Dilenci...

#1
“Daha güçlü daha sakin
Daha mutlu daha suskun

Daha olgun daha kırgın
Daha yalnız daha yorgun”


Bir şey eksik: Mutluluk…

Uyumaya dalmadan önce beynimde dönen düşünceler bugün bana çok daha farklı bir şeyi fark ettirdi. Önceleri eskiye geçmişe duyulan özleme çok kızan ben bizzat özlemler içinde kıvranmaktaydım… Eskiye niye özlem duyulurdu ki yarın varken? Çok kızardım geçmişe özlem duyanlara ve inadına içimde büyük bir umutla yarınlara özlemler büyütürdüm o zamanlar. Hayaller kondururdum özlemlerimin yanağına tatlı bir tebessümle. Geçmişin dehlizlerinde dolaşmazdım hiç dalga sesleri kulaklarımı çınlatamazdı. Geçmişin dalgaları yüreğimi kabartamazdı boğulmazdım dalgalarında.
Ya şimdi… Şimdi bugünüm yarınlarım olmuş kapımda yarınlarım umutsuzluğumda boğulmakta ve o çok kızdığım özlem; yüreğimde bir ateş olmuş yanmakta… Oysa nefret tohumlarımı saçmıştım geçmişin bahçesine ve yakmıştım ne varsa. Şimdi geçmişin küllerini savurmaktayken rüzgar; ben düşlerimi kara bir örtü gibi kaplayan ise aldırmadan dumanı derin bir nefesle içime çekiyorum özlemlerimi dindirmek için. Ama olmuyor… Gözlerim yaşarıyor dumandan nefes alamıyorum boğuluyorum. Olmuyor işte. Küllerimden doğamıyorum ben. Özlemlerim dinmiyor bir türlü…
Evet güçlüyüm belki daha fazla biliyorum belki… Ve evet çok derinlere daldım; bir çok kişinin göremeyeceklerini gördüm. Ama şimdi buna değip değmediğini düşünmekteyim. Şimdi hiç bilmemiş olmayı hiç görmemiş olmayı istemekteyim. Şimdi geçmişin özlemini ne yapsan dindiremiyorum… Geçmişe özlem duyan insanlara karşı çok alınırdım. Çünkü bilirdim geçmişlerindeki yokluğumu ve geçmişlerindeki anılarını paylaşamayacağımı. Ve en önemlisi de özlemlerini dindiremeyeceğimi. Özlemlerin dindirilemeyeceğini bilirdim. Şimdi ben de paylaşamıyorum kimseyle ve biliyorum ki dinmeyecek bu özlem. Oysa henüz çok erken değil mi bu yaşanılmışlık için bu çaresizlik için? Umutlarım hayallerim nerede? İnandıklarım nerede? Hissedemiyorum artık. Yaşadığımı hissedemiyorum haz alamıyorum. Her şey gerçekliğini samimiyetini yitirmekte sanki her geçen gün. Buna direnenler bile ufukta onları bekleyen sonu görmekte. Farkındalıklarının isyanıyla kavruluyor her bir zerreleri ve külleniyorlar mazinin külüğünde.
Özlüyorum ve gelemeyecek olanı bekliyorum. Çocukluğumu küçük mutluluklarımı… Köşe başında oturmuş bir sokak dilencisi gibi geçmişimden onları dileniyorum ve vermeyecek biliyorum.


ALINTIDIR...

İlginizi Çekebilir
  • Bey İle Dilenci......
    Ey çölde dolanıp duran! Vaha ararsan, Bey yeter. Durma, dilen kapısında, payın “susamaksa” ...

  • Dilenci...
    umarım beyenirsiniz:D...

  • Dilenci Kiz...
    Birgün, celimsiz, kücük bir kiz cocugu, sokagin kösesine oturmus; yiyecek, para, ya da alabilecegi herhang...

  • [[ Dilenci Kız ]]...
    "Dilenci Kız" Birgün, çelimsiz, küçük bir kız çocuğu, sokağın köşesine oturmuş; yiye...

  • Dilenci Kim?...
    Saltanatının sınırları geniş diyarlara uzanan bir hükümdardı.Kibrinin ve gururunun ise sınırı yokt...



#2
emeğine sağlk(:


#3
emeğine sağlık


#4
Paylaştıgın için tşkler canım


#5
çok güzel bir paylaşım teşekür ler


#6
emeqine saqlık




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:39 .