"Seviyorum" Diyemedim Ilk Sevgili !

#1

"Seviyorum" Diyemedim Ilk Sevgili !
.
Hani bana bir gün demistin,
"sen yasami her zaman ciddiye alarak mi yasayacaksin?""
Otuz küsur yil sonra verebiyorum bu sorunun yanitini ancak:
Evet ben yasami bu kadar ciddiye almak zorunda degildim,
ama çok ciddiye alarak yasadim, maalesef!
Sayin ve sevgili büyüklerimce her yönüyle ciddi olmaliydi
“sadece bana ait” dedikleri bu yasam.
Ne verdi bu ciddiyet bana anlamadim ama, yitirdiklerime baktigimda
aci bir tebesssüm belirir gözlerimin derinlerinde...
.
YaklasIk otuz yil öncesine gittim yine su an.
Ne kadar dogru söylemissin o gün
"bu kadar ciddi olmak zorunda degilsin" diye.
Olmam gereksizdi belki dedigin gibi.
Ama ben, içimden “nasil, ne olur?” sorularini atamiyor
genç kizligimin bana verdigi güzellikleri yakalamak istemiyor,
daha dogrusu göremiyordum bile.
Nereden çiktigi, kimin dedigi belli olmayan
sorularla gölgeliniyordu bir daha tekrari olmayacak o güzellikler.
Çevremdekilerin ne düsünecekleri o kadar önemliydi ki!
Yasam arabasini kurallariyla sürüyordum hiz sinirini asmadan.
Ne olurdu bir kez assaydim?
”Madem asilmayacak, neden arabalar sürat yapacak sekilde yapilmis”
demez mi çogu kisi?
Ama bunlari, ancak simdi düsünebiliyorum ilk sevgili.
.
Sinirlari asmama pahasina,
sana sevgimi de anlatamamistim o günler.
Ancak yine de yüregimin titresini anlayacaksin diye
utancimdan yüzümün kizarmasina engel olamiyordum.
Elimi tutmak istediginde, istemez miydim sanirsin?
Neydi tek lüksümüz ?
Birlikte bir pastahanenin üst katinda
paramiz yettigince bir seyler içebilmek...
O bile beni nasil rahatsiz ederdi bilirsin ama nasil da mutlanirdim.
O heyecan, o korku, o çocuksu bakislar hala içimin en diplerinde.
Bunlari sana neredeyse bir ömür sonra anlatma gücü bulabiliyorum.
Neden bilir misin?
Çünkü sen, benim çok ciddiye aldigim yerde degil
kendi yalnizliginla, kendi mutlu dünyandasin.
Neler gelmiyor gözümün önüne su an bir bilsen...
Hani sen pazar aksamlari beklerdin otobüs duraklarinda beni.
Her pazar karlarin üzerime uçustugu baskentin o aksam saatleri
evden ayrilirdim yatili okula gitmek için.
Neden karli günleri animsarim bilmem,
sen aydinlik baharlarda da bekledin beni oysa.....
Korkardim gördügümde seni karsidan, nasil duygulardi o duygular,
korku ile sevincin birlikte yasandigi
aydinligin karanliga yaklastigi kis aksamlari.
Isterdin benimle okuluma dek gelmek.
Ben de isterdim, ancak bir gün bile izin verme cesaretini göstermedim
ayni sevdigimi söyleme cesaretimi gösteremedigim gibi..
Yol boyunca hinca hinç dolu otobüslerde yanimda olurdun.
Kokunu, sesini o kisa anlarda bile duymak yeterdi iste ..
Çünkü ben yasami ciddiye almaliydim, öyle yasamaliydim.
”Sevda, ask için simdi zaman erken,
zamani geldiginde her sey kendiliginden olur”
diyen sevgili büyüklerime inanadim.
Ancak onlar nedense, o zaman, "ne zaman"
hiç bilemediler kendileri için bile....
Ayni yerde dogmus, büyümüs oldugum için görüstügümüzü,
yalan söyleyerek kabul ettiriyordum kendime.
Tabi ki sana inandiramiyordum bu aldatmacalari.
Benden bir kaç yas büyüktün,
bir kaç ay sonra da meslegini alacaktin eline.
"yüz yil da olsa seni beklerim,
senin gelecegine engel olmak için seninle degilim " dedigin
sadece benden "bir tek söz" istedigin o gün, hala gözlerimin önünde .

Ya sonra, sonra olanlar....
Benim ciddi yasamimla uyuma girme zorunlulugu duyma çabalarin,
sevgimizin adini, seklini belirleme istegin....
Ve cesaretinle bunlari sevgili, sayin büyüklerimle paylasimin.
Seni son görüsüm..Bir “hoscakal” demeni duymadan gidisin....
.
O yaz tatilinde dogdugum yere gittigimde
biriyle nisanlanmis olman, çok güzel bir habermisce söylendi bana.
Nasil da suçlamistim seni darmadaginik kalbimle.
Yillar sonraysa, eger bir suç varsa,
onun sende degil; yasami ciddiye alan,
ne sana, ne de bana
ilk sevdamizi doya, doya yasatmayan onlarla,
kendimde oldugunu simdi ancak anliyorum....
.
Tam otuz küsur yil ne sorduk, ne aradik biribirimizi.
Ancak ilklerin her zaman baskadir ya unutamadik da ....
Bir gün duydum ki, hizlica kullandigin arabayi
çarpmissin sert duvarlara..
Gene ciddiye almadan yasarmissin kalan zamanini.
Ama bu kez bu dünyada degil,
sadece sana ait olan bir baska dünyada.
Gülümsermissin her yüzüne bakip, hatirini sorana.
Orada mutluymussun da yalnizliginla....
Bir kez bile "seviyorum" diyemedigim ilk sevgili!
Aglamiyorum inan, aldirma bana.
Çok uzak bir kentin,
kocaman, yüksek binalarinin
renksiz camlarinin ardinda,
karlarla çizilmis soluk dünyamda
ben de mutluyum kendi kalabaligimla.....
.


İlginizi Çekebilir


#2
KraLice, eline saglik


#3
KraLice, eLine sağLık


#4
TaTLixPeRi, KuzaNdOnOzLu_53, SaoLun


#5
KraLice, ellerine saglık ya çok güzeldi


#6
güzel yaa eline saglik


#7
ellerine sağlık cnm


#8
güseell olmuşş ellerine sağlık


#9
c0k te$K. SaoLun )


#10
KraLice, eline sağlık cnm


#11
dragonfly, saoL Canims


#12
KraLice, bebeğim çok güzel bir yazı ellerine sağlıkkkk


#13
vah vah hep otoz yıl öncelere dönmüsük ühüüü valla arkadaslar bugün hala otuz yıl öncesine sünger cekemiyorsak yarınlar bize süngeri ceker KraLice, arkadasım sende bosver "Save Target As"e devam edelim belki 30 yıl sonrası ile bir yazı buluruz


#14
RoSe, SaoL Canim
univercity10, Her Zaman eskiLere Dönmek Zorundayiz


#15
eskiler gecmiste kalır yeri ve zamanını geldiğinde dudaklarda tatli bir tebessüm olur gecer KraLice, arkadasım hayat böyle hadi sana iyi "Save Target As"ler




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:39 .