Kırık Kalpler Gemisi

#1
Kırık Kalpler Gemisi

Fark etmeden kaç insanın kalbini kırmış, canını acıtmış, mutsuz olmasına katkıda bulunmuşuzdur hiç düşündünüz mü? Sonra da sağda solda karşılıklı ilişkilerim de ben hiç kalp kırmadım diye hava atmışızdır. Oysa depresyona sürükleyip bıraktığımız çok insan vardır ardımızda.
Canımızı acıtan oldukça kalp kırmışızdır. Bir nevi intikam almışızdır yani. Kalbimiz kırılınca da kalp kırınca da mutsuz olmuşuzdur oysa. Bizi kıranlara da kırdıklarımıza da küsmüşüzdür.
Ne alttan alabilmeyi ne de alttan alan insanların üstüne gitmemeyi öğrenmişizdir. Karşı taraf konuyu kapatmaya çalıştıkça biz irdeleyip daha fazla açmışızdır. Ve tüm bunları yapan biz, insanların sürekli bizi kırdığından bahsetmişizdir. Hâlbuki kırıldığımız kadar, hatta daha fazla kalp kırmışızdır. Kırıldığımızın farkına varıp, kırdıklarımızı göz ardı etmişizdir hep.
Kalplerimizi yalnız hissetmişizdir zamanla. İnsanları bize uzak… Aynı yıldızlar gibi… Yıldızlar gibiyizdir insanlara. Yakın gözükürler oysa ne kadar da uzaktırlar. Yakın gibi gözükürler; ama uzaktırlar.
Hoşgörümüzü yitirmeye başlıyoruz böylece. Yalnızca karşımızdakine değil kendimize de hoşgörülü davranmıyoruz artık. Ne ağlayışımızı ne de gülüşümüzü hoşgörüyle karşılıyoruz. Kendimizi kınıyor ve kendimizden utanıyoruz. Yalnızca kendimizden değil, insanlardan da utanıyoruz.
Yaptığımızın doğru olmadığını bilsek de hatalı olduğumuzu kabul etmiyoruz. Ve sonra düşünüyoruz neden biz böyle olduk diye. Ve tek bir şey geliyor aklımıza. Samimiyet samimiyet ve yine samimiyet. Kendimizle ve çevremizle olan samimiyetimiz haddinden fazla olmaya başlayınca saygımızı yitiriyoruz. Saygımız bitince sevgi de hoşgörü de kalmıyor içimizde. Akabinde içimizde ve çevremizde huzursuzluk yaşıyoruz.
Huzursuz oldukça kendimizden ve çevremizden daha da soğuyoruz. Kimseyi anlamıyor, hayattan hoşnutsuz oluyoruz. Zamanın geçişi bizi daha da soğutuyor hayattan. Kimseyi anlamaz hale geliyoruz bir süre sonra. Hatta kendimizi bile tanıyamıyoruz. Bilinmez bir sona gidiyoruz farkında olmadan.
Kendimizi kırdıkça çevremizdekileri de kırıyoruz. Panzehiri zehir olarak görmeye başlıyor ve insanlara da bunu öğretiyoruz. Hoşgörüsüzlükten dolayı olumlu hiç bir hareket göremiyoruz. Her şey olumsuzlaşıyor gözümüzde. Karşımızda duran dereye bakıp da susuz kaldık diye ağlamaya başlıyoruz.
Yaptığımız her hareket saçma geliyor bize. Önceden çevremizde ne kadar da çok sevdiğimiz insan vardı. Ama şimdi hepsinde bir kusur buluyoruz. Oysa önceleri birbirimize ne kadar da saygılıydık. Ve birbirimizin olumsuz hareketlerini hoş görürdük. Şimdi ise herkes ve biz kendimizden uzaklaşıyoruz. Çünkü bizi de çevremizi de kendimiz kırıyoruz.
Yalnız kalmaya başlayınca başlıyor pişmanlığımız. Ve sonra bir sevenimizin dediği bir sözü hatırlıyoruz üzülerek: 'Çok samimiyet tez ayrılık getirir.'
Samimiyetten dolayı sürekli kalp kırıyoruz. Kırmadığımız kişi kalmıyor çevremizde zamanla… Bir gemi dolu insan buluyoruz karşımızda… Kalpleri kırık olan…
Ve kırık kalpler gemisi bir gün batacaktır. Biz de arkamızda onlarca kırık kalp bırakarak batacağız.
‘Yıldızları söndürmüş fırtına
Batan bir gemidesin
Senden ne kalacak yarına
Kıyılardan imdat isteyen, sesin’


Tüm çırpınmalarımıza rağmen kimseden yardım alamayacağız. Çünkü hayatımızdaki insanların kalbini kıran insanlardan olmuşuz fark etmeden.
Yani sizin anlayacağınız kalp kırmaya devam ettiğimiz sürece mezarımızda Fatiha okuyanların sayısı azalacak. Gün gelecek Fatiha okuyan tek bir insan bile kalmayacak...

alıntı

İlginizi Çekebilir


#2
o kadar doğru bir paylaşımdıkii emeğine sağlık yüreğine sevgilerim olsun..


#3
adaşım gözlerine sağlık canım


#4
çok güzel yüregine saglık cnm


#5
Hüzün çicegi, gözlerine sağlık


#6
Yüreğine sağlık tuğba kardeşim... herzaman ki özenle seçilmiş bir paylaşım

Hep mutlu neşeli kalman dileğiyle


#7
erhan abim gözlerine sağlık




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Forum

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz bir paylaşım sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Herhangi bir konuda (şikayet, eleştiri, öneri, vb.) bizimle iletişime geçmek için tıklayın.
-

2005-2020 Tatliaskim.com

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:29 .