Buselik
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 07-07-2009, 10:19 #1

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS

Buselik



A) Sistemci Okulda

Sistemci okulda Ebûselik ve Ebiselik adı ile de bilinen Bûselik makamının çok eski bir tarihi vardır. Sistemci okul kurucuları ve onları yakından takip eden KutbüddinBuselik Hızır bin AbdullahBuselik Bedr-i Dilşâd ve Lâdikli Mehmed ÇelebiBuselik bugün bizim tanıdığımız Bûselik makamını başka bir isimle biliyorlardı. Bu okulun Bûselik ismini verdiği makamın dizisi şöyle idi:

Buselik

Bu diziBuselik bir müddetBuselik Bûselik adıyla kullanılmışBuselik II. Bayezid Han devrinde Lâdikli Mehmed Çelebi (? -1500) tarafından makamın adı Kürdî olarak değiştirilmiş ve bu ad bir değişikliğe uğramadan bugüne kadar gelmiştir.

PekiBuselik bu arada Ebûselik ne olmuştur?

Bugün Bûselik dizisi olarak bildiğimiz ve kullandığımız diziye sistemci okul Neva veya Nirizi adlarını takmışlardı. Bu dizi eski Bûselik dizisi ile beraberBuselik atalarımızın çok eskiden beri tanıdığı makamlardı. Sistemci okulun kurucularından Abdülkadir MerâgîBuselik Câmi'ü'l-Elhân ve Makasıdü'l-Elhân kitaplarındaBuselik Türk ve Moğolların Uşşak (o zamanki dizisi Kürdîli Çargâh) makamı ile bu iki makamı bildiklerini ve kullandıklarını ifade etmektedir. Neva veya Nirizi makamı II. Bayezid devri musikicilerinden olan Lâdikli Mehmed Çelebi'ye kadar gelmişBuselik Mehmed Çelebi Zeynü'l-Elhân'ında Neva veya Nirizi isimlerini bu makamdan silerek Bûselik adını verdiği yeni bir makama çevirmiştir ve makam artık bu isimle bilinmektedir.

Sistemci okul kurucularının Bûselik veya Ebûselik makamı ise Kürdî makamı olarak literatürde yerini almıştır.

Lâdikli Mehmed Çelebi'nin yaptığı bu değişiklikten sonra IV. Sultan Murad Han dönemine gelinceye kadar geçen zaman içinde Bûselikten bestelenen eserler maalesef elimizde bulunmadığı içinBuselik bu devirde bestelenen eserleri tetkik etmek imkânından mahrum bulunuyoruz.

IV. Sultan Murad Han'dan bugüne gelinceye kadar geçen devrelerde bestelenen Bûselik eserlerin de bazılarının kaybolduğu bir gerçektir. Elimizde olan klasik formdaki eserler fazla değildir. Ne var kiBuselik musikicilerimizin Bûselik makamı hakkındaki görüş ve duyuşlarını devir devir bize iletmeleri büyük önem kazanmaktadır. Bu itibarlaBuselik en eski eserlerden başlayarak bir sıra takip ettiğimizdeBuselik Buseliğin geçirmiş olduğu değişimleri anlayabilmekteyiz.

Elimizde bulunan en eski saz eseri Benli Hasan Ağa'nın darb-ı fetih usulünde bestelediği peşrev ile saz semâisidir. IV. Sultan Murad Han'ın (1612-1640) musahibi olan tanburi Benli Hasan AğaBuselik Bûselik makamında bestelediği peşrevindeBuselik 1. hanedeBuselik evvela Hüseynî makamını işlemişBuselik ağırlıklı olarak Hüseynî makamının üzerinde durmuşBuselik sonra Buseliğe geçerek mülazimeye kadar gelmiş ve bu arada Çargâh perdesini ısrarla göstermeyi ihmal etmemiştir. Benli Hasan Ağa'nın çağdaşı olan Şerif Çelebi de darb-ı fetih usulünde bestelediği Bûselik peşrevinde özellikle Hüseynî açarak peşreve girmişBuselik Hüseynîyi işlemişBuselik Çargâhta ısrarlı asma kararlar vermiş ve yeden almadan Bûselik karara varmıştır.

I. Sultan Mahmud Han'ın (1696-1754) muhammes usulünde bestelediği ve "Feth-i Belgrad" adını verdiği Bûselik peşrevinde yine uzun lahnî yapılar olmasa bile Hüseynî işlenmiştir.

Kantemiroğlu'nun (1673-1727) devr-i revan usulünde bestelediği Bûselik peşrevinde de Hüseynîye geçişler ve seyirler görülmektedir.

III. Sultan Selim Han devrine gelinceye kadar Bûselik makamından bestelenmiş ve elimizde bulunabilen kârçe ve bestelerde yaptığımız incelemelerde de Hüseynî makamının bestelerin zemin bölümünde önemli bir yer işgal ettiğini görüyoruz.

IV. Sultan Murad Han'ınBuselik Bağdat'ın fethinden sonra İstanbul'a beraberinde getirdiği musikiciler arasında bulunan ve şeştar denilen sazı çalan Murad Ağa'nın Bûselikten bestelediği kârçe elimizdedir. Muhammes usulünde bestelenmiş bu eserde yine lahin lahin Hüseynî makamı işlenmişBuselik kârçenin birçok yerinde Hüseynîye yer verilmiştir.

Divan edebiyatımızda mümtaz bir yeri bulunan şair ve bestekâr Nazîm Çelebi'nin (1650-1727Buselik Avcı Sultan Mehmed Han ve III. Sultan Ahmed Han dönemiBuselik Lale Devri) zencir usulündeki bestesindeBuselik Hüseynîye az geçki yapılmışBuselik daha çok Şehnaz makamı belirtilmiştir. Aynı dönem bestekârlarından Kara İsmail Ağa (1674-1724) yine zencir usulündeki murabba bestesindeBuselik zemin kısmında Hüseynîye geçerek doyurucu bir geçki içinde Hüseynî işlenmiştir.

III. Sultan Selim Han devrine geldiğimizde Bûselik makamının aynı görgü ve usule göre zemin ve l. hanelerde Hüseynîye yapılan etkin geçkilerle bezendiğini görüyoruz. Bu devrin usta tanburi ve bestekârlarından tanburi Isak'ın darb-ı fetih usulünde bestelediği Bûselik peşrevi bir özellik göstererekBuselik Dügâh açarak Buseliğe giriş yapmaktaBuselik biraz sonra yine Hüseynî geçkisi içinde oldukça uzun bir melodik yapı ile Hüseynî gösterilmektedir.

Sistemci okulunBuselik 19.yüzyılda yetişmiş bestekârları arasında bulunan başta Hammamîzâde Hacı İsmâil Dede Efendi olmak diğer bazı bestekârların Bûselikten besteledikleri eserleri gözden geçirildiği zaman artık Hüseynîye iltifatlarının çok azalmış hatta kalmamış olduğunu görüyoruz. Dede'nin hafif usulündeki "Kâr-ı sûri şahı" isimli kârında Hüseynî geçki bulunmuyor. Keza remel bestesinde de Hüseynî geçkisi işlenmiyor.

19. yüzyılın sonlarında yetişen bestekârBuselik neyzen ve hanende Bolâhenk Nuri Bey'de (1834-1910) tekke musikisinde ilk defa Bûselik makamından bestelenmiş âyin-i şerifini görüyoruz. Peşrevini de besteleyen Nuri BeyBuselik gerek âyinde gerekse peşrevde Hüseynî geçkisini çok az kullanıyor.

20. yüzyılın ortalarına doğru yeni nazari sistemlerin kurulması ile sistemci okulun terk edilmesiBuselik Bûselik hakkındaki görüşlerin de değişmesine yol açmış bulunmaktadır.(1)




Görüntüleme:967, Cevaplar:6

İlginizi Çekebilir >
Alt 07-07-2009, 10:20 #2

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


B) Rauf Yekta Bey Okulunda

Rauf Yekta'ya göre BûselikBuselik Bûselik beşlisi ile Kürdî dörtlüsünün güçlü perdesinde birbirine eklenmesinden hasıl olmuştur.

Şemasını da şöyle veriyor:

Buselik

C) Arel-Dr. Ezgi Okulunda

Bûselik dizisi mülayimdir. Restten tize doğru nağmeleriBuselik dügâhBuselik bûselikBuselik çârigâhBuselik nevaBuselik hüseynîBuselik acemBuselik gerdaniye ve yahut nim şehnazBuselik muhayyerdir; yazı isimleriBuselik laBuselik siBuselik doBuselik reBuselik miBuselik faBuselik sol ve yahut bakiyye diyezli solBuselik lâ'dır. Bûselik makamının dizisi iki türlüdür; bestekârlar ekseriya bu iki şekli mümaaaiç [birleşik] bir halde kullanmışlardır:

Birinci diziBuselik pest tarafta [yerinde] bir bûselik beşlisine tiz tarafta [hüseynî perdesinde] bir hicaz dörtlüsünün birleşmesinden husule gelmiştir:

Buselik

İkinci diziBuselik pest tarafta [yerinde] bir bûselik beşlisine tiz tarafta [hüseyni perdesinde] bir kürdî dörtlüsünün iltihakından[katılmasından] vücut bulmuştur.

Buselik

Bûselik makamı sâittir. Her iki dizide dahi güçlü sesi beşinci (hüseynî-mi)'dir. Birinci bûselik dizisinin yeden nağmesi olan ( nim şehnaz — bakiyye diyezli sol ) kuvvetli bir karar hissini vermektedir. MakamBuselik evvelâ bûselik beşlisinde ya güçlü veya üçüncü ve yahut durak nağmelerinden başlarBuselik bûselik beşlisinde seyrettikten sonra o nağmelerde muvakkat bir karar yapar ve bazan da tizdeki kürdî veya hicaz dörtlüsünde dahi gezinip avdetle durakta kalır.

Çârigâh dizisinin altıncı sesinden itibaren tize doğru kendi mevkiinde yazılacak olan ikinci bûselik dizisinin nağmeleri tamamile çârigâh dizisinde mevcut olduğu için bûselik dizisinin donanımında hiç bir tağyir [değiştirme] işaretine hacet yoktur; nihayetinde hicaz dörtlüsü bulunan birinci bûselik dizisinde yedinci nağmeye vaz'ı lâzım [konulması gereği] bakiyye diyezini de lahin arasında notaya ilâve etmekle iktifa ederiz. (2)


D) Abdülkadir Töre-Ekrem Karadeniz'de

GİRİŞ VE KARAR : Çoğunlukla Çargâh veya RastBuselik Çargâh perdelerinden terennüme başlar. Dügâh perdesinde karar verir.

ISKALA : Bu makam çıkış ve inişte iki ayrı ıskala kullanır. Nota yazarken eserin baş tarafına Bûselik perdesine mahsus olan Diyez işaretini koymak ve devamlı kullanılmayan ŞehnazBuselik Nevruz ve Zengûle perdelerine mahsus olan Diyez işaretlerini yerleri geldikçe eser arasında göstermek uygun olur.


ÇIKIŞ ISKALASI
Perdenin Adı Aralıkları Senti Frekansı Dügâh
0 1 Bûselik 1 1900 1Buselik132 Çargâh 1/2 2600 1Buselik185 Neva 1 4400 1Buselik333 Hüseynî 1 6200 1Buselik500 Nevruz 1/2 7300 1Buselik612 Şehnaz 1Buselik5 9900 1Buselik912 Muhayyer 1/2 10600 2
6 ses



İNİŞ ISKALASI
Perdenin Adı Aralıkları Senti Frekansı Dügâh
0 1 Bûselik 1 1900 1Buselik132 Çargâh 1/2 2600 1Buselik185 Neva 1 4400 1Buselik333 Hüseynî 1 6200 1Buselik500 Acem 1/2 7000 1Buselik580 Gerdaniye 1 8800 1Buselik778 Muhayyer 1 10600 2
6 ses



Bûselik makamının Iskalası şöyledir :

Buselik

SEYİR VE ÇEŞNİ : Çoklukla Çargâh veya RastBuselik Çargâh perdelerinden terennüme başlayıp Çargâh perdesi üzerinde hafifçe Acem makamının çeşnisini meydana getirir. Bu esnada Bûselik perdesi üzerinde de hafif duruşlar yapıp Zengûle perdesini kullanarak Dügâh'ta karar verir. Bundan sonra tıpkı Hüseynî makamı gibi Hüseynî perdesi üzerinde bu makama mahsus çeşniyi hafifçe meydana getirdikten sonra karara doğru Bûselik perdesi üzerinde duruşlar yaparak Zengûle perdesiyle Dügâh perdesinde karar verir. İcabında çıkış ıskalasındaki perdelerle tize doğru da Şehnaz makamı çeşnisiyle seyrettikten sonra iniş ıskalasındaki perdelerle karara verir. Bûselik makamının en uygun seyri budur.

Bir kısım bestekârlar başlangıçta Hüseynî çeşnisi ile terennüme başlayıp sonradan Bûselik perdesine iniş ve burada kısa duruşlar yaptıktan sonra Zengûle perdesiyle Dügâh perdesinde karar vermişlerdir.

Diğer bir kısım bestekârlar da Bûselik ve Çargâh perdelerinden terennüme başlayarak Hüseynî perdesine yükseldikten sonraBuselik burada Hüseynî makamının çeşnisini meydana getirmişler ve Bûselik kararına inmeden evvel tıpkı Gülizar makamı gibi hafif ve kısa bir şekilde Eviç ve Hisar perdeleriyle Neva perdesine inmiş ve bundan sonra yine Hüseynî göstererek Bûselik perdesinde alışılmış duruşları yaptıktan sonra Zengûle perdesiyle Dügâh perdesinde karar vermişlerse de bu seyir ve çeşni Bûselik makamının asıl şartlarından değildir. Yukarıda da söylediğimiz gibi en uygun seyir ilk anlattığımız şekildedir. Eskiler de çoğunlukla bu üslûbu seçmişlerdir. Makamın hususî çeşnisiBuselik başlangıçta Çargâh perdesi üzerinde Acem çeşnisi göstermek ve Bûselik perdesi üzerinde ısrarlı duruşlar yapmak ve arada Hüseynî perdesi üzerinde de kısa duruşlar yaparak Hüseynî makamının çeşnisini de gösterdikten sonra Bûselik ve Zengûle perdeleriyle karar vermek suretiyle meydana getirilir.(3)





Alt 07-07-2009, 10:20 #3

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


E) Diğer görüşler - Günümüzde makamın seyir-çeşni ve geçkisi

Müzikolog Fikret KutluğBuselik Türk Mûsikisinde Makamlar adlı fevkalade önemli eserinde Bûselik makamı ile ilgili oldukça geniş değerlendirmelerde bulunuyor. Kitabından olduğu gibi naklediyoruz.(4)

Buseliğin musiki tarihi içinde geçirdiği lahnî değişikliklerBuselik her devrin kendi görüşüne uygun olarak ele alınmış ve tatbik edilmiştir.

a) Sistemci okulun -III. Sultan Selim Han dönemine gelinceye kadar- Hüseynî makamını Bûselik içinde ayrılmaz bir lahnî yapı olarak görmesi Hüseynî perdesinin her iki makamda müşterek güçlü oluşundan ve aynı zamanda dizilerinin birbirilerine yakınlığından doğmaktadır. Gerek hemen zeminin girişindeBuselik gerekse lahnî yapının icrasından sonra Hüseynî gösterilmesi ve yaygın gezintiler yapılması güçlülerinin müşterek oluşuna bağlıdır.

b) Rauf Yekta Bey okulunda seyir ve çeşni hakkında gerekli bilgi verilmediği için derinliğine bir incelemede bulunmamız mümkün olmamaktadır.AncakBuselik Arel okulunun tiz dörtlüde gösterdiği Hicaz dörtlüsüBuselik Rauf Yekta Beyde Kürdî olarak tesbit edilmiştir. Bu tesbitin mucip sebeplerini Rauf Yekta Bey açıklamamıştır. Biraz ileride bu konuya tekrar geleceğiz.

c) Arel okulundaBuselik dizide tiz dörtlünün Hicaz dörtlüsü olarak gösterilmesinin mucip sebepleri açıklığa kavuşturulmamışlar. Nazari sistemlerin kuruluşlarında ve sonuçların alınmasında tatbikat esas alınır. Uygulamalar gözönünde tutularak sistemin kurulması bu formülasyon içinde tahakkuk ettirilir ve tesbit olunabilir. Bu değişmez bir kuraldır. Arel sistemindeki Buseliğin tiz dörtlüyü teşkil eden Hicaz dörtlüsünün yerleştirilmesindeki mucip sebep de bu kural içinde yerini almak zorundadır.

HalbukiBuselik 17. asırdan beri elimize kadar erişebilmiş eserlere baktığımızda sözlü eserlerin zemin ve terennümleri ile peşrevlerin l. hane ve mülazimelerinde Hicaz dörtlüsünün kullanılmadığını ve dolayısı ile Hicaz çeşnisinin bulunmadığını görüyoruz. Arel sisteminde Buseliğin tiz dörtlüsü olarak gösterilen Hicaz dörtlüsünün eserlerde kullanılmadığı tesbit edildiği haldeBuselik niçin Buseliğin tiz dörtlüsü olarak gösterildiğinin mana ve ehemmiyeti anlaşılamamıştır. Kanaatimizce bu tesbit isabetsizdir.

Elimize kadar gelebilen klasik formdaki eserlerden (kârBuselik besteBuselik peşrev vb.) yalnız iki tanesindeBuselik Nazîm'in zencir usulündeki bestesi ile kemençeci Nikolaki'nin muhammes usulünde bestelediği Bûselik peşrevinde (örnek olarak verdik) Şehnaza bir geçiş görülmekteBuselik diğer eserlerde hâkim olan geçki Hüseynî olmaktadır. Bu uygulamalarBuselik Şehnaza geçkinin önem taşımayan azlığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

d) Bûselikte şimdiye kadar müzikologlar tarafından -ne sebeple bilemiyoruz- anlatım ve incelenmesi yapılmamışBuselik bütün eserlerde bulunan ve Hüseynî geçkisinden daha fazla işlenmiş bir lahnî yapıyı ele almak istiyoruz.

Bûselikten bestelenmiş istisnasız bütün eserlerdeBuselik Çargâh perdesinde duruşlar ile Rast perdesinin ısrarlı olarak gösterilişinin ve yine ısrarlı olarak asma kararlar verilişinin bir sebebi ve zorunluğu var mıdır?

Bu sorunun cevabına geçmeden evvelBuselik Bûselik makamına giriş şekillerinden söz etmemiz icap ediyor. BestekârlarımızBuselik besteledikleri eserlerinin girişlerinde (zemin başlangıcında) genelde iki giriş yolunu uygulamışlardır.

1- Güçlü olan Hüseynîden başlama

2- Rast-Çargâh dörtlüsü ile başlama

Dikkat edilirseBuselik güçlüden başlamaBuselik makamlarda uygulanan yollardan biri olması itibari ile tabii sayılır. AncakBuselik Bûselikte Rast-Çargâh dörtlüsü içinde (özellikle Rast üzerinde kurulu Nigâr dörtlüsü) başlamada bir başka sebep bulunduğu kanısı hasıl olmaktadır. Bu tür makama girişteBuselik güçlüye doğru bir seyir yapılsa da Çargâh etrafındaki seyirlerin devam ettiği görülmektedir. Eserlerde Buseliğe durak perdesinden giriş istisnai bir başlamadır. Genel olarak başlama şekli güçlüden ve güçlü kadar kuvvetli olan Çargâhta oluşmaktadır. Bestekâr eserinin zemininde ve 1. hanesinde Çargâhtan eseri başlatmamış iseBuselik biraz sonra lahnî yapıyı Çargâha getirecekBuselik Çargâh ve Rast her halde gösterilecek ve asma kararlar verilecektir.

Çargâh üzerindeki ve Nigâr dörtlüsü içindeki bu seyirlerBuselik bize bir başka çeşniyi duyurmakta ve bu çeşniBuselik Bûselik çeşnisinin dışında bir çeşni olarak kendini göstermektedir. Bestekârlarımız Bûselikten eserler verirken veya bir icracı taksim yaparkenBuselik niye bu çeşniyi vurgulamak ve göstermekBuselik diğer bir deyimle duyurmak zorunda kalmaktadırlar?

Kanaatimizce bunu şöyle açıklayabiliriz:

Bûselik makamındaki pest beşlisinin sesleri -Rast da dahil olmak üzere-RastBuselik DügâhBuselik BûselikBuselik ÇargâhBuselik Neva ve Hüseynîdir. Bu perdeler aynı zamanda Rast üzerinde kurulmuş Nigâr dörtlüsünün de perdeleridir ve bir ortak ses düzeni söz konusudur. Bûselik icra edilirken bu seslerde de dolaşımlar yapılmaktadır. AncakBuselik Nigâr dörtlüsünün sesleri içindeki seyirlerde kulağımıza başka bir çeşni aksetmektedir. Bu çeşniBuselik bizi Sûzidilârâ ve Nigâr makamlarına kadar götürmektedir. Sûzidilârâdan çok Nigâr çeşnisinin hâkim olduğu seyirlerde bestekârlarımız Rast-Çargâh-Hüseynî bölgesi içindeki sesleri kullanmışlarBuselik ancak Bûselik çeşnisini vermeden Nigâr makamını göstermişlerdir. Nigâr makamının güçlüsü Çargâhtır ve Nigâr makamı Çargâh açarak seyre başlar. Karar perdesi Rasttır ve (geçkiler hariç) Segah kullanmaz .

Kadim musiki erbabından son elli seneye gelinceye kadar Bûselikten bestelenmiş hemen bütün dini ve ladini eserlerde Çargâh perdesi güçlü imiş gibi kullanılmış ve Nigâr makamına bu sesin yol göstermesi ile geçilmiş ve işlenmiştir. Aslında Buseliğin yapısında Nigâr makamı olmadığı düşünülebilirBuselik fakat bu makam o kadar Buseliğe yaklaştırılmış ve birleştirilmiştir kiBuselik bu iki makamın birbirinden ayrı mütalaa edilmesi düşünülmez olmuştur. Elimizde bulunan bütün eserlerde makam zeminde veya 1. hanede veya 2. hanede seyirleri yapılarak gösterilmiştir. BizBuselik kudemanın Hüseynîyi Buseliğin içinde takdiminiBuselik diğer bir ifade ile tanıtımını belirten zemin ve 1. hanede gösterilişiniBuselik makamın bünyesi içinde olabileceği düşüncesinden hareket ederek göz önüne almış idik. AncakBuselik daha sonraları bu tür bir geçkinin eserlerde çok az yapıldığınıBuselik hatta hiç yapılmadığını gördük ve anladık ki Hüseynî yalnız bir geçkidenBuselik fakat önemli bir geçkiden ibarettir.





Alt 07-07-2009, 10:21 #4

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


Nigâr makamının bütün eserlerde kullanılmasıBuselik Çargâh perdesi gösterilmeden Bûselik çeşnisinin verilmesinin mümkün olmayışı bizi Nigârın Bûselikte nasıl kullanıldığının araştırılmasına götürdü.

Böylece eserlerin Nigâr yönünden tetkiki ile Bûselikte Nigârın bir geçkiden çokBuselik bünyeye dahil bir makam olduğu sonucuna vardık.

Çünkü anahtar görevini yapan Çargâh perdesi ile Nigâra geçilmekteBuselik Nigâr çeşnisi belirtilerekBuselik bazen uzun bazen kısa lahnî yapılar içinde Nigâr makamı bütün Bûselik eserlerde işlenmektedir.

Ekrem Karadeniz'inBuselik Çargâh üzerindeki geçkinin Acem makamının icrası niteliğinde olduğuna işaret ettiğini biraz yukarıda açıklamıştık. Gerçi Rast üzerine yerleştirilmiş Acem makamının dizisi ile bir ortaklık gösteren Bûselik dizisinin bu makamla ilişki içinde olduğu düşünülürse deBuselik seyir ve çeşninin Acem makamının seyir ve çeşnisine uymadığı görülür. Bu itibarla bir Acem makamı geçkisi söz konusu olamaz.

Arel sisteminin basit makam saydığı Bûselik makamıBuselik bu inceleme sonucunda mürekkep bir makam niteliği göstermektedir.

Diğer taraftanBuselik Buseliğe mürekkep makam niteliği kazandıran ve uygulanan bir başka perde (ses) vardır. Bu perde Nim Zirgüle perdesidir (Sol bakiye diyezi). Bu perde makamın Dügâhta asma ve nihai kararlarında kullanılmaktadır. Makamın bünyesi içinde Nim Zirgüle perdesi var mıdır?

Bu sorunun cevabı Arel okuluna göre kolaylıkla verilebilir:

Makamın tiz dörtlüsü Hicaz dörtlüsüdür ve Nim Şehnaz perdesinin simetriği de Nim Zirgüle perdesidir. Bu itibarla makamda bulunan bir perdedir.

Rauf Yekta Bey iseBuselik Buseliğe ilişkin olarak verdiği şemada tiz dörtlüyü Hicaz değilBuselik Kürdî olarak tesbit etmiştir. Bu durumda Nim Şehnaz perdesi makamın dizisi içinde yoktur .İlave bir sestir.

Biz de Rauf Yekta Beyin görüşünü paylaşıyoruz. Bûselik eserlerde görülmeyen Nim Şehnaz perdesinin kararlarda varmış gibi gösterilmesiBuselik tekniğe uymayacağı gibiBuselik aslına da aykırı düşmektedir. Bu itibarla karara etki yapan ve çoğu zaman kullanılan Nim Zirgüle perdesi makamın bünyesinin dışında bir perdedir ve kararlarda rol alıp kullanılması makamı mürekkep duruma getirmektedir.

BûselikBuselik inici-çıkıcı bir seyir gösterir. Karar perdesi DügâhBuselik güçlüsü Hüseynî ve tiz durağı Muhayyerdir.

Abdülbaki Nasır Dede Buseliğin tarifini şöyle vermektedir: "Hüseynî perdesinden âgâz idüp Neva ve Çargâh ve Bûselik ve Dügâh perdesineBuselik bade yine Dügâh perdesine gelip anda karar eder."

Bu tarif oldukça yeterli ise de kanaatimizce eksik sayılır. Çünkü Bûselik içinde görülen ve çeşniyi tamamlayan Nigâr makamı göz önünde tutulmamışBuselik makamı teşkil eden bir unsur olarak görülmemiştir.

Güçlüden başlamadaBuselik güçlü perdesi olan Hüseynî etrafında seyirler yapılır. GüçlüBuselik aynı zamanda önemli bir asma karar perdesi görevini de yapar. Güçlü etrafında yapılan seyir içinde Çargâh perdesine pestleştirilir. Çargâhta vurgulamalar ve asma kararlar verilir. Bu arada bestekârlarımızın beğenip kullandıkları Çargâh üzerinde Nikriz geçkileri görülür. Hüseynî etrafındaki seslerde dolaşılırkenBuselik bestekârlarımızın niçin Hüseynî makamına sıkça ve yeterli geçkiler yaptıklarının sebeplerini yukarıda açıkladığımız için burada tekrar etmiyoruz.

Rast-Çargâh bölgesi içinde Nigâr dörtlüsü üzerinde başlamalarda iseBuselik Nigâr makamıBuselik lahnî yapının seyir durumuna göre uzun veya kısa olarak gösterilirBuselik aynı zamanda Nigâr makamının bünyesinde bulunan Hüseynî perdesinde vurgulamalar ve asma kararlar verilir.

Burada elimizde bulunan klasik formdaki eserler üzerinde biraz durmak zaruretini duyuyoruz.

Elimizde bulunan sözlü eserler ile saz eserlerinde (tetkike tabi tuttuklarımız 17 parça eserdir) Nigâr makamı esaslı bir şekilde ele alınmışBuselik eserlerde işlenmiş ve Buseliği teşkil eden diğer bir makam olmuştur. Saz eserlerinde (özellikle peşrevlerde) 2. haneler çoğu zaman asıl makama tahsis olunurlar. Bestekârlarımız bu şekli benimsemiş ve usul haline getirmişlerdir. Tetkik ettiğimiz Bûselik peşrevlerde bu tür bir uygulamayı görüyoruz. Mesela Benli Hasan Ağa Bûselik peşrevinde 1. hanede gösterdiği Nigârı 2. hanede daha uzun ve çok sanatlı bir tarzda işlemiştir. Şerif ÇelebiBuselik 2. haneyi Nigâra tahsis etmemiş ise deBuselik mülazimede göstermiştir. I. Sultan Mahmud HanBuselik 1. hanede Nigârı çok güzel ve uzun lahnî yapılar içinde göstermiştir. KantemiroğluBuselik 1. hanenin girişini Nigâr ile başlatmıştır.

Sözlü eserlerde de Nigâr işlenmiştir. Itri'nin hafif bestesi Nigâr bir giriş ile başlamaktadır. Seştari Murad Ağa'nın Bûselik karçesinde terennüm kısmında Nigâr makamı çok göz alıcı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Dedenin Kâr'ı dikkat çekici bir Nigâr girişle başlamaktadır. Bolâhenk Nuri Beyin Bûselik âyin-i şerifi ve peşrevi Nigâr açarak başlamaktadır. Bu misalleri çoğaltabiliriz.

Sonuç olarak diyebiliriz kiBuselik Bûselik makamı musiki tarihimiz boyunca büyük değişiklikler göstermiştir. Lâdikli Mehmed Çelebi'den sonra Hüseynî makamı Buseliğe eklenmiş ve gösterilmiştir. AncakBuselik bu devir dahilBuselik bugüne kadar Bûselik eserlerde değişmeyen ve Buseliğin çeşnisinin meydana getirilmesinde varlığı zorunlu olan Nigâr makamı lahnî yapıda yer almışBuselik makam iki ayrı dizinin birleşmesi ile hasıl olmuştur: Bûselik ve Nigâr.

Diğer taraftan III. Sultan Selim Han devrine gelinceye kadar pek çok eserde yeden perdesi olarak kullandığımız Nim Zirgüle perdesi (Sol bakiye diyez) kullanılmamışBuselik eserler yedensiz olarak tamamlanmıştır. III. Sultan Selim Han devrinden sonra Nim Zirgüle perdesi hemen bütün Bûselik eserlerde kullanılmaya ve kararlar yedenli olarak verilmeye başlanmıştır. Sebeplerini henüz bilemediğimiz bu değişiklik tetkike muhtaç bir konu olarak önümüzde bulunmaktadır.

BestekârlarımızBuselik Nigâr makamımBuselik Buseliğin ayrılmaz bir lahnî yapısı olarak görmüşler ve seyir sırasında her halde uygulamışlarBuselik Buseliğin çeşnisinin belirtilmesinde gerekli bir lahnî yapı olduğunu göstermişlerdir.

Bu tetkiklerimize göreBuselik Bûselik makamının dizisiBuselik şu şematik tablolardan oluşmaktadır:

Buselik

Buselik





Alt 07-07-2009, 10:22 #5

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


Buseliğin seyri esnasındaBuselik Hüseynî tizindeki seslerde Kürdî geçkisi içinde dolaşıldığı gibiBuselik eski musikicilerimizin Hüseynî makamı üzerinde ısrarla durmaları gözden kaçırılmamalıdır. Çok az olarak -önemsiz derecede- Şehnaz gösterilmektedir. Makam Tiz Bûselikten sonra daha tizlere az çıkmaktaBuselik bu tizleşmelerde Bûselik değilBuselik bestekârın arzuladığı diğer bazı münasip makamlar kullanılmaktadır. MeselaBuselik çoğu zaman Mahur ve Tahir gibi.

BûselikBuselik peşte doğru bazen Hüseynî Aşiran üzerinde Hicaz veya Nigâr içinde karar seyri göstererek geçki yapmak sureti ile genişleme gösterirse deBuselik genelde Nim Zirgüleden daha peşte doğru bir genişlemede bulunmadığı görülür.

BuseliğiBuselik donanımdaBuselik hiçbir bozukluk işareti konulmadan gösteririz.


F) Örnek :

1. Örnek :

YukarıdaBuselik makamın seyri anlatılırken geleneksel icrâda bûselik ve hüseynî geçkisi üzerinde durulmuştu. Buna örnek teşkil edecek bir çalışma aşağıdaki gibidir : (5)

Buselik

2. Örnek :

Abdülbâkî Nâsır Dede'nin Acem-Bûselik Mevlevî Âyini'nin 1. Selâmın sonundaki terennüm bölümüBuselik Bûselik makamına çok güzel bir örnek teşkil ediyor. Bu bölümBuselik Muhayyer perdesinden başlayarakBuselik sırası ile gerdâniyeBuselik acemBuselik hüseyniBuselik nevâBuselik çargâh ve bûselik perdelerinde kısa kalışlar ile kademe kademe inerekBuselik dügâhta karar etmektedir. Nâsır DedeBuselik bu örnekte görüleceği üzereBuselik Bûselik makamında kullanılan alışıla gelmiş sol-diyez (nim şehnaz) perdesini kullanmadan karar etmiştir.

Buselik

Kaynaklar :

1 Yakup Fikret KutluğBuselik Türk Musikisinde MakamlarBuselik Sayfa :152-153-154Buselik YKY 2000Buselik İstanbul
2 Dr. Suphi EzgiBuselik Nazari Ameli Türk MusikisiBuselik Cilt 1Buselik Sayfa : 75-76Buselik 1933
3 Ekrem KaradenizBuselik Türk Musikisinin Nazariye ve EsaslarıBuselik Sayfa :109Buselik İş Bankası YayBuselik 1983
4 Yakup Fikret KutluğBuselik Türk Musikisinde MakamlarBuselik Sayfa :158-159Buselik YKY 2000Buselik İstanbul
5 Râuf Yekta BeyBuselik Türk MûsikisiBuselik Sayfa 73-74Buselik Pan YayıncılıkBuselik 1986




ALTERNATİF BİLGİ
================================================== ==========
Ebu-selik isminden gelmektedir. Farsca 'da "öpücülük" anlamındadır. En eski makamlardandır. Türk musikisinde 13. basit makamdır. Batı musikisinde "minör" e karşılıktır. Buselik makamıBuselik İnsana kuvvet verir.

Buselik makamı Rumlara daha çok dinletilmiştir. SevgiBuselik aşkBuselik güzel sözlerBuselik mülayim özelliklerini taşır.


Sistemci Okulda

KutbüddinBuselik Hızır bin AbdullahBuselik Bedr-i Dilşâd ve Lâdikli Mehmed ÇelebiBuselik bugün bizim tanıdığımız Bûselik makamını başka bir isimle biliyorlardı. Bu okulun Bûselik ismini verdiği makamın dizisi şöyle idi:

Buselik

Sistemci okulun kurucularından Abdülkadir MerâgîBuselik Câmi'ü'l-Elhân ve Makasıdü'l-Elhân kitaplarındaBuselik Türk ve Moğolların Uşşak (o zamanki dizisi Kürdîli Çargâh) makamı ile bu iki makamı bildiklerini ve kullandıklarını ifade etmektedir.

Neva veya Nirizi makamı II. Bayezid devri musikicilerinden olan Lâdikli Mehmed Çelebi'ye kadar gelmişBuselik Mehmed Çelebi Zeynü'l-Elhân' ında Neva veya Nirizi isimlerini bu makamdan silerek Bûselik adını verdiği yeni bir makama çevirmiştir ve makam artık bu isimle bilinmektedir.


Rauf Yekta Bey 'e göre<

Rauf Yekta'ya göre BûselikBuselik Bûselik beşlisi ile Kürdî dörtlüsünün güçlü perdesinde birbirine eklenmesinden hasıl olmuştur.

Buselik


Yılmaz Öztuna 'ya göre

Buselik beşlisi ile Hicaz dörtlüsünün birleşimi ile oluşmuştur.

Buselik





Alt 07-07-2009, 10:22 #6

tuğsecan

ÇiMeN GöZLü DeLi KıS


Sonuç olarak

Donanım
= Çargah ve batı "la" minör 'üdür.
Durağı = Dügah Perdesi
Güçlü = Hüseyni Perdesi
Seyri = Çıkıcıdır
Yedeni = Nim Zirgüle Perdesi
Dizisi = Dügahta Buselik 5'lisine Hüseynide Kürdi 4'lüsünün eklenmesiyle oluşur.
Seyri = Genellikle Rast perdesi üzerinde Çargahla baslanır. Dügah perdesinde yedenli kaldıktan sonra güçlü belirtilir.

Güçlü olan Hüseyni perdesi üzerindeki KürdiBuselik Hicaz ve Uşşak 4'lüleri gosterilerek yarım karar yapılır. Nevada Hicaz ve Ç'argahta Nikriz çeşnileriyle asma kalışlar görülür. Buselik makamı dizisine donülür ve yedenli tam karar yapılır.

Buselik

Buselik

Hazırlayan: Suat Yener Yayın tarihi: 22.07.2007

Kaynaklar:

1 Büyük Türk Musiki Ansiklopedisi : Yılmaz Öztuna
2 TSM Sözlü Eserler Repertuarı : TRT Yayınları
3 Musiki Kılavuzu TSM Antolojisi : Suat Yener





Alt 07-07-2009, 20:01 #7

GUAPO!

Osmanlı İmparatorluğu

Güzel bilgiler için teşekkürler canım.





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:26 .