Sponsorlu Bağlantılar:
  Bu Fani Ömür Bitti;Az Önce!...
Kayıt ol Yardım Ajanda Skorlu Flash Oyunlar Tatlı Portal Konuları Okundu Kabul Et
Like Tree1Beğeniler
  • 1 Yazan Göz'yaşı
Cevapla
Seçenekler
Alt 05-03-2013, 22:40 #1

Göz'yaşı

Foruma Isınan Üye

Bu Fani Ömür Bitti;Az Önce!...

Kendimize göre ne kadar eminiz. Hayatımızda hiç kimseyi aldatmadık! Belki alenen kimseyi aldatmadık, oyalamadık. Fakat farkına varmadan oyaladığımız, aldattığımız birisi var: Kendimiz...

Her zaman sığındığımız bir kelime: “Biraz sonra yaparım.” Dilimizde küçük bir cümle… O anda rahatlatıcı bir ilaç gibi.

Çocukken alışmışızdır; annemiz çağırdığında, “Biraz sonra giderim.” “Ödevlerimi yarın yaparım.” Derken gençlik zamanımız geldi. Ertelemekten hiçbir şey yapamadık! Kazandığımız bir tek kuytu kafes var: “az sonra!”
Yememizde, içmemizde kısacası fani ömrümüzde hiç aksama yok. Hatta sipariş verdiğimiz bir yemek on dakika gecikse kıpır kıpır olur, yerimizde duramaz, “Vücudumuzun gıdası!” deriz. Peki, ya ruhumuzun gıdası olan namazımız, ibadetlerimiz gecikince neler oluyor? O kadar huzursuz oluyor muyuz? Niye huzursuz olalım ki, ilacımız hazır: “az sonra!”

“Bugünün işini yarına bırakma!”,”Bir günün öncekinden daha mükemmel olsun!” düsturlarına rahatlıkla göz yumabiliyoruz! Derken bir gün, bir ay, bir yıl, bir ömür geçip gidiyor…

Az bir ömür olan dünya hayatı için “Az sonra!” denilebilir. Fakat ilim veya ibadet cihetinde bu kafes bizi hüsrana sürüklüyor. Söz gelimi ibadetteki sabrımızı sağa sola dağıtırsak, merkezi zayıflatırız. Yani o andaki vakti öldürür, nefis düşmanının silahını kuvvetlendiririz.

Gençliğini hep ertelemekle geçiren bir insan sayısız nimetleri kaybeder. Başta Peygamberimiz (sav)’in, “Sancağımdan başka hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde Allah’a ibadet ile büyüyen gençler benimledir.” mükafatından mahrum kalır. “İhtiyarlayınca yaparım!” der, ömür biter!

İşlediği bir kusurda tövbesini erteleyen kimse kiri birikmiş çamaşır gibidir. Bedîüzzaman Hazretleri’nin dediği gibi “Günah, kalbi siyahlandıra siyahlandıra nur-ı imanı kalpten çıkarır.” Tövbesiz bir seher vakti, bir Berat, bir Kadir, geçer giderken diğer Berata kadar belki ömrü biter. Beynimizde yine aynı efsunlu bir levha: “bir dahaki seneye!”

Hiç düşündük mü? Sahabe-i Kiram, Kur’an ve sünneti yaşamakta bizim gibi değillerdi. Doğrusu biz onlar gibi hiç olamadık! Onlar, kızgın kumlarda namaz kıldılar, oklar arasında tövbe ettiler. Hatta bazı sahabeler iman ettiler, cihat ettiler, bir namaz vaktine dahi erişemeden şehit oldular.

Bir gün dokuma tezgâhında çalışan bir işçi, patronundan namaz kılmak için izin ister. İman ve itaatten nasipsiz zavallı patron, işçiye der ki: “Namaz kaza olur, iş kaza olmaz!”Bizim namazımız, ilmimiz gibi uhrevi hayatımız hep kazalarla süslü, hep ertelemelerle dolu.Oysa dünya hayatımız dakik mi dakik. Dünyamızla ilgili neleri erteliyoruz Hak aşkına? Uhrevi işlere gelince, “Ebedi dünyada kalacak gibi” nazlanıyoruz maalesef! “Hiç kati senedimiz var mı ki gelecek seneye belki yarına çıkacağız!”

Ne bir dakika geri ne bir dakika ileri; ertelenmeyen ölüm zamanı gelince kimse demiyor, diyemiyor: “az sonra!”

Daha önce hiç karşılaşmadığımız ve ifa etmediğimiz gibi aceleci bir tavırla işlemlerin tamamlanıyor. Ertelediğin amellerin, ilimlerin, tövbelerin ile baş başa kalıyorsun! O anda, yepyeni bir nida yükseliyor:

BU FANİ ÖMÜR BİTTİ;AZ ÖNCE...!


Melike Yazır



Benzer Konular

"umut" Bunu beğendi.
Görüntüleme:220, Cevaplar:1

Alt 06-03-2013, 10:38 #2

"umut"

Deneyimli

tamamen beni anlatıyordu meryem bu yazın ne diyebilir ne söyleyebilirim
içim acıdı gerçekten .. inşallah herşeyi vaktinde yetiştirebilirim




Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler





Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:15 .