Konu Cevaplama Paneli
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Konu: # Nobodys Konu Cevaplama Paneli
Kullanıcı isminiz: Giriş yapmak için Buraya tıklayın
Lütfen doğru cevaplayın
Başlık: Lütfen Kopya içerik eklemeyin:
  
Mesajınız:
Başlık Sembolleri
Konunun başında Sembol kullanmak için aşağıdaki Listeden bir Sembol seçiniz:
 

Diğer Seçenekler
Diğer Ayarlar

Konuya ait Cevaplar (Yeniler yukarda)
05-06-2015 01:40
José Gökkuşağının başladığı yerde bir miktar kan,
bittiği yerde bir ceset buldular.
istemem artık, gelme
çoktan örttüler üzerimi eskimiş gazetelerle...

Batuhan Dedde
18-06-2013 20:24
** Yağmur_Perisi **
Çağır beni, çağırda büyüsün içimde biriktirdiğim bütün yalnızlıklarım!

Adım adım büyür yalnızlık, yürüdükçe devasallaşır kimsesizlik!

Dur!Ne olur Sende gitme!
Yalnızlığın üzerime yüklediği bu sessizlik artık beni boğuyor.

Buradayım baksana karanlığın tam ortasında.

N'olur artık gitme. Sana çok ihtiyacım var.

Kurtulmak istiyorum ama koşamıyorum.Çaresizlik öyle bir bulaşmışki bu sokaklara takılıp düşüyorum.
Off.. bu kadar mı zor sen, bu kadar mı zor sensizlik!! Canım o kadar çok acıyor ki.. Artık bağırmak istiyorum sesimin yettiğince.
Bağıra bağıra ağlamak ve haykırmak istiyorum "Anla artık anla!! seni seviyorum" diye.

Ama olmuyor işte. Ve yine o şarkı başlıyor bir uğultu misali;

"gitme nolur gitme itirazlar elimde değil
yalnızım yalnızız yalnızlıklar elimde değil
düşerken son birkez yalana benimsin benim
yalansan yalanı severim elimde değil.."
13-06-2013 16:41
José Bir kızın en sevdiği şarkıyı iyi dinleyin;
Çünkü orada söylemeye korktuğu tüm şeyler gizlidir..

Ayşe Kulin
13-06-2013 16:40
José En kusursuz cinayet yaşama sevincini öldürmektir..

Paulo Coelho
13-06-2013 16:39
José Bazı insanları unutamazsın, sadece bir kez bile görsen..

The Big Sleep
13-06-2013 16:39
José "Gelmeyeceğim" dediği halde neden mi bekliyorum;
Zamanında "gitmeyeceğim" deyip gitmişti çünkü..

Yılmaz Erdoğan
13-06-2013 16:39
José Araya bunca yılın hasreti girmişken,
Bir gün seni görmeye dayanabilir miyim bilmem ?

İskender Pala
04-02-2013 23:03
José Hepsi insan işi

Bu imkansızlıklar
Bu yaralar
Hepsi,
Hepsi insan işi

... Sevda diye bağıran yüzün,
Bir kitabın en sır satırını
Okuyan sesin,
Beni bana düşman eden,
Ağlamaklı gecelerimin
Tek temsilcisi
Ve hiçbiryerde şubesi
Olmayan yüzün
Yani baştan ayağa sen...

Bu bakışlar
Bu bakır tadı
Hepsi,
Hepsi insan işi
Ve insanın insana ettiği
En yalan yemin: AŞK!
Hepsi,
Hepsi insan işi...


Y. Erdogan
04-02-2013 23:03
José [eskizz]

Gülten Akın - Kıyamet


Elyazını yaktım, dürüsttü ve aşınmamış
Sevgi sözcüklerini yaktım, hoyrattır onlar
Sıcaklığı saklı akarsuyu anlamazlar
Sorular, kurutur incitir sorarlar
Elyazını yaktım

Adresini yaktım
Yakmak gibiydi biraz da dünyayı herşeyi
Bastığımız düşümüzde gördüğümüz
Özlediğimiz yaklaştığımız
Hayatım özlemdi ansımaydı düştü
Yaktım adresini şimdi özlem oldu hayatım

Resimleri yaktım birini saklasam dedim
En çok onu yaktım onu yaktım
Kış göğünü yaktım, bir kavak büyüttüm balkonumdan
Akşam desem değil, yangın desem değil
Dışarda apansız bir kıyameti yaktım

Sevgidir kendimi bildiğim, onunla başladım
Elyazın mı, adresin mi, resimlerin mi
Sen mi ömrün mü
Çıkardım onları şimdi sakladığım yerden
Kıyameti göğü kışı akşam sözlerini
Sevgiyi yaktım
04-02-2013 23:01
José [eskizz]

Bir kadın sevdim

Mor hüzündü gidişin kuşların çığlıklarında
ben geceyi kendime şiirleri sana yazdım

bir kadın sevdim
bir adı hüzün diğeri hasretti
gözlerinden damlıyordu özlem
içinden düşenler acılardı

gözyaşlarımda dillendirdi zamanı

o yoktu
ben yoktum
arta kalan yoksulluktu
bir kadın sevdim işte ben

adı aşktı


Ali Kamil
04-02-2013 23:01
José [eskizz]

İçinizdeki müzik susunca

Biriniz bir kaç yıldız taksın gökyüzüne,
Biriniz çay hazırlasın,
Biriniz akşam olsun.
İçinizde atların öldüğü müzik susunca,
Biriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insin.
Biriniz onun uzattığı şiiri okusun,
Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın.
Biriniz akşam olsun yeniden.
Biriniz yağmuru dansa kaldırsın...

Mevlana İdris Zengin
04-02-2013 23:01
José [eskizz]


desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
sende tattım yemişlerin cümlesini.

desem ki sen benim için,
hava kadar lazım,
ekmek kadar mübarek,
su gibi aziz bir şeysin;
nimettensin, nimettensin!

desem ki..
inan bana sevgilim inan,
evimde şenliksin, bahçemde bahar;
ve soframda en eski şarap..

ben sende yaşıyorum,
sen bende hüküm sürmektesin..
bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber..
günlerden sonra bir gün,
şayet sesimi farkedemezsen,
rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
bil ki ölmüşüm..
fakat yine üzülme, müsterih ol;
kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini
ve neden sonra
tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
hatırla ki mahşer günüdür
ortalığa düşmüşüm seni arıyorum..

| cahit sıtkı tarancı
04-02-2013 23:00
José Kokun genzimde bir nakış gibi işleniyor,
Ellerim her gün biraz daha uzanıyor sana ulaşmak için
Ve rüyalarım her gün ellerime paralel uzanıyor sana dokunabileyim diye..

Şimdi ne söylesem ve ne yazsam adının yanına
Hiçbir şey yakışmıyor gibi adımdan başka..

Ama saklıyorum duygularımı her sözümden sonra
Bu yüzden iki nokta koyuyorum her cümlenin sonuna..
Seninle bittiğimi herkes anlasın diye bir kez daha..

Tugay Kaban
04-02-2013 22:58
José
"Hala küçük bir kız çocuğuyum..

Hala yüksek sese kırılır,
hala kolumu sertçe tutarsan ağlarım..

Bana pahalı şeyler alma; elma şekerine bayılırım..
Ne olur tut ellerimi, yalnızlıktan korkarım..

Çok canım acıyor, söyle geçer mi?
Ne kadar büyümeliyim, uyusam biter mi?"

alintidir

04-02-2013 22:58
José Bırakıp Gittin Beni

[eskizz]

Bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma koydun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde dalgakırandan da boş boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için

ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen



Louis Aragon
04-02-2013 22:57
José [eskizz]

Kamelyam

Serin kavak yelleri esiyordu başımda
Ümit ekmiştim nadasa bıraktığım tüm tarlalara
Alnımdaki teri kurutsam diye
Bağrımı açtığım rüzgarlar
Tutam tutam
Saçlarımı götürdüler
Nasıl anlatsam
Kurşun sıktılar hayallerimin
En umulmaz yerinden

Kamelyam
Akşamüstleri horozlar ötmezmiş
Köy sokaklarında alımlı gezmezmiş köy kızları
Ay tutulmayadursun
Tüfeği dayarlar
Uğursuz sayarlar
'Hele dur! Destursuz girme', dediler bu kapılardan
Yıllar yılı acıyla bağladılar ellerimi
Yasak koydular gözlerime
Seven göze yasak olur mu demediler
Oturmadılar sofralarıma, yemediler
Ateşle korkuttular
Zaten yanmışım buram buram
Ezikliği yüreğimde tüm sevgilerin

Kamelyam
Senin için bastığım adımlara mayın döşediler
Eşkiyalar kesti yollarımı
Sana gelmek için rüyalarımda uçtum geceleri
Uykularımı böldüm en kuytusunda karanlığın
Kadermiş, değişmezmiş!
Yıllar yılı boşuna aldandım
Med yapmışlar ikimizi ayırıyorlar, oynuyorlar

Kamelyam
Gitti de beni, gitti de...
Tanınmaz insanların balosuna gitti de
Bıkmışlığın ezgisi yalnızlıktan
Bir sükûtun nabzı damarlarımda
Düğüm düğüm içimde
Başka dünyaların çoçuğuyuz biz
Başka dünyaların çoçuğu...

Kamelyam
Çok şeyleri elde etmeye yetmiyor sevgimiz
Oraya yaz mektuplarını
Ararsan Simeranya'ya
Allah'a ısmarladık
Kamelyam
Kamelyam...
04-02-2013 22:56
José [eskizz]

Olsan da Bir Olmasan da Bir.. /i./

Artık görünmüyor mevsimde hüzün
bulutlar bir garip rüyaya dalmış
ufukta güneşi ağlatan yüzün
bir mültecî gibi tenhâda kalmış
toprak yandı gülüm-, çeşmeler zehir
şimdi bilsen de bir, bilmesen de bir

kaç kere çağırdım seni öteden
turnalar uçurdum gittiğin yere
bin parça eyledin kalbimi neden
ruhum bir başına düştü göklere
bana tebessümle bakıyor kabir
şimdi gülsen de bir, gülmesen de bir

derdimin yangını sardı gölgeni
bir mahkûm kanıyla aktı izlerin
deniz ölesiye severken seni
neden gemileri yaktı gözlerin
yıkıldı yolunu bekleyen şehir
şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir

yağmurun inceden yağdığı yerde
açan gül acıyı damıtır solar
ağustos böceği düşünce derde
içine kuşların sevdası dolar
ölü bir mahzene gömüldü kibir
artık sevsen de bir, sevmesen de bir

çatladı en kavî yerinden tohum
kıvılcım düşürdü sulara gonca
her akşam ölümü koklayan ruhum
seni de kuşanır hâkan olunca
bu yerde bilinir destân-ı kebir
şimdi kalsan da bir, kalmasan da bir

zaman ki, ardımda pervane şimdi
mekân defineler döktü yoluma
fırtınadan umut bekleyen kimdi
söyle, deniz neden gömüldü kuma
zindan çöktü gülüm; kırıldı zincir
benim olsan da bir, olmasan da bir
..

- Nurullah Genç
04-02-2013 22:56
José [eskizz]

Gönlü Kırık Harami

Attığım taş vurduğum kuşa değmiyor be hafız
Islağın en kırmızısında boğuluyorum, yaprakta şebnem
Gözlerimi değdiriyorum, nem kalbime iyi gelmiyor
Sanırım ayın etkisi altında kaldım, aşk çok münhem!..

Gömülürken ‘kroşelerle uyusun’ denilen ölü bir boksör gibiyim
Eskiden kalbime yıktıklarım, şimdi mezarımda tepinmekte
Şuh küfürler taşımı döndürdü, müsait yerde dirilebilir miyim
Zamanında sindiremediğim haram sevdalar oturmuş mideme!..

Cami çıkışı aşure dağıtan amcalar, dünyayı yönetse, ne güzel
Ne âlâ olurdu moda dergilerini ateşe verecek güzeller olsa
Bizi o ateşe atmak yerine ateşe çay koysalar ve kestane
Ben sonra ölürüm yine, acelesi mi var, kaçacak değiliz ya!..

Nefsani şarkılar birleştiremiyor gönlümün dağılan hiçbir zerresini
Aşk, ardarda patlayan mısır olmuş, kolesterolden can almakta
Bir de bakmışım ki unutmuşum ezberlediğim bütün molotof tariflerini
İsyan kaldıracak hâl kalmamış ne saçlarımda, ne de yağmurlarımda…

alintidir
04-02-2013 22:56
José Kirli ağustos

O da var olanın ağır ağır yokluğu
Şurda bir gündüz kımıldamakta
Dağılmanın
beyaz organı: tuz birikintileri
Gibi bir gündüz
Kalın kabuklarını kaldırır
doğa.

Düşer bir balıkçının tersi olan şey
Kirli ağustos! beni ordan
oraya götüren eşya
Aklımda üç beş otel ya kalır
Ya kalmaz üç beş otel
aklımda
O da değil bir otelin kendisi
Yalnızlığın kahverengi organı: düş
birikintisi
Bir de kahverengi alevlerden yapılma.

Başka değil, yokluğu
görmek için
Kirli ağustos! gözkapaklarımı da yaktım sonunda.

Edip Cansever
04-02-2013 22:55
José [eskizz]

İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım

bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
gece değil istediğin hayli karanlık
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz

bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,

sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde



Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye?

alintidir
Bu Konuda 20 fazla Cevap bulunuyor. Bütün Cevapları görmek için buraya tıklayın.

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz Aktif dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:39 .