Arzular ölüm kadar yakın

#1
Fakat o filmlerdeki gibi pencerede belirmedi gece saçlı kız… Oysa son 24 saatinin her dakikasını, her saniyesini onunla geçirmişti… O’nu görünce yazdığı şu dizeler geldi aklına
“ Ölü bir kentteyim
Sessizlik caddeler boyu
Parça parça düşüncelerim yorgun keman tellerinde
Gözlerim arıyor bir dost bakışını… “
Ama gene onunla sildi bu dizeleri aklından… Onunla hayatındaki güzelliklerin farkına varmıştı, onunla yeniden doğmuştu sanki. Gece saçlı kız için saçlarına parlak jöleler sürmüştü, o parlaklıkla onun gecesine gün gibi, güneş gibi doğmak için… Bekledi bekledi bekledi… Ama gelmedi, gelmeyecekti gece saçlı kız… Kızın saçlarındaki gecenin sonsuz, bitmek bilmez karanlıklarında öylece kalıverdi sessiz, sevgisiz, nefessiz… Son 24 saatinin her dakikası bir film şeridi gibi geçti gözlerinin önünden. Nasıl olurdu, nasıl gelmezdi? Gelmeliydi… Ama gelmedi… Bu gece “ gece saçlı “ kız yoktu ama güneş saçlı çocuk ışığıyla aydınlatıyordu, parıl parıl yapıyordu o tiksindiği sokağı… Gözleri yaşlı, yüreği heyecanlı, aklı bilinmez karışıklıklarla hâlâ bakıyordu pencereye… O an yine yüreğindeki o asi, o isyankâr şair canlandı… Ve şu dizeler döküldü o şairin buruk yüreğinden
“ Ölüm siler bir gün bütün resimleri
Ve çözülür palamar
Alır giderim yalnızlığımı
Kalırsa bu dünyada
Işığım kalır
Sana sevgim kalır
Ve çığlığım havada… “
Yüreğinden bu dizeler geçerken son kez baktı pencereye ve boynu önde, yüzü yerde, yüreği bitmek bilmez isyanlarda yalnızlığını da aldı yanına ve evine doğru ağır – aksak adımlarla yürümeye başladı… Büyük bir heyecanla evine geldi. Belki de gece saçlı kız onu bekliyordu… Evet, belki de bu yüzden yoktu kendi penceresinde. Gece saçlı kız, güneş saçlı erkeğini erkeğinin evinde bekliyordu. Kapıyı usulca açtı içeriyi şöyle bir süzdü ama nafile ölüm sessizliğinden başka bir şey yoktu içeride… İçeriye girdi ve direk duşa yöneldi. Umarsızca suyun altında ıslandı, aynı gözleri ve yüreği gibi vücudu da ıslaktı şimdi. Duştan çıktı ve kafasını yastığa, yorgun bedenini yatağa bırakır bırakmaz uykuya daldı…
Saatlerdir beklediği gece saçlısı rüyasındaydı delikanlının… Doyasıya seviştiler, birbirlerine karıştılar… Giderken akşam kapıya gel, pencereye bakma diyordu gece saçlı kız… Güneş saçlı çocuk kan - ter içinde uyandı… Sabah olmuştu, gün ışımıştı… Hemencecik üstünü giyindi, bir şeyler yemek istedi ama boğazından geçmedi, işe gitmek için yola koyuldu… Günü zor bitirdi ve gene o dar sokağın başına geldi. Yavaş ve düşünceli adımlarla önce pencerenin önüne geldi. Şöyle bir baktı ve kapıya yöneldi… Kapıyı yaşlıca bir kadın açtı. Delikanlı olanları anlattı ve kadın ağlamaya başladı… Gözyaşları sel olup geceye karıştı… İçeriden bir resim aldı geldi… Ve bu benim biricik kızım 1 ay önce kaybettik dedi… Çocuk resme baktı ve olduğu yerde dondu kaldı… Evet, bu o’ydu, rüyalarında sabahlara kadar seviştiği, bir anda deliler gibi âşık olduğu kızdı… Üstelik resimlerinde çok çok daha güzeldi… Güneş saçlı çocuk gece saçlısının mezarının nerede olduğunu öğrendi ve gözlerinde yaşlardan bir şelaleyle evden ayrıldı… Çocuk giderken yaşlı kadın arkasından kızıma benden selam söyle diye seslendi hıçkırıklarla ve kelimeler boğazında düğümlenerek… Delikanlı gecenin karanlığına ve ayaza aldırmaksızın geldi gece saçlısının mezarının başına… Gece ve saç – Saç ve kız – Kız ve aşk – Aşk ve hüzün hepsi bir bir aklından geçiyordu ama hiç birisi yerini bulamıyordu… Düşünceleri yolunu şaşıyordu… Şair yürekli, güneş saçlı delikanlı cebinden kâğıt kalem çıkardı ve bir şeyler karaladı… Kâğıdı bir zarfın içine koydu ve mezarın üstüne uzandı… Ertesi gün televizyonlarda şu haber vardı = 20 li yaşlarında bir delikanlı, 1 ay önce ölmüş olan genç bir kızın mezarının üstünde uzanmış bir halde donarak hayata veda etti… Delikanlının elinde bulunan zarfta şu dizeler yazıyordu:

“ YILDIZLARDA ÖLMEK “

Arzular ölüm kadar yakın
İmkânlar yıldızlar kadar uzak şimdi
Ve ben ölümlerle yıldızlar arasındayım
Soğuk, nefessiz, çaresiz ve sensiz…

İlginizi Çekebilir


#2
Yüreğine sağLık...


#3
teşejur eterım




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:39 .