Anketimiz: sezen 'in şarkıları neden bu kadar içten?
m) yazdıklarını yaşadığı için
20.00%
z) çok iyi söz yazabildiği için
13.33%
s) çok iyi bir yorumcu olduğu için
6.67%
g) ben şarkılarını hiç içten bulmuyorum..
0%
0
f) m-z-s şıklarının hepsi
60.00%
Katılımcı sayısı: 15. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

~~sezen aksu~~

#1
tüm sezen seven ya da sevmeyen ( tanıyıpta -anlayıpta- sevmemek imkansız) herkez için...










[marq=right:701184475e]peki sizi en çok etkileyen sezen parçası hangisi??????[/marq:701184475e]

İlginizi Çekebilir


#2
baslik düzenlenmistir


lütfen resimleri sayfanin düzenini bozmicak sekilde ekleyelim


#3
acemi olduğum çok mu belli..


#4


aaaaa sezen aksu mu dedin yani benim miinik serçemmm o bir diva ve en güzel şarkısı en eski tükeneceğiz en yeni istanbul istabul olalı



işte biyografi

Fatma Sezen Yıldırım 1954 yılının 13 Temmuz'unda Denizli Sarayköy'de dünyaya geldi. Annesi fen öğretmeni Şehriban Hanım, babası matematik öğretmeni Sami Bey'dir. 3 yaşına kadar doğduğu yerde yaşadı. 3 yaşında İzmir'e, yıllar sonra 'Kalbim Ege'de Kaldı' diyeceği yere taşındılar.
Sezen daha küçücük bir çocukken bile herkesin ilgisini çekmeye çalışıyordu. Evlenirken çocuklarını disiplinli yetiştirmeyi düşünen Sami Bey ve Şehriban Hanım, Sezen'e karşı her zaman mesafeli durmuşlar ve belki de sevgilerini gösterememişlerdi. Ailesi ne kadar disiplinli yetiştirmek istese de çok yaramaz bir çocukluk geçirmişti ve adı 'Cüce Bela'ya çıkmıştı Sezen'in. Hergün Konak-Köprü troleybüsünde şarkı söylemesi, haftada bir kez saçının rengini değiştirmesi, sık sık intihara kalkışması dikkat çekmek için ne kadar çaba sarf ettiğinin en büyük ispatları sanırım. Sezen'in dediğine göre ilgi çekmek için bir şey yapamazsa durduk yere düşüp bayılırmış. Küçükken dansöz olmak istediğini söyleyen Sezen, bu olayla ilgili 'Allah babama acıdı da şarkıcı oldum.' diyor



Büyüme çağında sanatın bütün dallarına ilgi duyan Sezen resim, tiyatro, dans dersleri aldı. Küçükken pencereden dışarıya şarkı söyleyen minik kız, lisede kendini iyice müziğe verdi. 1970 yılında 'Hafta Sonu' dergisinin açtığı 'Altın Ses' yarışmasında 6. oldu. Sezen aklında müzik olmasına rağmen 1973 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne girdi. Üniversite kantinini konser salonu gibi kullanan Sezen üniversiteden ikinci sınıfta ayrılıp İzmir Radyosu sanatçılarının ders verdiği İzmir Radyosu Sanatçılar Derneği'ne girerek yıllarca herkesi peşinde sürükleyen, binlerce dizesi, binlerce melodisi olan kendi çizgisini çizmeye başladı.


SEZEN SELEY
Sezen 1974 yılında bir plak şirketine 3 şarkılık bir bandını gönderdi. Sesi beğenilen Sezen, Yeşil Giresunlu tarafından plak yapmak için İstanbul'a çağrıldı. 1974'ün Kasım ayında Ali Engin Aksu ile evlenen Sezen bir hafta sonra ise kalkıp İstanbul'a gelerek plak çalışmasına başladı.
1975'e girerken piyasaya çıkan ilk 45'liğinin adı 'Haydi Şansım'dı. Plak hemen hemen hiç satmadı. Yabancı bir şarkıdan alınan besteye söz yazılmıştı ve sonuç tam anlamıyla fiyaskoydu. Bu plaktan küçük bir not daha; plak Sezen Aksu'ya sorulmadan Sezen Seley adına çıkarılmıştı. Kimbilir belki de daha iyi olmuştu. Yıllar sonra marka olacak bir isim hemen hemen hiç satmayan bir plakla beraber anılmacaktı.


1975 yılında Sezen Aksu ikinci 45'liği 'Yaşanmamış Yıllar/Kusura Bakma'yı çıkardı. Bu parçalar Sezen'indi ve plak satışları hiç de fena değildi. Sezen Aksu üçüncü 45'liği 'Olmaz Olsun/Vurdumduymaz'ı 1976 yılında çıkardı. Plak 45'likler listesinde haftalarca bir numarada kaldı. Bu iki plak Sezen Aksu'nun başlangıcı sayılabilir. 1976 yılında, yıllar sonra idol olacak, şarkıları dillerden düşmeyecek bir Sezen Aksu vardı artık.
Genç sanatçı, 1976 yılında ilk sahne çalışmasına başladı. 1976 yılında 'Bebek Belediye Gazinosu'nda sahne alıyordu. 1977 yılında 'Allahaısmarladık/Kaç Yıl Geçti Aradan', 'Kaybolan Yıllar/Neye Yarar' 45'likleri ve ilk 33'lüğü olan 'Allahaısmarladık' piyasaya çıktı.

Bu 33'lüğün kapağında da bulunan bir dörtlük;
Yıllar yılı seviştik de neden mutlu olmadık.
Aşkımıza aşk değil yıllarca yalan kattık.
Sana son bir sözüm var,
O da 'Allahaısmarladık'




1978 yılında Hurşid Yenigün'ün iki bestesine söz yazan Sezen 'Gölge Etme/Aşk' 45'liğini yaptı.

1978 yılında 'piyasadaki en eski Sezen Aksu albümü' olan 'Serçe' çift LP olarak piyasaya çıktı. Sezen bugün ki müzik lüksünü elde edebilmek için 1979 yılını da çok dolu geçirdi. Bu yıl 'İlk Gün Gibi/Yalancı' ve 'Allahaşkına/Sensiz İçime Sinmiyor' 45'likleri piyasaya çıktı.


Aynı yıl Sezen kendini sinemada da gösterdi. Sezen'in ilk filmi 'Minik Serçe' bir Atıf Yılmaz filmiydi. Başrollerini Bulut Aras'la paylaştılar.
Bir yıldız doğarken, başka bir yıldızın sönüşünü anlatan bu film o dönemde beğeni toplamasına karşın günümüzde klasik Türk Sineması diye adlandırdığımız sınıfa giriyor. Bu filmi senelerce Sezen de seyretmemiş olacak ki 1999 yılında Okan Bayülgen'in programında (Zaga) filmi seyredince kendisi de haline çok gülmüştü. Yine aynı programda Sezen filmde hiç öpüşmediğini o sahnelerin klasik hilelerden biri olduğunu da açıklamadan geçmemişti.
1980 yılında 'Sevgilerimle' albümü piyasaya çıktı.

1981 Sezen Aksu için çok özel bir yıldı. Müzik, tiyatro ve özel yaşamı çok renkliydi. 'Ağlamak Güzeldir' albümü bu yıl piyasaya çıktı. Bu yılın sonunda ise adı önce 'Sezen Aksu Show' olarak düşünülen fakat 'Sezen Aksu Aile Gazinosu' adı koyulan müzikal için çalışmalar yaptı. Ama Sezen Aksu Show yıllar sonra karşımıza Kanal 6'da çıktı.



Sezen 10 Temmuz 1981'de Beşiktaş Evlendirme Dairesi'nde Sinan Özer ile evlendi. Nikah sırasında Sezen'in 4,5 aylık hamile olduğu gündeme geldi ve bu kez de özel hayatıyla konuşuldu Serçe. Yıl yine 1981, Kasım'ın 11'i, Mithat Can Özer dünyaya geldi, Sezen artık anneydi. Sezen hayatının erkeğini bulmuştu. O günlerde bir dergiye yaptığı açıklamada 'Beni Ocak'a kadar rahatsız etmeyin' diyordu çiçeği burnunda anne. Ama Sezen bu, sanatsız yapamaz, yapamadı da. Aralık ayında 'Sezen Aksu Aile Gazinosu' için çalışmaya başladı.

1982 yılında Şan Müzikholü'nde 'Sezen Aksu Aile Gazinosu' gösterime girdi. Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, Altan Erbulak ile aynı sahneyi paylaşan Sezen, sahnede 7 tipi canlandırdı.
Yıl 1982... Sezen Aksu, hayranları ve Türk klasikleri için çok özel bir yıl. Sezen ilk bu yıl 'Acelen ne bekle Firuze' dedi. 'Firuze' bu yıl piyasaya çıktı. Bu yıllarda 'Firuze' dillerden düşmüyordu ama o zamanlar kimse bilmiyordu Sezen'in 2 yıl sonra 'Sen Ağlama'yı ve 1991'de 'Gülümse'yi çıkarıp da Türk Müziğine en büyük klasikleri kazandıracağını. Tabii her şeyin bir sırası vardı. 1982 yılında 'Sezen Aksu' dönemin popüler dergisi 'Hey' tarafından 'Yılın Kadın Sarkıcısı' seçildi. 1983 yılında 'Hey'in Geleneksel Oskar Konseri'ne de Yılın Kadın Şarkıcısı olarak katıldı Sezen.



1983 yılında Sezen Aksu'nun, Türkiye'nin nihayet 2003 yılında yüzünü güldüren Eurovision macerası başladı. Söz ve müziği Ali Kocatepe'ye ait 'Heyamola' parçasını Ali Kocatepe ve Coşkun Demir ile birlikte seslendirdi.
3 yıl arka arkaya yaşanacak ve yıllar sonra da vokalisti Işın Karaca'nın yaşayacağı klasik bir tablo ilk bu yıl yaşandı. Türkiye finaline kalan bu parça yurtdışında ülkemizi temsil etme hakkını elde edemedi. 1983 yılında 'Heyamola' parçasının 45'liği 'Hey Dergisi' tarafından yılın plağı seçildi. 1983 yılına ait son bir not; Sezen Aksu oğlunun babası Sinan Özer'den bu yıl boşandı.

1984 yılında Sezen'in Eurovision macerası devam etti. Sezen bu yıl 'Halay', '1945' ve 'Merhaba Ümit' adlı parçalarla Türkiye finaline kaldı. İlk olarak 'Merhaba Ümit'i bırakan Sezen Türkiye finalinde 'Halay' ve '1945'i seslendirmeye karar verdi. Türkiye finali olmadan iki hafta önce Türkiye'ye gelen yabancı bir dostu Sezen'e sadece '1945'i seslendirmesini önerdi. '1945'in sözlerinin tüm dünyayla ilgili olduğunu düşünen Sezen bu parçanın yurtdışında da ülkemizi daha iyi temsil edeceğini düşünerek 'Halay'dan vazgeçti. Türkiye finalinde '1945'i seslendiren Sezen Aksu'dan herkes birincilik bekliyordu. Ama sonuç hiç de iç açıcı değildi. Sahnede kıyafetiyle prenseslere benzeyen Sezen Aksu aranjman yüzünden tabiri yerindeyse güme gitmişti.

Sezen 1984 yılında Eurovision'da şanssızdı ama albüm için aynı şey söylenemezdi. Bu yıl 6 Eylül'de 'Sen Ağlama' piyasaya çıktı. Şarkılar TRT'nin denetiminden geçemediği için ilk başlarda televizyonda seslendirememişti Sezen şarkılarını. TRT 1985'in başından itibaren Sezen'in parçalarını yayınlamaya başladı ve olağanüstü bir ilgi gördü albüm. Haftalarca listelerde kalan bu albümün 56. haftasında Sezen Aksu albümün bu kadar listelerde kalmasıyla ilgili Hey Dergisi'ne yaptığı açıklamada 'Bekliyordum ama bu kadarını değil... Ne yalan söyleyeyim, 1 yılı aşkın sürece listelerde kalacağımı sanmıyordum. Tüm müzikseverlere candan, gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.' diyordu.




1985 yılında Sezen Eurovision'da yine Türkiye finaline kaldı. Bu kez parçanın adı 'Küçük Bir Aşk Masalı'ydı. Sözleri Sezen'e ait olan bu parçayı Sezen Aksu ve Özdemir Erdoğan birlikte seslendirdi. Ama sonuç değişmedi. Bu yıl da Sezen yurtdışında ülkemizi temsil edemedi.
1985 yılında 'Bin Yıl Önce, Bin Yıl Sonra' isimli müzikal için hazırlandı Sezen. 1986 yılının ilk haftasından itibaren gösterime girdi 'Bin Yıl Önce, Bin Yıl Sonra'. Şan Müzikholü'nde kapalı gişe oynayan bu müzikal dönemin dünyasını ve Türkiye'sini Ti'ye alıyordu. Sahnede büyük beğeni toplayan Sezen, sahneyi Şener Şen, İlyas Salman, Ayşen Gruda gibi ustalarla paylaştı.


Sezen 1988 yılında 'Sezen Aksu'88'i çıkardı. Bu albüm Sezen Aksu plakları arasında özeldir. Çünkü 'Sezen Aksu'88' 'plak formatında çıkan son Sezen Aksu albümü'dür.



1989 yılında 'Sezen Aksu Söylüyor' albümüyle karşımıza çıktı. Son iki albümüyle birlikte artık Sezen Aksu Türk Müziği için yeri dolmaz bir efsaneydi. Daha devamı da vardı...



Onyedi dergisinin Ocak 86 sayısında okuyucu anketinde açık farkla Sezen'in 1985'in en büyük kadın şarkıcısı seçildiği yazıyordu. O yıllarda belki öyle gözüküyordu. Ama geride bıraktığı hitleri 2000'li yıllarda görünce Sezen'in 80'lerin en büyük kadın sanatçısı olduğunu anlıyoruz.

Sezen Aksu ile birlikte 80'lerde Firuze, İkinci Bahar, Sen Ağlama, Geri Dön, Tükeneceğiz, Git..., Beni Unutma, Değer mi?, Sarışınım, Geçer, Gidiyorum, Belalım, Bırak Beni, Şinanay, Son Bakış hit olmuştu.

Sezen Aksu söylemişti. 90'larda da söylemeye devam edecekti.
1990'larda Sezen Aksu'nun müzikseverlere çok sürprizi vardı. Öncelikle prodüktör tarafını gösterdi bize. Alışılmış starlar dışında ilk defa yeni biri çıkıyordu piyasaya, Sezen Aksu'nun vokalisti Aşkın Nur Yengi... Aşkın Nur Yengi 'Sevgiliye' albümüyle müzikseverlerin karşısına çıktı. Albüm Sezen Aksu prodüksiyonuydu ve bir milyona yakın tiraj elde etti.



1990 yılında Sezen Aksu beyaz perdede karşımıza çıktı. Yönetmenliğini Yavuz Özkan'ın yaptığı 'Büyük Yalnızlık'ta Sezen Aksu, Ferhan Şensoy'la kamera karşısındaydı. Film 1990 yılında Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Görüntü dalında ödül aldı. Filmin müziklerini Onno Tunç yapmıştı. Onno Tunç bestesi olan 'Uçurtma Bayramları' da enstrumantal olarak bu filmde bulunmakta.

Yıllar geçtikçe eski haliyle eğlenmeyi seven Sezen, bu filmle de 2003 senesinde, Yayla Sanat Merkezi'nde verdiği unplugged konserde dalgasını geçmişti. Önder Fırat'la bu filmi seyredişlerini, Önder Fırat'ın belli etmemeye çalışsa da çok sıkıldığını anlatan Sezen izleyenleri kahkahaya boğmuştu.

Sezen 1991'de Aşkın Nur Yengi'nin ikinci albümü 'Hesap Ver'in prodüksiyonunu üstlendi. Albüm Aşkın'ın ilk albümü gibi iyi bir tiraj elde etti.

1991 bambaşka bir albümün çıkış yılıydı. Sezen Aksu'ya inanılmaz bir popularite kazandıran bir yıldı. 1991'de müzik yönetmenliğini Onno Tunç'un yaptığı Gülümse çıktı. 2 milyonu aşan bir tiraj elde etmişti. Albümün bu kadar çok satmasının sebebi şarkıların seçkinliğinin yanısıra Sezen'in hitap kesimiydi. Sezen'i her kesimden insan dinliyordu. Aşka düşen de, aşktan kaçan da, arabesk dinleyen de, pop dinleyen de, varoşu da, zengin kesimi de Sezen'i dinliyordu artık. İçinde bu kadar tezatlık olan insan kesiminin bu albümde birleşmesi 'Gülümse'yi farklı yapan asıl etkendi. 1991'de bu albüme ait 'Hadi Bakalım'ın Avrupa'da single'ı çıktı. Klibi olmamasına rağmen iyi bir satış elde etti bu single.

1992'de Sezen yine vokalistlerine albüm yapmaya devam etti. 2003 senesinde Eurovision'da nihayet yüzümüzü güldüren Sertab Erener'i bu yıl tanıttı bizlere. Sertab'ın ilk albümü 'Sakin Ol' başarılı bir satış grafiği çizdi. Sertab'ın albümünden birkaç ay sonra sıra 'Levent Yüksel'e gelmişti. Sezen Aksu, Aşkın ve Sertab'tan sonra Levent'in albümünün de prodüktörlüğünü üstlendi. 'Med-Cezir' iyi bir tiraj elde etti. Ama satıştan daha önemlisi bu albümün günümüze klasik bırakmasıydı. Şarkıların güzelliği Levent'in yorumuyla birleşince Tuana, Med-Cezir, Beni Bırakın gibi klasikleri geride bıraktı.


Sezen Aksu zaten her zaman istediği müziği yapmıştı ama Gülümse'den sonra her şey daha da değişikti. Sezen Aksu müzik lüksüne ulaşmıştı. Bu lüks ilk meyvesini 1993 yılında verdi, Sezen 'Deli Kızın Türküsü' ile çıktı karşımıza. Sezen Aksu'nun alışılmış tarzında olmayan bu albüm, kapağına kadar değişikti. Sezen Aksu kitlesini seçmişti ve artık onlara müzik ziyafeti çekiyordu. Bu farklı albümde 'Küçüğüm' ve 'Masum Değiliz' ilk hit olan parçalardı. Bu albümün bir özelliği ve bir değişikliği daha müzik direktörünün Uzay Heparı olmasıydı.
Levent Yüksel'in ilk albümü 'Med-Cezir'de bulunan 'Uçurtma Bayramları'ndan bir dörtlük:
...
Belki de aldatıldık,
Belki dünya hiç dönmüyor.
İmkansız yanıldılar.
Ölüm yok, ölünmüyor.
...


Bu harfleri Sezen Aksu yan yana getirmiş, Onno Tunç notalarla birleştirmiş, albümdeki düzenlemesini ise Uzay Heparı yapmıştı.

Ama kimse yanılmamıştı, ölüm vardı... Sanıldığından daha acı, daha apansız...



Önce Uzay gitti aramızdan, motosiklet sevdasına. Hızlı yaşamayı seçen Uzay 26 yaşında aramızdan ayrıldı. 1994'ün, 20 Mayıs'ında Uzay motosikletiyle giderken park halindeki Demet Akbağ'ın arabasına çarptı. Henüz 6 aylık evliydi ve sadece bir gün önce bir çocuğunun olacağını öğrenmişti. 11 gün bitkisel hayatta kalan Uzay, 31 Mayıs günü aramızdan ayrıldı. Sanat dünyasını, sevenlerini özellikle genç hayranlarını ve tabii ki Sezen'i yasa boğdu. Sezen Uzay'ı, 'Yas' parçasında sanırım hiçbirimizin yaşamayacağı duygularla yaşadı. Sezen 'Yas'ı kendisinin okuyamayacağını söylemişti ve şarkıyı Levent'in ikinci albümüne koydu. Bu çok özel parçayı Levent Yüksel'e vermesi en doğruydu. Çünkü Levent Yüksel de, Uzay'ın ölümünden sonra albümü bir milyona yakın satmasına rağmen Sezen Aksu'nun arkasında vokal yapacak, bas gitar çalacak kadar tevazu sahibi ve vefakar biriydi.

1 Kasım 1994'te çıkan Sertab'ın 'Lâ'l' albümü Sezen Aksu prodüksiyonuydu, iyi bir satış başarısı elde etti. Bu albümün en önemli özelliği ise Uzay'ın anısına adanmasıydı.


1995 yılında Sezen yine farklı çıktı karşımıza. Buram buram Anadolu kokan şarkılar vardı 'Işık Doğudan Yükselir'de. Eleştirmenlere 'Eski Sezen Aksu nerede?' diye sorduran bu albüm müzik açısından en iyi Sezen albümlerinden biriydi. Yunus Emre'nin, Mevlana'nın ve Aşık Daimi'nin eserleri Sezen Aksu'nun yıllar geçtikçe daha da güzelleşen yorumuyla albümde yer aldı. Fahir Atakoğlu'nun iki eseri vardı albümde. Bunlardan biri albümün hitlerinden, sanat müziği tınısıyla kulağımızı okşayan 'Alâturka', diğeri ise özellikle kusursuz düzenlemesiyle 'Yaktılar Halim'imi'ydi. Gülümse'nin müziğini yapan Arto Tunç'un da bu albümde iki bestesi vardı. Albümde dikkat çeken bir dörtlük de Bedri Rahmi Eyüboğlu'na ait;



Bu Anadolu var ya bu Anadolu
Bu misli menendi görülmemiş cömert ana
Bu her yanı meme, bu her yanı dudak, bu her yanı gül
Bu zırnık almadan veren, habire veren yedi gül...
Bedri Rahmi Eyüboğlu

Onno, Sezen'in aşkı, arkadaşı, hocası, sevinci, hüznü kısaca şarkısıydı. Sezen'in kalbinde hiç kimsenin bırakmadığı izi bıraktı. Ama o da Uzay'ın acısı henüz geçmeden 14 Ocak 1996 günü talihsiz bir uçak kazası sonucu aramızdan ayrıldı. Sezen bu ayrılıktan çok büyük yara aldı.



Günlerce oturduğu yerden kalkmayan, kımıldayamayan Sezen'in bir gün resim yapmak geldi içinden ve yıllar önce kaybettiği çok sevdiği anneannesi Nadire Hanım'ın resmini yaptı.
Bu resim 1998 yılında çektiği 'Tutuklu' klibinde de bulunan resimdir. 6 ay evden çıkmadı Sezen. Saçları beyazladı... 1999 yılında bir röportajında şöyle diyordu Sezen:

'Resim yapmak iyi geldi... Ama bu arada hep düşündüm, düşündüm... Sonra bir gün aynaya baktım ki, saçlarım bembeyaz olmuş... Aslında beyaz saçlar da yakışıyor bana... Farklı bir görüntü...'
1996'nın başında 'Levent Yüksel'in ikinci albümü' piyasaya çıktı. Yine bir Sezen Aksu prodüksiyonuydu. Albüm Levent Yüksel'e seçkin bir dinleyici kitlesi kazandırdı.
Sezen 1996 yılında çıkardığı 'Düş Bahçeleri'ni Onno'ya adadı. Albümde Sezen'in başka sanatçılara verdiği parçalarını kendi yorumlaması vardı. Sezen albümde Onno'ya şöyle sesleniyordu:

Haberini sal kara bahtlım,
Beni yanına al yarası saklım,
Üzerime hatıran yağıyor,
Bu yokluk yaktı bizi...

1997 yılının Aralık ayında piyasaya çıkan 'Düğün ve Cenaze' yine çok eleştirildi. Albümü dinlemektense, dinlemeden, araştırmadan eleştirilerde bulunmak daha kolay geliyordu müzik kültürü geniş eleştirmenlerimize. Türkçe bilmeyen birkaç eleştirmenimiz de Sezen'in ne dediğini anlamadığını yazmıştı. Bütün bu eleştiriler albümün kötü satmasında çok büyük etken oldu. Oysa albümün düzenlemeleri ve besteleri yine eşsizdi. Goran Bregoviç'i dünyaya tanıtan 9 tane Goran Bregoviç, 1 tane Kurtis Jasavev bestesinden oluşan albüm 'Düğün ve Cenaze' adını Goran Bregoviç'in orkestrasından aldı. Albümün sözlerini ise Sezen, Pakize Barışta ve Meral Okay ile birlikte yazdı.

1998 yılında 'Düğün ve Cenaze' albümünün en büyük hiti 'Erkekler'in single'ı çıktı. 1998'in Nisan ayında ise Levent Yüksel'in üçüncü albümü 'Adı Menekşe' piyasaya çıktı. Sezen Aksu prodüksiyonu olan bu albüm çok başarılı bir yapıt olmasına rağmen belki de tanıtımının iyi yapılamaması yüzünden iyi bir satış elde edemedi. Yine 1998'in Aralık ayında Sezen Aksu'nun albümü 'Adı Bende Saklı' çıktı. Bu albüm çok gerekli medyadan tam not aldı bu kez. Kimilerine göre eski Sezen dönmüştü. Albümdeki 'Tutuklu' ve 'Adı Bende Saklı' parçalarını şimdiden Sezen Aksu klasikleri arasına ekleyebiliriz.

1999'un son günlerinde Sezen Aksu hayranlarına bir sürpriz yaptı ve 'Sarı Odalar' single'ını piyasaya çıkardı. Parçaya klip 3. köprüyü protesto etmek için Arnavutköy'de çekildi.
2 Haziran 2000 günü Sezen yine yeni bir albümle, 'Deliveren'le, çıktı karşımıza. 'Oh Oh', 'Kahpe Kader' ve 'Keskin Bıçak' albümün hit parçaları oldu ve bir milyona yakın bir tiraj elde etti. Deliveren ise içindeki şeytanla meleği yönlendiren anlamına gelmekte.

Sezen 2001 yılında sağlık problemleriyle ilgilendi. Temmuz'un sonunda ve Ağustos'un başında 6 konser veren Sezen,

'Park Orman'da yine çok şiddetli esti. Dev orkestrası ve sesiyle 6 gece hayranlarını büyüledi. Konser hediyesi olan 'Remix Maxi Single' piyasaya sürülmedi, Sezen fanatiklerinin koleksiyonlarındaki yerini aldı. Maxi Single'da Oh Oh ve Kahpe Kader'in Kıvanç Kutlumuş tarafından düzenlenen ikişer remix'i bulunmakta.

Sezen'in Eurovision macerasından bahsederken yıllar sonra aynı tabloyu vokalisti de yaşayacak demiştik. O zamanki vokalisti Işın Karaca da 2001 yılında Eurovision'da Türkiye finaline kaldı ama yine aynı son yaşandı.
2001 yılının sonuna doğru Sezen Aksu'nun 6 yıldır vokalistliğini yapan Işın Karaca'nın albümü 'Anadilim Aşk' piyasaya çıktı. Albüm yine bir Sezen Aksu prodüksiyonuydu.
21 Aralık 2001'den itibaren ve 2002'nin hemen başında Sezen, Efendy Show Theatre'daki konserleriyle sevenlerinin karşısındaydı.




20 Mayıs 2002 günü Sezen Aksu sevenlerine 'Şarkı Söylemek Lazım' albümünü sundu. Bu albüm Sezen'in DMC firmasından çıkarttığı ilk albümüydü.

2002'in yazında da dolu dolu Sezen Aksu vardı. 12 Haziran'da Açıkhava'da konserlerine başladı Sezen. Ama asıl sürprizi yaz sonunaydı. Sezen belki de sürprizin ilk ışığını Mart ayında Diyarbakır'daki konserinde vermişti.

Sezen yaz sonunda 'Türkiye'nin bütün dillerini ve medeniyetlerini' bir araya getiren 'Türkiye Şarkıları' isimli konser serisini sundu. Konserlerde Sezen'e Rum, Ortodoks, Ermeni ve Musevi korolarıyla birlikte Diyarbakır Belediyesi Çocuk Korosu da eşlik etti. Sahnede Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve Rumca şarkılar, türküler söylendi. Diyarbakır Belediyesi Çocuk Korosu en büyük alkış alanlardandı. Sezen konserinin sonunda onbinlerce kişiyle birlikte 'Şarkı Söylemek Lazım'ı ve Mevlana'nın sözlerinden oluşan 'Yeniliğe Doğru' şarkısını söyledi.

Her yaptığıyla kendinden söz ettiren Sezen bu sefer Türkiye'yi bambaşka sallamıştı. Günlerce televizyonlarda konuşulan, gazetelerde yazan 'Türkiye Şarkıları'nı 1 Eylül 2002 günü Hürriyet Gazetesi 'Yasa Meclis'ten, icraat Sezen'den' başlığıyla manşetten verdi.
Bu konser dizisi sadece Türkiye'de değil birçok ülkede de haber oldu. AP ajansının çektiği bir fotoğraf birçok ülkede yayınlandı.
Konserler sonunda aleyhinde eleştiler de alan Sezen Aksu avaz avaz şarkı söylemeye devam etti.
2003 yılının başında Beşiktaş'ta BKM'de Unplugged konserler veren Sezen yoğun ilgi üzerine konserlerine önce Maltepe Yayla Sanat Merkezi'nde daha sonra Türkiye'nin değişik şehirlerinde devam etti.


2003 yazı bitmeden Sezen'in yeni albümü 'Yaz Bitmeden' çıktı. Biri enstumantal olmak üzere 4 yeni şarkı içeren albümde ayrıca daha önce başka yorumcuların seslendirdiği Sezen Aksu şarkıları vardı. Yeni şarkılardan biri olan 'Farkındayım'a Van'ın Gevaş ilçesinde klip çekildi.

2004 yılında da Sezen sahne çalışmalarına ve üretkenliğine devam ediyor. Sezen 21 Şubat 2004 günü Aya İrini'de Beyaz'la birlikte sahne aldı (14 Şubat'ta olan program bir hafta ertelendi).



Yaza doğru Beyoğlu'nda Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde sahne alan Sezen yine muhteşem bir gösteri hazırlamıştı. Sahneye çalışanlarından ve arkadaşlarından oluşan fasıl ekibiyle çıkan Sezen Aksu ayrıca her konserine sürpriz sanatçılar çıkardı.
Yazın da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda konserler veren Sezen yeni şeyler söylemeye devam ediyor.




Sezen Aksu’nun uzun bir aradan sonra 2005 yılında piyasaya sürülen yeni albümü "Bahane", beklenenin de üzerinde ilgi gördü. Aksu’nun son şarkılarını dinlemek için sabırsızlanan müzikseverlerin yoğun ilgisi sayesinde albüm, ilk iki haftalık sürede 320 bin sattı.




Turkcell’in 2000 yılından beri Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’yle birlikte yürüttüğü ve ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle öğrenimlerine devam edemeyen yaklaşık 10.000 kız çocuğuna burs imkanı sağlayan “Kardelenler” projesinden etkilenen Sezen Aksu, “Kardelen” adıyla hazırladığı albümü, 10 Ağustos Çarşamba gecesi, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen muhteşem konserle tanıttı.

Gece, “Kardelenler” proje filminin gösterimi ve Sezen Aksu’nun proje için özel olarak bestelediği “Kardelen” şarkısıyla başladı. Şarkının ardından projeyle ilgili duygularını dile getiren Sezen Aksu, herkesi kız çocuklarının eğitimine duyarlı olmaya ve projeye katkıda bulunmaya çağırdı. Aksu; “kızlarımızı okutalım, kızlarımız geleceğimizdir” dedi.



Müziğin,aşkın koca yürekli Kraliçesi'nin mesajı şudur kalbi olan
herkese;
Aşk için ölmeli!..Aşk,o zaman aşk!..

Evet Sezen!..
Kalbiyle gülen,söyleyen,düşünen...
Türkiye'nin şarkılarını bağıra bağıra söylemek için büyük bir ses yetmiyordu
maalesef.Bir de kocaman yüreğe ihtiyaç vardı.Çok şükür zaten,büyük bir
ses,kocaman bir yürekten ibaret Sezen!..
Kulağında hangi türkü,hangi şarkıyla doğarsa doğsun,bu vatanın tüm çocukları
Sezen'le hep aynı sahnede olacaklar.
Vatanımın kardeş şarkıları sonsuza dek Kraliçe'nin eteklerine tutunarak söylenecek.

Bana hayatı SEZEN AKSU'nun yüreğinden akıp gelen şarkılar öğretti..



#5
ben "f" diormmm
Çünkü kadın hem mükemmeL yazıo
Hemde mükemmeL söLüo


#6
çook teşekkürler arkadaşlar...cici yorumlar ve katkılarınız için..

.tüm sezen sevenler : hepinizi çok seviyorum


#7
Sezen şarkıları kitaplaştı: EKSİK ŞİİR









Metis Yayınları Sezen Aksu'nun şarkı sözlerini kitaplaştırdı. Sanatçının 1975-2006 arasında yazdığı 400'ün üzerinde şarkının sözlerinden hazırlanmış, Eksik Şiir adını taşıyan seçki 15 Aralık 2006'da kitapçılarda olacak. Açılışında "Hayat Sana Teşekkür Ederim", finalinde ise "Gidemem"in yer aldığı kitapta 197 Sezen Aksu şarkısının sözleri yer alıyor.
Türkiye'de art arda üç-dört kuşağın hatıralarında yer etmiş Sezen şarkılarını böyle bir kitap bütünlüğü içinde, bu kez "okunacak" bir şey olarak sunarken, sanatçının şarkı sözlerinin taşıdığı şiirselliği okurla paylaşmak, kendi müziklerine kavuşmazdan önce, kâğıt üstüne ilk geldikleri halleriyle okutmak istedik.
Eksik Şiir, aşk ve sevgi, tutkularımız, vazgeçişlerimiz ve hep yeniden umutlanışımız üzerine bir kitap. İnsan olmakla ne kadar kırılgan olduğumuzu, ama her şeye rağmen yaralarımızı sarıp ayakta durabilecek güce sahip olduğumuzu kanıtlıyor.


#8
[v=Tla1LNgOSuE&mode=related&search=[/video][web:d299f0ca77]http://www.youtube.com/watch?v=Tla1LNgOSuE&mode=related&search=[/web:d299f0ca77]


ee birazda neşelenelim sezenle


#9
sezen ablam güzel ablam canım ablam o hemen bizim sahilde oturan hemde restorantımıza haftada bir yemeğe gelen her gelişindede kasetlerini ve posterlerini bana hep veren çok sevdiğim ve saygı duyduğum sesi güzel ablam ama uğraşmayın size posterlerini vermem


#10
peki sizi en çok etkileyen sezen parçası hangisi??????




#11
[b][i][u] vazgeçtim & seni kimler aldı çok severek dinliyorum ve hiç vazgecemiyorum çok seviyorum şarkılarınıda onuda zaten her şarkısında ayrı bir güzellik taşıyor


#12
m-z-s şıklarının hepsi diye düşünüyorum hepsi bir araya gelince bu kadar içten olabilir bir şarkı ve sezen aksu bunu en iy şekilde başaran nadide sanatçılarımızdan biri


#13
bencede f herşeyiyle mükemmel


#14
Alıntı:
gul_guzeli´isimli üyeden Alıntı
bencede f herşeyiyle mükemmel


#15
bi harika eseri sezenimm yaa ablacm seni ç.ok seviyorum bi şarkılar bu kdr mıı içten olr insanın kanına girerrr


#16
sezen aksu yu cok seviyorum Trk Silahl Kuvvetleri. resimler icin




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:03 .