PeLiN-in KöŞeSi-mi ?

#1
SEVGİ

Bir papatya tarlasi düsün... İlkbahar ayi... Ve sen, onun yanindan geçenyolda yürüyorsun... Ve o papatya tarlasinda bir papatya dikkatini çeker...Binlercesinden birisidir ama sen, onun yanina gidersin... Onda seni çeken bir seyler vardir... O papatyayi oldugu yerden koparirsin... Sadece senin olsun istersin, sadece senin.. Ölecegini düsünmeden. Ve gidersin o tarladan... Içindekisiddetin durduramadigi bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. Iste bu TUTKU...
Yine o tarlanin kenarindaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcasi arasindabir tanesi seni çeker... Yaklasirsin, yanina gidersin o papatyanin... Gözlerin baskasini görmez olur o an. Onun için herseyi yapmak istersin... Dokunmak istersin... Dokunamazsin, orda, onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir baska güzel çiçek kokusu gelir burnuna... Dayanamazsinonun kokusuna... Unutturur herseyi bir anda ve o kokunun geldigi yöne gidersin...O papatya orda kalmistir, yüreginin bir kenarinda... Paylaşılmamıştırbir çok sey... Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. İşte bu AŞK... Yine o yoldasin... Papatya tarlasinin yanindan geçen... Ve yine bir papatya... Milyonlarcasının içinde seni çeker... Gidersin yanina... Orda kalakalirsin... O hiç ölmesin diye her şeyi yaparsin... Tüm gücünle onunla olmak istersin...Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadigina inanirsin... Ve orda onunla ölene kadar birlikte kalirsin... İşte bu da SEVGİ...



İlginizi Çekebilir


#2
YAĞMUR

Yağmur yağıyor...Mutfak camındayım...Nasıl üşüdüğümü bilemezsin.Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama...şimdi telefon açsam sana , sesini duymakta yetmiyor ki.Hep ayni cümleler.Babamlar nasıl? İlacını aldın mı?Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi.Bazen dalıp giderdin mutfakta yemek yaparken tahta kaşıkla tencerenin başında öylece.Ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne , anlamak seni daha da...Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.Gittikçe sanamı benziyorum ben? Ya da 'annenin kaderi kıza' dedikleri doğru mu?"baban eskitir herşeyi kızım,"demiştin bir kez.Anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.şimdi duysan bunları, ne üzülürsün mutsuz mu kızım diye, çoktan vazgeçmiş bir sesle.Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.Evimi topluyor ,toz alıyor,patlıcan kızartıyor,televizyon seyrediyor,akşam çalan kapıyı açıyorum.Açtığımı gören olmuyor.Pişirdiğim yeniyor da,güzel olmuş denmiyor.Çay demleniyor demleniyor , demleniyor.Kederim mutfağın her yerine yerleşiyor.Nasıl eskiyor herşey anne , nasıl eskiyor.eskilerimi atmaya kıyamıyorum.Seni çok özlüyorum


#3
Dost olsun ama gerçek bir dost...

Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa... "Onu", öyle, içine sindire sindire, kocaman bir sarılsa... Ne iyi olur değil mi? Dostunuz! dostunuz var mı? Kadın yada erkek... Hiç fark etmez.Gerçek dostun cinsiyeti olmaz. Paylaştığınız birileri var mı?Var ise mesele yok. Yok ise, gidin bulun hemen! Sırlarınızı paylaştığınız... Özlediğinizi açık yüreklilikle söylediğiniz. "Canım benim!.. dediğiniz... Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri... Onu görmediğinizde yüreğinizin "pıt pıt" attığını hissettiğiniz, bir dostunuz var mı?Dert ortağı, sohbetlerinizi paylatığınız, yalnızlığınızı anlattığınız, sevincinizi hissedenbiri... Yalnız kaldığınızı düşündüğünüzde, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi özlediğinizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı? Sizi hiç yalnız bırakmayan biri... Cesur, sempatik, azimli, kararlı, Arayan, soran,"Seni özlüyorum" diyen biri. Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla karşılar her şeyi... Hatalar, günahlar, sevaplar... Her bir şeyikonuşabilirsiniz onunla. Hiç yalnız kalmazsınız nitekim... Böyle bir dost bulmak için fazla bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıkagelir zaten. (Elektrik olayı ..) Bir gün bir bakarsınız karşınızda... Bir de bakmışsınız sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar, paylaşımlar... Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınız, geçmişteki izleri, geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatırsınız. Kadın, erkek, bir dost bulun! Ama gerçek olsun. Aradığında işinizi değil, sizi soran... Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiracınız olsun. Anlatsın, konuşsun, açık seçik, korkmadan yaşasın. Güvensin! Cinsiyeti olmasın! Bir kartal kadar hain, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun. Doğrular söylesin. Gerçekçi olsun. Yanıltmasın, kandırmasın!İçten, sevecen, sempatik, sevdalar, özlemleri anlayabilen biri olsun. Anlasın! Ağzıyla değil, gözleriyle ve kalpten konuşsun. Yaşasın! Doya doya yaşasın, doya doya yaşatsın. Beyninden değil, yüreğinden versin. "Olsun varsın! Paylaşırım." desin. Bir dostunuz olsun. Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın... Dost olsun! Ama... Gerçek bir dost...



#4
SEVGİMİ KAĞIT SANDALA YÜKLEDİM

Gidiyorsun biliyorum. Küçük ve kırık adımlarla uzaklaşıyorsun yanımdan. Ürkek bir keçi yavrusu kadar sessiz, gidiyorsun. "Kaçar gibisin" diyesim geliyor. Gözlerinde yabancısı olduğum, tanımlayamadığım karartılar dolaşıyor.Buğulu bakıyorsun. Daha önce hiç duymadığım kelimelerle, senin olmayan cümlelerle konuşuyorsun. Anlayamıyorum. Sana benzemiyorsun uzun zamandır. Yeni ve tedirginsin. Hangi ağacın, hangidalında daha güvende olacağını bilemeyen bir saka kuşu kadar cılız darbelerin. Uçamıyorsun. Böylesin. Ne söyleyebilirim ki.... Kendi seçimin... Kendi doğrun... Öyle olsun... Git.... Git, dünyanın bütün ağaçlarının gölgesinde tek başına otur. Kimselerinbilmediği şarkılar söyle, sesine başka sesler katılmasın. Yanı başınadüşen yaprağa aldırma, gagasıyla avucunu tıkırdatan kavuniçi kanatlı kuşakırıntı atma, göle taş atma.... Yapabilirsen yap bunları..... Değiş... Ne istiyorsan öyle olsun. Rüyalarını kimseye anlatma, kimselere endişelenme. Dağ yamaçlarının, adını bilmediğin sessiz çiçekleri hep "adını bilmediğinçiçekler" olarak kalsın. Kitap sayfaları arasına papatya koyma, kurutma,gün gelip kimselere kuru çiçeklerle tazelenen sevgiler uzatma. Bunu hayalinibile kurma. Küçük sürprizler düşünme sözgelimi. Bir balık kadar sessiz ol. Tanrı kadaryalnız. Senin yaşamın, ne söyleyebilirim. "Geçecek" demekten, beklemekten başka ne gelir elimden. Sabrederim.Umutlanırım. Kendimi oyalarım. Yalnız kalmak istiyorsan buna bir şey diyemem. Ama ben ne olacağım? Kimsesiz kalacağım. İşte söylüyorum sana. Sözümün içinde bir yerlere koy. Sakla. Ve inan. Çekip gideceksin, bunu anladım. Hatta belki "gittin" bile. Ben yeni yenianlıyorum. En son ne zaman bakmıştın gözlerime ve en son ne zaman gözbebeklerimiz karışmıştı birbirine. Ah dilimin ucuna neler geliyor! Söylemekten ürküyorum. Sana olacakları,düşünüyorum, ürküyorum. Bana olacakları düşünüyorum... İşin içindençıkamıyorum. Buna değer mi diyorum... Değmez, biliyorum. Çünkü biliyorum. Çekip gitmek insanı nasıl yaralar biliyorum. Nasıl yalnızve kimsesiz kalıyor insan. Nasıl gecelerin karası yüreğini sıvıyor, nasılgözlerine mil çekiliyor biliyorum. Şimdi yüreğime çöreklenmiş acının her zerresini yeniden tadarak gidişiniseyrediyorum. Üstüne "seviyorum" yazdığım bir kağıttan sandal yapıyor, dereyebırakıyorum. İster yüzsün, ister batsın, ister bir çalıya takılsın o kağıt sandal hepderenin bir yerinde olacak biliyorum. Ancak böyle rahatlıyorum...


#5
AŞK HER ZAMAN EN GÜZEL ŞAHİDİMİZ OLACAK

Bir gün sonbaharın kıyılarında Lorane Mc Kennett'in Santiago şarkısıyla birlikte bütünsevdiklerinizin acısını alıp çok uzaklara gitmek istersiniz.Ama hiçbir zaman yapamazsınız, çünkü kaderiniz bu ülkenin kaderiyle ortak yazılmıştır adeta... Günler boyu, gitmek isteyip de bir türlü gidemediğiniz uzak ülkelerin resmini çizersiniziçinize. Ancak acılarla vedalaşıp, kalbinizin rotasını yeni limanlara çevirdiğiniz andasevdiklerinizin gözleriyle birlikte tam kalbinizin ortasında bir sızı başlayıverir,her şeyi terkedip uçamazsınız... Ve lacivert bir gecede, bir ceylanın sesindeki kokuyla birlikte onlarca yıldız kayıp gider başınızın üzerinden... İçine düştüğünüz o ceylanın sesinde, ölümün gözleri ne renktir bilmeden defalarca ölümün adresine çıkar yolunuz. Her seferinde tıpkı iflah olmaz bir romantik gibi yönü bilinmeyen rüzgarlara, dip akıntılarına bırakırsınız kendinizi. Kimi zaman "yeryüzü göçebeleri" gibi bellekte kusursuzluğa ulaştırdığınız bir aşk anısını yitik Atlantis'lere dek kovalarsınız, kendinizi ararsınız... Bir ufuktan ötekine hep uzak, daha uzak kıtaların özlemiyle yanarsınız. Ancak sayısız gecelerin ardından ortaya çıkan daha esmer bir gecenin karanlığında boğulur bütün umutlarınız, kusursuz aşklarınız. Her şeyi terkederek, her şeyi göze alarak yaktığınız gemilerde yanıp kül olur hayalleriniz... İşte biz böyleyiz, çoğu zaman kendi kalbimizden giderek vuruluruz. Geri dönmeyi beceremediğimiz için de, daha geniş, daha ferah şiirlere ve şarkılara asla başlayamayız.Ne yapsak boş, çünkü bu dünyada hayal edilemeyecek kadar korkunç acılar ve ihanetler var. Üstelik, kalbimizi çıkarıp bir başkasına veremiyoruz hiçbir zaman... Oysa savaşlarla hayatlarını soldurduğumuz milyonlarca çocuğun kalbinden, annelerinbir damla gözyaşının içinden ve kimsesizliğe terkettiğimiz sözcüklerin içindenne melekler geçiyor. Bir kez olsun, uçuruma eğilebilsek "yeni Naziler"in karanlığınındibinde binlerce canın çırpındığını görebilirdik. Bu yüzden, aşkları, melekleri terkederek içine düştüğümüz uçurum her gittiğimiz yere bizden önce varıp bizi karşılıyor... Sevgisizliğe ve zalimliğe biz kez olsun isyan şiirleriyle karşı duramadığımız bu dünyadabir tek teselli olarak aşk kalıyor elimizde... Belki de, öldürmenin zalimliği ile evrenimize hükmeden "savaşın efendileri"ne ve dünyanın "yeni Nazileri"ne rağmen,aşk yine de her zaman en güzel şahidimiz olacak.


#6
SEVGİYE VE TERKE DAİR

Öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, Ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.... Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, Acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır, İç çekişmelerinizin nedeni, Yazılarınızın ilhamı, Sohbetlerinizin konusudur. Göz yaşlarınızda bilinçaltınızda, Kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, Coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız çıkarsız, karşılıksızdır, Sınırsız ve nihayetsiz.. "Ölmek var, dönmek yok"tur. Gün gelir anlarsınız; İçten içe bir şeylerin kanadığını, Tutkulu sevdaların gizli hançerleri baslar parıldamaya... Şurasından burasından eleştirmeye koyulursunuz, "Şöyle görünse, öyle demese, Değişse biraz ya da eskisi gibi olsa.." Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız.. Hem birlikte yaşayıp, Hem özgür olmanın yollarını ararsınız.. Aşkınızın gözü kör değildir artık. Yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya..." Diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltında... böyle süremeyeceğini bilirsiniz. değişsin istersiniz o, sevgisizliğinize yorar bunu.... ihanete sayar. tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür "ya sev böyle, ya da terket" diye gürler... bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden... kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... hoyrattır, bakmaz yüzünüze... zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder. mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden... "iyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz ayrılırsanız yaşamayacağınızı bilirsiniz ama böyle de sevemezsiniz... ihanetten kırılmıştır kaleminiz; severek terk edersiniz... "madem öyle..." nin çağı baslar ondan sonra... madem ki siz böylesine tutkunken o hep başkalarını seçmiştir. madem ki kıymetinizi bilmemiştir o halde "günah sizden gitmiştir" lanet ederek bu karşılıksız aşka çekip gitmeleri denersiniz aşkın göçmenlik çağı baslar böylece... daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre ne var ki unutamaz, uzaktan uzaga izlersiniz olup biteni... etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kusa yem olmuştur deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini... gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye... uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla "bana ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre... ama sonra.... ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı yada kapı aralığından süzülüp gelen bir koku hatırlatır onu yeniden... yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi... karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız sular kulağına fısıldasın diye.. dönüp "seni hala seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden... dönemezsiniz göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız.. anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu ne onunla olur, ne onsuz... hem kollarında ölmek kucağına gömülmek arzusu hem "ne olacak sonunda" kuşkusu böyle sevemezsiniz terk de edemezsiniz sürünür gidersiniz...


#7
YAŞAM İÇİN 13 SATIR

1.Seni sen olduğun için degil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.
2.Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.
3.Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez.
4.Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.
5.Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiç bir zaman ulaşamayacağını bilmektir.
6.Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin..
7.Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin fakat bazıları için sen bir dünyasın.
8.Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme. 9.Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.
10. "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin.
11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.
12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.
13.Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.



#8
cnm hepsi çok güzel ellerine sağlık!..


#9
EfteLya, seninde gözlerine sağlık canısımmmm


#10
Ve yine bir papatya... Milyonlarcasının içinde seni çeker... Gidersin yanina... Orda kalakalirsin... O hiç ölmesin diye her şeyi yaparsin... Tüm gücünle onunla olmak istersin...Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadigina inanirsin... Ve orda onunla ölene kadar birlikte kalirsin... İşte bu da SEVGİ...


işte aşk budur yav ellerine sağlık canım çok güzel


#11
eline sağlık cnm hepsi çok güzel


#12
kutsal, okuduğuna çok sevindim teşekkür ederimmm

_sevecen_,


#13
rica ederim arkadaşım


#14
harika bir iş başardın RoSe,
Eline sağlık !!!


#15
dragonfly, canım benim çok sevindim ya okumanaaaaa


#16
RoSe, ellerine sağlık canım


#17
RoSe, Cnm Bu Tür Yazilari Lütfen Bundan Sonra Siir Basliginda paylasmaya devam edersen daha iyi olur. Cünkü Bu bölümde güncel basliklar oluyor,yani tek tek basliklar aciliyor.Haftanin yazisini secerkende zorlanmamis oluruz.


#18
Crazy_EmRe, teşekkürler canım

TaTLixPeRi, güzelim bir daha olmaz ama bunlar şiir değil ondan şiir başlığında yazmadım eğer uygun değilse taşırsın ok


#19
RoSe, MüKeMMeL oLMuŞLaR...eMeĞiNe SaĞLıK...


#20
Alıntı:
RoSe´isimli üyeden Alıntı
Crazy_EmRe, teşekkürler canım

TaTLixPeRi, güzelim bir daha olmaz ama bunlar şiir değil ondan şiir başlığında yazmadım eğer uygun değilse taşırsın ok
Canim bu tür yazilarida siir bölümünde paylasanlar var. Ve sende paylasa bilirsin. Simdilik Kalsin Ama Bundan Sonra Bu Tür Yazilari Siir Basligin Altinda Paylasa Bilirsin.




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:31 .