Konu Cevaplama Paneli
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Konu: UzunLafınKısasıYokluğunAcı Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Lütfen doğru cevaplayın
Başlık: Lütfen Kopya içerik eklemeyin:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
16-03-2014 01:01
ŞevaTari Elma kokusunu sever misiniz? Ya da şöyle sorayım.Hiç elma yerken aslında boğazınızda bir yanma hissettiniz mi?...Hayır mı? O halde size bir olay anlatayım..
Bundan tam 26 yıl önce,16 Mart 1988 sabahı,elma kokusuyla uyandı Halepçeliler.Sevinçle mutfağa yöneldiler önce.Kokunun mutfaktan gelmediğini görünce camlarını açtılar.Baktılar ki koku dışarıdan daha çok hissediliyor,hemen dışarı akın ettiler merak ve heyecanla.Çıktıklarında gördüler ki herkes aynı merak ve heyecanla dışarı çıkmış.Hızlı hızlı yürümeye başladılar;kokunun kaynağını aramaya başladılar.Gittikçe şiddetlendi elma kokusu.Ama bir yandan da derilerinde bir yanma hissettiler sanki.Aldırmadılar ve yürümeye devam ettiler.Bu sefer daha hızlı…koşmaya başladı birçoğu.Ancak zamanla o yanma gittikçe şiddetlendi.Koşuyorlardı;ama yanıyorlardı da.Bu sefer de dönüp eve doğru koşmaya başladılar.Yanma iyice artıyordu.Zamanla derilerinin morarmaya ve büzülmeye başladığını gördüler korkuyla.Bir an önce suya ulaşmalılardı.Kendil erini can havliyle suya attıklarında ise bedenleri kavruldu bu sefer,asit dolu bir havuza girmişler gibi.Artık ölmüşlerdi,ölümün nereden geldiğini anlayamadan.Yanarak ölmüşlerdi,üstelik ateşsiz ve dumansızdı bu yanma…çığlıklarla…bağırışlarla…çağırışlarla…Bir avuç kül oluvermişlerdi aniden,ne olduğunu anlayamadan…
“Saçlarım tutuştu önce
Gözlerim yandı,kavruldu
Bir avuç kül oluverdim
Külüm havaya savruldu.”
31-01-2014 09:47
Kulûbu'd-Dâria


[eskizz]
27-01-2014 01:13
ŞevaTari Mesela artık daha az şarkı dinler. Çünkü hatırlamak istemez. Daha büyük kahkahalar atar. Çünkü ağlamaktan korkar. Daha çok konuşur. Ama daha az güvenir. Daha çok yalan söyler. Arkadaşlarına yalan söyler, ailesine yalan söyler, hiç tanımadığı ve ilk defa konuştuğu insanlara yalan söyler ve en kötüsü de, kendine yalan söyler. “Özlemiyorum” der, “Sevmiyorum ki” der. Ama daha fazla özlemeye başlar. “Unuttum” der ama daha fazla hatırlamaya başlar. Yalan söylemek, özlemeyi durdurmaya yaramazki. Gülümser. Etrafına gülümser, ailesine gülümser, sokakta annesinin elini bırakmasından korktuğu küçük kız çocuğuna gülümser, elindeki hasta çocukla para bekleyen dilenciye gülümser. Gülümser ama insan özlediğini her ne olursa olsun, ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, gece başını yastığa koyduğun anda hatırlar. Sabah olur, hayatına devam eder. Tek bir şey bekler, özlendiğini biraz olsun hissetmek. Ama bunu belki hisseder, belki hissetmez. Sonucu ne olursa olsun hayat devam eder.

Sonra, bir an gelir. O an, insan içinde tuttuklarını ağlayarak dışarıya atmaya başlar. Bazıları ağlamaz. Bazıları dalga geçer. İnsanların duygularıyla dalga geçmek gibi. Ama her insan ağlar. Birileri bunu söyler, birileri yazar, birileri ise bunu asla söylemez ve gizler. Ağlarken bazıları kendinden nefret eder. Bazıları onu ağlatan kişiden.

Ve herkes sevebilir, herkes öpebilir, herkes koklayabilir, herkes dokunabilir ve herkes özleyebilir. Ama hiç kimse özlediğini kolay kolay söyleyemez. Hatta hiç kimse, şuan bu satırları okurken aklına gelen kişiyi özlediğini bile kendine yediremez. Ama özler.

Hemde çok özler.
Alıntı
20-01-2014 01:18
ŞevaTari Umut; kaybedilmekten korkulan hayatın içli mavisi…Toplu, karma duygular bütünü bir varlığın feryadına derman, gönül yarası çeken ruhların sığınağı, mavi-pembe rüyaları, yarına dair hasretlerin ikametgah adresi; umut…! Acılı kıvranmalara göğüs gerebilme yürekliliği, yarına hayat aşırma telaşesi, umut…! Küllerinden inşa etmek kendini yeniden, yarına sürüyebilme yüreklerin hayallerini, hiç endişe taşımadan… Umut; dedenin torununa gelecek düşlemesi, fidelerin yağmur dualaşması, hasretlerin vuslata gebeliği üzerine pembe rüyalar görmek, yağmur biriktirmek kurak insan coğrafyalarına, dualar saçmak kapkara Ummanlara, geçmiş de bırakıp kederi, ebede taşıyabilmek sevinçleri ve daha…Umut; kaybedilmekten korkulan hayatın içli mavisi…Toplu, karma duygular bütünü bir varlığın feryadına derman, gönül yarası çeken ruhların sığınağı, mavi-pembe rüyaları, yarına dair hasretlerin ikametgah adresi; umut…! Acılı kıvranmalara göğüs gerebilme yürekliliği, yarına hayat aşırma telaşesi, umut…! Küllerinden inşa etmek kendini yeniden, yarına sürüyebilme yüreklerin hayallerini, hiç endişe taşımadan… Umut; dedenin torununa gelecek düşlemesi, fidelerin yağmur dualaşması, hasretlerin vuslata gebeliği üzerine pembe rüyalar görmek, yağmur biriktirmek kurak insan coğrafyalarına, dualar saçmak kapkara Ummanlara, geçmiş de bırakıp kederi, ebede taşıyabilmek sevinçleri ve daha…
09-01-2014 21:18
ŞevaTari [eskizz]
09-01-2014 00:04
ŞevaTari
[eskizz]
Yüregimin devrik hükümdarligi isyanin esigindedir.
Ve artik her seyin boslugunda salinirken,her seyden tanim çikarmaya ve anlam bulmaya zorlanirken yabancilar kolonisidir her bildik yüz..
Bir amaçsizlik yatagina varmaktadir her eylemimle içimde yükselen nehir...
Simdi;
Her yasadigim bir fotograftir... Incelen ve giderek soluklasan her bakista,
kalbimde bir telas hazirlanir yeni bir yasama............
Yasama ve aska dair gizlerim ayaklandiginda bir özlem parçalar sizlayan yüregimin kapakçiklarini...

[eskizz]
Nabiz zorlar, çözerim gözlerimi
kendimle oynadiginim oyunu bitiririm..
Gelmeye çalisirim gittigim yerlerden zordur kendime dönüs, artik bilirim..........
Simdi, gecenin bir vakti, erken ve hesapsiz devinimlerimde inceldigi yerlerden kopmasina izin verdigim bir seyleri baglamaya çalisiyorum...
Onarilmasi zor yanlarimi anestezik yazilarla uyusturuyorum...
Herkese bir seylerin açiklamasini yapmaya çalisan ben, herkesin sorunlarinin cevap anahtarlarini çogaltmaya ugrasan ben, anahtarini kaybetmis bir çilingir gibi disaridayim simdi...
Üsüyorum, sabah günesinin aydinligi ortaya çikariyor karanligimi ve ben karanlikta görebiliyorum ama üsütüyor beni görebildigim her sey...
Üfledigim zaman geçmisin tozlarini, gelecegin paslari ortaya çikiyor sanki...
Hiç tanimadigim insanlar hakkinda bildiklerimi, kendime ait bilgisizlige dönüstüren ne???
O bir türlü dindiremedigim en derinlere inebilme istegi mi???
Yoksa baskalarinin yasamlarini, asklarini, acilarini paylasirken, bir türlü kendi iç dökümünü kimseye yapamayan kalbim mi???
[eskizz]

Nedir, içimi en aciyan yerlerinden mühürleyen?
Nedir insani en yükseklerden kuytulara sürükleyen?
Ve konusur içim, dudagimi isirirken düslerim
''Ask; ihanetine bile ihtiyacim var...
Artik biliyorum... Yoklugunda çogaliyor yokluklar..."

[eskizz]
Simdi ben, vaktin agir aksak ivmesinde, bir sigara paketinin arkasina yazmis oldugum imlasi alkollü su satirlari okuyorum
Gözlerimle kursuna dizebilmek için seni, son bir hosçakal issizligini
yasayabilmek için geldim kapilarina korkma ; içeri girecek degilim sadece kapina asili kalsin istedim dualarim, gözlerim ve tüm düslerim..."Bir "Hosçakal" issizligiyla kalmak nedir bilir misin?......
Bilir misin ardindan kapanan kapilara asili kalan göz bebeklerinin inanilmaz harabeligini?
Tüm anlamlarini kaybetmis bir alfabeyle, "Lütfen" kelimesini kekeleyebilir misin? Defalarca yutkunarak ve direnmeye çabalayarak gözlerini sürüklemeye hazir sele, nasil "Kendine iyi bak" denir bilir misin?
"Sen de" dendiginde çoktan dagilmis yanlarini saklayabilir misin?....
Askin ihanetini bile özleyecek kadar, Aski sevebilir misin?......
[eskizz]
Aynaya baktigimda bu sabah, canlanmak için sabirsizlanan bir heykel duruyordu karsimda...
Nedense bu sabah erken basladim içmeye, nedense erken uyandi, içimdeki kozasini kalin ören duygu sinsilesi. Kozasindan çikabilmek için tek kanadini feda etmeye hazir bir kelebek gördüm içimde bu sabah. Ve hatirladim ne kaldiysa dün geceden..
Suskunlugum yeni cinayetler tasarliyordu,
Eski tanidiklar geçiyordu içimden...

[eskizz]

Üçüncü tekil sahis olarak, nesnesiz ve kimsesiz kurabildigim tüm cümleler, tek tek yikiliyor iste bu sabah...
Kendimi düelloya davet ettim bu sabah. Senin için düello eden iki erkek, ikisi de benim..
Ikisi de ölecek ve sen gideceksin, ben kalacagim cesedimle, yine gömülecegim içime, kendimi bulamayacak kadar derinlere...
Oysa ne kadar huzurdun, ne kadar bendin, biliyorum belki uzaktin ama o gece uyudugumda suydun, basucumdaydin
Uyandigimda yoktun devrilmisti bardak akmisti su...
Içimde; bir düsün yükseklerden düsme korkusu...
Okudugun bu darmadagin yazi, darmadagin bir Pazar sabahinda kendime özgü bir sen anlatimidir sadece. Satir aralarinda sakli hiçbir anlam kendimden sakladigim,yüzlesmeye korktugum anlamlari açiklayabilecek kadar cüretkar degil...
[eskizz]
Seni özledim sevgilim...
Sana sevgilim dememi yadirgiyor musun sevgilim?
Çocuk yanlarimin kimligini sana gösterebilmek isterdim sevgilim...
Askin ihanetine bile ihtiyacim oldugunu bilebilmeni isterdim
Sevgilim...
Çok eski bir zamanda ailesiz, oyunsuz, saskinligini ve açligini örtbas etmeye çalisan gözleriyle, kimseyle konusmayan, baktigi her seyi anlamaya ve küçük aklina sigdirmaya çalisan bir çocuk varmis.
Üsümesini ve açligini sicacik düsleriyle örtermis küçük çocuk...
Susarmis susmasina, düsleri büyürmüs, bedeni açliktan küçülürken yine de direnmeye çalisirmis küçük busesinden tasan yaslarina...
Bir gün düs tacirleri gelmis küçük çocugun büyük sehrine..
Büyük paralar veriyorlarmis büyük düslere...
Açligindan, üsümesinden bitkin düsen küçük çocuk daha fazla dayanamamis. Satmis düslerini...
Sahip oldugu tek varligini da takas etmis düs tacirleriyle..
Aldigi paralarla karnini doyurmus, üstünü örtmüs küçük çocuk. Ama simdi daha çok üsüyormus.
Simdi midesi aç degilse bile içinde bir yerlerde bilemedigi bir yanlari aciyormus tokluk açligindan..
[eskizz]
Simdi senden bana kalan ne bir resim ne de yüzünü animsatacak bir hayal biraktin zaman denilen ve senden olan serefsizin isbirligiyle...
Ama sen unuttun mu yoksa sizofren oyununda sürükleyici bir sahne yaratma düsüncesi miydi bilmiyorum...
Seninleyken yap-bozundaki yanlis adlandirmalarina kurban giden soguk benligime ters kaynayan kalbimin alt katindaki eksik çocukluk geçiren mide agrilarim seni hatirlamaya ve yasamaya yetiyor.Onun için ülser krizim
basladikça sen daha bir sen oluyorsun ruhum tirmiklanirken midem agriyor ve kalbim aldaniyor yine aldatan sana..
[eskizz]
Satilik düsün var mi sevgilim?
Bu yazinin ilk harfinden bu yana üç saat geçti. Bu yaziyi yazan parmaklardan kaç ömür geçti, kaç ütopya kendi okyanuslarinda kayboldu sen bilemezsin...
Kaç Eylül' de dirildim daha Mayis'taki cesedimi topraga vermeden.
Kaç kere bu mevsimde kiyilara vurdum, karasularimin genisliginden..
Yilin en güzel ayi Eylül degil mi sevgilim?
En güzel anin sen oldugun bir mevsimde...
[eskizz]
Hikayelerim bittigi zaman, sana çocuklugumu anlatirim... Sikilmayasin ve hüzünlenmeyesin diye baska çocukluklardan mutlu alintilar bile yaparim.
Askin, onurun ve iyi bildigim her seyin, çocukluk kütüphanemdeki kitaplarimda yazili kaldigi zamanlarimi anlatirim sana. O kitaplari okuyarak nasil büyüdügümü, büyüdükçe küçülmenin ne oldugunu anlatirim...
"Çocuklugun bittigi zaman ne anlatacaksin?" diye sorma sevgilim...
Çocuklugum bittigi zaman kendimi terk ederim..
[eskizz]
Bu yazi bir pul istemez sevgilim...
Bu Pazar sabahi hissettigim her seyin, bir ana fikir istemedigi gibi...
Kesif atlaslarinda ikimizi isaretlemeye kalkistigim bu Pazar sabahinda, bildigim tüm gemicileri konuk ettim sana yazdigim bu yaziya...
Istedim ki baglayabilsinler inceldigi yerden kopmasina izin verdigim onca seyi...
Amacim; en çözülmez dügümde bulusmakti seninle...
Sonbaharin en inatçi yapragiyla dali gibi...
[eskizz]
Simdi uzaktasin
Yasiyorsun kendi sehrin
Surlarinda bosuna bekleme geceni
Bir Pazar sabahi sehrine gelecegim sevgilim
Gözlerimle kursuna dizebilmek için seni....
[eskizz]
Artik Pazar degil, sabah da degil...
Kendinden bir seyler çikarmaya çalismanin, en karanlik labirente girme cüreti istedigi, birimi umursanmaz, bir dingin zaman simdi...
Seninle ve kendimle konusmaya basladigim, giderek, tanimadigim insanlara sahitlik yaptigim zamanlarin, tutanaklari bu harfsel cosku. Tahribati yüksek, zaman ayarsiz duygular sana yapmaya çalistigim tarifler. Akan suyun, yatagini buldugunu sanip durgunlasmasi, yatagindan kovulup tekrar çaglamasi bu sezinledigin gel-gitler...
Aslinda; gidilecek yerin ayni olmasi bu gelmeler...
[eskizz]
07-01-2014 22:40
ŞevaTari
+ YouTube Video
ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.



Bana bir masal anlat baba
İçinde bütün oyunlarım
Kurtla kuzu olsun şekerle bal

Baba bir masal anlat bana
İçinde denizle balıklar
Yağmurla kar olsun güneşle ay

Anlatırken tut elimi
Uykuya dalıp gitsem bile
Bırakıp gitme sakın beni

Bana bir masal anlat baba
İçinde tüm sevdiklerim
İçinde İstanbul olsun





07-01-2014 22:38
ŞevaTari Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an'a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!

Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldu.


Can Yücel
07-01-2014 11:46
ŞevaTari “'Yokluk fikri, emek veren insanlığa özgü bir şey değildir. Zahmet çekenlerin, kalıntılarını tatmaya ne zamanları ne de istekleri vardır; talihin sertliklerine ya da bönlüklerine boyun eğerler; ümit ederler. Ümit bir köle meziyetidir.'”

( Çürümenin Kitabı - Cioran )

[eskizz]

05-01-2014 23:28
ŞevaTari [eskizz]
01-01-2014 23:32
ŞevaTari Dün bi şişe şarap aldım. Bi köprü altına oturup, bide sigara yaktım. Gelip geçenleri seyire daldım. Herkezde bi telaş, herkez biyerlere yetişmenin peşinde. Kimi evine, kimi işine, kimi sevdiğine, kimi de ecel'e. Zamanla yarışıyor herkez, ne kadar değerli şu zamanda zaman. Bi onlara baktım, bide kendime. Bir elimde sigara, diğerinde şişe. Güldüm kendi kendime, ben ne için, kim için, acele etmeliyim... dedim, içimden ağlamaklı bi sesle. Boğazım kurudu yutkunamadım, Gözüme toz kaçtı. Bi daha vurdum şu köpek öldüren şaraba. Kırmızı ışıkta duran bir arabadan. sarışın çok tatlı bi kız çocuğu takıldı, dolan gözlerime. Dikkatlice süzüyordu beni ürkekti bakışları. Kılık, kıyafetim perişan , saç, sakal peşmerge..Elimde de şise korktu çocuk heralde. Ama gülümsemeye çalışıyordum, gözlerimle ona. Ben masumum dercesine. Tam yeşil yandı ki, güldü yüzüme. el salladı, camı açtı. ilk önce avuçunu öptü, sonra el salladı. Öyle masum ve öyle gerçekçi gülüyordu ki gözlerime. Sırf bu kokulu öpücük için hayat yaşanmaya değerdi belkide. Kavşaktan dönene kadar güldü el salladı bana. Kalakaldım o anda. Eğer tanıdığım insanlar bu küçük kız çoçuğunun yarısı kadar gerçekçi olsaydı eğer, ben bu hallere düşmezdim belkide. Boş koy gitsin Hayat bana küsmüş bi kere, ben kadere gücenmişim çok mu be !
19-12-2013 23:48
ŞevaTari [eskizz]
13-12-2013 23:22
Melodi. Uzanır kırlara doğru
Yalnızlığı olan.
Bu saatte sessizlik acıdır,
Gelecektir parka yalnızlığı duyan.
Edip Cansever
11-12-2013 01:00
ŞevaTari Şimdi ne yazarsam yazayım, seni geri getirmez bana. Bir başkasını unutamadığın, yüreğinin bir başkasına ait olduğu gözlerinden belliydi zaten. Her baktığımda göz bebeklerinin içine içine, kendimi değil, onu görürdüm. Onu, onun yaşattığı acıları.. Ne bekliyordum ki zaten, beni sevmeni mi? Kadınlar iyi adam sevmez zaten. Nerede hayatını uçurumun kenarına sürükleyecek biri var gider onu sever. Senin gibi.. Onun için ben ne yazarsam yazayım, seni bana geri getirmez. Okumazsın bile yazdıklarımı. Onun için sen boşver şimdi yazdıklarımı. Sustuklarımı duysan, kulakların sağır olur..

Ömer Solmaz
09-12-2013 17:18
ŞevaTari [eskizz]
09-12-2013 00:13
ŞevaTari
Geceye söz vermiştim, bekletmeyecektim artık onu kuytularda, ortak edecektim yalnızlığıma..
Ama olmadı yine, gece ayrı almede ben ayrı alemde..
Geceyi sevmediğmden değildi oysa,sadece yağmuru daha çok sediğimdendi bütün mesele..
Şimdi ne yağmur ne gece.. İlmek ilmek dokumaktayım yalnızlığı içimde..
İncir Reçeli
07-12-2013 10:32
YaSeF


Hislerimizi ve duygularımızı doğal halinden çıkarıp, süslü kelimelerle bize pazarlamaya çalışan tüm anlaşılmaz, rijit ve sükseli sözlere hayır..
Hayatın içinden;
yaşarken, düşünürken ve de dalarken kendiliğinden akla gelen doğal, sade ve yapmacıksız sözlere evet..

Mehmet DEVECİ
07-12-2013 01:07
ŞevaTari [eskizz]
05-12-2013 22:32
ŞevaTari
BİR UMUTTUR YAŞATAN İNSANI
Ruhum uyan!
Sevgi ceza, sevgi suç artık aklını kullan.
Aşk eski şarkılarda hoş bir name,
Mırıldanır dururum,
Fakat bir tek sensin sesimi duyan.
Riyayla, gerçeği karıştıran beyinler başlarda taç olmuş,
Yürekler hainlikle dolmuş, uyan!
Sözler sahte, yüzler hep maske,
Bak, gör ve tanı sana el uzatmaya çalışanı.
Ve öyle kararını ver...
Belki de yalnızlıktır en akıl karı olanı, uyan!
Güvenmek zor,
Yenilen kazıklar gün gelir adama çok kor.
Kimseyi kendin gibi bilme,
Hayatından gelip geçeni de bir kalemde silme.
Vardır elbet bir nedeni,
De ki selametle...
Ruhum uyan!
Tatlı kelimelere kanıp yok yere yanma.
Sanma hepsi doğrudur,
Unutma karanlık güneşle yoğrulur.
Aldanırsın kalbi keder soğurur.
Ve beden yorulur, uyan!
Bir tek sensin sesimi duyan...
05-12-2013 00:10
ŞevaTari
Çünkü cennet sadece ikimizin olabildiği yerdi benim için.

Uykunda sadece ikimiz vardik. Aşkıma dar gelen sevgi sözcüklerine
ihtiyacım yoktu orada. Sana sevgimi anlatmaya, ispat etmeye
ihtiyacım yoktu artık.

Bu Konuda 20 fazla Cevap bulunuyor. Bütün Cevapları görmek için buraya tıklayın.

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz Aktif dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:36 .