Ağlama! Gidiyorum Sadece....
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 01-02-2007, 10:32 #1

Tatlı cadı ezel

Forum Heveslisi

Ağlama! Gidiyorum Sadece....



Ağlama! Gidiyorum Sadece…


Bu, sana son kez bakışım belki. Gözlerimle son kez okşayışım saçlarını, göz yaşlarını son kez silişim. Bu camın arkasından da olsa, son kez hissedişim ellerini.. Evet, gerçekten hissettim. O an, ellerim otobüsün penceresini yırtmaya çalışırken güçsüzce, sen de ellerini koydun ya hani cama… O an hissettim, ellerindeki göz yaşlarının ıslaklığını kendi ellerimde.

Hani bir gece, beraber yağmurun yağışını seyretmiştik. Dışarıda buz gibi hava vardı, her bir yağmur damlası tokatlıyordu camı, rüzgar bir o yana bir bu yana çarpıyordu önüne gelen her şeyi acımasızca. Ama ben, pencerenin önünde, seninle güvendeydim.

Ama şimdi bak, pencerenin arkasındayım artık. O korkunç fırtına burada. O acımasız rüzgar, çok uzaklardaki acıları getirip yüreğime fırlatıp gidiyor. İçime düşen her bir damla ok gibi saplanıyor bulduğu yere ve her saplanışta bir göz yaşı uzayıp kopuyor gözlerimden. Camın arkasında yalnızım, ve sen diğer taraftasın, ve ben güvende değilim.

Birbirine kenetlenmiş bakışlarımız. Bana söylediğin son söz: “Seni hep bekleyeceğim bıldırcınım…” Ama gözlerinde, yıllar geçse de bekleyeceğin birine değil de, son kez görüyor olduğun birine ait bakışlar var. En ufak bir umut, en zayıf bir ışık yok geleceğimize dair. Olsun bitanem… En azından tesellim şu ki; biten bir güzelliğin süzülerek akıp gitmesine değil içimdeki bu korkunç acı. Senden ayrı düşerken, çaresizliğimize lanet ediyorum, beraber geçirdiğimiz günlere değil.

Bak bitanem… Yağmur başladı. Belki senin küçük nazlı bıldırcının camın dışındaki yağmurda ıslanmıyor ama, diğer taraftaki fırtınada paramparça oluyor.

Otobüs hareket ediyor, gidiyorum işte… Sakın el sallama bana. Gözümde kalan son görüntü; yağmurun altında kalmış, diğer yarısı kopartılmış, kanayarak arkamdan el sallayan yarım bir gönül olmasın… Eğer ihtiyacın olduğunda sana yardım edecekse, yüreğimi bırakıp gidiyorum sağ avucunun içine. Ne yaparsan yap; ister unut beni, ister başkasını sev… Ama sakın o küçücük yüreği avuçlarının arasından bırakma bir yerlere. Çünkü biliyorum ki o minik yürek, bir benim göğsümde atar, bir de senin avuçlarının sıcaklığında…

Hoşçakal umudum…



Benzer Konular

Görüntüleme:421, Cevaplar:3

İlginizi Çekebilir >
Alt 01-02-2007, 10:34 #2

Tatlı cadı ezel

Forum Heveslisi


Uzun bir süre denize öylece bakan genç birden kalktı yerinden. "Gitmem gerek bu şehirden" diye haykırdı gökyüzüne. Sonra başını sağa sola çevirdi, kimse yoktu onu duyabilecek. Rahatladı... Derin bir nefes aldı, "bahar gelmiş" dedi...

Oturduğu bankta unutmuştu gözlüğünü, ama bir kere gitmeyi kafasına koymuştu, bir daha geri dönmeyecekti. Gözlüğü bırakıp oradan ayrıldı, biletini almak üzere istasyonun yolunu tutarak...

Biletini almıştı, gidiyordu bu şehirden. Biletini almasada ne yazardı ki, kafasına koymuştu bir kere gidecekti. Saatine baktı daha çok vardı trenin kalkmasına. O'na veda etmeden gidemezdi, ama bu veda gidişine engel olur diye korkuyordu. Bu gidişin tek sorumlusu O idi. Ya kalmasını isterse ne yapacaktı. Kararından vaz mı geçecekti? Kafası cidden çok karışıktı... Sonra düşündü "yazmalıyım, gidişimi ona bir şekilde bildirmek için yazmalıyım" diye geçirdi aklından.

Ceketinin sol iç cebinden çıkardığı kalemle, sigara paketinin üzerine karalamak istedi düşüncelerini, ilk kez ona açıkca ifade edecekti duygularını. Ama bu seferde izin vermiyordu kağıdın darlığı. İçindeki onca acıyı ufacık bir paket üzerine nasıl sığdırabilirdi. Kelimeler bile yetmiyordu anlatmaya, kağıt mı yetecekti şimdi ona?

Düşündü düşündü sadece "GİTMEM GEREK" yazdı, altınada imzasını attı. Kağıdı hava boşluğuna doğru bıraktı. Biliyordu rüzgar alıp götürecekti, o iki kelime anlatacaktı O'na herşeyi... Zaten onun için aşık değil miydi O'na? Bir bakışıyla bile ona hislerini anlatabilmek, düşüncelerini okuyabilmek. Aşk bu değil miydi? Sen uzaktayken bile senin yanında olabilmek, senin ne düşündüğünü anlayabilmek... Atmıştı kağıdı, elbet bulacaktı sahibini, anlatacaktı herşeyi...

İstasyon Şefi düdüğünü çaldığında hayatında ilk kez böyle bir garip olmuştu duyguları. İlk kez muallaktaydı. Gitmek yada kalıp sonuna kadar savaşmak... Ya kalıp her zaman oturup içtiği bankın yolunu tutacak kaldığı yerden devam edecek, yada bambaşka bir hayat kuracaktı.. Sıkılmış mıydı O'nu beklemekten? Asla!.. Aksine, gidişi O'nu sıktığını düşünmesiydi...

Daha fazla kalıp onu üzmeyecekti, onun mutluluğu için atlayıp trene bilinmeyenin yolunu tutacaktı... Girdi kompartımanına, o an hareket etmeye başladı tren. Trenle birlikte umutlarıda bilinmeze doğru yol alıyordu. Yaktı bir sigara, hiç bakmadı ardına bir daha...



Gidiyorum
Her şey güzel olsa da her zaman bir terslik var
Her şey güzel olsa da, her zaman bir terslik var,
Kaçmalıyım buralardan arkama bakmadan,
Bundan sonra anladım ki hayat rahat vermez,
Ben de karar verdim bugün; herşey boş!

Vazgeçtim bu akşam herşeyden vazgeçtim ben,
Bavulum hazır yarın giderim bu şehirden,
Yolum açık artık, bıktım sürünmekten,
Vazgeçtim ben artık, gidiyorum, henüz gün doğmadan,
Gidiyorum, arkama bakmadan, gidiyorum...

Yine o sabahlardan, henüz gün doğmadan,
Alır başımı giderim ben, ben buralardan,
Vazgeçtim ben herşeyden, ne bekler beni bilmem,
Kendime söz verdim ben, geriye dönemem.

Hep zaman tanıdım bu şehre sabrettim,
Hep ben ağladım, bir kişi eksik ne farkeder,
Gidiyorum o zaman döner miyim bir daha bilmem!





Alt 01-02-2007, 12:14 #3

DreaM_AnGeL

Bizden Biri


Yüreğine sağLık Çok GüzeLdi





Alt 01-02-2007, 15:23 #4

Vazgec_Gonlum

Deneyimli

Bana söylediğin son söz: “Seni hep bekleyeceğim bıldırcınım…” Ama gözlerinde, yıllar geçse de bekleyeceğin birine değil de, son kez görüyor olduğun birine ait bakışlar var.

oof be harikaydi ya eline saglik ezel





Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:24 .