Konu Cevaplama Paneli
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Konu: Arzuhâlim. Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Lütfen doğru cevaplayın
Başlık: Lütfen Kopya içerik eklemeyin:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
05-02-2019 21:20
Vera. Yakınında değilim öfkenin
ve uzağında da değilim rastlantının
kısa ânındayım
ve sonsuzluğun da ardında
ah! öfke için geç vakitteyim
çölden çıkmak gerek bunun için,
atları denize sürmek...
Oysa kimseden çıkartmadım öfkemi
saçlarımı uzatmak için kimseye
söz vermedim
kimseye yakın değilim inan
susmaktayım, uzağında değilim unutmanın
ah! öfke için geç vakitteyim
durup dururken bir yerde
karşıma çıkan rastlantıdayım
hafızasındayım eski bahçenin
sarhoş asmaların biriktirdiği
boğazımı yakan acı bir imgedeyim
güneşi anımsamada,
ve orada durmakta
ama orada kaybolmaktayım
ah! öfke için geç,
çok geç öfke için
durgun gölü bulandırmak gerek...

Gölde unuttuklarımızı rahatsız etmek!
oysa gölün hafızası var
ve o anımsar içinde unutulanı
ve çürüyüp kendine dahil olanı
ah! öfke için geç
çok geç artık sahrada unutulan gökyüzü için.

Ben seni çoğalttım
ben seni çoğalttım
sırlarım azaldı böylece.

Birhan Keskin
10-09-2016 01:49
Vera. Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı rüzgarı denizi göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına
Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.

Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan
Kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze
Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize.
Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
Küçük çıkarların büyük kurnazları
Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
Dışa vurmayı duygularınızı
Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.

Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
-Ki bu en büyük kötülüktür size-
Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla
Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz.
Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke
Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına
Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim
Koşaradım
Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde..


Şükrü Erbaş
10-03-2016 19:55
Vera. Allah aşkına kalbim,
Sakla sevgini
Ve gizle şikâyet ettiğin şeyi
Seni görenlerden
Ve ganimet bil onu.

Sırları ifşa eden
Benzer ahmağa
Susmak ve gizlemek
Daha yaraşır aşığa

Allah aşkına kalbim,
Sana geldiğinde
Bir soruşturucu
Gelirse sana sorarak sıkıntını
Gizle!

Ey kalp eğer derlerse:
“Nerede sevdiğin?”
De ki: “Belki esir almıştır,
Benden başkasını”
Ve sonra mutlu görün.

Allah aşkına kalbim,
Gizle hüznünü
Seni üzen nedir ki
Dermanından başka
Bunu bil.

Ruhlardaki sevgi
Kadehteki şarap gibidir
Ne su görünür onda
Ne nefesler gizlenir.

Allah aşkına kalbim,
Hapset dertlerini,
Denizler coşsa da
Yahut yıkılsa da felekler
Sen esenlikte ol!


Halil Cibran
14-02-2016 12:33
Vera. Ömer: Tevkif amma dalmışsın sen oğlum ya adeta cismini burda unutmuşsun.
Sıyrıl oğlum şu eflatun bulutlardan, kahvecilerin en kara sevdalısı..

Tevfik: Duydum da kopmak istemedim o alemlerden ya, oğlum ben amma dalgın adammışım..
Aşk bu kadar bekletilir mi ya? ama bak iyi burnumdan fitil fitil getiriyor şimdi.

Ömer: Anlat bakalım ne oldu?

Tevfik: O bana baktı, ben ona baktım.. Sonra bi de bunun tersi oldu..
Sonra simit, ayran, arkasından bir sürü çay.. Ben onu yüreğimin baş köşesine koydum, baş köşesine..

Ömer: peki ya şu gözlerindeki kızarıklıklar? onlar neyin nesi oğlum,
azcık içlenmişsin sen ha, anladık biraz da alkol var..

Tevfik: Kızı uğurladıktan sonra gittim bir yere oturdum, ağladım abi..
görsen durduramıyorum kendimi, vay be diyorum böyle aynalı bir hadisenin ortalık yerindeyiz ha..

bölüm 43'ten.

Yeditepe İstanbul'dan.
14-02-2016 12:30
Vera. "gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış
gibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak

sen bir şehir olmalısın ya da nar
belki granada, belki eylül, belki kırmızı

gövden ruhunun yaz gecesi mi ne
çok idil, çok deniz, çok rüzgar

çocukluğun tutmuş ta yine aşık olmuşsun
sanki bana, sanki ah, sanki olur a

aşk bile dolduramaz bazı aşıkların yerini
diye övgü, diye sana, diye haziran

heves uykudaysa ruh çıplak gezer
gazel bundan, keder bundan, sır bundan

gözlerin şehirden yeni ayrılmış
gibi dolu, gibi ürkek, gibi, konuşkan

hadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan.."

haydar ergülen.
01-02-2016 23:02
Vera. Ben küfür etmiyorum, ettiriyorlar
Kızmıyorum, kızdırıyorlar
Ben küsmüyorum, küstürüyorlar
Kırılmıyorum, kırıyorlar ,
Sevmeyen ben değilim, değer vermeyen onlar
Sözünü yiyen ben değilim, sözlerini yiyorlar
Usanmıyorum, usandırıyorlar ,
Yemin ederim bazen bıkıyorum, daraltıyorlar
Hatasızım demiyorum ama yalan da söylemiyorum
Yanlışlarım yok değil ama sırtımı dönmüyorum.
Birilerini tabi ki kırıyorum ama kimseye de yokmuş gibi davranmıyorum!
Tabi ki gel gitler yaşıyorum, ama kıvırmıyorum anlatabiliyor muyum...?
12-01-2015 00:49
Vera. Ben kimsenin yanına sığamıyorum.
Az öte kay diyemedim kimselere.
Benimde canım çektilerim hiç olmadı.
Kahkaha atarak gülmelerim yoktu.
Yanında gözyaşlarımı saklayamadığım.
Burnumu çeke çeke ağlayacağım kimseler yoktu.
Ben dalları kırık ağaçın gölgesine sığınanlardanım.
Ben kitabı başından değilde ortasından okuyanlardanım.
Ben şarkı söyleyip duymayanlardanım.
Ve ben;
Harflerin içine sığamayanlardanım.
11-01-2015 22:14
Vera. Bir ben bilirim
Soğukluğunu duvarların
Bir ben, üst üste ranzaların gıcırtılarını
Hasreti ,bir ben bilirim
Bir de yokluğun…
Bir ben bilirim
Uğultusunu , karanlığının
Yolları bir ben bilirim
Mısralarını
Birde yokluğun…
Bir ben bilirim
Adımlarını, ürkek tıkırtılarını…
Çapraz sorgularını
Yitirdiklerini, bir ben bilirim
Birde, gözardıların…
Uzayan geceleri bir ben bilirim
Bir ben bilirim canımın yongasını
Bir ben solu soluğa heyecanlarını
Korkularını..
Bir ben bilirim...
Birde yokluğun...
Bir ben bilirim
Ölüp ölüp dirildilerimi
Bir de yokluğun…
Adını adımın yanına yazdım
Bir ben bilirim…

Batuhan Atak
24-10-2014 21:38
Vera. kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.
aynı gökyüzü, aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.
söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım
belki
sararmış
eski resimlerde kalırım
belki esmer bir çocuğun dilinde.
bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti
değişen hiçbir şey yok
ölüm hariç.
aynı gökyüzü, aynı keder.

behçet aysan/bir eflatun ölüm.
13-10-2014 20:43
Vera. İçimizde hani
Hani küçük
Hani sinsi
Hani muteber bir yara duruyor ya öylece
Hani hepimizin
Muhakkak hani
Hani tek bir gece bile aksatmadan
Kanıyor ya delice
Hani şarkılar boş
Kadehler çok ''doldur be''
Hani genzinde bir yumru
Zihninde bir çukur
İçinde bir oyuk
Var ya hani
Senin de..
İşte o senden
Hiç gitmeyecek
Ağla buna.

Ezel Roz Manaz
13-10-2014 20:43
Vera. Merhaba sevgilim!
Halini sormak değil niyetim,
Hayalinden bilirim.
Hala eskisi gibi güzelsin.
Başka baharlar daha mı yaramış ne?
Saçların hala çok siyah.
Bir benim saçlarıma mı kar yağdı?
Sitemkarlığım tuttu gene.
Neyse!
Sana biraz kendimden bahsetmek istiyorum.
Havalarda soğudu bu aralar.
Üşüyorum sanırım
Yine eylül edebiyatı yapacak değilim sana.
Rüzgar var,
Ve üstelik Ekim'deyiz
Bu mevsimde soğuk olur buralar .
Çaydan şekerden söz etmeyeceğim.
Tadım tuzum hiç yok.
Eskisi kadar çay içmiyorum zaten.
İçimi ısıtmıyor pek.
En sevdiğim bardağımda kırıldı.
Nedense senden sonra böyle bir adam oldum,
Bütün sevdiklerimi kırmaya başladım.
Çok kırılınca keskinleşiyormuş insan,
Yoksa bu ben değilim.
Ellerimi tutan herkesin, sen diye kanatıyorum avuçlarını.
Neyse havalardandır diyorum.
Bugün epey bir yağmur yağdı.
Dışarı çıkmadım hiç.
Kapalı havalarda daha bir mutsuz oluyorum.
Yoksa yağmuru severim bilirsin.
Gök üstüme çökmezse belki çıkar yürürdüm biraz.
İçimin üşümesini de saymazsak!
Ellerimde üşümüyor henüz,
Sadece Şubat'da biraz üşür
En iyi Annem bilir, ellerimde hala sıcaklığı var.
O zaman çok kar olurdu Şubat'da.
Yine de içim hep bahardı yanında
Babam hep derdi oysa?
Çetin kışların baharı güzel olur diye!
Ömrüme yağan bu kadar yağmurdan sonra?
Bir gökkuşağım olmalı diyorum!
Yoksa bu yalnızlık benim değil!
Herkes mi öldü seninle..?
Neyseki ölenle ölünmüyor
Keşke ölseydin!
Tamda yasını tutabilecek yaştayım
Yer yer aklar düşmüş olsada, sakal hala yakışıyor bana
Ölümüne uzatırdım hiç olmazsa
İyimser hallerim de yok değil.
Her şey olacağına varır diyorlar...
Sen yoksun!
Olmaz öyle, o'nun olacağı bendim diyorum!
Yüzüm düşüyor yokluğuna.
Toparlayamıyorum.
Artık bu duruma pek takmıyorum aslında... Alışıyorum da yokluğuna,
Bunun tasasına da düşme.
Sakın..!
Gitmeyi zor zannederdim.
Hala zan altındayım!
Aşk hakkım haramdır başkasına!
Hangi yürek almış ise;
Ayrılık olsun hakkım ona.
Ayrılık olsun!
Geçen artistin biri bağırıyordu?
Dünya dönüyor diye
Eylül olunca senin oralar sende bana yaz olur mu?
Cevap için acele etme.
Eylül tez gelir.
Bir bakarsın beyaz bir yokluk düşmüş,
O simsiyah saçlarına.
Unutma!
Ekim mutlaka tarayacak seninde saçlarının beyazını.

Kenan Vançin
11-09-2014 23:23
Vera. Hava soğuk.
Tak kulaklıkları.
Dışarı çık.
Üşü.
Yürü.
Daha çok üşü.
Daha çok yürü.
Üşüdükçe yürü.
Yürüdükçe, düşün.
Olmak istediğin kişiyi düşün.
Olduğun kişiyi düşün.
Sahip olduklarını düşün.
Senin olmayanları düşün.
Sevdiklerini, sevmediklerini düşün.
Kazandıklarını, kaybettiklerini düşün.
Söylediğin, söylenen yalanları düşün.
Seni terk edenleri, terk ettiklerini düşün.
Artık hayalini kurmadığın o hayatı düşün.
Ne kadar kolay vazgeçtiğini düşün.
Bir daha kimseyi sevemeyeceğini düşün.
Saatlerce düşün ama hiçbir şey düşünmediğini fark et.
Eve dön.
Aynaya bak.
Sol gözün kızarmış.
Demek ki ağlamak istemişsin farkında olmadan.
Ne zaman ağlamak istesen, sol gözün kızarır çünkü.
Aç sıcak suyu, gir altına.
Soğuktan donan vücudun sıcak suyun altında uyuşsun.
Kemiklerin sızlasın.
Acıya aldırma.
Düşün.
Yeniden düşün.
Ardından el salladığın otobüsleri düşün.
İnsanları düşün.
İhanetleri düşün.
Bir zamanlar hayallerin olduğunu düşün.
Bir zamanlar mutlu olduğunu düşün.
Mutluluğun nasıl bir his olduğunu unuttuğunu düşün.
O adamı düşün.
O adama asla sarılamayacağını düşün.
Şimdi çık sıcak suyun altından.
Çık ve yaşa.
Ve yaşadığın bu şeye ‘hayat’ de.
Hep aynı şarkı çalsın kulaklarında.
Hep aynı yerden yansın canın.
Ama sen yine de hep, ‘hayat’ de.
Çünkü hayat, güzel rüyalarından haricinde kalan acımtrak zaman dilimi.
Çünkü hayat, hayat işte.
Çünkü hayat, hep böyle..

-Alıntı-
07-08-2014 21:35
Melodi. “Ben en güzel fotoğraflarımı ölüme sakladım
Bunu da bir sır olarak kayda geçirin
Ne kadar konuşsam da şimdi yüzünüze karşı
Suskunluğunuz ben susunca biter
Ben ölürüm yüzüme gün ışığı düşer
O zaman o zaman belki adam bile olurum”
Ahmet Erhan
07-08-2014 01:31
Vera. Dağ başında yapayalnız boynu bükük bir çiçeğim işte
yapayalnız bir çiçek.. başı eğik, kalbi kırık...
bir çoban kavalı ezgisinde kirpiğime dokundukça yel, üşüyor ömrüm
içimde kar ayazı sevdalar ağlıyor her gece ve ben susuyorum
yalınayak çocuklar dolaşıyor düşlerimde her kış
gözlerimdeki yağmur,
saçlarmdaki kardan başka yok kimsem
yorgun kelebekler uçuyor kalbimin üzerinden
dönüp bakma,
boynumun büküklüğünü sorma sakın
yaslıyım, yaralıyım, yalnızım
karlı dağlar kadar yalnızım işte...

Beni anlayabilir misin karlıdağ, ceylan pınar
haykırsam duyar mısın sesimi?
her sabah rüzgar vurur yamaçlarıma
yamaçlar kalbimin sızılarına
gizli yaralarım var acıtan
kanadığımda yaramı bağlar mısın?
her yağmur sonrası,
yaprağımdan süzülen damlalara bakıp
benimle ağlar mısın? ..

Beni anlatabilir misin karlıdağ, çoban çeşmesi, kırklar tepesi
yolundan gelip geçenlere, soğuk suyundan içenlere
ulu ağaçlara, uçan kuşlara, gözdeki yaşlara, kederli başlara
sarı sonbahar yorgunu gözlerimle
bakışlarımdaki hüznü anlatabilir misin?

Yorgun bir dağ lalesiyim işte kıyısız yamaçlarda
ışık sızmayan bir mağaranın rahminde doğdum
acıyla yoğruldu toprağım
yangınlarla büyüdü yaprağım
gölgem bile yok, ağıt kokuyor nefesim
bütün acılar dudağımda uyuyor.
karlı dağlar kadar yalnızım işte
tek dostum kınalı keklikler
ve yaban geyikleri,
asil rüzgarlarda kayadan kayaya süzülen...

Beni saklayabilir misin karlı dağ, teyran tepe, Munzur yaylası
yalnız akşamlarda kaybolan bir ses gibi
tükenmemiş bir nefes gibi
beni saklayabilir misin?

Ne rüzgarı tanıyorum ne de hayatı
avcılar peşinde ömrümün
yaralı bir ceylandır gönlüm sarp kayalarda seken
kalbimin üstünde yorgun kelebekler,
her an ölümü bekler...
yükleyip dalıma inceden, inceden sızılar
beklerim öyle her sonbahar nafile

Karlı dağlar kadar yalnızım ben de
üşüyen papatyayım kar ortasında
başım duman duman bulut
avuçlarımda yayla gülleri
elimde nazlı bir umut
ve yüreğimde ateş, dilimde yanık türkülerle
kanayan bir gökyüzü şarkısıdır dudağım

Beni saklayabilir misin karlı dağ?
kır düşmüş saçlarımı,
hüzün yüklü bakışlarımı anlayabilir misin?
her türlüsünü tattım aşkın, acının, ayrılığın
hayatın ve aşkın mağlubuyum, anla
unutulmuş aşklara, derin sevdalara yaz beni
nice arzular saklayıp gecelere
bir nefes dağ kokusuna karıp ömrümü
beklerim öyle her bahar umarsız
büyüsün diye gözlerimdeki kar çiçekleri...


Alıntı.
07-08-2014 01:25
Vera. ...
Kırıyorum kendimi bazı geceler .
Bu gece de onlardan sadece biri ..
İçimdekileri anlatacak kimse yok ,
içimdekinin bunu anlayacak hâli hiç yok ...
Gözlerin odamın içerisinde koşuşturuyor ,
çarparak aklıma
ve dökerek kalbimi , hayal kırıklığımın avucuna ..
Kulağımda çınlayan sesini susturmak için konuştum kendimle .
Ama ben bile dinletemedim kendi dediğimi , kendime ..
'' İlle de adın '' dedi kalbim ,
'' Bir başkasını deneyebiliriz '' dedi dudağım ,
'' Yeter '' dedi aklım ,
'' Yetmedi mi bunca şey ? '' dedi bana göz kırparak ,
sancılarım ...
Kınıyorum kendimi bazı geceler .
Bu gece o kınamaların en sadesi ..
'' Sadece Sen '' dediğin günlerin ,
- Nasılsın ? dememek için çuvala girdiği dönem bu !
Yokluğunun bile haberi yok , odamdaki varlığından
ve duvara kurduğum darağacında
resmini gözlerimin içine sallandırdığımdan ..
Bazı geceler demeyelim ,
çoğu gece ,
hadi bırakalım mütavaziliği
her gece
andım seni ..
Bu arada ,
bir an bile düşündüysen beni ,
helal ettim gitti , içimdeki yerini ...

Olcay Derecik
26-07-2014 16:50
Melodi.
Buz gibi ortalık
saçaklardan sarkıyor soğuk
Nasıl güzel bir şeymiş
şu yalnızlık
Süreyya Berfe
24-07-2014 23:09
Vera. '' Bitti ! ''
derken koruduğun soğukkanlılığına
hayretle bakan göz bebeklerimdeki ıslaklığı
sana farkettirmemeye çalışmak ,
ağzından çıkan ayrılık cümlelerini nasıl bu kadar rahat ,
bu kadar ustaca kurduğunu anlayamamak ,
Buz gibi karşımda duran mimiksiz bedenine inanmayıp ,
'' Kal '' dememek için gururumla verdiğim savaş
ve her zaman ki gibi yenilişim ;
yüksek sesle '' Sensiz yapamam '' deyişim
ve senin umursamadan çekip gidişin .
Nasıl bir anlamsızlıktı ?
'' Artık yokum '' dediğin gün yaşadıklarım ...

Ya sonra ?

Sonrası uzun ve soluksuz bir işkenceydi .
Sevimsiz şarkıların beynime empoze ettiği hatıralara başkaldırıp ,
unutmak isterken seni ,
yavaş yavaş kendimi unutmak ,
İçmek sonra bayılıncaya kadar köşe başlarında ,
Haykırmak , kelimeler birbirine yapışıncaya dek seni haykırmak.
Hatırlamak en son halini ,
Ağzından çıkan sevgi sözcüklerini duyumsamayı özlemek ,
Sen hayatımdayken güzelliğe dönüşen onca çirkinliğin ,
sen gittikten sonra çirkefe dönüşünü ,
üstüme zift gibi yapışışını seyretmek.
Kalemin yazabildiği her yere adını yazmak ,
silmek sonra bir buhran anında ,
Sana ait ne varsa fırlatmak , acımı fırlatıyormuşcasına duvara
ve uyumaya çalışmak seni unutabilmek adına.

Uyanmak sonra kabuslarla, çöplüğü karıştırıp resmini bulmak,
öpe öpe, baka baka sabahlamak.
Nasıl bir işkenceydi ayrılık gecesi yaşadıklarım.

Daha da Sonra ;

Telefonun mesaj kısmına girip,
saatlerce yolladığın mesajları okumak , ağlamak ...
İlk defa böyle içten, böyle cesur, böylesi yana yakıla .
Başka birine ait olma ihtimalini düşünerek
bir çok geceyi uykusuz geçirmek ,
yakıştıramamak kendimden başkasını yanına ,
Ayrılığın yarattığı travmadandı , üstüne alınma sen .

Seni her şeyim yapmış olmamdan olsa gerek ,
gittiğinde hiçbir şeyim kalmadı .
Bir gazete küpürüne iliştirilmiş intihar haberi kadar acımasız aşk
ve sandığından acı değil kurşun ,
sandığından derin değil açtığı delik , yüreğime açılan delik kadar ...


Olcay Derecik
15-06-2014 13:03
Vera.
+ YouTube Video
ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.

Yıllar geçti üstünden
ve acılar geçti tonla üstümden, ezildim.
Oysa ben hala numaramı bile değiştirmedim
belki hala ezberindedir
ya da yanlışlıkla ararsın diye ne bileyim işte
hala aynı yoldan geçiyorum mesela
hiçbir yere gitmezken üstelik
olur ya karşılaşırız elimi ilk tuttuğun o kaldırımda diye.
Hala en sevdiğín renk mavi mi
artık ben de maviyi çok seviyorum
bu karşılaşmamız için bir ihtimalim olabilir mi sence?

Aklım almıyor hala
düşündükçe aklım ağlıyor
nasıl bir yalandı o,
nasıl bir aldanıştı benim ki inan bilmiyorum
bilmiyorum daha kaç yüz bin kere düşecek aklıma gülüşün
ve inan bilmiyorum kaç trilyon kere ölmeme sebep olacak yaşananlar.

Yaşananlar dedim de,
ne acıydı;
ne imkansız,
ama ne kadar gerçektik biz
verdíği acı yaşananların
yaşanamayanların
yaşanamayacakların
ne acıydı..

Seni her şeye rağmen sevdiğim gerçeği,
başkalarında seni arıyor olmamın acizliği,
içimde baş köşede oturan anılara fazla misafir perver davranıyor olmam;
hepsi,
bunlar,
geçecek mi sahi?

Peki sen hala unutuyor musun beni
unuttun mu yoksa?
Umut muydun vadesi dolmuş hayatıma
kaç yıl ederdi bir bakışın
ki bilmiyorum kaç asır etti yalanın..
Biz ne kadar yalansak bir o kadar gerçektik değil mi?
Sen sevebildin mi başkasını,
yapma!

Hadi gel son bir kez geç otur o parkın tenha köşesinde ki banka.
Mavi bir yağmur yağar belki üstümüze.

Gamze Gedik
15-06-2014 13:00
Vera. Yarın başka birine şiir olursun diye korkuyorum..

Adının anlamıyla yiten tüm kelimelerin sahipsizliğinin suçlusu benim,
çekindim harflere izah edemem diye seni
ve çekildim biraz köşeme
ki her yanın sen olduğunu bile bile,
her yanının ben olmadığını da bildiğim halde.
Çektim elimi ellerinin bir gün uzanma ihtimali olan,
beklettiğim boşluktan
boşluklar yarattım bir de salmak için ruhumu
seni beklerken avunulacak bir şey yok.
Gelirsin diye korkuyorum,
başkasına
ve gidersin diye;
benden uzağa.

Birilerinin ünlemi olmanı istemiyorum..

Sadece benim içimde büyü
büyük bir çığlık, ufaktan bir çığ gibi
ben çekinmem yine içime düşürürüm seni
ya da benim 'eyvah'ım ol.
Kimsenin
hiç olmadığın kadar kimsesi olma
sahiplenemezlerse yüklemler dolusu cümlelerinde seni
unuturlarsa öznelerini
bil işte,
ben unutmam her gün düzenli olarak özlerim seni.

Kafanı çevirme,
başkasına bakma,
çünkü

hiç kimsenin her şeyi olmanı istemiyorum.

İmza;
her şeyinin hiç kimsesi.

Gamze Gedik
18-05-2014 02:04
Vera. Büyümek küçültse beni!

Korkmazdım çocukken,
Meydan okurdum gözümün gördüğü her şeye.
Korkmazdım yenilmekten mesela.
Ya da göze alabilirdim kaybetmeyi.
En çok bir iki damla yaş akacağını bilirdim gözlerimden.
Sonra geçerdi,
Biterdi,
Tükenirdi,
Her gecenin ardından unutulurdu dünkü mağlubiyetler.

Kanamaktan korkmazdım,
Tamam, ağlardım belki hıçkıra hıçkıra.
Sadece ağlamalarım,
Annem üflesin diyeydi yarama.
Bilirdim, üfleyince geçerdi acısı.
Dinerdi yürekte sızısı.

Kahramanlarım vardı benim.
Gerçek olmadıklarını bilirdim.
Bile bile inanırdım karanlıktan korktuğumda.
Geceye güneş damlardı,
Yüreğime güç gelirdi,
Cesaretlenirdim meydan okuyacak kadar hayata.

Ayağım takılır düşerdim.
Kanardı dizlerim, avuçlarım.
Yine koşardım,
Düşme ihtimalini bırakıp kanımın düştüğü toprağa.

Küçüktüm, sınırsızdı umudum.
Bilirdim ki kimse çalamaz,
Hayallerimi,
Mutluluklarımı,
Umutlarımı,
Ben istemedikçe.
İzin vermedikçe.
Bilirdim alsalar da, çalsalar da.
Bir çikolata ile gelince babam eve,
Yeni kocaman umutlar,
Cesaretler,
Hayaller,
Ekerdi yüreğime...

Şimdi;
Yolu yarıladım belki.
Ya da son adımlarım.

Biliyorum ki,
Annem üfleyerek geçiremez acılarımı,
Toplayamaz hayal kırıklıkları mı.
Bir çikolata yetmez mutlu olmaya.
Yeniden umut ile hayata başlamaya.

Çocuk olsaydım şimdi,
Yarılasaydım hayatı,
Bir yalan uydururdum kendime.
Yine de yenerdim.
Siyah tarafımı beyaz yalanım ile...

Fatih PALA
Bu Konuda 20 fazla Cevap bulunuyor. Bütün Cevapları görmek için buraya tıklayın.

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz Aktif dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:25 .