.:: ınternet askları ::.

#1
Son dönemlerde hep bir aşk itirafına rastlıyorum internette. Günübirlik, haftalık ya da aylık süren aşklar...''Sana aşığım'', ''Sana tapıyorum'', ''Seni seviyorum'', ''Canımsın'', ''Her şeyimsin'', ''Sensiz yasayamam''... İşte bu sözcüklerin döküldüğü; birinin beyaz atlı prensi, diğerinin pamuk prensesi oynadığı, anlara sığdırılan, msn çerçevesinde yaşanan aşklar...

İdeal aşk nedir bilmiyorum. Hoş bilsem de, kuracağım cümleler kendi düşüncemle sınırlı kalacak... Çünkü aşk, herkes için ayrı bir tanım tesir içinde... Herkesin dünyasında, başkadır aşkın rengi, tadı ve güzelliği...

Ama bu kısa süreli, bilgisayar içinde kalan, duyguların ''ask'' olduğuna inanmıyorum. Hatta kimisinin sadece kafasında yarattığı ''aşk modeline'', ''aşk duygusuna'' âşık oldugunu düşünüyorum... Birçok insan, kendini bilgisayarın arkasına gizleyerek, ideal kişi rolünü oynuyor. Hayatı yaşamak kadar zor değildir, kendine biçtiğin bir rolü oynamak. Üstelik seyircinin olmadığı, hatalarını anında düzeltebileceğin bir rolü oynamak... O rolü oynamak için giyiminiz de sahneniz de sanal bir dünyada... İsterseniz bir balo kıyafeti giyersiniz, isterseniz şık bir kıyafet, isterseniz seksi bir elbise... Çünkü siz gerçekte donla otursanız da bilgisayarın önüne, bunu gören kimse yoktur. Onlara kelimelerle ulaşıyorsunuz. Süsleyebileceğiniz, kendinizi gizleyebileceğiniz, yeni bir kimlik yaratabileceğiniz kelimelerle... Belki de, yazarcılık oynuyor her biri... Yeni kahramanlar yaratıyordur internet adlı öykülerinde, kim bilir?

Gerçek yaşamın karmaşasından kaçan nice insan, içindeki yıkıntılarla oturuyor bilgisayarın önüne. Gerçekte olmayı başaramadığı kişiyi oynuyor. Kimisi kendine ruhi bir estetik yapıyor. Yağlarını aldırıyor okunmayan düşüncelerinin... Kimisi konuşurken kuramadığı cümleleri dokuyor klavyeye, kimisi çalıyor, kedileştiriyor başkalarının düşüncelerini... Adını ''aşk'' koyduğu bir serüvene atılıyor. Evet, biri pamuk prenses diğeri beyaz atlı prens... Msn muhabbetlerinde dökülen, forumlara taşan her sözcük o yarattıkları masalın kıvamında tatlı bir şerbet gibi dökülüverdi yüreklerine... İşin komik yani zamanla kendileri de inandılar kendi olmayan kendilerine... Mükemmelleştiler kendi kafalarında... Birbirlerine resimler gönderdiler, kameraya pozlar verdiler, gülücükler, öpücükler yolladılar birbirlerine... Sözcüklerle seviştiler, fanteziler kurdular...

Masal diyarından hayatın gerçek limanına demir atıp, içine yol almaya başladıklarındaysa pamuk şekeri gibi eridi masalları... Çirkin yanlarını gördüler, tanımadıkları gerçek huyları canlarını yaktı. Aynadan bekledikleri sözleri duymadılar... Onlar dünyanın en güzeli değildiler, kötü kraliçenin öfkesiyle kalakaldılar sonra... Eksiktiler... Çaldıkları cümlelerden, kopyaladıkları şiirlerden mahrumdular... O güven veren, hayranlık yaratan oturmuş kişilikleri, hala bilgisayar başında oturduğu için gelemedi gerçek buluşmaya... Pamuk prenses zehirli elmayı yedi, beyaz atlı prens trafiğe yakalandı, yetişemedi onu kurtarmaya. Sonra masalın sonunu heyecanla bekleyen bir çocuğun düş kırıklığını yaşadılar. Çünkü çocuklar hep mutlu sonu severler...
KESINLIKLE ALINTI DEGILDIR

İlginizi Çekebilir


#2
AgladikcA, çok güzel anlatmışsın kardeşim eline sağlık


#3
Crazy_EmRe, okudugun ıcın tskr ederım


#4
çok güzel ve son derece doğru bir yazı...valla bütün düşüncelerimi anlatmışsın...yazı için teşekkür ederim...


#5
angel, begendıgın ve okudugun ıcın tskr ederım


#6
AgladikcA, yüregine saglik cok güzel anlatmissin.


#7
TaTLixPeRi, tskr ederım


#8
AgladikcA, cok teşekkürlerrrrrr


#9
DJ-SeRKaN, sanada tesekkurler


#10
güzel yorumlamışsın hemde çok ellerine sağlık


#11
AgladikcA, canım kankim çok güzel bir yazı paylaştıgın için tşk.ederim


#12
AgladikcA GüZel anlatım .. İnternette Herşey sahte arkadaşlar.. ben bunu bilirim ... Aşklar kişiler fln hikaye bunların hepsi.. Burası aşk yapılacak bir yer değil gelirsin paşa paşa takılırsın nette sonra gidersin kafanı dinlersin burda yok onu kas yok bunu kas bir yere gelemezsin kendi kendini üzmekten başka birşey yapamazsın siz siz olun bu internet denilen olayı bukadar abartıp şatafatlı bir hale yani vazgeçilmez bir hale getirmeyin Ben yaklaşık 6-7 senedir bilgisayar başındayım zamanında çok olaylar yaşadım ki ilk zamanlar vaz geçilmez tutkumdu internet denilen olay .. ama Anladımki internet ilk zamanlar çok güzel geldi sonra acı verdi şimdi olsada olur olmasada olur diyorum .. siz doyum noktanıza ulaştığınızda anlayacaksınız burda aşk vs yapılmaz.. Paylaşım yaparsın muhabbet yaparsın sır paylaşırsın .. aklına gelebilecek herşeyi paylaşırsın ama kalbini asla paylaşamazsın ... Bilmiyorum tabiki bu benim fikrim diğer fikirlerede saygım var.. sadece bu konu açılmışken bende birşeyler yazayım dedim..
Herkezin fikrine saygım var.. Herkez dilediği gibi yaşar .. Ben sadece tecrubemi paylaşmak istedim.. ..!


#13
AgladikcA, kanki ellerıne saglık cok guzel anlatmıssın benım olaylarda boyleydı bılıyorsun zaten

DewraN, cok haklısın arkadasım


#14
EfteLya, Hüzün çicegi, DewraN, YesTe, okudugunuz ıcın tskr ederım bana hak verdıgınız ıcınde tskr ederım bu payLasımı yasadıktan sonra yazdım sınırlıydım bunu yazarken




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:41 .