Autopsy
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 12-07-2009, 00:49 #1

Morgan Le Fay

Lazu, lazu me..

Autopsy



Bir zamanlar Amerika’da, 1986’nın başları, belki de metal tarihinin en sıra dışı müzisyenleri ilk defa bir arada; Chuck Schuldiner ve Chris Reifert.. Chuck’ın grubu Death’te bir araya gelen ikili, ilk demo, “Mutilation”, ve hemen ardından death metal klasiği, “Scream Bloody Gore”u kaydettiklerinde Chris 17, Chuck 19 yaşındaydı..

Bu birliktelik, “Scream Bloody Gore”un çıkışının hemen ardından, Chuck’ın California’dan Florida’ya taşınmasıyla son buldu.. Chris daha sonra gitarist Eric Cutler ve bas gitarist Eric Eigard ile bir araya gelerek The Aborted adıyla çalmaya başladı. İlk demo Stillborn’un piyasaya çıkmasıyla da grup, adını Autopsy olarak değiştirdi.. Grup, ikinci demonun provalarına henüz başlamıştı ki ikinci gitarist Danny Coralles gruba katıldı. Demonun kayıt aşamasının hemen öncesinde ise Eigard gruptan ayrılırken Ken Sorvari gruba dahil oldu. Zaten bas gitaristler grubun varolduğu süre boyunca hep problem olacaktı.. İlk albüm süresince Sorvari grup içerisinde takılsa da birçok şarkıda DiGiorgio çaldı.. Eric’in kardeşi Steve “Mental Funeral” albümünde ve takip eden Avrupa turnesinde çalarken, DiGiorgio “Fiend for Blood” adlı ep’de tekrar bas gitarı eline alıyordu.. Daha sonra Suffocation eski bas gitaristi Josh Barohn, “Acts of the Unspeakable”da, metal tarihinin en iyi adamlarından biri olan Freeway Migliore ise “Shiftfun”da grubun bas gitaristliğini yapıyordu..

Autopsy bu boşlukta iki demo daha kaydederken, death metal tarzı evrim sürecine devam ediyordu. Chuck, kendine daha teknik ve ulaşılabilir bir tarz seçerken bu tarz oldukça kuvvetli ve dikkat çekici bir hal aldı.. Autopsy ise ham, brutal tarzını korumayı tercih etti..

Chris, Danny ve Eric bir canavar yetiştiriyorlardı. Carcass ve Dr Shrinker’in ardından tarzları bugünlerde goregrind denilen tarza dönerken Autopsy bu müziği yapmak isteyen ve yapan bir çok grubunun tanrısı oluyordu..

Grubun ilk “etiketli” çalışması, “Severed Survival”, üçüncü demolarıyla beraber 1990’da piyasaya çıkıyordu. Bazıları bu albüme thrash dese de albüm, progresif death metalden grubun kendi tarzına dönüşünün örneğiydi.. Autopsy ilk albümü için Peaceville Records ile anlaşırken arkasına da oldukça güçlü bir destek almış oldu. Aynı firmada bulunan Paradise Lost’un da desteğini alan Autopsy, death metalin bu yeni formunu şekillendirmeye başlamıştı..

Autopsy, İskandinavya’ya gidip dünyada hayranlık uyandıracak “Starlight” stüdyo tonunu yakalarken, sınırın hemen ötesinde, Norveç’te, Darkthrone geleceği görüp, kendi müziklerinin ilk adımlarını atıyordu (Darkthrone black metal’e dönmeden önce, o yıllar death metalin önemli gruplarındandı).. Her iki grup da ilk albümleriyle, tekniklerinin ve yeteneklerinin ne kadar üstün olduğunu gösterirken takip eden süre içerisinde iki grup da yeni tarzların yaratıcısı oluyorlardı, Darkthrone black metal’in, Autopsy ise goregrind’in..

Paradise Lost’un müziğinde Trouble’nin etkileri daha bariz görünmeye başlarken, Autopsy de aynı şeyi yaparak müziğinde doom öğeleri kullandı.. Tabi Paradise Lost gibi death’e sırtını çevirerek değil kendi tarzlarına bağlı kalarak, kullandılar. Her ne kadar death metalden vazgeçseler de Paradise Lost kendine seçtiği yeni tarzda oldukça başarılı olarak doom metal efsanesi oldu.. Autopsy’nin tarzındaki bu değişikliğin ilk kanıtı ise, Paradise Lost ile beraber çıktıkları Avrupa turnesinin Hollanda ayağında gözlendi. Grubun yeni tarzı ilk testinden geçip onay aldıktan sonra üç şarkılık “Retribution For The Dead” ep’si kaydedildi ..

Fakat herkesin aklı yeni bir albümdeydi.. Hepimiz içimizdeki merak giderek büyürken beklemeye devam ediyorduk. Yeni Autopsy albümü kesinlikle en iyi albüm oldu. Bir çok insan prodüksiyonu eleştirse de orada neler olduğunu göremiyorlardı. Autopsy kendi sesini yakalamıştı. Bütün gruplar tertemiz kayıtlar yapıp parlak harmoniler kullanıyordu. Autopsy’nin prodüksiyonu ise korkunç, atmosferik ve derindi.. Bu albüm grup elemanlarının ergenlikten, erkekliğe geçişi oldu. Autopsy artık suratınızdan parça almak isteyen kızgın bir köpekti.. Death metalin geleceği şimdi yazılmaya başlanıyordu..

Yalnız bu kıyım Mental Funeral’in ardından ürkütücü bir şekilde durdu. “Fiend Blood” albümü müzikal olarak ayrı bir tekniğe dönerken Autopsy başka bir dönüş daha yaptı. Death metalin içine groove, jazz basları ve baterisi gibi daha çok canlı performansa yönelik eklemeler yaptılar.. Autopsy artık insanların ne düşündüğünü umursamıyor kendi müziğini yapıyordu çünkü sadece gerçek death metal dinleyicilerinin onları takip edeceklerinden emindiler.

Çıkılan birkaç turnede olumlu tepkiler alan Autopsy, yeni albüm isteyenleri kırmadı ve “Acts of the Unspeakable” piyasaya çıktı. Bu albüm tamamen yeni bir hayran zemini oluşturmak üzerineydi. Eğer albümü aldıysanız ve beğenmediyseniz, Autopsy’i asla anlamamışsınız demektir.. “Acts..” albümü death metal tarihinin mihenk taşlarından biri olarak tarihe geçti. Grup birkez daha ağır ve karanlık tarzı seçmişti. Prodüksiyon sadece gerçek death metal hayranlarının anlayabileceği şekilde hazırlanmıştı. Bazı insanlar prodüksiyon için “etli” tabirini yakıştırmışlardı ki sanırım, prodüksiyonu anlatacak en iyi kelime buydu.. Your Rotting Face adeta bir kasaptaki et kavgası gibiydi. Belki şu an şarkıların nekrofili içerikli sözlerini okuyanlar “bu ne lan?” diyecektir ama eminim ki Chris’in, cesetlere öyle şeyler yapmadığını tahmin edebilirsiniz..

Son albümün promosyon turlarının ardından Autopsy bir süre inzivaya çekilirken Eric gruptan ayrıldı.. 1995’te “Shiftfun” piyasaya çıktığında bazıları Autopsy’nin tamamen tükendiğini düşündü. Tabi bu arada bir sürü death metal grubu piyasaya çıkmış ve Autopsy’nin soluduğu havaya ortak olmuştu. Eski death metal gruplarının hepsi kitlesini, ve satışlarını bir bir düşürürken bu akıma firmalar da katıldı.. Mesela Peaceville “Shiftfun”ın promosyonu ile yeteri kadar ilgilenmedi bile.. Tüm bu gelişmelerin ardından grup daha fazla tutunamadı ve dağıldı..

ALBÜMLER:

Dark Crusades (2006)
Dead As Fuck (2004)
Torn From The Grave (2001)
Ridden With Disease (2000)
Tortured Moans Of Agony (1998)
Shitfun (1995)
Fiend For Blood (1992)
Acts Of The Unspeakable (1992)
Mental Funeral (1991)
Retribution For The Dead (1991)
Ridden With Disease (1990)
Severed Survival (1989)
Critical Madnes (1988)


Autopsy




Görüntüleme:334, Cevaplar:0

İlginizi Çekebilir >
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:21 .