KAHRAMAN TAZEOĞLU

#1



Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz

şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasretler yangınları var
nede benim gözlerimde şiir
yaz dedin oysa kışlar yaşıyorum her mevsim
acmak uzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üstüne
üşüyorum evet hala üşüyor ellerim
hüzün kapımızı çalalı beri
bin günü aştı
bin ömür bin soluk
bin yıkılış yaşadım
ömrümün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım
sığınışlarını susuşlarını ve haykırışlarını işittim mavi adadan
korunaklı bir liman olamadım sana
ve arkama bakmadan giderken haykırışlarını duymamak için kapattım yüreğimin kulaklarını
şimdi bin ömür geçmiş ömrümden
ben bir ruyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum
hani zaman ilacı olurdu herşeyin
hani zamana bırakmalıydık
atalar yine yanıldı
bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben
zaman zehrini içerken yudum yudum
artık bitsin istiyorum
ataların ilaç dedikleri yoksuzlugun bitsin
bitmezlerin bilincinde diyorum yne
yıkılmış ve geç kalınmış viranelerız
şimdi ne senin gözlerinde harranın suya hasret yangınları var
nede benim gözlerimde şiir
şimdi kendini yok edişlerini dinliyorum
susuyorum
susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep
şehrine gidiyorum
yoklugun açıyor kapıları
yıkılan şehirler arası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor
halaa haklısın
kokun sinmiş soguk duvarlarına şehrin
herkezin gözünde seni arıyorum yoksun
yoklugunu salıp gitmişsin
gidişle bırakıldıığın bu kentte
susuşlarına bile yandıgın soguk dağlarımın eşkiyası
bağışlama dilemiyorum
gel demiyorum
sev demiyorum
haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin
sığındığın mavi adada yaktıgın ateşi göm
yanaştırabilirsem gemilerimi tutucam ellerinden
şimdi yanıyorum kanıyorum ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim
geç kalınmış bir solukmu bir günün sonunda
yoksa çağresizliklerimin son çırpınışlarımı bilmiyorum
kayıp adresten yazıyorum son kez
sussam yalnızlık konuşsam ayrılık
dönsem yıkılış dönmesem yok oluş
şimdi ben susuyorum yalnızlığa talip
sende sus bana
sus ki bir daha ölmeyeyim.



KAHRAMAN TAZEOĞLU


İlginizi Çekebilir


#2
SEVDİM

elimde dünden kalma yarınlarla
ansızlık anıtı bir kente geldim
ben bu şehirde en çok seni sevdim
nikotin yorgunu
titrek ellerinden içeri girdim
şehir gözlü kız dedim adına


en okunaklı yeriydin alınyazımın
gizleyemedim
geceleri kılık değiştirdim
ellerini soyunup gözlerini giyindim
akşam sağanaklarıyla indim gizli
bahçelere
bulutu yüzüne çevirdim
kirpiklerinden sağanaklar başladı
gözlerin geceye yağdı
karanlığım ıslandı
sonra sana vurdu,sana sustu bütün
gitmeler


martı kanadına yüklerken durgunluğunu
bir yalnızlıkta tutukladılar yüzümü
anısı kaldı düştüğüm uçurumların
beni en aşk yanlarımdan astılar


kuşlar güne inerken sesin çizildi
kanatlarına
ve sen hep vardın
tutulduğum karantina nöbetlerimde
sonra kaşlarıma muştulandı
eriyen gecenin çelik izleri
tersine çevirdim ağlamaları


bilir misin fırtına gözlü kız
bana en güzel düşmeleri bıraktın
uçurum gözlerinden
yarın bütün gemiler sende duracak
ve senden doğacak güneş
bakışların
namluya sürülmüş bir kent olsa da
ben hep uçurum gülleri ekeceğim onlara
bugün güllerden sarı


yalnızlık yığılıyorken
esrik bir şehrin ortasına
bu gece yağmurum sana
gözbebeklerine koy beni


gidişlerinle susuyor bütün koridorlar
ama olsun
ben bu şehirde en çok seni sevdim...

Kahraman Tazeoğlu




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:31 .