İnsan ne arar hayatın (s)özünde?

#1
Yüzyıllık bir arayış gizli insanın ruhunun derinliklerinde.Yüzleri ve yılları katlayıp ruh buluyor kendine.Hep kendince.Kendine has haller içinde.
Dağların bile ruhu vardırsoluğunu duyarsınız rüzgarlı günlerde.Ve ağlar tıpkı insan gibi.Siz bilmeseniz bile.Nedir bu Adem’in oğullarına ve kızlarına biçilen kefen?İnsan dediğimiz topraktır eli yüzü hep leke.Ve sürer yalanı diline.Kimi zaman yanlış bizler için nimettir.Anlamak gerek önce.Ve bilmek…İnsan ne arıyor hayatın(s)özünde?
Nefret eken nefret biçiyor topraktan.Kin ağlıyor bulutlar öncesonra kan.Ve sonunda hasat vakti.Nefretlerini sarıyorlar bedenlerine.Tıpkıaciz bir köle gibi hayatın ırmaklarında yol alıyorlar tek sandal tek kürek…Ah hayat!Hep böyle mi sürecek?Yeni dünyalar vardı oysa.Aramak bulmak gerekiyordu sadece.Ve görebilmek (g)öz ile.İnsan yaşamıyor ki umutsuz töz ile...
Sufli alemlere düşmek istiyorum.Kimileri(!) simya arar ömrünce kimisi (!) ‘’hayy’’ der sessizce.’’Hayy Allah’’ ve bulur ‘’hay’’ divanda yerini.
İnsan özünü bulmalı hayatın yollarında.İnişlerine ve çıkışlarında ve hatta savaşın da ve barışın da. İnsanMevlana gibi bakabilmeli gerçeğe. Şems gibi aramalı (s)özünü aradığında.Ve sarılmalı olanca gücüyle bulduğunda.Ölümüne…
Ah Mevlana ve Şems…Dilime düşmüşken ve konu aramak iken özübir rivayet anlatayım size.Gereken mana saklıdır içinde.Bulmak isteyene ve anlayana.Anlayabilene…
‘’Şems ders saatinin bitiminde İplikçi Medresesi'ne doğru yola çıktı ve Mevlânâ'yı atının üstünde danişmentleriyle birlikte gelirken buldu: atın dizginlerini tutarak sordu ona: "Ey bilginler bilgini söyle bana Muhammed mi büyüktür yoksa Bayezit Bistami mi?" Mevlânâ yolunu kesen bu garip yolcudan çok etkilenmiş sorduğu sorudan ötürü şaşırmıştı: "Bu nasıl sorudur?" diye kükredi. "O ki peygamberlerin sonuncusudur; O'nun yanında Bayezit'in sözü mü olur?" Bunun üstüne Tebrizli Şems şöyle dedi:"Neden Muhammed 'kalbim paslanır da bu yüzden Rabbime günde yetmiş kez istiğfar ederim' diyor da Bayezit 'kendimi noksan sıfatlardan uzak tutarım bedenimin içinde Allah'tan başka varlık yok' diyor; buna ne dersin?" Bu soruyu Mevlânâ şöyle karşıladı: "Muhammed her gün yetmiş makam aşıyordu. Her makamın yüceliğine vardığında önceki makam ve mertebedeki bilgisinin yetmezliğinden istiğfar ediyordu. Oysa Bayezit ulaştığı makamın yüceliğinde doyuma ulaştı ve kendinden geçti gücü sınırlıydı.; onun için böyle konuştu". Tebrizli Şems bu yorum karşısında "Allah Allah" diye haykırarak onu kucakladı. Evet aradığı O'ydu. Kaynaklar bu buluşmanın olduğu yeri Merec-el Bahreyn (iki denizin buluştuğu nokta) diye adlandırdı.’’
İki deniz buluşunca ve ağlaşınca Hak yolundainsan ne güzel varlık ruhunu arındırdığında.
Ah ki cennet mekan yüzümüz ve gözümüz hurmetine…
İnsan işte! Adem’in oğul’ları ve kız’ları.Ne ararsa bulduğu O’dur.
İnsan dediğin kuyruk sokumundan yeniden yaratılacak ve şekillenecek.’’Kun’’ ol insanoğlu.
Ol ve öl yeniden…
Toprak açtır güzelliğe.Ve insan (s)özüne…


İlginizi Çekebilir


#2
Ah hayat!Hep böyle mi sürecek?Yeni dünyalar vardı oysa.Aramak bulmak gerekiyordu sadece.Ve görebilmek (g)öz ile.İnsan yaşamıyor ki umutsuz töz ile...
tşkler


#3
yüreğine sağLıkk canımm qüzeLdii


#4
tşkler


#5
Emeğine SaĞLık x)


#6
tşkler




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:47 .