Olay bu şekilde cereyan etmesine rağmen, bilincin algılamasıyla oluşan parçacık (madde) alem, bize mutlak gerçekmiş gibi geliyor. Eğer madde alemi sadece bilincin gözlemek istediği manaların açığa çıkışı olarak algılayabilirsek, kendimizi de beden boyutundan soyutlayabiliriz. Böylelikle, bilinç boyutunda (dalgalar boyutunda) yaşama geçebiliriz.
Bu yaşam boyutu cennet yaşantısıdır... Buradan da dua kavramını kuantsal yaşamla birleştirebiliriz. Aslında, madde aleminde oluştuğunu gördüğümüz tüm olayların bilincin kuantsal boyuttan kendi dilemesi sonucu, dalgaların belli şekillere, seslere, görüntülere, kokulara, yani parçacık özelliği veren madde alemine inişi söz konusudur...
Buradan da şu anlaşılmalıdır ki, dua bir üst boyuttan yani kuantsal boyuttan bilincin dilediğini yaratmasıdır...
Esasında herkes bunu belli ölçülerde yapar ama farkında değildir!..
Duada yaratma sırrı vardır! Olayların oluşumu, bilincin kuantsal boyutta tertipleridir... Bununla birlikte, dua aslında kuantsal boyutun da derununda bulunan daha öz boyuttan gelir. Burası ism-i azam boyutudur.
Olayın oluşumu, Hiçlik boyutundan başlar, kuantsal boyutta ve en sonunda madde boyutunda açığa çıkar... Burada anlatılmak istenen, düşünce enerjisinin gerçeği yaratabilme olasılığıdır.

Dua ile Beyin Dalgalarınız Kontrol Altında:

Doğal tıp, ayurveda ve sağlıklı yaşam gibi konularda çalışan Dr. Ender Saraç; Hürriyet gazetesine verdiği bir röportajda; “Zikir de meditasyon mantraları, reiki sembolleri gibi bir teknolojidir. Belli sesleri tekrar edip jeneratör gibi enerji üretirsiniz. Kuran’da geçen Allah’ın 99 isminden her biri, bir enerji köküdür. Bu dini, siyasi bir şey değil, bir teknoloji. Bunu mistik, dini, siyasi kalıplara sokan bizleriz.” diyor.
Dua esnasında, kişi yoğun konsantre halinde olduğu için güçlü beyin dalgaları yayabilmektedir. Böylece, duanın gerek zihindeki olumlu beklentinin bağışıklığı güçlendirmesi, gerek yaydığı enerjinin kuantum alanını etkileyerek kendine benzeyen frekanstaki şeyleri çekmesi, gerek de enerji alanını (aura) güçlendirmeye ve olumsuz etkilerden korumaya yönelik tesiri olduğunu görüyoruz



Benzer Konular

♪Soluk Bir Mavi♪ Bunu beğendi.
Görüntüleme:80, Cevaplar:1

İlginizi Çekebilir >
Alt 19-03-2019, 08:27 #2

♪Soluk Bir Mavi♪

Freedom • Happiness


Dr. Ender Saraç; Hürriyet gazetesine verdiği bir röportajda; “Zikir de meditasyon mantraları, reiki sembolleri gibi bir teknolojidir. Belli sesleri tekrar edip jeneratör gibi enerji üretirsiniz. Kuran’da geçen Allah’ın 99 isminden her biri, bir enerji köküdür. Bu dini, siyasi bir şey değil, bir teknoloji. Bunu mistik, dini, siyasi kalıplara sokan bizleriz.” diyor.
Dua esnasında, kişi yoğun konsantre halinde olduğu için güçlü beyin dalgaları yayabilmektedir. Böylece, duanın gerek zihindeki olumlu beklentinin bağışıklığı güçlendirmesi, gerek yaydığı enerjinin kuantum alanını etkileyerek kendine benzeyen frekanstaki şeyleri çekmesi, gerek de enerji alanını (aura) güçlendirmeye ve olumsuz etkilerden korumaya yönelik tesiri olduğunu görüyoruz

İlginç..
Paylaşım için teşekkürler





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:25 .