Konu Cevaplama Paneli
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Konu: "Hayałłeяi Biłe Sınıяłı Kałdı Uyanık Göяdüğü Düşłeяinde Hassяeetin" Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Lütfen doğru cevaplayın
Başlık: Lütfen Kopya içerik eklemeyin:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
15-11-2012 22:13
hassreet Bir yanım soguk bir yanım sıcak
Bir yanım soguk bir yanım sıcak
bir yanım sevda bir yanım uçurum..
bir yanımda barış rüzgarları
bir yanımda savaş rüzgarları
yitirdigim kaçıncı mutluluk
kaçıncı umut tükenen
kaçıncı düşmüşlükten
sonra kalkış bu
adımlarımın hepsi küçük
koşmalardan uzak
kaçmalardan imkansız
varışlar hep meçül
isimsiz hayatın yaşanmamışlıgı
jönlügümüzün büklelerinde çıglıksız
kim yazıyor bu romanı
gecenin hangi siyahında yaşarlar
nerde bu kahramanlar
mutlulugun kaçıncı sahnesi
izleyemedigim
yüzünüzden arta kalan
baharlar nerde
sıcak yüreginizin yazından
arta kalanlar nerde
hadi sunun bana
bu kış yetti
bu kış bitmeli
bu isyanım tükenmeli artık
bende oynamak istiyorum mutluluk
bir rolde bana ver içinde
perdeler açılsında gör beni hasretim
hasretim baharına
hasretim yazına
yaşamamışlıgıma hasretim...
Vedat Polatdemir
15-11-2012 22:12
hassreet Benim adım gece olsun,
Benim adım gece olsun,
senin adın gündüz...
şunun için
ne gündüzsüz gece olabilir,
nede gece olmadan gündüz...
yani senin varlıgın beni oluşturacak
benim varlıgım da seni....
öylesine birbirine muhtaç iki şey.
ama ne tuhaftır ki! ! ! ! !
kainatın hiçbir yerinde,
biri son bulmadan,digeri başlayamıyor...
ve ne acı ki;
seninle benim bir araya gelmemiz
İMKANSIZ....
bu ilk once tabiatın
sonra yaşamın,
daha sonrada dünyanın,
yasasına aykırı be gözüm
o yüzden boş verelim
sen gündüz bende gece olmayalım
yine eskisi gibi sen beni gündüz gör
günaydın de
ben seni gece bileyim
göremesemde yine
iyi akşamlar diyeyim
Vedat Polatdemir
25-06-2012 23:12
hassreet
Yaşayabilme ihtimali üzerine sana küçük bir yazı;sana bu son hassreetim deyişim.seni boğmayacağım artık ama gözlerin ah o gözlerin varya...Söyle onlara
Hassreetim,

dursunlar, ya da al götür benim gözlerimi de yanında çünkü bende ara sıra senden başka bakacak bir şey bulamıyorum ve
sana baktıkça beni yargılayan gözlerin,sanki kal gitme dur der gibi yalancı.... Neden bilmiyorum ama
hayat bir kere daha gösterdi yeniden çirkin yüzünü.






Bazen güneş doğduğunda lanet edersin başlayan güne.

Yada lanetlerin en güzelini yaşarsın doğan güneşle birlikte.
Bazen de yıldızlar vardır göklerde ve
sanki sana gülercesine bakarlar ve sen yine lanet edersin
doğan gecenin bitmek bilmeyen karanlığına.
Ara sırada aynalara küsersin karşındakini suçlarsın tüm olanların ardından ve sanki kimseymiş gibi bakarsın herkezin kabullendiği kendine.
Zaman zaman da gözlerine lanet edersin onu tekrar sana göstereceği için
ve sanki hiçbir şey her şey kadar değerli olur
o senin gözlerine girince..Hani yazmıssın ya kitabıma""iki ray'ı gibiyiz,bir tren yolunun..yakın olması neyi degiştirir son istasyonun".............evet bir tren yolunun iki ray'ı gibiydik ve yakın olmamız hiçbir şeyi degiştirmedi.






Yalnızlık adı altında toplanan tüm duyguları bir anda yaşamak zor geliyor ve kendini alamıyorsun bir türlü ölümü düşünmeden.

Ölüm aslında kurtuluş olsada seni yaşayamadığım zamanlarda aslında sen
‘biz’ karmaşasının içinde ölümün en güzel tarafı oluverdin
şimdiki zamanın çekimlenmiş anlarında.......






her zaman –miş li geçmiş zamanda bir varmış bir yokmuş demekten sıkılan insanlardan olmamın nedeni de bu olsa gerek.....

ben her zaman şimdiki zamanın en güzel çekiminde minicik –mişler arasında kalmaktan hoşnut olan ama asla –di li geçmiş zamanda sıkışmayan
belkide edilgen çatılı ama hiç bir zaman emir kipinde
yer almamaya çalışacak kadarda mazbut.....






Sevmenin en güzel tümleçlerinde yada en anlamlı tamlamalarının arasında olmak isterdim......senin kurduğun cümlelerin sonunda her zaman adımı duymak yada adımın en güzel çekimlenmiş hali olan“gıcık” bağlılık kelimesi üzerinde belkide hiç olmadığını zannettiğim

aldanmışlık hissiyle bire bir anlamdaşlık kazanmak isterdim......





Sen benim hayatımda kocaman ve belkide hiç kapanmayan parentezlerle varoldun hassreetim..... Ve ben hep ünlem işaretleriyle senin peşinde dolaştım ve sonunda soru işaretleriyle mecburlara gebe kaldığım evime gittim......

Sen hep cümle başında büyük harflerle dolaştın durdun ve en ince yerlerimden “delgeç”ledin ama ben senin cümlelerinde hiç bir zaman paragraf başında olabilecek kadar değerli olmadım...........işte her şeye rağmen ben hep –miş li geçmiş zamanda hayatının bir köşelerinde dolandım durdum...
Ve artık ben, yeni hastalıklı bir zamanda kendi hayatımın
en kenarında ve enkazlarındayım…. Artık düşmekle düşmemek arasında gidip gelen ruhum..........
belkide senin gözlerinin denizine düşüp oracıkta boğulacak..... Ama şundan eminim!!! Senin için ben artık, keşkeli zamanlarda ve istek kiplerinde yer alacagım..
Neyse , ben seni zamanın en genişiyle sevdim ve belkide tek hatam buydu ve bundan sonraki kalan dar zamanımda da sevmeye devam edeceğim...Aciz,gurursuz onursuz bir insan asla olmadım ki bilirsin zaten bunu kabul etmeyecek kadar ,onurlu gönlün oldugunuda ben çok iyi biliyorum...Kalan hayatımda da elimden gelirse bunu ama yazısız bir şekilde idame ettirmeye çalışacagım....Hiç kimse senin kadar ayrıcalıklı olmadı hayatımda hiç kimse için kelimeleri dövmedim ben,hiçbir dil senin dilin kadar keskin olmadı ve kesmedi ayak bileklerimden beni… Kıstasmı? Al sana sevginin kıstası ...Seni çüremeye yüz tutmuş cigerime koyupta götürüyorum hassreetim.......Ben giderken bile senle yaşamayı seçiyorum….






Hoşça kal.
24-07-2011 21:01
hassreet Yanarmış yürek böyle
Islak bir yeşil sebebiyle
Kaçarmış insan kendinden
Nereye gittiğini bilmeden
Ağlarmış gizlice
Kurumuş toprağı ıslata ıslata
Severmiş de sevilmezmiş
Yalan da olsa gülermiş
Sebebini bilmeden...

Yılmaz Erdoğan
24-07-2011 00:19
hassreet Ve gittin
Sadece bitti dedin
Fazlasına gerek yoktu zaten
Herkes anlamak istediğini anlardı degil mi?
Ama inan hiçbir şey anlamıyorum.
Sana lanetlermi yağdırmalıyım, yoksa yolun açık olsun mu demeliyim?
Yok bu çok fazla, dilerim Allah'tan bensiz gittiğin hiçbir yol açık olmasın!
Sensiz aldığım nefes nefes değilken, bensiz aldığın nefes nefes olmasın.
Yok bu da çok fazla.
Ben kıyamam ki sana.
18-07-2011 00:08
hassreet uğurladım eski sevdalarımı../..gözlerine ilk baktığım an

çarmıha gerdiğim özlemlerimi azat ettim

huzur kazandım müzayededen ikimiz için
...
bol köpüklü bir kahve taşıdım bakışlarımla sana

yüreğimi istedin../..verdim
08-07-2011 23:44
hassreet Yapa-yalnızlık
1 kişilik
Malzeme: 1 kişi. Olabildiğince fazla ilişki girişimi

Hazırlanışı: Kadın ya da erkek tarafından hazırlanabilir. Hazırlanışı biraz uzun zaman aldığından zahmetlidir. Ustalıkla yapılabilen, pişirilmesi diğerlerine göre zor ama bir o kadar da lezzetli bir çeşittir. Birçok ilişki denenir. Özellikle her ilişkinin ilk g...ünleri büyük bir coşkuyla yaşanır. En güzel sözcükler, en güzel öpüşlere karıştırılır.

Her yeni ten, keşfedilmemiş bir coğrafyaymışçasına fethedilir. Bütün bu ilişkileri kısa tutabilmek, hepsinde sonsuz bir mutluluk yaşamaya çalışmak gerekmektedir. İlişkilerde yaşanan mutsuzluğun giderek artması, kişinin giderek içine kapanması, ayrı bir lezzet verecektir.

Kişi artık ilişki yaşayamayacak kadar yorgun ve mutsuz hale geldiğinde, yapa-yalnızlık hazır olur. Alkolle servis edilir.
07-07-2011 12:06
hassreet Bugün en çok seni özledim





* ???
05-06-2011 21:34
hassreet Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandır,
Dostluğundan öte bulmalıyım seni.

Sıcaklığını bulmalıyım,
Dokunuşlarını, kenetlenişi
Terimizle sulanmalı yeryüzü,
Güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca....(Ahmet Telli)
20-04-2011 11:05
ĜΧЄмĿî ρЄяî çoq qüseL kalemin daim dolsun klavyenin Crtl + C ve Crtl + V tusu çalısssın
18-04-2011 16:46
hassreet
Bugün en çok seni özledim
Önce rüyamda gördüm seni
Kalktığımda sen vardın aklımda
Yanımdaydın
Sanki seninle geçirecektim tüm günü
...Bu sefer mutluluk verdi özlemin bana
Bütün gün sana yoğunlaştım...

Öğleye dogru acıtmaya başladı özlemin
Gülüşün aklıma gelmeye başladı....
Sonra camın önüne gittim bi sigara yaktım.....
Giderek beynimi kemirmeye başladı duygularımın karmaşıklığı
ve çaresizliğim midemi bulandırıyordu
Beklemiyordum artık aramanı
Özlüyordum işte.....
Yanımda uyumanı,doya doya gözlerini seyretmeyi istiyordum ama yoktun işte

Bugün her şeyi seninle yapmak istedim.
Bide olacakmış gibi bir sürü hayal kurdum
Onlarda mutlu eder gibi oluyor ama gerçekle yüzleşince geçiyor
işte...
Sonrada içimdeki yorgunluk ve küskünlük...

Şımarıklıktan nefret eden ben bugün seni şımartmak istedim..
Kendim için yaşayan ben bugün senin için yaşamak istedim

Bugün en çok seni özledim ben
Bütün alışkanlıklarını,ne biliyim yürüyüşünü falan göresim geldi...
Bir dokunuşunu,bir bakışını,sesini duymayı...

Seninle olmayı en çok bugün özledim ben...
16-04-2011 16:55
hassreet
Benim hayatımı yargılamadan önce.
Benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtigim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç ..!
Hüznü, acıyı ve neseyi tad...
Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldıgım taslara takıl,yeniden ayaga kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittigim gibi !!
Ancak ondan sonra BENİ YARGILAYA BİLİRSİN .
15-04-2011 13:24
Vera. Rüzgâr değiyor alnına.
Az ötede denizi buluyorsun.

Mavi... Sessiz... Derin...

Martı çığlıkları,
Dalga çağıltıları,
Köpük köpük sevinçler...
Maviden yeni bir maviye açılıyor gözlerin.
Gökler uzanıyor ufkun ötesinde.
Ak bulutlar...
Yağmurdan haberin yok daha..."
...
...
...
S.Demirci
15-04-2011 11:07
hassreet Kadınlar sigara gibidir; Zararlıdır ama bırakması zordur.
Kadınlar kahve gibidir...; Pişene kadar acı'dır piştikden sonra zevk veririr.
Kadınlar reçete gibidir; Karmaşıktır, anlaşılması zordur, ama mecbur kalırsınız.
Kadınlar deniz gibidir; Nezaman durgun, ne zaman dalgalıdır bilemezsin.
Kadınlar trafik canavarı gibidir; Bir anlık dalgınl...ık hayatınıza mâl olur.
15-04-2011 07:18
hassreet
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.


Nazım Hikmet Ran
(Haziran 1959)
11-04-2011 23:30
hassreet
Sen gözlerimin önünde, içindeki beni harcarken;
Ben bir an bile seni unutmaya meyletmedim...
Sen bildiğim gibi kalmadın ama...
Ben unuttuğun gibiyim hâlâ...


11-04-2011 23:29
hassreet
ANLADIM..
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım.
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım.
Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım.
''Sana ihtiyacım var, gel! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım.
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım.

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım.
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.

Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım.
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
CAN YÜCEL
06-04-2011 16:53
hassreet
GİDEN



Camların üstünde gece ve kar.
Bembeyaz karanlıkta parlıyan raylar -
uzaklaşılıp kavuşulmamayı hatırlatıyor.
İstasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor.
Ben dolaşıyorum...
Gece ve kar - pencerelerde.
Bir şarkı söylüyorlar içerde.
Bu, giden kardeşimin en sevdiği şarkıydı.
En sevdiği şarkı...
En sevdiği...
En......
Kardeşler, bakmayın gözlerime
ağlamak geliyor içimden...
Bembeyaz karanlıkta parlıyan raylar -
uzaklaşılıp kavuşulmamayı hatırlatıyor.
İstasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor..
Gece ve kar pencerelerde.
Bir şarkı söylüyorlar içerde!..

1933 Nazım
05-04-2011 21:45
hassreet
Biliyorlar aslında,
Seni gazete kağıdına sardığım şarabım gibi biliyorlar.
Uluorta ve gizligizli seni sevdiğimi.. !
05-04-2011 18:33
hassreet
Bir eşi olmalı insanın:
Bakarken yüreğinin kabardığı, gözlerinden gözlerine y
üreğinin aktığı... Âşık olduğu bir eşi olmalı! Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp, şükürler etmeli Yaradan’a. Koklamalı saçlarını uyuyan eşine şefkatle bakıp, usulca dokunmalı yüzüne,

Bir eşi olmalı insanın:
Varlığını hissedebilmek için parmakları titremeli, incitirim korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü. Kramplar girmeli midesine, onsuzluk aklına geldikçe!

Bir eşi olmalı insanın:
Rüzgâr onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için. Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken eşi. Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.

Bir eşi olmalı insanın:
Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini, tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu... Güven duymalı, her şeyiyle. Başını göğsüne koyup, huzurla uyuyabilmeli, tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı...
Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da...

Bir eşi olmalı insanın:
Sabah yolcularken işine, içi acımalı, daha yollarken özlemeye başlamalı. ‘Seni şimdiden özledim.’

Bir eşi olmalı insanın:
Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı. Aşkla karşılamalı, hasretle sarılmalı boynuna, özlemle koklayıp öpmeli, yıllarca uzak kalmışçasına!

Bir eşi olmalı insanın:
Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın; bir başka özel, bir başka soluklanmalı her anında. Verdiği hiç bir şeyin yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı, daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli.

Bir eşi olmalı insanın:
Cennetten köşe almışçasına: Sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı. Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı. Çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın.

Can Yücel
Bu Konuda 20 fazla Cevap bulunuyor. Bütün Cevapları görmek için buraya tıklayın.

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz Aktif dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:32 .