Konu Cevaplama Paneli
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Konu: ѕαнιρѕιz üşüηcєlєя Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Lütfen doğru cevaplayın
Başlık: Lütfen Kopya içerik eklemeyin:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
26-04-2011 23:21
GUAPO! "Birazdan yokluğunu sereceğim
Hasretinin duvarlarına.
Ve yüreğimi ateşleyeceğim
Katransı yokluğuna..
Ve gözbebeklerimi ıslatıp
Seni sayıklayacağım
Gecenin koynunda..
Hasretini dudaklarımda öldürüp
Güneşle boynuna sarılacağım
Bahar kokulu sabahlarda.."
26-04-2011 23:20
Chloé Geçmiş senelerde bir temmuz ayıydı hatırladığım kadarıyla..
Şehrin o boğucu kalabalığından sıkılıp yazlığa atmıştık kendimizi. Ailemle birlikte tabi..
Deniz, kum, güneş değil ilgimi çeken daha çok yalnız kalabileceğim yerlerin artmasıydı. Sitenin havuzuna bile annemin zoruyla iniyor öylesine bir saat geçtikten sonra başım ağrıdı sıcaktan bahaneleriyle eve çıkıyordum..
Uzanıyordum arka balkondaki salıncağımıza takıyordum kulaklığımı Sezen çalıyordu çoğunlukla… Bazen elimde bir kitap Nazım’dan bir iki dize okuyordum..
Yada hiçbir şey yapmadan sadece kafamdaki yoğunluktan kurtulmaya çalışıyordum.. Okul telaşı yeterince sıkmıştı beni.. Biten ilişkimde hediye yanında.. Bir hafta oldu olmadı annemin kendi başına ne yapacaksın ısrarı üzerine indim yine havuz başına…
O gün gördüm onu..
Öylesi yoktu sitede daha önce. Bembeyaz ten, simsiyah saçlar, poydumdan fırlama bir yürüyüş, hoştu açıkcası..
Ama umursamadım, yazlıkçılardandır bir iki güne giderler diye geçirdim içimden.. Yanılmışım. Akşam yemekte öğrendim babamdan.. Adı belli bir zengin çocuğuymuş,
babamdan yöneticiliği istiyormuş babası .. Temellilermiş yani. Uzatmayacağım.. Aradan beş on gün geçti yemeğe geldiler bize.. Annesi dünya tatlısı bir kadın, babası otoriter.. İlk izlenimlerim şımarık olduğu yönündede olsa çabuk alıştım sıcakkanlı bir çocuk..
Bu yemekten sonra babasıyla babam çok iyi anlaştılar.. Geç saate kadar bizdeler her gün. Bizim aramızdaki sohbette ilerliyor tabi az çok tanıyoruz birbirimizi..
Gitmemize bir hafta kala dışarı çıkıyoruz sitenin içinde bir yere.. İlk defa orda etkilendiğimi hissediyorum ondan.. Elime değiyor eli, gözleri gözlerimin içine içine bakıp çıkıveriyor ağzındaki bakla..
Aşık olmuş.. Bende o an kaybediyorum kendimi boş olmadığımı söylüyorum.. İçimden de geçirmiyor değilim yaz aşkı bu gelip geçici..
Birde söz veriyor, seninle çok şey yaşayacağız inan diye.
Dahası olmuyor aramızda elimi tutuyor sadece..
Ve ertesi akşam gittiklerini duyuyorum.. Ne yani bana veda etmeden mi gitti !?
Pek bir şey konuşulmuyor bizde döneceğiz ya..
Üzülmüyor değilim ama bir taraftanda kızıyorum kendime, nasıl koyverdim öyle ?
Annem bile fark ediyor üzüldüğümü, ama ses etmiyorlar.. Dönüş saatimize kadar ondan gelecek bir haberi bekliyorum.. Ve geliyor o kahrolası saat ! Yol bitmek geçmek bilmiyor..
Odama girdiğimde ne kadarda nötr oldum diyorum artık.. Hissizleştim sanki..
Böyle bir iki hafta geçiyor. Ama olmuyor o küçücük el tutmasını fazla büyütüyorum ben sanırım çıkmıyor aklımdan..
Sormayada çekiniyorum evdekilere dillerine düşmeye gör !
Ama yavaş yavaş bir hayatım olduğunu ve o zamanda içimden geçirdiğim gibi yaz aşklarını gelip geçiciliğine inandırıyorum kendimi..
Farketmeden saymışım günleri biz yazlıktan döneli tam kırk yedi gün olmuş !
O gün yemeğe biraz gecikiyorum, ben geldiğimde annemle babam konuşuyorlar.. Annem ne kadar çok üzüldüğünden bahsediyor ne olduğunu soruyorum..
Rahatsızmış çocukcağız diyor, ondan öyle apar topar gitmişler.. Kim diye düşünmüyorum bile anlayamıyorum.
Sonradan anlatıyorlar.. Beyninde baloncuk mu ne varmış gittikleri gün fenalaşmış ondan dönmüşler öyle. Ameliyat demiş doktorlar, bir cesaret girişmişler işe ama sonuç daha fena olmuş bir haftadır yoğun bakımdaymış..
O an düşüncelerimi kontrol edemiyorum, bir şeyler oluyor böğrümün tam üstüne.
Ağlayamıyorum bile. Hemen sarılıyorum telefona, gurur yapıp çevirmediğim numarayı çeviriyorum o çıkamaz ama annesi çıkar ümidi ile.. Klasik bir hal hatır geçmiş olsun faslından sonra nasıl olduğunu soruyorum.. Fenaymış durumu.
Ve ertesi gün haberi geliyor..
Veda bile etmeden bu defa temelli gidiyor bu hayattan.. Ağlıyorum ama nafile !
Cenazesine bile gitmiyoruz bir başsağlığı yeter diyor babam , bu sene tanıştık daha.. Hem acılarının arasında birde bizi mi misafir etsinler
Daha çok ağlıyorum..
Niye bilinmez o kısacık el teması çok şey hissetmeme sebep olmuştu sol yanımda..
Birde sözü yokmuydu.. Çok şey yaşayacaktık ?
Yarım kaldı be..
Hiçbir şey yaşayamadık.. Veda bile..
Bu hayatım boyunca ukte kalıyor içimde , aşık olmuş olduğumu kabul ediyorum.. Saçma ama sevdiğimi bile !
Hangi aşk girse hayatıma yarım kalacak korkusu taşıyorum , ve hala bilinmez o el sıcaklığını hissedemiyorum kimsede…
Yazlığa hiç gitmedim, hiç ! Gitmeyeceğimde.. Gidemem ki
Ya yolum yarım kalırsa ?
Aşk mı ? Kaldı, tamamlanamayan bir yazda..

BüşraSarıkaya
26-04-2011 23:10
Chloé
Benim için yaşamak kavramı sadece nefes almaktı kahramanım dediğim, her hareketini örnek aldığım babamı kaybettiğimde..
Ne yazık sadece haberi nasıl aldığımı, kahramanımın soğuk bedenini ve birazda o kargaşadan film kesitleri hatırlıyorum.
Bundan on iki yıl öncesini hatırlamak zor tabi, o zamanlar on yaşındaydım..
Neyin ne olduğunu kavramaya yeni başladığım, ergenliğe yaklaştığım zamanlar..
Annemin o hallerine katlanmak o kadar zordu ki.. Ablamı hiç anımsamıyorum, muhtemelen şimdilerde yaptığı gibi sessiz ağlıyordur…
Babasız büyümek dendiğinde artık hiçbir şey hissetmesemde canımı çok yaktığı zamanları bilirim…
Babam…
O kadar başka bir ilişkimiz vardı ki bizim , o zamanın despot babalarından ziyade yumuşacık yürekli bir babam vardı benim… Bakmayın böyle söylediğime çok nadirdi beni sevdiği kucakladığı zamanlar.. Yanında çekinerek otursamda bilirdim kıymetlisiydim onun…
Farklıydı ‘benim’ babam… Başkaydı işte.. Bu yaşımda bile çocukça anlatabilirim onu .
Eve ellerinde poşetlerle geldiğinde bana hiçbir şey almadın mı bakışı atan bana cebinden çıkarıp şekerini veren adam…
Anneme bağırırken çocuklarının yüzüne bakamayan adam…
O adam benim babam…
Böyle anlatıldığında nasılda hoş bir aile tablosu değil mi ? İşin aslı öyle değil tabi…
Severek evlenmişler annemle babam , öyle görücü usulüyle falan değil yani . Babam daha bir sevmiş , önce isteyende o’ymuş… Annem yeterince sevmeyecek olacak ki başka bedenlerde aramış istediğini…
O aslan gibi babamın bedeni , o sarıp sarmalayan sıcacık kolları yetmemiş olacak ki yatağını başkalarıyla paylaşmış…
Kızmıyorum o’na.. ‘Anne’me.. Sadece mutlu olmak istemiş (!)
Zor gelmiş ona haftada yirmi lirayla ev gecindirmek , kıt kanaat yetirmek ona zor gelmiş…
Yükseklerde doğmuş ya (!) Kızmıyorum , kızamıyorum bile…
Bu derece yürekli (!) bir kadın nasıl olurdu kapıyı çarpıp gidemez orasını bilemem ama ‘çocuklarım dedim’ gibi bir bahanesi var şu günlerde.. –Gitseydinde eline bavulunu alıp babamda acısını yaşasaydı , ama ‘yaşasaydı’…
İçerdi babam , öyle çakır keyif olmayı severdi.. Çok içtiğini sallandığını hatırlamam hiç… Şişede dururdu yani o alkol…
Ölmeden yirmi gün önce öğrenmiş annemin(!) ihanetini.. Öncelerden duymuşta aldırış etmemiş , konduramamış belli sevdiği kadına…
Nasıl öğrendiğini yazmaya tahammül bile edemiyorum.. Babam , benim koca yürekli kahramanım…
Gelmiyordu eve onu hatırlıyorum , anneminde umrundamı…
Bazı geceler uğruyordu işte , hiç bir şey söylemeden içindeki bastırılmış öfkeleriyle koyuyordu yastığına kafasını.. Sormuyordukta..
Sorsak bile geçiştiriyordu zaten..
Ölüm sebebi aşırı alkol babamın… Ama bence başlı başına annem sebep buna .
Seneler sonra öğreniyorum bunları ben , yaklaşık on yedi yaşımda.. Birde utanmadan geçmiş karşıma anlatıyor bunları babamın kadını (!)
Dine veriyor kendini , beş vakit namazdı bir bilmediği oda oluyor işte sonunda (!)
Pişmanmış , vicdanı el vermemiş bize anlatmamaya , gerçekleri bilmemiz gerekiyormuş…
Muşta muş.. Yüzüne bile bakamıyorum utancımdan.. Ne yani benim onca sene dul kaldı diye acıdığım kadın benim o masum yürekli annem (!) mi öldürmüş babamı ?
Neydi o ağlayıp sızlanmalar öyleyse ?
Tepki veremiyorum çıkıp gidiyorum sadece , ve birdaha nadiren uğruyorum… Şimdilerde arayıp bile sormuyorum .
Sonradan düşen jetonunu yiyim be kadın !
Acı çekiyordur herhalde , yada başka bedenlerde arıyordur vicdanını.. On iki yıl önce yoksaydığı tüm değerleri anımsıyordur hatıra diye…
Kadın olmaya adım atıyorum şimdilerde , aslında yirmi bir yaşında körpe bir kadınım ama yüreğim yaşlandı geçip giden her bir saniyede…
Kendim büyüttüm ben kendimi.. Nüfusumda anne kısmında adı yazan kadına benzememek için sırf !
Büyüyeyim ki yapmayayım hata ! Büyüyeyim ki beni deli gibi seven bir adamı bir gün sevmesem bile gidebilecek kadar yürekli olayım , teselli aramadan başka bedenlerde onca yıla veda edeyim önce !
Ve babam beni izlediği yerden gurur duysun ‘benim kızım’ diye..
Senin kızınım ben baba ! Başka kimsenin değil !
Ve sadece ben özlüyorum seni , başka kimseler değil…


BüşraSarıkaya"

- Gerçek bir yaşanmışlıktan..
26-04-2011 23:08
Chloé O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, belki son aşkı da;
Unutma ki; tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil..
Yine de o, seni olup olmadık yerlerde güldürebiliyorsa,
Seni iki kez düşündürebiliyorsa,
Onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver.

Seni günün her anında düşünmüyor olabilir;
Ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir: kalbini..
Yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma!
Ve verebileceğinden fazlasını bekleme..

Seni mutlu ettiğinde gülümse.
Kızdırdığında fark etmesini sağla,
Ve birlikte değilken özlendiğini bil..

Bob Marley
26-04-2011 23:06
Chloé
Birkaç aydır aramızdaki soğukluk ayrılığa zemin hazırlıyordu sanki..
Uzaklaşmıştık işte birbirmizden, eskisi gibi heyecanlandırmıyordu beni onunla yaptıklarım.. Ve biliyordum onunda eski heyecanı kalmamıştı..
Elbet değişirdi bir şeyler ilişkilerde zamanla, ilk heyecan gibi olmazdı hiçbir gün..
Ama bizde çok şey değişti.. Önceleri aramızdaki tadsızlıklar artmaya başladı, sonra sonra konuştuğumuz diller bile farklılaştı..
Çoğu zaman onun beni anlamadığını düşünen ben biliyordum oda ‘oda beni anlamıyor’ diye düşünüyordu benim için..
Zaman zaman çok kızıyordum ona, davranışlarına katlanamadığım zamanlar bile oluyordu, Oda bana kızıyordu tabi eskisinden daha sık..
Tahammül edemiyordu sanki kimi zaman..
Herşey ‘karşılıklı’ hale gelmişti, oysa aşkta karşılık aranmazdı ki..
Her ikimizde haklı çıkma çabası içine giriyor ve tartışmalarımızda iki yabancı gibi yoksayabiliyorduk birbirimizi..
Yaptığımız her fedakarlığın karşılığını istiyorduk, ve ben bunları yaparken sen ne yapıyorsun hesabı soruyorduk.
Kırıyor kırıyor ardındanda özürler yağdırıyorduk, gereksizce..
Birkaç ay kurtardı bu özürler tabi bizi , sonumuzu birkaç ay daha attı..
Birlikte geçirmek istediğimiz zamanlarda azalmıştı.. Ve bazen beni öperken alışkanlıktan öptüğü düşüncesine kapılıyordum..
Elimi bile öylesine tutuyor, sanki sarılırken bile zorluyordu kendisini..
Seviyordu ve seviyordum.. Bizim sonumuz sevmediğimizden gelmedi zaten , bilemiyorum bir şeyler değişti işte…
Ama vazgeçememde diyemezdi benim için , sanki bahane çıksa anında geçebilirdi.. Bazen bende bahane arıyor gibi hissediyordum kendimi.. Ama yinede çabalıyorduk ikimizde..
Olmadı, bir şeyler bittiyse zorla olmuyor bir zaman sonra..
Gitmiyor, ilerlemiyor.. Yerinde sayıyor sürekli..
Bir taraftanda ayrılmak zor geliyordu, ne yapardım ki onsuz ?
Ona bu derece alışmışken ?
Herşeyimiz bir’ken..
Kaçınılmaz son o gündü işte..
Garip bir isteksizlikle hayatım yazdığı mesajda buluşmak istediği yazıyordu..
Bende aynı şekilde kabul etmekle yetindim..
Hissediyordum ama konduramıyordum bir türlü..
Ayrılmaya karar vermişti, ama bunu becerebilir miydi ? Ve ben bunu kabul edebilirmiydim ?
Her zaman ki yer değildi bu kez.. Daha sessiz bir sokak tercih etmişti.
Durgundu, yüzünde garip bir mahzunluk ve hüzün vardı..
Değişen bir şey yoktu her zaman ki gibi öptü beni, hayatım derkenki ses tonu farklı gibiydi..
Uzatmazdı o söyleyeceği şeyleri, bir çırpıda söylerdi..
Ama bu kez geveliyordu ağzında..
Yarım saat sonra sanırım çıkartabildi baklayı..
Ayrılmak istediğini ona yakışır bir şekilde söylemişti.. Ve ardındanda sıralamıştı.. Olmadığını, bir şeylerin artık yürümediğini..
Sevdiğini ama eksik olan şeylerin sevgisinden daha ağır bastığını..
Sözünü keserek ‘Hala aynı şeyleri düşünebiliyorsak aşk vardır’ dedim..
Sustu ve baktı –Son bakış edasında-
Var..
Ama ‘Aşk zamana yenildi’… ‘Sevgiyse susmakla yetindi’…
Ne kadarda şairane bir ayrılıktı bu.. Başladığımız yerde bitirdik sanki..
Son kez sarılmadık birbirimize.. Ne gerek vardı ki his olmayan bir sarılmaya ?
Aynı yöne gidecek olmamıza rağmen ters yönlere yürüdük.. Eve gitmiyordu ayaklarım, geri geri gidiyordu.. Evet hala istiyordu bir tarafım koşup boynuna atlamaya ama yapmadım..
Oda istiyordu ‘Sevgilim’ diye bağırmayı , ama oda yapmadı..
Garip ama hiç değiştirmedim telefonumdaki ‘Sevgilim’ kaydını.. Hala saklarım birkaç hoş mesajını..
Ondan kalanları yırtmadım, atmadım..
İlk zamanlar epey zorlandım , telefona gitti elim.. Ama yapmadım , bittiğine inandırdım kendimi..
Hem arasam ne olucaktı ki ? Başlayıp tekrar daha kötü bir sona mı gelseydik ?
Onuda ne kadar çok istediğini ama yapmadığını biliyorum..
Hiç görüşmedik, görmedik birbirimizi..
Nerden mi biliyorum ?
Vardı ya şu susan sevgimiz o konuşuyor ve söylüyor bana ; ‘Biz hala aynı düşünüyoruz..’

BüşraSarıkaya"
26-04-2011 19:37
Chloé
Mevsimin en güzel zamanlarıydı, aşkın dolu dolu yaşandığı, havadan sevginin eksik olmadığı zamanlar..
Yaz aylarının geçici aşklarına inat birbirine daha sıkı kenetlenen eller..
Biz’de öyleydik ‘sözde’..
Ayrı şehirlerde geçirdiğimiz zamanın ardından birbirimize özlemle sarılacağımız andaydık.. Kokunu içime her zamankinden daha çok çektiğim, vücudumun her yerinde sevgiyi hissettiğim bir kucaklaşmanın ardından ,
Herşey aynıydı, ne araya giren zamanın nede uzakta kalmanın eksikliğinin izlerini taşımıyorduk..
Özlem gideriyorduk doyasıya…
Kollarında bedenimi, yüreğindeyse yüreğimi kaybediyordum..
Böylesine hat safhada yaşanılan zamanlar yavaş yavaş geride kalıyordu bazı zamanlarda..
Özlem etkisini yitirdikçe heyecanda terk ediyordu sanki ilişkimizi..
Bir hafta, on gün derken bir ay geçti..
Sık görüşmelerimiz seyrekleşmiş , gün içinde ‘Seni seviyorum’lar azalmıştı…
İlişkimiz normal seyrine dönmüştü işte…
Normal değildi ama olanlar.. Şiddetli bir tartışmanın izinde kırıcı sözler ve düşüncesizlik ilerliyordu..
İkimizde kaybediyorduk kendimizi ‘kavga’ denilen tuzağın içinde..
Ne özlem kalıyordu nede o dillerimizdeki büyük sevgi…
Bitirmek istediğini bile söylemiştin bir keresinde..
Ama ne bitirmesi, ben yalvarmıştım adeta.. Bitmemeli diye..
İkna olmaktan zorlandığını sanmıyorum gönülsüzce söylemiştin zaten bitirmek istediğinide..
Öyle böyle derken, yıpranıyordu günden güne ilişkimiz..
Her toparlama girişimimizde bir şeyler eksiliyordu sanki.. Senden , benden.. Bizden…
Yitiriyorduk onca zamanı , o aşkı..
Kum saati misali pek vaktimiz kalmamıştı , hızla işliyordu zaman aleyhimize… Dur durak bilmeyen bozuşmalar , gurur , ve daha nicesi aramızdaydı…
Sevgiden , anlayıştan fazla her şey vardı zaten aramızda…
Bir akşam rutin tartışmalar sonunda , konuşmak istemediğini söyledin.. Ses çıkarmadım bende.. Üstüne gitmedim aklımca…
Sonrasında eve gelmemi istediğin bir mesaj.. Konuşacağını düşünüp gittiğimde ellerini sımsıkı kavradığın bir kız vardı… Aşık olduğunu söylüyordun , açıklamalar yapıyordun.. Kıza suskun duruyordu , ne aptalca !
Bense bunların tümünü sonradan düşündüğümde algılayabildim... O an sadece ellerindeydi çünkü gözüm.. Benim olan ellerin başkasınındı artık ve sen saygısızca eziyordun biz’i..
Bari kızı getirmeseydin karşımada adam gibi bitsin deseydin…
Belki bir iki yakarış sonra tamam derdim..
Ne istedinde tamam demedim ki zaten !
Nasıl yüksek sesle bağırdığımı bile bilmiyorum, lanetler yağdırdım sana..
Kız çıkıp gitmişti.. Tüm bunlar oyun muydu ? Olmadığını söylüyordun..
Yalnız kalmamızın daha doğru olduğunu düşünmüş sevgili sevgilin..
Kapıyı çarpıp çıktım, ağlıyordum..
Ve yanıyordu içimde bir şeyler.. Acıyordu her yanım..
Dokunduğunu bildiğim, sana ait olmasını istediğim her yerim acıyordu artık.. Sahipsiz kalmışlardı sanki..
İğne saplıyorlardı her bir noktasına bedenimin..
Bir saat iki saat sonrasında tepkisiz, donuk, hissiz olan ben..
Öylesine acımıştı ki içim uyuşmuştu artık..

Şimdi ise üstünden bir kış geçti sevgilim.. Ben hala yazdayım..
Hala ağlıyorum halime , gurursuzluğuma.. Senin mutluluğuna..
Mutlu musun bilmiyorum.. Üç maymunu oynuyor seni tanıyan herkes..
Mutlusun işte niye saklıyorlarki ! O kadar mı acıyorlar bana !
Ahh sevgilim , geçti kaç mevsim..
Ne yağan karda , ne esen rüzgarda hissetmedim üşüdüğümü..
Ben yazın ortasında üşüdüm çünkü !
nasıl özlediğimiz düştü dillerimize..
BüşraSarıkaya"
26-04-2011 19:33
Chloé
Senden başka dostum, dinleyenim, hıçkırık seslerime tahammül edenim yoktu ya hani benim..
Küçüktüm..
Özlediğim kokun yatıştırıyordu ya beni..
Öyle ihtiyacım var ki şimdi sana.. Bir sarılsam bin ağlarım biliyorum..
Çocuk olurum yeniden kollarında..
Off nasıl parçalanıyor yüreğim.
Kendi başıma ağlıyorum, ağlıyorum çünkü 'Ben annemi istiyorum'..

BüşraSarıkaya"
26-04-2011 19:32
Chloé Bazen sandım ölüyorum aşkından , bazen son’ dediğimi buldum…
Bazen hiç kimse ondan çok sevemez beni’lerle avuttum yüreğimi , bazen çok seven taraf bendim..
Ne aşklar yitirdim geçmiş zamanlarda , ne acılarla yürüttüm emekleyen bedenimi…
Güldüm , güldüğümden kat be kat ağladım..

.Sessiz , acısını gözlerinde taşıyan kadınlardanım ben…
Çoğu zaman avuttum sadece kendimi… Bazılarının ilkiyim bazılarınınsa sonuyum diye…
Ama sadece avuttum !
Sonrasıda hüsran , gidenler ve peşinsıra gözyaşları , hayal kırıkları , can acıları…

Mücadele nedir bilmeyenlerdenim ben…

Sevdiğimin gönlü bir başkasını hapsettiğinde sustum.. Geri çekildim..
Tüm yaşanılanları yük ettim omuzlarıma da çekip gittim…
Çekip gittim derken , ne intikam alarak nede bağrışmalar eşliğinde..
Tüm sukunetimle sarıldım yalnızlığın boynuna…

Ben’den sonrasını düşünmeyenlerdenim ben…

Arkamdan atıp tutmuş kimene deyip , yaşanılanlara olan saygıdan bahsedenlerdenim ben…
Konuşmak hakkımken susmayı yeğleyenlerden…
Sevdiğim adam eskisi gibi bakmıyorsa gözlerime bende kaçırdım , gitmedim üstüne baksın diye…
Eskisi gibi değmiyorsa dudakları , titremiyorsa heyecandan bedeni başka bedenler olduğuna inandırdım kendimi..
Sormadım sorgulamadım beni neden sevmediklerini ? !

Görüpte kör diye bilinenlerde bilipte ses çıkarmayanlardanım ben..

Çoğu zaman hissettim onda onun bende olduğu kadar büyük bir yere sahip olmadığımı…
Beni artık sevmediğini..
Başka bedenleri beğenip , zihnini başkalarını doldurduğunu…
Bildim hep bunları , içimden geçirdim belki kızdım çok kırıldım ama yinede bekledim ,
Gurursuzda değildim , emin olduğumda hislerimden gitmekten çekinmedim..
Sandılar ki sevmedim , ama bilmediler ben hep yalanları sezdim.
Neden gittiğimi bile bilmediler belki , kimileri kızdı , kimileride kendine en çok yakışanı yaptı ve atıp tuttu yine…
Ben yine bendim ve gittim , bitti dedim..
sabrettim bana dürüst olacağı günü…
Hiçbir noktamdan geri dönmedim sussamda…
Bitti dediysem eğer karşımdakinin gözlerine baka baka , bitmişti gerçekten..
Sadece üstüme düşeni yapıp saygıyla eğiliyordum yitip bitirdiklerimizin önünde…
Değersizleştiğimi hissettiğimde varlığımla , beni kendime değersiz hissettirdiğinde yine gittim .
Nerden mı bu cesaret ?
Çünkü ben sevdim dediğim her aşk için kendimden verdim.. Kaçınmadım fedakarlıktan..
Hiç yapmadıklarımı yapıp çiğnedim kendi doğrularımı…
Aşk için , aşığım dediğim adam için .
Bunların karşılığındada biraz saygı biraz fedakarlık bekledim…

Canı yandığında dişini gösteren kadınlardan olamadım hiç ben…

Benim dişlerim gitmelerimdi..
Ama çok seven kadınlardanım ben…
Sevdiği zaman çok şeyi değil her şeyi olarak kabul eden karşısındakini…
Sevdiği zaman kaçınmayan ödünler vermekten…
Ve sevdiği zaman çektiği acıdan gocunmayan !
Aynaya baktığında da kendinden asla utanmayan !

BüşraSarıkaya"
26-04-2011 19:31
Chloé Yatağımdayım öylece… Hiç halim yok kalkmaya…
Şu günlerde üşengeç oldum , bir iş göremez her şeyden sıkılır çekilmez insanın teki oldum…
Çoktan gitmiştir işe.. Kahvaltıyı unutalı sekiz ay oluyor…
Kızım hazırlamıştır belki bir şeyler babasına.. Elinden geldiğince işte , yedi yaşında ne kadar gelirse artık…

...Hastahane , ilaçlar, tedavi derken doktorları ailemden çok görür oldum .
Herşeye tamamda o kalabalık ve katlanılamaz koku yok mu..
Dahada zorlaştırıyor her şeyi…
Bir kurtulayım bir daha ömrümce yok kapıdan içeri adımımı atmak . Sahi ömrümce dedim de ömrüm ne kadar ?

Sevmek.. Yaklaşamamak bazen , dokunamamak.. Eskiden türlü heyecanlarla eşine bıraktığın bedeninden çekinir olmak…
İllet bir hastalık bu , eşten dosttan her şeyden elini ayağını çekmek durumundasın…
Offf olmaz olsun !

Aynalardan kaçıyorum , belime kadar olan saçlarımın tutam tutam elime geldiğini görmemek için…
Gözlerimin altmışlıklar gibi çöktüğünü , ellerimin renginin gittiğini ve gözlerimin ferinin kaybolduğunu görmemek için…
Kızım korkuyor benden… İtiraf etmeliyim bazen ben bile korkuyorum kendimden… Güzelliği unutalı çok oldu , gülmeyi olduğu gibi…
Birşeyler yemek istiyorum geri çıkartıyorum , birazda kan geliyor peçeteme görmesinler diye çocuk gibi saklıyorum…
İlgileniyorlar benimle , her şeyimle…
Ölüme hazırlanırmış gibi hissediyorum kemoterapiye giderken çoğu zaman…
Her tedavim iyileştireceğine , dahada hasta ediyor sanki beni…
Yok eski halim , yok eski ben…
Özlüyorum o günlerimi…
Nerde o yüzünden kahkahası eksik olmayan ben ? Saçlarım gibi terk etti oda beni…
Bir bir alıyor hayat her şeyimi…
Önce sağlığımı , sonra rengimi.. Sonra saçlarımı , sonra gözlerimi…
Şimdide geleceği…
Alıp götürüyor benden…
Kızım ? Büyüdüğünü görebilecek miyim senin ?
Elinde diplomanla sarılabilecek misin bana , ya beyaz ? Beyazlar içinde görebilecek mi anneciğin seni…
Oturup anne kız dertleşebilecek miyiz sabahlara kadar…
Bağırabilecek misin bana ? Kavgalar edecek miyiz ?
Ya bir kardeş.. Bir kardeşin olsun istemez misin ?
Şöyle ortalıklarda neşe dağıtan…
Sen.. Ya sen sevdiğim adam… Nereye kadar katlanabileceksin bana ?
Aşık olduğun saçlarım geri gelene kadar ? Yada gözlerim eskisi gibi gülene kadar ?
Yada yarın.. Dayanması benim için bile zorken nasıl dayanacaksın kanımda dolaşan bu şeye ?
Dayanırsan , katlanırsan birlikte yaşlanırız belki…
Saçlarımıza aklar düştüğünden yumuşacık ellerinle sararsın bedenimi , birlikte eskittiğimiz yıllara güleriz , ağlarız bazen geçen zamana…
Ve bu günlere… Bende minnet duyarım sana…
Gelirse torunlarımız ellerimizi öpmeye , saçlarını okşarken nasıl tanıştığımızı anlatırız belki ?
Sevdiğim adam.. Sanada kal diyemem ki..
Bunca zamandır bakıyorsun bana , ya sonra..

Öldüğümde peki ? Evlenecek misin başkasıyla ? Hasta olmayan biriyle…
Kızım ? Ona anne dedirtecek misin ?

Hayat , bir bir alıyorsun elimdekileri..
Söyle ne yaptım ?
Sağlığım , saçlarım , gözlerim , eşim , kızım derken bir canım kaldı diyeceğim ama oda kalmadı artık…
Nefes alıyorum sadece öylesine…
Yaşamak mı ?
Ben unuttum onu doktor hastasın dediğinde…

BüşraSarıkaya"


Okuduğum bir hayat hikayesinden çok etkilenmem üzere yazdım
, amacım hastalığın çaresizliğinden bahsetmek değil..
-Kanser hastalığıyla mücadele eden herkese sabır diliyorum..
26-04-2011 19:30
Chloé Hayatım senden önce ve sen diye ikiye ayrılıyor sevgilim…
Senden öncesi geçti bitti..
Aklımda yada yüreğimde değil hatıralarda eskidi…
Aklım ve yüreğimse sen’i sevdi…

Ne geçip gidenler umrumda nede herhangi başka bir şey.. Ben sen’deyim sevgilim…

Sadece seni yaşıyorum ve sadece seni büyütüyorum adını aşk koyduğumda..
Sadece seni seviyorum…
Ve sevgi sadece adınla anlam buluyor yüreğimde…
Aşk diyorlar sen diyorum , sevgi diyorlar yine sen…
Sen diyorlar , ben ; ‘sen’ diyorum…
İnanılmaz bir duygu yoğunluğu yaşıyorum bedeninin sıcaklığında…
Nefesin nefesime karışırken bir kez daha aşık oluyorum , bir kez daha ama daha fazla…
Önceden neredeydinin hesabını soruyorum her bakışımda…
Gözlerinde beni sevdiğini görmenin heyecanı bir yana birde senin için heyecanlanıyorum..
Kalbim sanki fırlayıp çıkacakmış gibi hızlı hızlı çarpıyor , zihnim sadece seni fısıldıyor…
Sevgilim..
Benim olan , bana ait’im…
Ve ait olduğum ‘seninim…
Gelecek bizim …
Ve aşk daimi yüreklerimizde ikimizin…


BüşraSarıkaya"
26-04-2011 19:29
Chloé En başında söylemiştim sana ‘Bu aşk başka olacak’ diye…
Başka olan aşkın sorumluluğuda ağır olur dedim sevdiğini söyledin.. Sevgimiz dedin..
Ama dayanamadın sevgilim..
Kızmıyorum desem sana hiç yapmadığım bir şeyi yapar yalan söylerim , kızıyorum..
Hemde öyle bir kızıyorum ki , bozuyorum yeminlerin gibi ağzımıda !
Senin verdiğin sözlere benzedi hayatım , bir günü bir gününü tutmuyor…
Bir bakıyorum sabah yastığım ıslanmış gözyaşlarımdan , geceden kalma hayallerim birer kez daha kırılmış..
Sonra bir daha bakıyorum gülüyorum , ağlanacak olan halime…
Gitti diyorum , gitmeyecekti ama gitti…
Bana tahammül edemediğini söylemiştin , ya ben sevgilim nasıl tahammül edebiliyorum yokluğuna ?
Bunu geçirdikten sonra içimden kendime kızıyorum , o sana sen onun olmayışına tahammül edemiyorsun…
Ne olacak benim bu halim…
Ben’i boşverdim çoktan ben seni merak ediyorum..
Bizden kalanları..
Duruyor mu hala tenim teninde ? Yoksa başka tenlerde mi kaybolduk…
Duruyor mu hala saçlarım kazağında ?
Ellerin , gözlerin , bedenin…
Ya yüreğin ?
Benden bir şeyler var mı hala ?
Yoksa hiç kalmadı mı ?
Verdiğin tüm sözleri , ettiğin tüm vaatleri geçtim birini tutsaydın bari..
Giderken sana ‘Bırakma hiç birşeyini’ demiştim..
Ya sen ? Sen ne yaptın ?
Almadın hiç bir şeyini yanına…
Kokun , dokunuşların , her şeyin hatıra şimdi bana…

BüşraSarıkaya"
26-04-2011 19:28
Chloé Aşka konu olan veda havasıydı bizimkiside . Hani olur ya sonbahar , hava hafif bulutlu hüzün esiyor rüzgar yerine…
İçte bir burukluk , gözler dolu dolu.. Sözler biter hoşçakaldan sonra…
Taraflar gider sanki hiç yaşanmamış gibi , hiç sevmemiş gibi..
Acımasızca..
Ama hep biri daha acımasızdır , hep bitiren sanılır ama dinleyen ve bitişi ka...bul edendir asıl acımasız olan..
Bitiren , ağzından hoşça kal baklasını çıkaran ilan etmiştir , dökmüştür içindekileri..
Kırgınlıktandır gitme isteği.. Bu cesareti sevdiğinin gözlerindeki aşkı göremediğindendir..
Sevmiyorsa yanımdada olmasındır düşüncesi..
Biz’dede sendin acımasız olan.. Giden ben , ama aslında bitiren sen…
Bitirdiğini kendin bile bilmiyorsun aslında , inkar bile edersin yüzüne çarpılsa…
Ama alışırsın ben alıştım kahrolmaya…
Kahroldum sevginin bittiğini gördüğümde..
İnanmak istemedim ama inandırdın beni , bende gitmeyi istedim.. Hesap vermekten kaçınırcasına , sanki biten sevgi benim sevgimmiş gibi gittim…
Ama hep sevdim..
Söylediğimde direnmemen pişman olmamamı sağladı gitmekten..
Benden bekliyormuş diye düşündüm ve olması gerekenin bu olduğu yalanına inandırdım kendimi..
Olması gereken bu değildi ! Olması gereken gelecektede beninle olmandı .
Ne olursa olsun ayrılmamamızdı.. Ve senin sözcüklerinin bitişi müjdelememesiydi…
Olmadı ! Olsun.. Hayat beni çok kez sorguladı !
Belkide bitirmemeliydin diye.. Giden sen olmamalıydın yinede..
Bittiyse onda şereflice gitmeliydi.. Sevdiği günlerin hatrına yaşadıklarına saygısına..
Bende hep aynı cevabı verdim kendimi avuturcasına;
Sevdi (!)
-Hayır, sevgi bu olanları hak etmezdi..

BüşraSarıkaya"
26-04-2011 19:23
Chloé Kaçıncı aldatışın bu kendini ? Kaçıncı 'yeni baştanın..
Yeni baştan başlayınca yeniden mi doğuyorsun sanki ?
Kaldığım yerden ama daha iyi de farklı olsun seninki

B'S
25-04-2011 15:30
izмiяiηciѕi şiir bölümünde her üyenin tek başlık açma hakkı vardır başlıklarınız birleştirildi
şiirlerinizi bu başlık altından paylaşmaya devam ediniz
20-04-2011 11:25
ĜΧЄмĿî ρЄяî çoq qüseL kalemin daim dolsun klavyenin Crtl + C ve Crtl + V tusu çalısssın
20-04-2011 11:01
ĜΧЄмĿî ρЄяî çoq qüseL kalemin daim dolsun klavyenin Crtl + C ve Crtl + V tusu çalısssın
19-04-2011 19:02
Chloé
Birini seviyorsan elinden geleni yap onun için.
Ama o sevmiyorsa bırak gitsin..

B'S
19-04-2011 19:02
Chloé
Karşılık beklemeyen sevgidir asıl sevgi, tabi karşılığını bulmakta asıl olan kafi..
B'S
19-04-2011 19:01
Chloé
Seni sevmemin önüne geçemedi hiç bir gidişin..
B'S
19-04-2011 19:00
Chloé
Gitmek istiyorum bu şehirden, gidebildiğim en uzak yere..
Sebep mi ? Sebep en yakınım dediklerim sadece.
B'S
Bu Konuda 20 fazla Cevap bulunuyor. Bütün Cevapları görmek için buraya tıklayın.

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz Aktif dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:00 .