Cesetler Yalnız Uyur
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Cevapla
Seçenekler
Alt 27-11-2010 #1

Ethereal.

yorgunum ve ağrılar

Cesetler Yalnız Uyur

Merdivenleri hafif aydınlatan ay ışığına kanmadan, adımlarımı emin bir şekilde atıp, hızla aşağı indim. Ay ışığı, merdivenlerimi korku filmi setine çeviriyordu, sanki koltuklarım yastıklarının altında baltalar saklıyordu, oturduğum zaman beynime monte edecekleri... Ev bu gece her zamankinden biraz daha fazla yalnızdı, ...her zamankinden daha bir yalnızlık kokuyordu. Birkaç zamanlığına diye evime aldığım yalnızlık, yatıya kalıyordu... Kafamı bahçeye açılan pencereden uzattığımda, kukuletalı bahçevan, ölü umutlarımla annemin cesedini suluyordu. Gülümsedim. Gecenin doğmasından zevk alan bir adam gibi gülümsedim. Karanlıktan korkmayan bir adam gibi. Ruh hastası bir ****** çocuğu gibi. Uzaklarda kimler sevişiyordu, kimler mutluydu, kimler intihar ediyordu, bir önemi yoktu. Önemli olan gecenin olmasıydı, karanlığın olmasıydı, karanlığın bütün küfürlerimi saklamasıydı. İtiraf etmeliyim, karanlıkta kalbim çok normal görünüyor. Yüzümde... Ay, bu gece parlaktı, yıldızlar da öyle. Uzun zamandır beklediğim ölüm, bu gecede gelmeyecekti, belliydi. Böylesi bir gökyüzüne, öldürmek yakışmaz, süründürmek daha şık duruyor. Gece, gökyüzünün içinden, yüzüne yüzünü maskelemiş de, sürünerek geliyor, aheste. Tarlalardan da bir karanlık yükleniyor ki saflarıma, hiç sorma...


Oysa, ne aptal hayallerim vardı... Bir gün karanlıkta oturup, mum ışığında gözlerimi zorlarken, -ki zorlamalıyım, gözlerim bir işe yaramalı, seni gördükten sonra- kapımı bir melek çalacaktı, simsiyah, gece gibi, karanlık gibi. İçime bir çentik atıp, ruhumu çıkartırken bana acı çektirmeden önce, hoş gelecekti, hoş ama hüzünlü bulacaktı, dolaba sakladığım palyaçolar, endişeli bir sessizlikle olan biteni kayıt altına alacaktı, ben tanışmaktan şeref duyacaktım, o şeref o simsiyah meleğe ait olacaktı. Sonra slowmotion yere düşüp, dizlerim çığrından çıkmış gibi titrerken, yarım gözle salonun tavanına bakacaktım, mezarın karanlığından hemen önce gördüğüm son karanlık olacaktı. Palyaçolar çığlık atacaktı, yatağın altına zulaladığım onca hayalim, kimsesizlikten çıldıracaktı. İşte o zaman, umutlanmak beni anlayacaktı, kimsesiz olmanın ne kadar acı sunduğunu, kimsesiz olmanın hangi geçitleri cehenneme çevirdiğini, sabahları günaydın diyebilecek kırışık çarşaflardan başka hiçbir şeyin olmamasının, ne anlama geldiğini... Anlayacaktı umutlanmak, ne kadar zarar sunduğunu...


Her şey böyle olağan bir şekilde ilerlerken, birgün beklemek yerine, süpriz yaparak ben o meleğin kapısına gitmeye karar verdim. Ben süprizleri çok severdim, insanları mutlu edebilecek süprizleri, düşmanların beynini yerinden çıkartabilecek süprizleri, melekleri dizginleyebilecek süprizleri... Çünkü beklemek acı veriyordu, beklerken evin bütün odalarında minik zebaniler cehennem davulları çalıyordu, oysa iblisten olabildiğince uzak durmaya çalışmıştım, ne zaman geldi, ne zaman peydahladık bu kadar piçi. Tanrıdan da uzak durmaya çalıştım yaşamım boyu, çünkü o bana ümit veriyordu. Ümit, keskin bir uyuşturucuydu, ölmeden birkaç saniye evvel anladım bunu. Ümit güzeldi, ümitlenmek tutunma gücü veriyordu. Tutundum da. Ta ki kollarım tutunduklarım tarafından kopartılana kadar, tutunacak hiçbir şey kalmayana kadar ve kollarımı kopartanlar, istediğim bir yudum ümidi dudaklarıma uzatmak yerine, karşıma geçip bardak bardak yere boşaltanlar... Gece bütün iblisler uyurken, bütün cehennem davulları suskunken ve yalnızlık, ****** karanlığa dönmüş rüyasında sayıklanırken, tanrıya kaçmaya karar verdim. Bohçamı hazırlarken anladım ki, paslı bir jilet, yorgun ama kesilmeye hevesli bir çift bilekten başka birşeyim yok. Yine ümitlendim, olsun dedim. Tanrımdır, rabbimdir, beni böyle de sever. İnsan değil ki, riyakar olsun, insan değil ki beni yalnız koysun, insan değil ki kollarımı kopartsın. Hem o verdi, niye kopartsın ki? Bunu sesli düşünüyordum, palyaçolar kahkahalarla bana gülüyorlardı. Üzüldüm. Hüzün koleksiyonuma bir tane daha, şık bir hüzün ekleyip de gidecektim bu evrenden. Bir sigara yaktıktan sonra, şişenin dibinde kalmış, kaç zaman önce orada unuttuğumu hatırlamadığım viskiyi bir yudumda içtim. "Hepiniz ****** çocuğusunuz" diye haykırdım palyaçolar, davuldan süzülen garip melodilere ve minik şeytanlara. Herkes susmuş, bana bakıyordu. Gökyüzü bana bakıyordu, ay şaşkındı, bulutlar kaçtı. Birtakım şeylerin dikkatini çekmeyi başarmıştım....


Sigaramdan derin bir nefes daha aldım, sevgilimi öper gibi sarıldı dudaklarım filtreye. Son bir veda nefesi... Bir yudum daha alıp, bozulmaya yüz tutmuş viskimden, sağ elime paslı jiletimi alıp, sol bileğimi havaya kaldırdım ve şöyle seslendim; "Bileğimi, bütün ****** çocuklarının şerefine kaldırıyorum ve kesiyorum." Sessiz, sakin bir adamken, neden böyle oldum bir anlam veremedim. Neden bunu yaptığıma da. Öylesine şaşkındım ki, kesmeden hemen evvel, hoşça kal tanrım diye döküldü ağzmdan cümleler. Salak! Tanrıya gidiyorsan, ne hoşça kalı? En üzücü olan şey ise, derime açtığım derin çukurdan kan değil, yalnızlık akması. Bu beni incitti. Ama ölüyordum. İntihar ediyordum, ölesiye değil, doğasıya. Tanrının koynunda.


Ben şimdi, her gece azap içinde sarılıp uyuduğum, soğuk, karanlık, buram buram mikroorganizma, ayrıştırıcı kokan toprağıma kaçmalıyım. Yo, hayır. Sen gelmiyorsun Josephine,cesetler yalnız uyur. Hoşça kal. Bilirsin, seni seviyordum, hemen ölmeden önce ama bilirsin ki, cesetler ölüdür, sevemez de...


Batuhan Dedde.



Benzer Konular
  • Cesetler Hala Çıkarılamadı...
    Ocaktan Kazanın Olduğu İlk Gün 2, Dün İse 7 İşçinin Cesedi Çıkarılmıştı. Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde...

  • Sahilde esrarengiz cesetler...
    Hatay Samandağ'da Çevlik sahilinde; bir erkek ve bir kadın, silahla öldürülmüş olarak bulundu. Olay yerine...

  • Gülen cesetler :)...
    SavcI, morgdaki uc cesedi incelemek uzere gelmisti. Birinci ceset sIrItIyordu. SavcI nedenini sordu. "M...


Görüntüleme:804, Cevaplar:0

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:31 .