Konu Cevaplama Paneli
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Konu: aqLama anne!''.. Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Lütfen doğru cevaplayın
Başlık: Lütfen Kopya içerik eklemeyin:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
04-02-2009 21:26
“éSmèЯ mèLèq” rica cnm
04-02-2009 16:05
winamptaki_unkown_artist p. için saol
04-02-2009 15:41
“éSmèЯ mèLèq” rica eDerim cnm
04-02-2009 11:57
qamseLim sağoL
03-02-2009 18:40
Gelincik_ çok güzeldi eline emeğine yüreğine sağlık
03-02-2009 12:40
“éSmèЯ mèLèq” okuyan qzLerine saqLık cnm
03-02-2009 12:39
◊◊Gûñ~Іşıĝı◊◊ çok güzeldi saol...
03-02-2009 00:41
“éSmèЯ mèLèq” saoL cnm
02-02-2009 23:58
DüŠLeR ÙLKeSì emeğine sağlık
02-02-2009 23:08
“éSmèЯ mèLèq”
Titreyen elleriyle çocuklarına sarıldı. Onların böyle açlık için ağlaması ana yüreğini sanki hançerlercesine parçalıyordu. Çektiği açlığı, fakirliği ve sefaleti çocuklarının da çekmesini bir türlü kabullenemiyordu
‘Ağlama yavrum ağabeyiniz birazdan gelir hele sen büyüksün oğlum sen neden ağlıyorsun'
Büyük ya oğlu büyük daha on yaşında diğeri küçük daha altı yaşına yeni girmiş... Yaşamadan çocukluğunu büyümüş artık açlığa dayanma yaşına gelmiş. Dayanmalı öğrenmeli açlığın ne olduğunu!
Ya büyük ağabeyleri eve para getirecek olan evin büyüğü daha on iki yaşında...

Ağzı yüzü kan olmuştu burnundan süzülen kanı dudağına dökülüyordu elleri parçalanmış ve ayakları soğuktan morarmıştı gecenin bu saatinde yılmaza yardım edecek kimsede yoktu. Eve gidecek son otobüsü de kaçırmıştı. Sattığı mendillerin parasını da üstelik sokakta kalan çocuklara kaptırmıştı. Ağlaya ağlaya yalın ayak eve doğru gitmeye koyuldu bir yandan da kazağının koluyla yüzündeki kanları temizliyordu. İnsanların ona acıyarak bakmasını hiç istemese de herkes ona acıyarak bakıyordu fakat yalnızca bakmakla yetiniyorlardı.
Çünkü -bunlar bu işi alışkanlık haline getirmişler babaları kahvede oturuyor çocuklarını ise sokağa atıyor ya da çalıştırıyor yılmazın duydukları hep böyle laflardı
Yılmaz bir yandan evin yolunu tutmuş bir yandan da yarın mendilleri nasıl alacağını düşünüyordu her şey den
Evinin önüne gelince tekrar yüzünü sildi ve büyük bir mutlulukla eve girdi. Kardeşleri çoktan uyumuştu annesi her zamanki gibi tedirgin bakışları ile yılmazı beklemekteydi. Titrek mumun ışığında yılmazın kirli yüzündeki morarırları görünce hiçbir tepki göstermeden gözlerinden yaşlar süzüldü. Anasının ağlamasına dayanamayıp anasının kollarına atıldı ve oda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Sesinde titremeyle ne oldu yavrum kim kıydı sana diye bildi yılmaz annesinin bu şekilde üzüldüğünü görünce ağlaması biraz daha şiddetlendi. Annesinin koynundan çıkarıp başını bir iki kelime diye bildi bir yanda da annesinin üzülmemesi için –yok anne bi şeyim yok diye teselli veriyordu. Anne bütün paramı da aldılar yarın neyle mendil alacam diye işinin ciddiyetini göstermeye çalışıyordu. Annesi ise açlıktan uyuyan evlatlarına sabah ne vereceğini düşünüyordu.
Yılmaz yorganın altında ayaklarını ısıtırken geçen sene kaybettiği babasını düşündü aslında yalnız babasını değil babasıyla birlikte okulunu çocukluğunu yani tam anlamıyla yaşamını da kaybetmiş ama şimdilik yalnızca babasını kaybettiğini biliyordu. Yılmaz aklının yettiğince hayal kurup uyudu... Sabah uyandığında annesini dışarıda ateş yaktığı gördü. Annesi iki taş arasında ateş yakıp bir iki bardaklık çay yapmaya çalışıyordu bir yandan da uyanacak olan çocuklarına nasıl yiyecek bulacağını düşünüyordu. Yılmaz sabahın erken saatlerinde evden çıkarken kardeşlerine nasıl ekmek verecek diye annesini düşündü. Sonra kendisinin bugün nasıl para kazanacağının hesaplarını yaptı. Mendil almaya geldiği dükkânın önünde durup söyleyeceklerini bir kez daha düşündü aslında mendili ona satan dükkân sahibi iyi bir insan fakat yılmaz çok gururlu bir insan olduğu için bir türlü veresiye istemek istemiyordu. Dükkân sahibi yılmaza akşam vermek şartı ile yirmi adet mendil verdi. Yılmaz mendilleri alıp dükkândan çıkarken yirmi tane mendilin sermayesini kaç günde toplayacağını düşünmeye başladı. Kış aylarında mendil satılıyordu fakat yılmaz bu işi beceremiyordu o asla mendil almayacak kişiye ısrar etmezdi. Ama bugün ısrar etmesi gerekiyordu çünkü hem eve erken gitmesi gerek hemde sermaye için bir an önce para toplaması gerekti. Öğleden sonra yılmaz bir simit alıp biraz dinlenmek için bankta oturdu. Elinde mendil poşetini bank'a bırakmadan koluna doladı. Büyük bir iştahla simidi yerken bir yandan da etrafı süzüyordu...
Adam güler yüzüyle yılmaz baktı – çok acıkmışsın genç dedi. Yılmaz gözleriyle bir gülümseme belirtti adama. Yanında oturan kişi yılmazla sohbet etmek istediyse de yılmaz pek oralı olmadı çünkü bir an önce kalkıp elindeki mendilleri satmak istiyordu. Yanın oturana mendil sattığını söyledikten sonra ayağı kalktı adam arkasından bağırdı –gel o zaman bende mendil alacam senden diyince yılmazın gözlerinde bir sevinç daha belirledi. Tamam, abi hemen vereyim. Yılmazın bütün mendillerini iki üç kat fazla paraya alan adamın arkasından Yılmaz hayretle baktı sonra eve gitmek için yola koyuldu...
Annesinin eline kazandığı parayı koyarken annesi de şüpheli gözlerle oğlunun bu parayı nasıl kazandığını düşünüyordu. Gerçi bu para her nerede kazanılmışsa da geri çevirmezdi. Çünkü paraya ihtiyacı vardı.
Yılmaz ertesi gün mendil aldığı dükkânına geldiği zaman kendisiyle gurur duyarcasına dün borç aldığı mendillerin parasını verdi ve tekrar mendil alıp işine devam etti.
Akşam eve döndüğünde evde tanımadığı insanlar vardı ve çok ciddi duruyorlardı evin her tarafını ölçüp incelemeler yapıyorlardı. Yılmaz şaşkın gözlerle onları izledikten sonra durumu annesinden öğrendi. Gelenler evin yeni sahipleriymiş. Ve bulundukları evi yıkıp yerine daire yapacaklarmış... Yılmaz bir yandan da ne zaman yıkacaklarını soruyor bir yandan da annesine nereye taşınacaklarınını soruyordu. Annesi oğlunun bu sorusunu öyle derinden yanıtlamak isterdi ki ama yanıtlamak yerine iki damla gözyaşı döktü. Yumruğunu sıkıp bir şeylere küfretti beklide ilk kez sinirleniyordu ve ilk kez bi şeylere karşı geliyordu. Oysa daha on iki yaşındaydı. Adamlar gittikten sonra anne oturup çaresizlik içinde ağlamaya başladı bir yandan ağlıyor bir yandan da üç evladına sevgiyle sarılıyor yılmaz aniden ayağı kalktı ve annesine şu sözleri gururla söyledi;
Ağlama anne , yarın daha fazla mendil satarım !

Yetkileriniz
Mesajlara Cevap verme yetkiniz Aktif dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz Aktif dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:02 .