denize anlattım

#1
sana kaçkere aşık olabilirim ki ...sana yar diyorum soyle bundan otesi varmı? tedirgin ve cok yorgunum artık senden ne kadar cok kacıyorsam kendimi sende buluyorum sen sırtını ceviriyorsun ben ise elimde gulle tekrar geri donuyorum...Öyle aklımdasın ki... Ah, sensiz kalmıyor muyum bazen
Yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. senin duvarlarını aşamıyorum..ama gucum var seni sensiz sevmeye hemde tum sesizliğimle seveceğim belki hiç olmayacaksın ..bir erkin koray şarkısında bulucağım seni (seni her gorduğumde inan ki senden başka hiç kimse yok içimde ) ..........Uzun zamandır, tek kişilik zaman dilimleri yaşıyorum duygudan yana... Her yeni güne umut kuşanarak başlasam bile, içime hanidir çöreklenmiş tarifli sıkıntıları bir türlü alt edemiyorum. Henüz gün ortasında suya değiveriyor, sabah kuşanılan eğreti umut... Gün uzuyor, uzuyor, sabah kızıllığından akşamın mavisine inen zaman dilimi 48 saat... Bir ağacın çiçeğe kesmesi, bir minik kuşun usul şarkısı, güneşin kızıl ışıkları, gümüş gökyüzü, hiçbiri bana şimdi olduğundan daha yabanıl, daha uzak olmamışlardı. Elimi uzattığımda dokunabildiğim tek yalansız şey bembeyaz kağıtlar... Ama ne diyordu şair; Bütün renkler hızla kirleniyordu / önceliği beyaza verdiler... Bütün beyaz kağıtlar, beyaz yürekler, beyaz sanılan sevgiler önceliği kendilerine verdiler, hızla kirlendiler... Artık gün ağardı Earl Klugh çalıyor fonda müzik olarak... Nescafemi de almışım yanıma, yarımda dönmekte cigaramın dumanı... Çok değil, bundan 6-7 ay önce bana inanılmaz huzur veren bu ortam, benzer duyumsamaları bir kez daha mı yaşıyorum düşüncesi beraberinde, şaşırtıcı bir biçimde 'tarih tekerrürden ibaretmiş' yinelemesini kabul ediyor olmamdaki karşıt duyguların yarattığı başımı alıp gitme isteğimi su yüzüne çıkarıyor. Daha önce seyrettiğim benzer bir filmi farklı karelerine rağmen yeniden seyrediyor olmanın yarattığı sıkıntı gibi... Aklımın bana bir kez daha ihanet etmesi gibi, tanıdık bir zaman tünelinden farklı zamanlarda, farklı mekanlarda, farklı kişilerle, farklı sayılan duyumsamalarla geçip, aynı sonu tekrar yaşamak gibi... Çokça, alıp başımı gitsem türünden duyguların ağır basmasının nedeni bu... Nereye?.. Üstelik de şu ara bana yabancı olan benle... Şimdi, bu bana bile yabancı gelen beni, alıp yanıma gitsem; NE FAYDA!!! ...cunki deniz her yerde var ve tam karşıma cıkıyor ...Engin bir sessizlik içerisinde yıkanmak istiyorum. Ta ki sahici bir çift göz, sahici bir yürek, çiçek, insan, akıl, duygu, tebessüm, dostluk, bir tek gül ve hatta dalından kendiliğinden düşen bir yaprak bulana dek... İşte bu nedenle koca bir okyanusun ortasında, bir minicik fındık kabuğunun içerisinde hissediyorum kendimi... Okyanusun çılgın dalgaları bir o yana, bir bu yana sürüklemekte beni..kendimi armut kurdu sanıyorum ve dunyanın da armuttan ibaret olduğunu duşunuyorum senden sonra ............eğereti sevda değilki sezen abla imkansız aşk benim kisi ......................

İlginizi Çekebilir


#2
eline sağlık güzel olmuş


#3
ellerine sağlıkkkkk


#4
melissa, eline sağlık çok güzel olmuş


#5
melissa, eline saglik


#6
eline saglik


#7
melissa, ellerine saglık abla




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:42 .