"(Z)amansız geri dönüşlere dair "

#1
(Z)amansız geri dönüşlere dair

Mektuplarım küllenmiş kalbinin çeperlerine kar taneleri gibi çarpıp, eriyor; sevgili.. Geri gelmiyorlar.. Dilerdim ki, yaşadığın hayal kırıklıklarını bir yana bırakıp mektuplarıma cevap verme cesaretini kendinde bulabilseydin..

Yine de, sandalyeleri ters çevrilmiş mekanların yalnızlığını yaşamayı göze alabileceğine inanmıyorum. Diz dize oturduğumuz sandalyeleri ters çevirebilecek kadar güçlü ve vurdumduymaz olamayız. Yılgınlıklarımızı yüklediğimiz omuzlarımız taşıyamaz o kadar yükü..

Bin bir madrabazlıkla makyaj malzemeleri içinde en çok değer verdiğin Christian Dior'un pahalı göz kalemlerinden biriyle Makro İktisat sınavı için kopya kağıdı hazırladığım günleri ve yediğim bu haltı fark ettirmemek için yaptığım maymunluklara tahammül edemeyip, portakal kabuğuyla bana saldırdığın günleri geçmişimden silemem, sevgili.

Ölümcül karamsarlığımızın bilincimize zerk ettiği akrep zehri ile savaşıyor, umutlarımız. Belki de, sevgimizi umutla diriltip, tekrar tekrar karamsarlık baldıranları ile öldüren tragedyalarda, birbirimize atfettiğimiz nefret ve şefkat duygularıyla ayakta kalabiliyoruz, sevgili.

Nefret ile aşk arasındaki ince çizgide dolaşmaktan yorulan bizler, karanlık dehlizlerde bilincimize batan her dikeni, akrebin iğnesiyle çıkartma telaşı içinde kaybolup gidiyoruz, sevgili. Seni anımsatan her şey, karanlık gölgemizi yok saymaya çalışmanın imkansızlığını hissettiriyor, bana. Balçıkla sıvanmış hayatın kenarına tutunmaktan yorulduğumuz zamanlarda bilgisizliğin verdiği cesaretle hayata kafa tutabilen karakterlere bürünmekte gittikçe zorlanıyoruz, ikimizde.

Kiremit rengi şarapların yarenliğinde keskinleştiğim ya da giderek köreldiğim anları yaşıyorum, sevgili. Sen her zaman, hiç kimsenin seni anlayamadığını düşünürdün. Belki de bizler başkalarını anlayabilecek kadar büyüyemedik sevgili. Kendi zehrini yemiş akrep gibi kıvranmamızın bir nedeni bu olmaz mı? Belki de. Ama boşverelim bu soruları. Bilmeni istediğim tek şey var;

Çağıldayan nefretimin keskin olduğu her dönemde öfkemin kızıllığı ne denli güçlü olursa olsun her an senin için endişeleniyorum sevgili. Fakat akrep ile ateş asla yan yana gelemez. Bunu ikimiz de çok iyi biliyoruz...

İlginizi Çekebilir
  • ""Sana Dair""...
    Soylenen tum sozler, yazilan butun yazilar sana dair. Yapilan butun besteler senin icin, dinledigim butun s...

  • "Amansız oldular"...
    "Amansız oldular" Spor Dostluktur Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Şimşek yazılı bir...

  • "Zaman"Amansız.....
    Nöbetlerdeyim yine.. Hüzünlere bekçilik yapıyo...



#2
paylaşım için sağol kardeş okuyamadım ama kopyaladım sağolll


#3
ScReAm_, ellerine saglık


#4
Fakat akrep ile ateş asla yan yana gelemez



haklısın eline sağlık canım


#5
ScReAm_, payLaşımın için tşkLer eLLerine SağLık...


#6
eline sağlık


#7
kartalorhan, Hüzün çicegi, kutsal, DeLiRukisH, _sevecen_,
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ARKADAŞLLAR GÖZLERİNİZE SAĞLIKKK


#8
eLLerine SaGLık.


#9
ScReAm_, eline sağlık


#10
dragonfly, çok sağol canımmm


#11
"(Z)amansız geri dönüşlere dair "

Kaç sevgili geçti bu yağmurlu yoldan elele
Kaç yürek yağmurlara kattı çaresiz umutlarını
Kaç titreyen dudak tattı tuzlu gözyaşlarını
Kaç el severek ayrıldı bu yolun sonunda




#12
ellerine sağlık...


#13
gözleine sağlıkk EfteLya,


#14
Sen

İnsanlar gördüm kendilerine yabancı kendilerine garip kendilerine uzak. Hiç bitmeyecek bir yolun yolcusu gibiydiler. Ne dinlenebilecekleri bir mola yeri ve nede zaten varabilecekleri bir yer vardı. Ruhlarındaki kabullenmişlik çirkin yüzlerine yansımıştı. Birbirlerinin kopyası bu insanlar arasında bir yabancıydım ben. Beni aralarına hiç almadılar, zaten hiç girmek istemediğimi bilmediler ki. Tek kelime konuşmadım onlarla. Yine de onlarla aynı adımları atıyordum bilinçsizce. O hiç bitmeyecek sandığım yola çıkmıştım onlarla birlikte bir kere.
Koyu gri bir havanın hakim olduğu o yolda ne bir tek yıldız gördüm nede bir tek yağmur damlası düştü yola. Ne sıcak vardı ne soğuk. Kara, kirli bir toprağın üzerinde atıyorduk adımlarımızı. O uzanıp giden yolda ne bir yeşil, ne de mavi yoktu. Görünen sadece uzayıp giden sonsuz bir grilikti. Yol uzayıp gittikçe, binlerce kişi katılıyordu bize. Amaçsız kalabalığa katıldıkça katılıyordu insanlar.
Ses yoktu, gülüş yoktu, heyecan yoktu, sadece nefes almaya odaklanmış bir insan güruhu vardı. Bense içimde çoğalttığım sesimi, bir mutlu yüze sakladığım gülüşümü, bir sıcak yüreğe sakladığım sevgimi dışarı vurabilmek için çırpınıyordum. Ama hiç bir yüz, hiç bir ses bu cesareti vermiyordu bana. Bu bıktırıcı, bu tekdüze, bu amaçsız adımların atıldığı yolda bir başka seçenek olmalıydı. Hissediyordum, ben bu yola bu insan kalabalığına ait değildim. Aynı şeyleri hisseden benden başkaları da olmalıydı.
Sonra hiç varılmayacakmış kadar uzakta bir kuşun havalandığını gördüm. Bir umut yakalamıştım sonunda. Adımlarımı hızlandırdım. Sıyrıldım kalabalıktan. Koşmaya başladım. Kuşa yaklaştıkça gri hava dağılıyor, güneşin ısısını hissediyor, gökyüzünün maviliği çiçeklerin her rengini görüyordum. Ve en sonunda seni gördüm. Ordaydın. Küçücük ama yemyeşil bir çayırın ortasında, gelincikler içinde öylece oturuyordun. Senin az ötende hava kurşun gibi griyken. Senin başındaki gök masmaviydi. Ve sen gözlerini o maviliğe dikmiş uzaktan gelecek birini bekler gibiydin. Ben gördüklerim hissettiklerimin karşısında donmuş ve öylece kalakalmıştım. Yüzüme bakıp sadece "HOŞGELDİN" dedin. Ve o ses yeniden hayata döndürdü beni. İçimdeki bastırılmış gülümseme yansıdı yüzüme önce. Yüreğimin atışı hızlandı, tenim ısındı sonra. Az önce terk ettiğim o kalabalık yanımızdan geçip giderken biz senle el ele gülümsüyorduk onların şaşkınlığına.
Artık senle bir sevdanın iki ortağıydık. Şimdi içimde çoğalttığım sesimle haykırıyordum herkes duysun diye...
Hiç kimse sevdama senin kadar yakışmadı ve sevdam hiç kimseyi senin kadar yaşatmadı yüreğimde...

alıntı




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:00 .